Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Kadınların girişimcilik yolculuğu, ekonomiye yön veren başarı hikâyeleriyle “Topuklu Ekonomist” her cumartesi 15:00’te Ülke TV’de!

Ülke TV ekranlarında kadın girişimcilere, iş dünyasında iz bırakan başarı hikâyelerine ve ekonomide fark oluşturan isimlere odaklanan özel bir program izleyiciyle buluştu. “Topuklu Ekonomist”, kadınların üretim gücünü, vizyonunu ve azmini merkeze alarak her cumartesi saat 15.00’te ekrana geliyor.

Moderatörlüğünü Akademisyen Öznur Sevme’nin üstlendiği programda; kendi işini kuran, girişimcilik yolculuğunda karşılaştığı zorlukları aşan ve başarıya ulaşan kadınların öykülerine yer veriliyor. Aynı zamanda kadınların yerel ve küresel ekonomideki konumları, finansal okuryazarlık, yeni nesil iş modelleri ve ekonomik karar alma süreçlerine etkileri de uzman bakışıyla değerlendiriliyor.

“Topuklu Ekonomist”, sadece başarıları değil, o başarıların ardındaki mücadeleyi, sabrı ve ilhamı da ekranlara taşıyarak kadın izleyicilere rol model olmayı hedefliyor. Ekonomiye katkı sunan her kadının sesi olmak amacıyla yola çıkan program, kadın bakış açısıyla şekillenen iş dünyasına dikkat çekiyor.

Kadın emeğinin ve girişimci ruhunun izini süren “Topuklu Ekonomist”, her cumartesi saat 15.00’te Ülke TV’de.







Döküm
00:00Halkbank'ın katkılarıyla
00:01Önce halk, sonra bankayız Halkbank
00:04Sevgili izleyenler, bugün çocukluğumuza ineceğiz.
00:24İki tane başarılı eğitimci yazarla birlikteyiz.
00:28Hadi hikayelerimizi birlikte dinleyelim.
00:31Öznur Sevme ile Topuklu Ekonomist başlıyor.
00:36Sevgili izleyenler, bugün başarılı eğitimci yazar, iki kadın girişimci ile beraberiz.
00:43Oyun atölyelerini, yazarlık serüvenlerini konuşacağız.
00:47Hadi hep birlikte tanıyalım.
00:49Sevgili Ayşegül Karakoç, sevgili Zehra Aras, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
00:55Hoş bulduk hocam.
00:56Zehra Aras kimdir?
01:00Aslında derin bir mevzu hocam, dediniz ya çocukluğa ineceğiz.
01:04Zehra Aras, Malatyalı, sekiz çocuklu bir ailenin dördüncü kızı.
01:10Eğitimci bir aileyiz, kardeşlerim de öğretmen.
01:13Bir tanesinde anaokulu var.
01:15Tevafukan başladığım bir öğretmenlik hayatım bugüne kadar getirdi.
01:22Akabinde de hem kitaplar hem atölye süreci başladı.
01:28Bu şekilde.
01:28Konfüçyüs diyor ya, öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyorum diye.
01:33Anne ve babadan hangisinden öğrenmeyi ve öğretmeyi sevdin?
01:37Aslında hani böyle birinden şunu aldığım spesifik olarak var ama böyle hayatı bütününde öğreniyorsunuz, kümlatif öğreniyorsunuz.
01:46Yani ondan şunu ancak yetişkin olduğunuzda bunu fark ediyorsunuz kimden neyi aldığınızı.
01:52Mesela benim babam çok çalışırdı, 7-24.
01:54Ben de şu anda bakıyorum, ben de 7-24 çalışıyorum.
01:57Annem mesela çok adil ve adaletli davranırdı kardeşler arasında.
02:02Ben de bakıyorum öğrenciler arasında bunu yaptığımı fark ediyorum.
02:05Bu yüzden şundan şunu, bundan bunu demek yerine hayatımda karşılaştığım zaman geriye dönüp burada bunu almışımı ancak yaşayınca hissediyorum.
02:16Bir de böyle çok kitabi, şuradan şunu öğrendim, buradan bunu demek bana çok şey gelmiyor.
02:21İnsaniye gelmiyor.
02:23İnsan hayatın içinde her daim, herkesten bir şey öğrenebiliyor.
02:27Özellikle ben çocuklardan çok şey öğrendim.
02:29Çok şey, çok şey öğreniyoruz.
02:31Kendi çocuklarımızdan da öğreniyoruz.
02:32Kesinlikle.
02:33Çok genç, pırıl pırıl bir yazar Ayşegül Karakoç.
02:37Çok hoş bir ortamda tanıştık, derneklerde tanıştık.
02:42Peki Ayşegül Karakoç kimdir?
02:44Hocam öncelikle bir kadının hayallerine inanmanın, bir kadının yolunu nasıl aydınlatması gerektiğine inanmanın değerini, önemini bir kez daha bizlere gösterdiğiniz için, programınızla davet ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum.
03:02Ben aslında çok küçük yaşlarda hafızlık eğitimimle başladım bu yola, bu serüvene.
03:10Hafızlık eğitimi alırken de şunu gördüm, Kur'an-ı Kerim'i sadece ayetlerden, sadece ayetleri ezberlemek olduğunu değil de, orada sabrı, özveriyi, Kur'an-ı Kerim'in kalbime indiğini öğrendim.
03:27Ve Kur'an-ı Kerim'deki o sevgiyi alıp çocuklara nasıl bunu, Kur'an-ı Kerim'i sevdirebilirim mi?
03:35Aslında sorguladıktan sonra çocuklarla olan iletişimim çok güzel bir yola doğru evrildi diyebilirim.
03:41En sevdiğim, tabii ki ayet-i kerimelerin hiçbiri birbirinden ayrılmaz ama emrolunduğu gibi dost doğru ol diye.
03:49Aslında çocuklar kadar günahsız ve dost doğru olabilsek hayatımızın son anına kadar o zaman melek oluruz.
03:57Kesinlikle hocam öğrencilerimden bir tanesi bana demişti ki, benim için Allah'tan skutur ister misin dedi.
04:04Ben de dedim ki neden ben isteyeyim?
04:07Sen onu hep anlatıyorsun ya, sen onun dostlusun ya, senin söylediğini kırmaz bana verir.
04:14Öyle dediğimde ben içime dönüp baktığımda kendimi çok kötü hissettim.
04:19Aslında çocuğun dediği gibi hani öyle bir dostluğun tabii ki hani o taraftan öyle bakılıyor ama içsel olarak bu yolculuk henüz başlamamış, yok öyle bir şey.
04:29Kendimi çok kötü hissetmiştim.
04:30Yani çocuk seni öyle dost doğru biliyor ama sen öyle değilsin.
