Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 10 saat önce
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Amacımız bir daha hiç kimsenin eline silah almayı düşünmediği, bir daha hiç kimsenin kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan bile geçiremediği, barışın, kardeşliğin ve ilanihaye devam eden dostluğun kurulduğu bir Türkiye'yi tesis etmektir. Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ilanihaye bu topraklarda 'kardeşlik', 'birlik ve beraberlik' sözünden başka hiçbir söz hakim olmayacaktır" dedi.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor.
00:08Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz.
00:16Ben burada üç tane önemli noktanın altını çizmek isterim.
00:20Bunlardan birisi yüksek öğrenimdeki uluslararasılaşma meselesi.
00:25Özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan birisi.
00:28Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak değil, yeryüzünün farklı taraflarından yerlerinden gençlerimize ev sahipliği yapıp onlara burada eğitim vermek değil.
00:39Aynı zamanda Türk Yüksek Öğrenim Sistemi'nin de dünyanın birçok üniversitesinde, üniversitenin saygın bölümlerinde oralarda öğretim üyeli yapabilecek,
00:49araştırmalara, oradaki faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi,
00:54bizim güçlü üniversitelerimizle yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında işbirliklerinin arttırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burayla sınırlı değil,
01:07bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak hale dönüştürmemiz lazım.
01:14Bu özellikle önümüzdeki dönemde altını çizerek ifade etmemiz gereken bir husustur.
01:21Ayrıca Yüksek Öğrenim Kurumlarımızın standartlarının yükseltilmesi de herhalde önümüzdeki dönemin bir başka önemli ödevidir diye düşünüyorum.
01:31Sayı olarak fevkalade yeterli bir noktadayız.
01:34Ama önümüzdeki dönemde eğitim alanında ciddi değişimleri yaşayacağımızı sizler de en az benim kadar biliyorsunuz.
01:42Bunun en başında gelenlerinden birisi ise Yüksek Öğrenim Kurumlarının öğrenci sayılarında muhtemel düşüşlerdir.
01:50Türkiye'deki nüfus artış hızının azalması ve arkasından bir müddet sonra belki 10-15 yıl sonra nüfusun azalmaya başlanmasıyla birlikte
02:00çok doğal olarak da üniversitelerimizin öğrenci sayılarında azalma olacaktır.
02:06Zaten şimdiden de bunun işaretlerini görüyoruz.
02:09Dolayısıyla biz burada hem çok sayıda öğrencinin okutulması ama ondan da öte dünya üzerinde rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için
02:21üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye doğru taşımak mecburiyetindeyiz.
02:26Türkiye Yüksek Öğreniminin önemli bir başka ödevi ise eğitim, bilim ve kültür alanındaki diplomasimizi gereğini yerine getirmek
02:37yani ta Orta Asya'dan Balkanlara, Türk dünyasından Afrika'ya kadar çok geniş coğrafyada şimdiye kadar sürdürmüş olduğumuz eğitim faaliyetlerini
02:47daha nitelikli, daha güçlü, daha kurumsal bir anlayış içerisinde sürdürmek mecburiyetindeyiz.
02:54Çünkü biliyoruz ki önümüzdeki dönemde evet dünyada çok büyük değişiklikler yaşanacak.
03:00Bu sadece siyasi olarak söylemiyorum.
03:03Eğitim alanında da, kültür alanında da, teknoloji alanında da çok büyük değişimler yaşanacak.
03:09Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada önce olabilen ülkeler ise bilimi, kültürü üretebilen,
03:17ve bu alanda öncülük yapan ülkeler olacak.
03:21Türkiye olarak artık bizim bilimde taklitçilik, kültürde taklitçilik dönemini zaten geride bıraktık.
03:27Ama artık taklit edilen bilimde, kültürde, teknolojide taklit edilen bir ülke durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır.
03:37Bunun yolu da hiç şüphesiz yüksek öğrenim kurumlarımızın niteliklerinin arttırılmasından geçiyor.
03:43Ayrıca şunun da altını çizmek isterim ki, eğitim kurumlarımızın, özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur.
03:54Diploma veren ve insanlara sadece titir ve bir takım mesleklerin ünvanlarını veren kurumlar değil,
04:02insanların elinin iş tutmasını sağlayacak, beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır.
04:09Aynı şekilde üniversitelerimizin toplumla olan ilişkilerini de mutlaka çok daha güçlü hale getirmek durumundayız.
04:16Yeni bir döneme doğru dünya gidiyor, koşar adım gidiyor.
04:21Birkaç sene evvel, beş sene evvel, on sene evvel tahmin ettiğimiz hususlar tahmin ettiğimizden çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor.
04:31Dünya sistemine, sistem adına ne diyebilirsek, ne varsa hepsi altüst oluyor, yıkılıyor, yerine de henüz yeni bir şey konulmuyor.
04:40Bu çerçevede özellikle dünya sisteminin önce kurumları yıkılmış, arkasından kuralları yerle bir olmuş ve şimdi de üçüncü aşamasına geçilmiş,
04:52uluslararası ilişkilerde kullanılan neredeyse bütün terminoloji yok olmuştur.
04:58Örneğin, dün akşam da ifade ettim, İran'a saldırı oluyor, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanıyor,
05:06toplandı mı toplanmadı mı kimsenin umurunda bile değil.
05:10Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin New York'taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır.
05:22Kurallar yerle bir oluyor.
