00:04Bu Ramazan'da ne yazık ki dünyanın birçok yerinde ibadetlerini, oruçlarını açarken bizler kadar şanslı olmayan, belki milyonlarla, belki on milyonlarla,
00:18yüz milyonlarla ifade edeceğimiz Müslümanlar var.
00:21Her şeyden evvel hemen yanı başımızla Filistin'de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi, Gazze'de dizlerine kadar suyun içerisinde, uyduruk
00:34çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce, on binlerce Gazze'li kardeşimiz var.
00:44Hatta bunların içerisinde küçük yaştan itibaren İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocuklar var, kimsesiz insanlar var.
00:56Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük imtihanlarla bu Ramazan'da da sınanıyoruz.
01:07Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz.
01:17Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük altüst oluşlar içerisinde büyük devinimler yaşadığına şahit oluyoruz.
01:26Ekonomiden ticarete, uluslararası ilişkilerden toplumsal yapıya kadar birçok alanda ortaya çıkan değişimler dünyanın her yerinde de krizleri ve kaosları beraberinde
01:39getiriyor.
01:40Artık bundan sonra dünyadaki en temel krizin iyice teşhis edilmesinin çözüm bulunması için en doğru yol olduğu kanaatindeyiz.
01:50Tek tek sorunları sayarak sabaha kadar bunları listeleyebiliriz.
01:55Ama esas mesele dünya sisteminin, kural bazlı bir dünya sisteminin artık ortada kalmamış olması, kural bazlı bir sistemin hakile yeksan
02:06olmuş olmasıdır.
02:08Yani dünyada özellikle kuralın, artık kuralın, kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir döneme doğru geçmiş bulunuyoruz.
02:18Kural yerine gücün ve güçlüğünün sözünün hakim olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz.
02:24Dolayısıyla uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin bir anlamı kalmadığı,
02:3320. yüzyıldan itibaren dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz.
02:42Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla çiğnendiği,
02:47herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasından alınarak başka bir ülkenin ülkeye yargılanmaya götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz.
02:58Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve kendisine tutuk hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın,
03:12gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz.
03:17Aynı şekilde maalesef Şubat ayının içerisinde bu Şubat ayında 15 Şubat'ta Batı Şeria'da ortaya çıkan arazi yağmalaması yasasını dünyanın gözü
03:31önünde uygulamaya konulduğunu,
03:33sadece Gazze'de değil Batı Şeria'da da Filistinlilerin mallarına, mülklerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini
03:44çıkaramadığını görüyoruz.
03:45Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin, İsrail'deki büyük elçisinin,
03:53Orta Doğu'daki bütün topraklarda İsrail'in hakkı vardır, bu Tanrı tarafından onlara vaat edilmiştir demesinin de yapılan bütün bunları tecviz
04:05ettiğini,
04:06onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz.
04:11Bütün bunlar dünyada kural bazlı bir sistemin kalmadığı, dünyada kurumların da bununla paralel olarak çöktüğünü,
04:20başta Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere,
04:25dünyadaki ikinci dünya savaşı sonrası oluşmuş sistemin hemen hemen her kurumunun işlevsiz hale geldiğini ortaya koyuyor.
04:34Sadece kurumlar, kurallar ve kurumlar değil, aynı zamanda kullandığımız terminoloji de anlamsızlaşıyor ve terminoloji de güçlülerin elinde birer oyuncak haline
04:48geliyor.
04:48Örnek olsun diye söylüyorum, insani ara kavramı uluslararası ilişkilerde çatışmadan barış ortamına geçerken,
04:58her iki tarafın da silahlarını susturması anlamına gelirken,
05:03Gazze'de insani ara, katil İsrail hükümetinin ne kadar isterse o kadar uzatabileceği bir ara anlamına geliyor.
05:12Yine aynı şekilde, meşru müdafaa hakkı dediğimiz şey,
05:19gücü ve silahı elinde bulunduranlar neyi meşru görüyorsa,
05:24onun hakkının savunulduğu bir uluslararası ilişkiler aparatı haline getiriliyor,
05:30hatta mazereti haline getiriliyor.
05:32Aynı şekilde, uluslararası alanda çatışma için, çatışmalar için kullandığımız orantılılık kavramı ise,
05:41geçersiz bir kavram olmaktan öteye geçmiyor.
05:44Kim, hangi güce sahipse, neyi orantılı görüyorsa,
05:49onun geçerli olduğu bir uluslararası sisteme doğru hızla geldik, ilerlemeye devam ediyoruz.
05:56Velhasıl, vaktinizi almak istemiyorum.
05:58Kuralların ortadan kalktığı, kurumların çöktüğü,
06:03terminolojinin ise tamamen geçersiz olduğu bir uluslararası ilişkiler dönemine girmiş bulunuyoruz.