04:34Ve her defasında bir şey olacağı zaman, aksi bir şey yapacağım zaman insanız, hani bunu şunu yapmıyorum demek çok da doğru olmaz.
04:44Hep o söz aklıma gelir ve kendimi bir toparlarım.
04:48Bu yüzden çocukların gerçekten benim hayatımda çok çok fazla bu anlamda kendimi inşa etme sürecimde çok etkili olmuştur.
04:57Çocuklar insanın otokontrolünü de kontrol etmesini sağlıyor.
05:01İnsanların bozulmamış hali olduğu için hocam size aynı oluyor.
05:06Hocam mesela ben kendimden şöyle örnek vereyim.
05:09Bizim evimizin her alanında bir ayet, bir hadis, işte Kabe, fotoğrafları, tabloları her alanında vardı.
05:19Ve ben küçüklüğümden itibaren bunlarla da büyüdüm.
05:23Bir gün buzdolabında bir hadisi şerifi okurken buldum kendimi.
05:27Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki, sizin en hayırlınız Kur'an-ı Kerim'i öğrenen ve öğreteninizdir.
05:36Benim ablalarım üniversiteye gidiyorlar.
05:39Annem bana dedi ki, kızım üniversiteye mi gitmek istersin yoksa hafızlık mı yapmak istersin?
05:44Diyanetin Kur'an kursunda hafızlık yaptım.
05:46Anne ben hafızlık yapmayı daha çok istiyorum dedim.
05:49Ve hani o hadisi şerif hiç unutmuyorum hocam.
05:53Benim yolumu çizen galiba gördüm o hadisi şerifti.
05:58Daha sonrasında Kur'an-ı Kerim'i nasıl daha çok çocuklarımıza sevdirebilirim.
06:04Bunu düşündükten sonra da Kaydıraklı Cami kitabımı da ele almış bulundum.
06:10Şimdi Ayşegül Karakoç, mütedeyim bir ailede yetişti.
06:16Bilinçli bir ailede.
06:18Hafızlık yaptı.
06:20Bu hafızlığın verdiği de bir sorumluluk da var.
06:25Çocuklara, hani herkesin bir alanı var ya, yetişkinlerde var, çocuklarda.
06:32Çocuklarla Kur'an-ı Kerim öğrenme ve onlardan bir şey öğrenme, öğretme süreci ne zaman başladı?
06:40İmam Hatip Lisesi'ne gittim hocam ben.
06:43Hafızlık eğitimimi tamamladıktan sonra.
06:46İmam Hatip Lisesi'nde okurken aslında hem işte derslerimi yapıyorum hem de camiye gidip çocuklara işte dini bilgiler dersini,
06:53işte Elif Bay'ı, siyeri anlattığımı biliyorum.
06:57Yani hani liseden çıkıp oraya koşturma, oradan da çıkıp eve gelip hanımlara, yengelerime, Kur'an-ı Kerim'i öğretme aşamasında buldum kendimi.
07:10Bir anda oldu.
07:11Rabbim annemden ve babamdan razı olsun diyorum bu konuda.
07:16Annem benim çok üretken bir kadındır.
07:18Ben annemi hiç televizyon izlerken görmedim mesela.
07:22Sürekli bir şey üretir, pikeler yapar, çarşaf takımı tasarlar.
07:27Sürekli bize üretin kızım derdi.
07:31Ve ben nasıl üretmem gerektiğini bilmezdim daha çok.
07:34Daha somut algılıyordum.
07:36Hani bir şeyler dikmem gerekiyor galiba gibi algılıyordum.
07:39Ama tabii biraz daha olgunlaştıktan sonra çocuklarla olan sevgim ağır bastıktan sonra
07:46evet üretmek kalemle de olabiliyormuş deyip yazar olduktan sonra anneme şunu dedim.
07:53Anne ben senin kızınım ve ben de bir şey elhamdülillah ürettim Allah'ın izniyle dedim.
08:00Zehra Hanım çok güzel kitaplarınız var.
08:02Böyle bakınca ve okuyunca hayran olmamak elde değil.
08:07Bu sürece nasıl evrildiniz?
08:09Benim hikayemde hep çocuklar başroldü.
08:13Bu kitapları çıkarırken de benim de bir kitabım olsun ben de kitap yazayım şeklinde yola çıkmadım.
08:19Hep ihtiyaca binaen çıkardım bu kitapları.
08:22Mesela bir tane öğrencim bana demişti ki öğretmenim gözlerimiz var ama her şeyi göremiyoruz.
08:28Ben mesela diye sormuştum Allah'ın göremiyoruz.
08:31Toprağın altını göremiyoruz.
08:32Gökyüzünü göremiyoruz.
08:33Özür dilerim uzayı göremiyoruz şeklinde.
08:36Önünüzdeki her şeyi görebilir miyim o yüzden çıkarmıştım.
08:39Diğer kitabı da neden mi yapıyorum?
08:42Çünkü benim peygamberim böyle yapardı.
08:44Çünkü baktım ki evet çocukları için gerçekten kutsi bir anlam atfetmediğimiz süreci onun için de çok da bir anlam ifade etmiyor.
08:54Sonra dedim ki o zaman hadislerin bilimsel hikmetleriyle beraber verelim hadisleri.
09:00Hem de boyama şeklinde yapalım.
09:03Bir tanesi de öyleydi.
09:04Bir tanesi de benim atölyeyi açmama da vesile olabilecek bir soruydu.
09:09Mesela demişti ki öğretmenim ben birçok şeyi biriktiriyorum ama annem biriktirdiğim şeyleri hep çöp diyor.
09:16Ben onlar benim için çöp değil bunları nereye koymalıyım dedi.
09:19Ben de o zaman bir çocuğun biriktirme sürecinin nereden nereye evrilmesi gerekir.
09:26İnsan en çok ne biriktirmeliği baz alarak önce somut malzemeler sonra soyut hikayelere nasıl dönüştüğünü anlatan kitaplar.
09:38Yani yine benim ilhamım yine yol göstericiğim çocuklar oldu ve devam ediyoruz da.
09:43Zehra hocam şimdi siz açtınız konuyu.
09:48Benim iki oğlum da çok biriktiren evlatlar.
09:53Allah ömürlerini uzun etsin onlarla gurur duyuyorum.
09:56Çocuklar neden biriktirme ihtiyacı hissederler?
09:59Şimdi ben hani psikolog değilim oradaki biriktirme süreciyle ilgili ne biriktiriyor, nasıl biriktiriyor, hangi süreçlere orayı çok böyle dokunmadan aslında şu dönemde bir çocuğun bir şeyi biriktirmesi çok kıymetli.