05:25Terminoloji hepsi berhava oluyor.
05:28Kural bazlı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem, kuralın değil, gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi
05:40döndürüyor.
05:40Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha rahat, daha kestirmede ifade edemiyorum.
05:49Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek, herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem
06:01olarak tanımlamak mümkündür.
06:04Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar, belki asırlar boyunca gelmemişti.
06:11Dolayısıyla bu sürecin öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur.
06:19Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek,
06:32omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz.
06:37Çünkü bu dünya, bu düzensiz, bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir.
06:47Onun için eskiler der ya, bir kere düşmeye gör.
06:51Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah'ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız.
06:59Eskiden vekil örgütlerden bahsederdik, şimdi vekil devletler üzerinden dünyada siyaset yapılandırılmaya çalışılıyor.
07:09İsim vermeyeceğim ama kendisini çok büyük zannettiğimiz bir ülkenin, Orta Doğu'daki küçük bir ülkenin vekili haline geldiği de maalesef kimsenin
07:19gözünden kaçmıyor.
07:20Böyle bir dünya olmaz.
07:23Bu dünya bu kadar kuralsızlıkla, gücü elinde bulunduranın bu kadar büyük bir şekilde insanları ezip geçtiği bir dünya kabul edilemez.
07:32Dünyanın her yerinde de bu gidişata karşı vicdan ve insaf sahiplerinin sesi Allah'a şükür yükselmeye başlıyor.
07:40Bu toprakların her bir parçası Müslüman ahalinin, bu bölgenin halklarının kanlarıyla, canlarıyla bedelini ödedikleri kendi vatanlarıdır, kendi topraklarıdır ve hiç
07:54kimsenin babasının malı değildir.
08:01Uyanık olmak için bunu söylüyorum.
08:03Türkiye üzerinde de bu bölgenin en güçlü ülkesi, bu bölgede istikrarın, güvenin teminatı olarak görülen Türkiye'ye karşı da hesapları
08:13olduğunu hepimiz biliyoruz.
08:14Allah'a çok şükür Türkiye hem bu krizin başından itibaren hem de diğer bölgesel krizlerin hepsinde hep masanın açık tutulmasını,
08:24diplomasinin hiçbir şekilde kapatılmamasını ve mutlaka müzakereyle işlerin çözülmesini bütün taraflara telkin etmiştir.
08:32Hatta bu son savaş başlamadan evvelde bütün ilgili taraflarla bu görüşmeler yapılmış, ne yazık ki masada müzakereler devam ederken Netanyahu
08:43hükümetinin zorlamasıyla Amerika'da savaşın içine sokulmuştur.
08:47Biz ne olursa olsun bu bölgede savaş istemiyoruz.
08:51Bu bölgede istikrarsızlık istemiyoruz.
08:54Bu bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istemiyoruz.
08:57Bu bölgenin halkları arasına düşmanlık sokulmasını istemiyoruz.
09:02Onun için önce Türkiye olarak diyoruz ki biz eğer bu coğrafyada sağlam bir şekilde ayaklarımızı yere basarsak Türkiye sadece kendisinin
09:12teminatı değil, bütün bölge halklarının da teminatı olur.
09:15Onun için sizlerin de çok yakinen takip ettiğiniz gibi Türkiye'mizin, Cumhuriyetimizin 103 yılının 50 yılını yaklaşık olarak maalesef heba etmiş
09:28olduğumuz terör meselesinden Türkiye'nin kurtarılması için kararlı bir süreci başlattık.
09:34Burada, bu salonda da görüşmelerini yaptığımız Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 21 toplantı sonrasında bütün partilerin uzlaştığı bir metni
09:48kabul ederek bundan sonrası için neler yapılacağını ortaya koyduk.
09:52İnşallah bundan sonraki süreçlerde sağlam bir şekilde atılacaktır.
09:57Komisyon raporunda da ifade ettiğimiz ve kritik eşitlik olarak tanımladığımız gibi örgütün silahları bırakması ve tamamıyla kendisinin feshetmesinin, devletin güvenlik
10:09birimleriyle tespit ve tesciliyle beraber bu teklif edilen yasaların çıkarılması için Yüce Meclisimiz çalışmalarını sürdürecektir.
10:18Amacımız bir daha hiç kimsenin eline silah almayı düşünmediği, bu memlekette bir daha hiç kimsenin kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan
10:29bile geçiremediği, barışın, kardeşliğin ve ila nihaya devam eden dostluğun kurulduğu bir Türkiye'yi tesis etmektir.
10:37Bu toplantılar sırasında bir kere tekrar olacak ama bir kez daha söyleyeceğim.
10:42Toplantılar sırasında çok enteresan görüşmeler oldu, güzel hatıralarımız oldu.
10:49Tam şurada dinliyoruz, dinlediklerimiz buradaydı, şu köşede bir masanın etrafında.
10:55Aynı masada hem örgüt üyelerinin anneleri, barış anneleri diyorlar, hem de bizim şehit ve gazilerimizin anneleri geldiler konuştular.
11:07Çok duygulu sahneler yaşandı.
11:11Özellikle iki tarafın annelerinin de söylediği şu, biz artık evlatlarımızı değil silahları gömmek istiyoruz, silahlarımızı gömlemiz lazım.
11:22Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ila nihaya bu topraklarda kardeşlik sözünden başka, birlik ve beraberlik sözünden başka hiçbir
11:32söz hakim olmayacak.
Yorumlar

Önerilen