06:10Bunun adı, üzülerek söylüyorum,
06:13bunun adı bir uluslararası sistem ya da kurala dayalı bir sistem değil,
06:20bunun adı kuralsızlığa dayalı bir sistemdir,
06:23yani orman kanunudur.
06:26Güçlü olanın sözünün geçtiği,
06:28güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir.
06:36Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım,
06:42mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu,
06:46dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir.
06:54Bu sadece Türkiye'nin vazifesi değil,
06:57sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil,
07:02dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir.
07:09Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke ne kadar büyük olursa olsun,
07:15elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun,
07:18güvende değildir, güvende olamayacaktır.
07:21Bunun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var,
07:25temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibinin
07:31ve bütün ülkelerin de egemenlikte eşitliği prensibinin
07:34geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var.
07:40Bunun için hep beraber, el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz.
07:45Değerli dostlar, böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisinde yaşadığımızın farkındayız.
07:56Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez.
08:06Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış politika sorunlarına ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz.
08:14Biz ilkeleri esas alıyoruz, ülkelerin egemenliğini esas alıyoruz, kural bazlı bir sistemi esas alıyoruz.
08:23İlkelerle günün realiteleri arasındaki denge üzerinde de bir siyaset geliştirmeye gayret ediyoruz.
08:31Onun için bölgemizdeki bütün çatışma alanlarında önce ilkemizi koyuyor
08:37ve bu ülkeler çerçevesinde de barışın, istikrarın ve huzurun sağlanması için neler yapılabilir onun üzerinde canla, başla gayret ediyoruz.
08:48Örneğin Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta, dördüncü yılını geride bırakan savaşta,
08:54ilk günden itibaren bu bölgede daha fazla savaşın olmaması için her iki tarafında kabul edeceği hakkaniyetli bir barışın esas çözüm
09:05olduğu,
09:06bunun için müzakerelerden başka bir yol olmadığını her vesileyle dile getirdik.
09:11Dolmabahçe'de açtığımız barış masası her ne kadar başkaları tarafından bozulmuş olsa da biz Rusya-Ukrayna arasında müzakereden başka bir yol
09:22olmadığını,
09:23güç kullanarak sorunun çözülemeyeceğini her platformda dile getiriyoruz.
09:27Türkiye'nin dış politikadaki en temel tercihlerinden birisi,
09:32konu ne kadar ağır olursa olsun, ne kadar karmaşık, ne kadar girift olursa olsun,
09:39müzakere masasının asla terk edilmemesi, diplomasi kurallarının asla ortadan kaldırılmamasıdır.
09:48Bunun için her alanda bu çerçevede yolumuza devam ediyoruz.
09:54Örneğin Somali ile Etiyopya arasındaki gelişmelerde yine aynı prensiple hareket ediyoruz.
10:01Balkanlarda barışın, istikrarın ve emniyetin sağlanması için ilgili bütün ülkelerle aynı şekilde hareket etmeye gayret ediyoruz.
10:11Büyük sorunları artık geride bıraktığını ümit ettiğimiz Kafkaslarda da bölgesel barışın sağlanabilmesi için
10:18ilgili bütün ülkelerin en zor meselelerini bile masada çözmesinin en iyi yol olduğunu, en doğru yol olduğunu ifade ediyoruz.
10:27Hiç şüphesiz bölgemizdeki ve yakın çevremizdeki bu sorunların içerisinde en ağırı, en karmaşığı ve bütün insanlığın ortak meselesi olan konu
10:40Filistin meselesidir.
10:42Filistin meselesi çözülmeden, iki devletli çözüm fikri gerçekten kuvveden fiile geçmeden Orta Doğu'ya barış gelmesi mümkün değildir.
10:53Tarih boyunca böyledir.
10:56Tarih boyunca Orta Doğu'daki barışın, dünya barışının kapısı Orta Doğu'dur.
11:02Orta Doğu'daki kapının anahtarı da Filistin meselesidir.
11:07Filistin halkının da en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve egemen bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk
11:15şartıdır.
11:16Biz başkaları gibi arz-ı mevhuda ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla prim vermeyiz.
11:32Hiçbir halk Tanrı tarafından seçilmiş değildir.
11:38Hiçbir toprak Allah tarafından, Cenab-ı Allah tarafından herhangi bir millete vaat edilmiş değildir.
11:46Kendi sanrıları içerisinde, kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar.
11:56Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır.
12:0075 bine aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır.
12:07Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir.
12:21Bu çerçevede, uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden, en temel yükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine
12:33yaklaşmak ve bu alanda da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını artırmaktır.
12:40Çok şükür, sevinerek müşahede ediyoruz ki, İsrail'in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin'e
12:51karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir.
Yorumlar