10:14Şu dönemde hep biz diyoruz ya bu çocukların bir hikayesi yok, bu çocukların tutkusu yok, bu çocukların bir hobisi yok, hedefi yok diye şikayet ediyoruz ya aslında geriye plana baktığımızda bunun müsebbibi biziz.
10:27Yani biz bu çocukların bir şeye olan ilgisinin belki de önünü kesiyoruz.
10:32Bir çocuk ne biriktiriyor?
10:33Mesela ben küçükken hep gazete küpürü biriktirirdim.
10:37Bizim bir bakkalımız vardı.
10:38Bakkalda bir şeyleri sarmak için babam böyle satın alırdı atık gazeteleri.
10:43Aslında benim hikayem oradan başlamıştı.
10:45Orada eğilime ne geçerse okuyordum ve oradan küçük notlar alıyordum.
10:50Ve gazete küpürü biriktirmeye başladım.
10:53Sonra misket biriktirmeye başladım.
10:55Sonra böyle böyle devam ederken aynı çocuğumun dediği gibi yer kaplıyor.
10:59Hepsinin özel bir anısı var.
11:01Atamıyorsunuz, duygusal bağ kuruyorsunuz.
11:04O zaman ne yapmalı?
11:06Bunları bir yere taşımaladan yola çıkarak bir şeyden her şey, her şeyden bir şey inşa edebiliriz.
11:14Mottosuyla bir tasarım atölyesi açtım.
11:16Harika.
11:18Ona geleceğiz ama şimdi Ayşegül Karakoç çocuklara soyut olan bir kavramı nasıl hikayeleştiriyor?
11:29Açıkçası hocam şunu göz önünde buluyorum.
11:32Çünkü Allah nerede diye çok soran öğrenci vardır.
11:35Evet, ben şunu söylüyorum öncelikle oğlum bana sormuştu.
11:42İlk Allah nerede anne?
11:46Dedim ki Allah her yerde.
11:48Hani neden elimizi o zaman açıyoruz diye bir soruyla da karşılaştırdım.
11:54Karşılaştım.
11:55Oğlum çok soru soran bir çocuk.
11:57Beni aslında bu konuda çok da yönlendirdi.
12:00Şunu söyledim.
12:02Dedim ki oğlum denizdeki bütün canlıları biz görebiliyor muyuz?
12:07Hayır anne.
12:08Denizdeki canlıları Allah görüyor, Allah biliyor.
12:13Biz göremesek de, biz mesela şu anda duvarın arkasını göremesek de Allah görüyor.
12:19Allah her yerde.
12:20Allah'a sarılabilir miyim anne?
12:23Dedi.
12:24Aslında her an sarılıyoruz oğlum dedim.
12:26İşte bardağı tutuyoruz değil mi?
12:29Suyu tutuyoruz, suyu içiyoruz.
12:32Dokunuyoruz her yere.
12:33Dokunduğumuz her şey çok kıymetli oğlum.
12:36Allah yarattı çünkü Allah her yerde.
12:39Daha sonra çocuğun bakış açısı daha da farklılaştı oğlumun.
12:43Öğrencilerime özellikle Allah sevgisinden önce Hazreti Muhammed Mustafa'nın
12:49sallallahu aleyhi ve sellemin sevgisini aslında koyup kalplerine.
12:53Daha sonra Allah'ın varlığına geçersek daha önemli olacağını düşünüyorum.
13:00Mesela Hazreti Yusuf'u, Peygamber Efendimiz'i ve Peygamber Efendimiz'in ashabını çocuklarımızın çok iyi bir şekilde sevmesi gerektiğine hocam ben çok inanıyorum.
13:12Ben de.
13:13Öğretmek değil de asıl amaç, asıl hedef sevdirmek olduğunu düşünüyorum.
13:18Sevdirmeden önce de hocam şunu söyleyebilirim.
13:22Önce saygı.
13:24Hani her şeye, herkese karşı nasıl saygılı olmamız gerektiğini.
13:31Aslında saygıyı da sevmemiz gerektiğine ben çok inanıyorum.
13:35Allah'ı seviyoruz.
13:37Neden?
13:38Çünkü saygı duyuyoruz.
13:39Yani sevgiden önce aslında saygımız geliyor.
13:42Ve bu saygı korkudan mı, sevgiden mi?
13:46Sevgiden kaynaklanıyor.
13:48Bunu da göz önüne alıyorum hocam.
13:51Rahmetli Teoman Duralı hocanın çok sevdiğim vicdanla ilgili öğretileri var.
13:57Yani dünyada vicdan kelimesi sadece Türkçe'de.
14:01Bir polon ya da kullanılan küçük bir tam anlamıyla olmayan gönül ve vicdan kelimeleri var.
14:08Çocuklarımızın son yıllarda gerek görsel medyada gerek yazılı medyada vicdanlarını biraz yitirdiğini düşünüyorum.
14:21Neler yapmalıyız?
14:23Hocam yani bir şeyi çocuk yitirmez hocam.
14:25Biz yitiririz.
14:27Oradaki cümleyi tam olarak nasıl ifade ederim şu an şey yapamadım ama.
14:33Bir çocuk bir kere hani biz nasıl davranışlarda bulunuyoruz da yitittiriyoruz hocam ya?
14:40Hocam mesela bana şu soru çok geliyor velilerimden.
14:44Hocam oğlum ya da kızım televizyon başından kalkmıyor.
14:49Telefonun başından, tabletin başından kalkmıyor.
14:51Diyorum ki siz ne kadar zaman harcıyorsunuz tablette ya da telefonda?
14:57Sosyal medyada ne kadar süre orada kalıyorsunuz?
15:01Çocuk da o kadar kalıyor aslında.
15:04Ben mesela ne kadar kitap okuyorsam benim oğlum da o süre zarfında o kadar kitap okuyor.
15:09Bunu görüyorum.
15:10Peki Zehra hocam bu yeterli mi sadece televizyonda sosyal medyada?
15:14Çünkü eskiden şey derlerdi hocam ya.
15:16Siyah beyazlı televizyonlar işte akşam yediden sonra açılırdı benim çocukluğumda.
15:22Tek bir kanal vardı ama çocuklara izletmeyi zararlı.
15:26Bugün her nesilde farklı bir uyaran çıkmıyor mu?
15:29Aslında hocam biz hep hatayı şurada yapıyoruz.
15:33Topyekun bir tarafı ya suçluyoruz ya yüceltiyoruz ya alçaltıyoruz.
15:36Aslında her dönemde sıkıntılar vardı.
15:39Her dönemin kendine özgü sıkıntıları vardı.
15:42Benim dönemimde de farklı sıkıntılar vardı.
15:45Aslında şimdi çocuk olmak çok daha zor.
15:48O kadar çok uyaran var ki bunun içerisinde çocuk doğal ve doğru olanı yapmaya çalışıyor.
15:54Kime bakarak neye bakarak çevresine bakarak ailesine bakarak öğretmenine bakarak o zaman bu çocuk ekranda kendisi kalmıyor.
16:03Bir suçlu arayacaksak öncesinde biz hep şunu şurada yanlış yapıyoruz hocam.
16:09Hep sonucu değerlendiriyoruz.
16:10Hiç süreçte ne olmuş nasıl olmuş onu görmeden hemen işte bu çocuk ekran bağımlı.
16:16Ben de bağımlıyım.
16:18Ben az mı bakıyorum?
16:19Haftalık bir değerlendirmenize bakalım.
16:22Yani ne var?
16:24Hani hep bizde kolay olan karşı tarafı suçlamak ya suçluyorsanız siz doğru olanı yapıyormuşsunuz gibi değerlendiriliyor.
16:32Aslında dediğim gibi benim dönemimde de mesela suça bulaşmak benim dönemimde fizikiydi.
16:39Böyle kolay bulaşamıyordunuz.
16:41Mutlaka gitmeniz lazım.
16:42Ama şu anda parmaklarının ucunda bu çocukların.
16:45Ve bu çocuklar varlığın içine doğdu.
16:48Biz yoklukla bu çocukları tekrar imtihan ediyoruz.
16:51Varlığın içine doğan çocukları yoklukla tekrar kendi yöntemimizle imtihan etmeye çalışıyoruz.
16:58Hani dünün rüzgarıyla bugünün çamaşırını kurutmak gibi.
17:02Aslında bizim bir hani dönemin argümanıyla bizim bir format bize bir format atılması lazım.
17:08Ben yapamadım çocuğum yapsın.
17:10Ben okuyamadım çocuğum okusun.
17:12Ben giyemedim giysin.
17:13Bir tane giysin iki tane giysin spor ayakkabıyı üç tane giysin.
17:16Oradaki ifrat ve tefrik şeyini kuramıyoruz.
17:21Dengesini kuramıyoruz.
17:22Bu çocuklara veriyoruz, veriyoruz, veriyoruz.
17:24Sonra çocuk 22 yaşına gelince, 23 yaşına gelince mutfakta bir şey yapamadığı zaman diyoruz ki ne oluyor bu çocuğa?
17:31Hiçbir süreci görmüyoruz.
17:33Aslında hani böyle böyle bir etiketlemek de istemiyorum ama bütün bir eğitimci olarak birçok veliyle, birçok öğrenciyle, birçok öğretmenle muhatap oluyoruz.
17:45Hep bir sonuç üzerine bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
17:47Sanki sihirli değneğiz.
17:50Sanki aslında bu çocuk yani bir yerden pıtrak gibi çıkmadı.
17:55Bu çocuğun bir hayatı var, uğradığı yerler var.
17:58Eğitimciye uğruyor, babaya uğruyor, anneye uğruyor, anneanneye uğruyor.
18:02Sosyal çevresi var.
18:03Çevreye uyuyor, arkadaşlarına uğruyor.
18:07Her yerden biraz biraz biraz alıyor, geliyor.
18:10Biz de diyoruz ki işte bu çocuk ekran şöyle.
18:13Yani bu çocuğa haksızlık ettiğimizi düşünüyoruz.
18:16Ve ben çocuklarla çok, 4-13 yaş çocuklarıyla çalıştığım için 0-6 yaşta da anaokulu döneminde de.
18:25Yani bu çocuklar düşünün, bu tertemiz dünyaya geliyor.
18:29Bir damla siz veriyorsunuz, öbür damla bu su bulanıyor.
18:32Sonradan da biz bu suyu niye bulandırdın diye çocuğa soruyoruz.
18:37Aslında bizim kendimizi biraz çek etmemiz lazım.
18:39Hocam oyun atölyeniz var ve çeşitli yaş gruplarından da geliyorlar.
18:45Parayla ilgili, tasarrufla ilgili, bereketle ilgili, ekonomiyle ilgili konuşuyor musunuz onlarla?
18:51Her iki hocama da soruyorum bunu.
18:53Öncelikle biz çok konuşuyoruz.
18:57Bir erkek evladı olan bir anne olarak.
19:00Her anımızda para bulunuyor.
19:05Aslında paradan önce ben bir kumbara yapmıştım.
19:09Şükür kumbarası.
19:12Oğlum dedim hadi şükrettiklerimizi yazalım.
19:15Hani oraya atalım.
19:16Oğlum işte annemin varlığına şükürler olsun, babamın parasına şükürler olsun dediğini, o kavanozu açtıktan sonra gördüm yazdığını.
19:27Çok şaşırmıştım.
19:28Hani annemin varlığına şükürler olsun, babamın parasına şükürler olsun.
19:32Burada bir şey var dedim.
19:33Yani karşıma alıp konuştuğum zaman oğlum da paranın ne kadar kıymetli olduğunu gördüm.
19:41Ve sonra biz paramızı nasıl yönetebiliriz?
19:43Kendi ihtiyacının önce ihtiyaç mı istek mi olduğunu öğrenmen gerekiyor.
19:50Eğmen dedim.
19:52Bir su var elinde.
19:54İçiyorsun.
19:54Bir tane daha su alıyorsun.
19:56O ne oluyor?
19:57İstek oluyor.
19:57Aslında ihtiyacın bir bardak su senin.
20:00Öncelikle bunun üzerinden çalışma yaptım kendi oğlumla.
20:04Ve daha sonra kendi öğrencilerimle.
20:06Onun haricinde sadaka kumbarası yaptık oğlumla.
20:11Kudüs'e gönderdik.
20:13Harika.
20:15Buradan Müesser hocama da çok teşekkür ediyorum.
20:18Bu anlamda teşekkür gönderebilirim değil mi hocam?
20:20Tabii ki tabii ki.
20:21Destek veren, yardım eden.
20:22Şu anda orada.
20:23Çocuğunu bu konuda Gazze'de, Filistin'deki çocuklara bilinçlendiren.
20:27Bilinçlendirmek adına.
20:28Tüm annelere sevgiler, saygılar gönderelim.
20:31Hep birlikte inşallah.
20:32Allah razı olsun hocam.
20:34Onun çok katkısını gördüm.
20:36Yani aslında paranın orada birikip ve orada ihtiyacı olan çocuklara gittiğini görmesi ve fotoğrafları geliyor.
20:44Fotoğraflarını, videolarını görüyor oğlum.
20:46Onun ulaştığını görmek de onu çok etkiledi.
20:49Açıkçası o şekilde bir değerlendirme yönüne girdik.
20:53Çocuğa hocam bazı konularda çok baskı yapılmasını doğru bulmuyorum.
20:58İşte ben sana şu kadar harçlık veriyorum.
21:00İşte bunu atıyorum bir hafta yetineceksin.
21:03Çocuk onu bilmez.
21:04Yani ilkokul çağındaki bir çocuk bilmez mesela.
21:07Onu anne ve babayla birlikte yönetmesi gerektiğine daha çok inanıyorum.
21:11Aile yılındayız.
21:15Üçümüz de evliyiz.
21:18Hem iş hayatı, hem çocuklar, hem kendi mutluluğumuz hepsi bir arada olur mu?
21:25Ya mümkün değil.
21:26Olur ama ne kadar, neyi ne kadar olur onu konuşmak lazım.
21:31Mesela 7-24 çalışan bir annenin aile hayatı, hem ev, hem iş, hem çocuk.
21:39Yani burada sağlıklı bir...
21:40Zehra hocam bir de ben şeyi merak ediyorum.
21:42Ben çocuğumla iki saat böyle muhteşem bir şey geçiriyorum, vakit geçiriyorum.
21:48Yani ev hanımı olsam bu kadar sağlıklı vakit geçiremem diyen çok kadına şahit oluyorum.
21:55Ya bu sağlıklı vakit geçirmek anlaştığında nedir?
21:59Biz aslında şunu da, şuradaki şeyi de kaçırıyoruz.
22:02Hani sosyal medyada da görüyoruz.
22:04Çocuğumla sağlıklı vakit geçirme kek yapacaklar.
22:07Kekin bütün ölçüleri hazır masada.
22:10Bu sadece sosyal medya için değil.
22:12Onu gören evde aileler de bunu yapıyor ya.
22:15İşte şu kadar hepsi ölçülmüş, biçilmiş.
22:18Masaya her şey hazırlanmış, koymuş.
22:20Çocuk geliyor sadece kırıyor.
22:22Bir iki de çırpıyor.
22:22Çocuk burada hiç anda kalmıyor.
22:25Sadece hazırlanmış olayın, bir olayın figüranı olarak oradan onu alıyor, oradan onu alıyor.
22:32Buna unu koyarken kutuyu açtı mı, kese kağıdı onu ulaştı mı, bunun ne kadar koyulacağını o koydu mu?
22:40Hayır, koymadı.
22:42Veya işte buna yağ o boşalttı mı, yağın dokusunu hissetti mi, eline döküldü mü, masayı sildi mi?
22:49Yok.
22:50Bunu da koyuyor.
22:51Sonra eline sadece bir çırpıcı veriyor.
22:53O da işte basıyor ya düğmesini basıyor ya şey.
22:57O sadece etkinlik olmuş oluyor.
22:59Bu yüzden çocuklara geriye dönük şeyi sorduğunuzda,
23:04annenle babanla yaptığın bir şeyi hatırlıyor musunuz dediğinizde,
23:07o keki hatırlamıyorsa o etkinlik.
23:10Eğer hatırlıyorsa bir şema oluşmuştur.
23:13Orada bir duygu harekete geçmiştir.
23:16Duygu oluşmuştur.
23:17Bu, biz insan fazlasıyla dündür.
23:22Çünkü dünde yaşadığı duygularla bugüne gelir ya, siz o anda bir duygu yaşatmadıysanız,
23:29bir etkinlik bazında yaptıysanız o etkinlik olarak kalır.
23:33Şimdiki şeyleri, işte nitelikli vakit dediğimiz şey,
23:37bence nitelikli etkinlik.
23:40Çok da böyle, nitelikli vakit, böyle topyekun suçlamayalım da,
23:47sadece şunu diyor, annenle yaşadığın güzel bir şey söyler misin dediğinde,
23:52çocuk uzun süre düşünüyorsa, o zaman diyorsunuz ki,
23:55evet, o yapılanlar çok da bir anlam ifade etmemiş.
23:59Anılarımız yok.
24:01Yani düşünsenize, sizin hiçbir anınızın olmadığını düşünün.
24:04Ya AVM'ye gittiniz, orada bir şey oldu.
24:07Bu yüzden çocukların anıları olmalı.
24:10Anıları yaşatacak da duygulardır.
24:13Eğer yaptığınız etkinliğe duygu katıyorsanız ne âlâ.
24:16Ama katmıyorsanız, o bir etkinlikten ibaret.
24:19Gözleriyle konuşmak, dilleriyle konuşmak, dinlemek, hissettiriyorsunuz.
24:25Hocam bir de zahmet anını da çocuğa yaşatmak gerekiyor değil mi?
24:29Çocuk o zahmet anını da tatması gerekiyor.
24:30Hiç tabii ki hocam, hiçbir şey görmüyor.
24:33Sadece işte fırını atıyorsunuz, 3 dakika sonra fırını açmadı, o buhar yüzüne gelmedi.
24:39Bir de her şeyi o kadar önünden alıyoruz ki,
24:42hani helikoptere bebeğinler diyoruz ya, her şeyi o kadar önünden alıyoruz.
24:46Çocuk tabii ki 15, 16, 17 yaşına, 20 yaşına geldiğinde yemek yapmaz.
24:52Hayata dokunmamış olarak geliyor bu çocuklar.
24:55Ben şimdi gençlerle de çalışıyorum.
24:58Atölyemin bir bölümüne soba yaptım.
25:00Hani anılarımızdan hep biz diyoruz ya, çocukluğumuzda soba vardı, şu vardı,
25:05önlüğümüzü şöyle yapardık, saçımızı şöyle kurtulduk.
25:07Dedim ki ya tamam ben de bir soba kurayım.
25:11Anıları oluşsun çocukların sobalarla alakalı.
25:14İşte herkes bana işte öyle olur mu, teknoloji bu kadarken şöyleyken soba olur mu,
25:20ya bir yerini yakarsa ya şöyle olursa.
25:23Dedim ki göreceğiz süreçte.
25:25Yani yakmamak için tedbir almak zorunda bu çocuk.
25:29Tabii ki siz tedbirleri alıyorsunuz gerekli olan.
25:33Sobayı da tam atölyenin ortasına koydum.
25:35Herkes aynı şekilde işte bir çevirip bir şey yapar.
25:37Benim çocuğum yanar mı?
25:39Hocam sobayı koyduk, bu giriş katın altında eksi birde atölye.
25:48Çocuklar içeri girerken sanki fantastik bir dünyaya giriyor.
25:52İşte aa şunlar bunlar, siz orada başlıyorsunuz.
25:56İşte bu halıların renkleri bu, hemen kendi kültürünüzden.
26:00İşte mısırı orada patlatıyorsunuz, çayı orada demliyorsunuz, onlar demliyor.
26:07Böylelikle işte o çayın deminin zamanla olduğunu, mısırın patlamasının nasıl olduğunu şahit oluyor.
26:16Duygusuyla beraber ve kendisi yapıyor.
26:19Kendisi mutfaktan alıyor, kendisi getiriyor.
26:21Hayata dokunduğu sürece biz insanız hocam.
26:24Öbür türlü hani robotlar yetiştiriyoruz diyebiliriz.
26:30Ya çocuklarımızın hani bir insanın çocukluğu ana vatanıdır diyoruz ya.
26:38Çalışan bir annesiniz.
26:41Yani velilerde gördüğünüz sıkıntılar neler?
26:44Şu an ekran başında bizi izleyen.
26:46İşte benim çocuğum en mükemmel.
26:48Benim çocuğum neden 95 aldı da 100 almadı diyen, benim de küçük ilkokula giden bir oğlum var.
26:55Görüyorum veli gruplarında işte bunu öğrendi mi, şu veli öğrendi mi?
27:00Yani senin eğitemedin.
27:02Hani derler ya sizin oğlunuzun eğitemediği hiçbir erkeği gelininizin eğitmesini beklemeyin diye.
27:10Yani siz de eğer çocuğunuzu eğitemediyseniz bir öğretmenin de eğitmesini beklemeyin diye düşünüyorum.
27:16Hocam orada da şu hatayı yapıyoruz.
27:18Mesela çocuklar okula, atölyeye geliyorlar.
27:21Dersleriyle ilgili şunu diyor.
27:23Öğretmenim diyor ben bir tane yanlış yaptım diyor.
27:26Ya da dört tane yanlış yaptım diyor sorulardan.
27:30Kaç soru cevapladın diyorum.
27:32Otuz, işte kırk tane soru cevaplamış.
27:35Dört tanesini yanlış yapmış.
27:37Diyorum ki otuz tane ya da işte kırk sorudan otuz altı tane doğru yapmışsın.
27:43Niye bunu söylemiyorsun?
27:44Bir duruyor veya veliye de bunu söylüyoruz.
27:47Niye hep biz eksiğe odaklanıyoruz?
27:50Bu çocuk kırk tane.
27:51Niye hocam?
27:53Ben de öyleyim çünkü.
27:55Bunun hani bireysel anlamda bu sizin geçmiş hayatınızla ilgili olabilir.
28:02Hani mükemmel niyetçi yapınızla ilgili olabilir.
28:04Ben orada değilim.
28:05Orada siz kendinizi sorgulayacaksınız.
28:07Mükemmel niyetçilik bence daha çok devreye gidiyor.
28:10Annelerde hocam özellikle çok özür diliyorum.
28:13Annelerde şunu görüyorum.
28:15En mükemmel benim oğlum olmalı ya da en mükemmel benim kızım olmalı.
28:20Hayır ya hani bu bir yarış değil yani.
28:23Hani çocuk matematikte de zayıf olabilir.
28:26Türkçede de zayıf olabilir.
28:28Karşılıklı iletişim kurabilmek çok önemli.
28:33Öğretmenle, çocuğunla ya da öğretmensem öğrencimle olan iletişimin gerçekten çok iyi olması gerekiyor ki çocuk da orada desteklenmeli.
28:45Çok sözünüzü kesin.
28:46Estağfurullah hocam katkıda teşekkür ediyorum katkılarınız için.
28:50Hocam az önce de dediğim gibi bizim hayata bakışımız bir kere yanmış.
28:55Yani bu çocuk 40 soruyudan 36'sını yapmış bunu görmüyoruz.
29:00Dördüne odaklanıyoruz.
29:02Elbette onları da şey yapmak için düzeltmek için uğraşacaktır.
29:06Ama önce 36'yı görmemiz lazım.
29:10Yani bu çocuk 36 tane doğru yapmış.
29:12Ve hayata hep biz eksiyle başlıyoruz.
29:14Anneden eksiye, aileden eksiye, öğretmenden eksiye.
29:18Sonra bu çocuğun işte niye bunu yapmadığını ya bir bıraksın.
29:21Eksilerle hani yenile yenile zaferler vardır ya.
29:25Yani bir yenilsin bir görsün.
29:27Hep biz şeye odaklanıyoruz hocam.
29:30Hocam bir de veliler diyelim ki oyun atölyesine size geldi.
29:34Şu soruyu sormuyorlar.
29:36Bugün ne öğrendin diye sormuyorlar.
29:38Bugün ne yedin sen?
29:40Bu gıda çocuk ilişkisine de biraz girelim mi?
29:42Hocam bu yüzden ben yemek vermiyorum atölyede.
29:46Sadece çay içiyoruz.
29:48Çayı da çayı.
29:48Sakit mi atölyedeki çalışmalar?
29:51Evet hocam ikişer veya üçer saatlik.
29:54Hocam şimdi çocuk atölyeye geliyor.
29:58Anne de beraberinde geliyor.
29:59Bu çocuk ortaokul çocuğu.
30:01Mesela diyor ki anne montunu çıkar arkaya koy.
30:05Çantanı şu sandalyeye koy.
30:07Yani etraf sandalye dolu ve çocuğa o kadar çok yönerge veriyor ki çocuk bir de ortaokul çocuğu.
30:14Yani montunu nereye koyacağını, çantasını nereye koyacağını niye söylüyorsunuz?
30:19Yani niye biz sürekli yönerge veriyoruz bu çocuklara?
30:23Bunu biraz düşünmek lazım.
30:25Yani neden sürekli bu çocuğa işte eve gittin mi tamam merak ediyorsunuz ya.
30:31Hocam yönerge verdiğimiz için mi çocuk yemeğini sen ye demeden yemiyor, üstünü sen çıkar demeden çıkarmıyor.
30:37Tabii ki.
30:38Kıyafetlerini sen pijamalarını giy demeden giymiyor.
30:41E tabii ki hocam bu çocukları acıktırmadan yemek veriyoruz.
30:45Üşümelerine fırsat vermeden montlarına asla izin vermiyoruz.
30:49Ne acıkmalarına izin veriyoruz, ne üzülmelerine izin veriyoruz, ne düşmelerine izin veriyoruz.
30:56Hiçbir şeye izin vermiyoruz ki.
30:57Bütün, mesela çocuk koşuyor koşma düşersin tamam doğru ama bırak yani normal bir zeminde bir koşsun bakalım, bir düşsün bakalım.
31:08Sadece düştüğünde arkaya bakar annen var mı? O bir güven ilişkisidir.
31:13Orada size bakar var mı diye.
31:15Buradayım ya da siz düşüş şekline göre pozisyonu alırsınız.
31:19Hani basit bir düşmedir.
31:22Çalıştığım süreç boyunca ben 96'dan beri öğretmenlik yapıyorum.
31:252000 işte 26'ya girdiğimiz bugünlerde bile.
31:3130 yıl dile kolay.
31:33Evet hocam.
31:34O kadar çok şey değişiyor ki.
31:36Değişmeyen tek şey anneler.
31:39Evet.
31:40Bu çok ciddi oldu gerçekten.
31:42Evet hocam gerçekten öyle.
31:44Ben hani böyle istatistikli bir anlamda değerlendirdiğiniz zaman da o dönemin çocuklarını da görüyorsunuz.
31:50Bu dönemin çocuklarını da görüyorsunuz, annesini görüyorsunuz, öğretmenini görüyorsunuz.
31:56Yani yeni bir öğretmenle çalışacağız.
32:00Hani elini taşının altına koysun mu, koymasın mı?
32:04Biz vakti zamanda çok koyduk.
32:06O mu iyi bu mu kötü?
32:07Hepsinin böyle şeyini görüyorsunuz.
32:10Böyle büyük resme baktığınızda uzun yıllar bir şeyle meşgul olduğunuz zaman artıların eksistiklerini görüyorsunuz.
32:19Ben birçok şeyi annemden öğrendiğimi hayattayken, annem ölünce birçok şeyi öğrendi, annemden öğrendiğimi daha çok.
32:30Hayata uyguladınız aslında.
32:32Evet bu yüzden anne diyorum.
32:36Yani başka da bir şey diyebilir miyim?
32:38Hocam ben de bu konuyla ilgili şunu söyleyebilirim.
32:41Daha çok anneler mesela her gün tanıdığım birkaç anne var ve daha da fazladır eminim.
32:483-4 çeşit yemek yapıyor.
32:50Yani kadının bütün günü mutfakta geçiyor mesela.
32:53Yani çocuğuyla o gün vakit geçiremiyor, bir kitap okuyamıyor, birlikte namaz kılamıyor, birlikte mesela biz oğlumla zikir saati yaparız, kitap saati yaparız.
33:06Her şeyin bir saati var.
33:09O onları değerlendiremiyor o gün.
33:11Ve ben şunu söylüyorum.
33:12Önce çocukların ruhunu doyurmak gerekiyor.
33:15Yani karnı her şekilde doyar.
33:17Ama önce ruh, önce kalbine inmemiz gerekiyor bence.
33:21İki kadın girişimci son 10 dakikaya da girdik.
33:24Sohbet çok güzel.
33:2628 Şubat döneminde basılmayan kitapları basmak için kendine yayın evi kuran bir Zehra Hocam.
33:34Hafızlıktan sonra camiler nasıl sevilmeli, çocuklara nasıl dinimizi sevdiririz diye hayal ettiği bir camiyi resmeden hikayesini yazan, çocuk hikayeleri yazan bir Ayşegül.
33:50Siz hayattan beklentilerinizi gerçekleştirebildiniz mi?
33:58Hocam benim biraz daha yolculuğum var gibi.
34:04Tabii ki çok kendisin.
34:06Tabii ki.
34:07Ama bir hedef vardır ya hani.
34:09Hocam henüz gelmiş değilim.
34:10Ama eğitim gerçekten bitmiyor.
34:13Yani insanın kendisini sürekli yenilemesi, sürekli eğitim alması çok gerçekten uzun bir yol gibi görüyorum.
34:20Ve hala eksiklerimin olduğunu, olduğuna inanıyorum.
34:24Bu süre zarfında da devam etmek istiyorum.
34:27Hem eğitimime, hem oğlumla olan ilişkime, hem online dersler veriyorum.
34:33Öğrencilerime, Hollanda'dan öğrencim var hocam.
34:36Online dersler yapıyorum.
34:37İngiltere'den, İtalya'dan, Amerika'dan.
34:42Uzaktan, yani çok hani hocam uzaktan karşındaki insanın kalbine giriyor olabilmek benim için çok kıymetli.
34:50Ve bu yolda yine devam etmek istiyorum.
34:54Yorgunluklar olsa da tatlı yorgunluklar olduğuna ben çok inanıyorum.
34:59Hazreti Ali'nin bir sözü var ya hocam.
35:01İnsanlara faydası olmayanı ölüden say gitsin.
35:04Buna çok inanıyorum.
35:05Eğer ben hayattaysam mutlaka birinin kalbine dokunacağım.
35:11Ve o kalpler hiç bitmeyecek.
35:14Mühürlenmesin o kalpler.
35:15Amin.
35:16Sosyal medyadan da Ayşegül hocamı takip edin.
35:19Neler yapıyor ona bir bakın.
35:22Nasıl öğretiyor ona bir bakın.
35:23Çocuklarınıza gerçekten faydalı olacaktır.
35:26Allah razı olsun hocam.
35:27Hayatını eğitime adamış bir ömür.
35:30Belli ki yaştaşız.
35:3228 Şubatlar, işte 96'da ilk öğretmenliğe başlamalar vs.
35:38Kitaplardan kazandığınız paralarla, yani güç bende artık dediniz mi?
35:44Hocam yayıncılık yaptığım süreçte demiştim.
35:46Ama telifli sürecinde demiyoruz.
35:49Çünkü telifli de çok şey olmuyor hocam.
35:52Getirisi olmuyor.
35:53Evet, telif de olmuyor.
35:54Ancak işte çok okunan veya işte bilinen bir yazar kimliği ya da profili olursanız.
36:02O zaman ama normal şartlarda ben bunları yaparken ki ilk derdim para kazanmak değildi.
36:09Çok bariz belli.
36:11Evet, benim aslında hayata dair benim hedefimde de, hani kutsi hadis vardı ya ben gizli hazine edeyim, bilinmek istedim.
36:21Ben bilinmek istiyorum, çok net.
36:23Bilinmekle görünür olmak arasındaki fark ne?
36:29Hani bakmak ve görmek arasında fark vardır ya, bakarsanız, bakarsınız, görürsünüz, özür dilerim.
36:36Baktığınızda sadece fiziki olarak görürsünüz.
36:39Gördüğünüz şeyde derinleşirsiniz.
36:41Görmek başka bir şey.
36:44Eşyanın ardını görmek dediğimiz şey başka bir şey.
36:48Bizim hakikatte, yani bu telefonun ardı nedir?
36:51Eşyanın hakikati dediğimiz tasavvufta.
36:54Benim bilinmekteki amacım, ben çok yoruldum.
36:58Hani ikinci bir hayatım olsa.
37:00Birincisini ümit üzerine geçirdim.
37:02İkincisini de yaşamak üzerine geçirmek isterim.
37:06Hani Yunus Emre'nin bir lafı var ya, dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti diye.
37:13Evet.
37:14Herkesin o baktığı pencereden bakış açısı farklı.
37:17Tabii ki farklı.
37:18Ben de bu bakarken, hani hoş bir sada bırakmak ve Zehra Aras bunları bunları yapmış.
37:26Annemin ruhuna sadaka-i cariye olması adına bu kitaplarımın ve yaptığım işlerimi de annemin ruhuna ulaşması adına birçok şeyi de yapıyorum.
37:39Benim ikinci şeyim de annemdi.
37:43Bu kitapların hiçbir şekilde maddi kaynağı yoktu.
37:48Annem bana biriktirdiği altınları vermişti ve ödeyemeden vefat etti.
37:53Hep bu içimdedir, uktedir.
37:55Yani o ahde vefa gibi, o paraları ödemek, buradan kazanayım, farklı alanlarda annemin ruhuna gidecek işler yapmak.
38:04Biz de annemle şöyle bir şey yapmıştık.
38:07Annem de altın biriktirirdi çok.
38:09Ben üniversite sınavına giriyorum.
38:11Annem mide seyağı, ameliyat olması lazım.
38:16İşte ama ikinci senede dershaneye gitmem lazım.
38:19Üniversiteyi çok istiyorum inanılmaz derecede.
38:22Annem dedi ki şöyle bir oyun yapalım babana.
38:25Bileziklerinden üç tanesini bana verdi.
38:28Dershane parasının yarısını ödedik biz.
38:31Dedi ki kalan yarısını da taksit olarak baban ödesin dedi.
38:35Babama geldik.
38:36Dedik ki baba ben çok başarılıyım ya.
38:38Okul benim yüzde elli taksitimi şey yaptı.
38:42Şu kadar taksit.
38:43Aa babam dedi ki tabii ki hemen yazdır kendini dedi.
38:46İşte o annemin o biriktirdiği.
38:49Bazen şey diyorum keşke kendi yeseydi.
38:55Kendisi mutluluğu için harcasaydı.
38:58Hep şey derdi hayatımda geçirdiğim en güzel yirmi bir gün.
39:03Ne zaman anne dedim hani evlendiğinde mi beş tane çocuğu var o zaman mı?
39:07Yok umredeki olduğum süre zarfıydı dedi.
39:11Peki bizler mutlu muyuz?
39:13Ayşegül Hocam, Zehra Hocam mutlu mu?
39:17Elhamdülillah mutlu olmaya çalışıyoruz diyeyim.
39:21Ve hocam mutluluğun da sonu yok aslında onu görüyorum.
39:26Önemli olan kalpteki huzur.
39:29Yani kalpteki huzurumuz varsa, vicdanımız rahatsa,
39:33insanlara bir şeyler katabiliyorsak, insanları kırmadan, üzmeden bir şeyler yapabiliyor olmak bence çok güzel bir şey.
39:43Çok güzel bir duygu.
39:44Ve ben genç kızlarımıza ve çocuklarımıza şunu söylüyorum.
39:48Kendini daha keşfedememiş o kadar çok genç kızımız var ki ve ben o kadar üzülüyorum ki ben gittiğim herhangi bir mağazada bir eşarp alırken veya işte bir alışveriş yaparken kızların bana derdini anlatırken buluyorum.
40:04Bir yandan hoşuma gidiyor işte mutlu oluyorum elhamdülillah diyorum hani daha hiçbir şey konuşamadan gelip direkt bana derdini anlatıyor olabilmesi o gözlerindeki o ne derler şefkat mi derler bir şey görüyorlar benim gözlerimde ve buna çok mutlu oluyorum.
40:21Kızlarımıza şunu söylüyorum.
40:23Hepinizin içinde bir cevher var.
40:26Sen bu dünyaya geldiysen boşuna değil.
40:29Mutlaka insanlığa bir faydan olacak.
40:31Önce her şeyden önce kendi kalbine yönel ve kalbin ne istiyor ne yapmak istiyor herkesi şöyle bir kenara bırakıp sadece kendisini dinlemesini genç kızlarımızın kendi kalbinde ne istediğini bulması gerektiğine çok inanıyorum.
40:48Hepimizde bir cevher var onu çıkartalım.
40:51İnşallah yardımcı da olabiliyorsam kızlarımıza çocuklarımıza ne mutlu bana.
40:57Hocam ben bütününe baktığımda mutlu olduğum ve mutlu olmadığım anlar var zaten mutluluk anlardadır şu an buradayım mutluyum ama dışarı çıkacağım mutsuzluklarım ve mutluluklarımla beraber iyiyim yani şu anda iyiyim ama bütününe baktığınızda tabii ki bu çabukta gerçekçi bir şey olmuyor.
41:18Beklenti olmuyor hep mutlu olarak mümkün değil insani değil.
41:21Dervişin bir tanesi Hazreti Ali'ye derdini anlatıyor işte çok büyük derdin var çok büyük derdin var diye Hazreti Ali diyor ki sen dünyaya geldiğinde bu ders seninle mi geldi?
41:35Yok.
41:36Sen bu dünyada gideceksen giderken bu ders seninle mi gidecek?
41:40Yok.
41:41O zaman sal gitsin diyor.
41:42Yani işte anda.
41:43Yani anda kalabilmek.
41:46Anda.
41:46Anın kıymetini bilmek.
41:51Bilmek çok önemli.
41:52Mümin hocam pozitif olmalı diye de çok düşünüyorum.
41:55Eğer biz Müslümansak Allah'a inanıyorsak peygamberlerimize inanıyorsak bence pozitif olmalıyız.
42:01Çünkü peygamber efendimizin üzerine işkembe atıyorlar ve peygamber efendimiz diyor ki o an Allah'ım bilmiyorlardı, bilselerdi yapmazlardı.
42:13O anda bile biz olsak nasıl tepki verirdik acaba en ufak bir şeye bile hemen burun kıvıran bir ümmetiz maalesef buna çok üzülüyorum.
42:23Her anda pozitif olmamız gerektiğine ben çok inanıyorum.
42:28Mümin pozitif olmalı.
42:29Her koşulda mesela Filistin, Gazze bu konuda çok büyük bir ders bizim için.
42:37Her anında mutlu olup gülümseyebiliyorlar ya işte karşı taraf da buna çıldırıyor.
42:43Her an mutlu olabilmemiz duasıyla diyorum.
42:47Değerli hocalarım ne iyi ettiniz de geldiniz.
42:51Çok şey öğrendiğim bir program oldu.
42:55İnşallah ekran başında da izleyenler bizden çok şey öğrenmişlerdir.
42:59Bugün Eli Öpülesi iki tane eğitimci ve yazarla birlikteydik.
43:04Onlar bize çocuklarımızı nasıl yetiştirmemiz gerektiğiyle ilgili derin bilgilerini paylaştılar.
43:10Sağlıcakla kalın, hoşçakalın.
43:25Halkbank'ın katkılarıyla.
43:34Önce halk, sonra bankayız Halkbank.
Yorumlar

Önerilen