- 11 saat önce
Youtube kanalımıza abone olun: ►https://goo.gl/USTWfS
Whatsapp iletişim Numaramız: ►+90 530 850 4500
Asker TV Canlı Yayın: ►http://www.askertv.com/canli-yayin
Instagram: ►https://www.instagram.com/askertv
Facebook: ►https://www.facebook.com/AskerTV
Twitter: ►https://twitter.com/askertv
Telegram: ►https://t.me/askertv
İnternet sitemiz: ►http://www.askertv.com
Haber sitemiz: ►http://www.asker.tv.tr
Whatsapp iletişim Numaramız: ►+90 530 850 4500
Asker TV Canlı Yayın: ►http://www.askertv.com/canli-yayin
Instagram: ►https://www.instagram.com/askertv
Facebook: ►https://www.facebook.com/AskerTV
Twitter: ►https://twitter.com/askertv
Telegram: ►https://t.me/askertv
İnternet sitemiz: ►http://www.askertv.com
Haber sitemiz: ►http://www.asker.tv.tr
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:02:30Ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlıların parlak günleri çok gerilerde kalmıştı.
00:02:38Dünyadaki gelişimin gerisine düşen imparatorluk, Batılılar tarafından Avrupa'nın hasta adamı ilan edilmişti.
00:02:491876'da başarısız bir meşrutiyet denemesi ardından Osmanlı İmparatorluğu Sultan Halife 2. Abdülhamid yönetimi altında daha otokratik ve teokratik bir şekil aldı.
00:03:01Batılıların Osmanlıların iç işlerine karışmalarına tepki olarak ülkeyi 33 sene boyunca acımasız bir katılıkla yönetti.
00:03:10Ancak Abdülhamid'in despot yönetimi bile Balkanlarda canlanmakta olan ulusçuluk ve demokrasi akımlarının genç subaylarının düşünce yapılarına girmesini engelleyemedi.
00:03:29Bu baskıcı padişah yönetimi, ulusçuluk akımları ve iç çalkantıların yaşandığı ortam içine Atatürk bir Osmanlı olarak doğdu, Türk olarak ölecekti.
00:03:50Selanik, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki en büyük liman kenti.
00:03:55İmparatorluğun önemli bir uzantısı durumundaki bu şehir, Musevi, Türk, Yunan, Ermeni ve diğer Balkan Hristiyanlarından oluşan çok uluslu bir yapıya sahipti.
00:04:06Zübeyda Hanım ve gümrük memuru kocası Ali Rıza Efendi, bu kozmopolit şehrin Türk kesiminde oturuyordu.
00:04:14Daha önceki üç çocuklarının ölümünün ardından 1881'de bir oğulları dünyaya geldi.
00:04:21Mustafa Kemal Atatürk
00:04:23Mustafa Kemal Atatürk, yas dolu bir evde doğmuştu.
00:04:29Ölüm dolu bir evde.
00:04:32Annesi gençti.
00:04:35Ve daha öncede çocuklar ölmüştü.
00:04:37Mustafa doğmadan bu çocuklar ölmüştü.
00:04:41Psikolojik açıdan onların yerini tutan bir çocuktu.
00:04:44Bu nedenle çok özeldi.
00:04:46Hem annesi, hem de ailesi açısından.
00:04:49Mustafa, kendisini ölümsüz, annesinin kırık kalbini iyileştiren özel bir çocuk olarak hissetti.
00:04:58Bu onun için de gerçekti.
00:05:03Çünkü annesi onu öyle görüyordu.
00:05:06Bu yönüne kendi zekasını ve genetik yapısını ekleyerek, kendisinde her şeyin üstesinden gelebilecek, yaraları sarıcı özellikte bir kişiliğe sahip olma yönünde bir karakter çekirdeği oluşturdu.
00:05:25Anne çocuk ilişkileri dışındaki ikinci büyük olay, babasının ölümüydü.
00:05:33Babası ölümünden önce oğluna önemli bir hediye vermişti.
00:05:41Daha çok dindar özelliğe sahip olan ve çevresinde molla olarak kabul edilen annesi, onun dini eğitim veren mahalle mektebine gitmesini istiyordu.
00:05:52Onun bu yönde bir kariyer başlatıp, hoca ya da kadı olmasını arzuluyordu.
00:06:02Bunu çok istiyordu.
00:06:05Babası ise onu yeni, batı tarzı eğitim veren Şemsi Efendi okuluna gönderme arzusundaydı.
00:06:11Babası önce onu mahalledeki dini okula yazdırdı.
00:06:17Daha sonra onu oradan alıp, batılı okula verdi.
00:06:24Babası onu batılı bir okula yazdırarak sadece oğlunun değil, Türk ulusunun da kaderini değiştirmiş oldu.
00:06:31Her türlü düşünceyi boyunduruk altına alan dini eğitimle, özgürlük ve eşitliği teşvik edici batılı eğitim arasındaki farkı gören Mustafa,
00:06:41modern eğitim ve entelektüel özgürlüğün değerini anladı.
00:06:45Babasının ölümünden sonra zor günler geçiren Mustafa, annesinin karşı çıkmasına rağmen,
00:06:511893'te Selaniki Askeri Rüşdiyesi'nin sınavlarına girdi ve kazandı.
00:06:56Her zaman üniforma giymek istemişti.
00:07:03Askeri okula girmek isteğinin başlıca nedenlerinden biri budur.
00:07:08Üniforma içinde oldukça yakışıklı duruyordu.
00:07:12Bunun özgüvenine ve benlik duygusuna büyük katkıları oldu.
00:07:20Selanik'te iki yıl okuduktan sonra Mustafa Kemal adını alan Mustafa,
00:07:241895'te Manastır Askeri Lisesi'ne girdi.
00:07:30İlk kez evinden uzakta kaldığı manastırda okul dışındaki ortamı ve imparatorluğun Avrupa kısmındaki koşulları yakından gördü.
00:07:39Genç Mustafa Kemal, etnik çeşitliliğe ve ulusçuluk fikirlerine tanık oldu.
00:07:47Batı ve Musevi kültürlerini yakından tanıdı.
00:07:51Okuldaki arkadaşları onu Fransız filozoflarının yasaklanmış eserleriyle ve şiirle tanıştırdı.
00:07:59Sabahın erken saatlerine kadar gizlice Russo, Voltaire, Montesquieu ve vatansever Türk şairi Namık Kemal'in yapıtlarını okumaya başladı.
00:08:09Genç Mustafa Kemal, imparatorluğun içinde bulunduğu durum için gerçekçi çözümler düşünmeye başladı.
00:08:17Ülkenin artan despot yönetimi ve geleceği yüzünden endişeliydi.
00:08:21Büyük güçlerin desteklediği ve yönlendirdiği yabancı ajanlar, imparatorluğa karşı azınlıkları kışkırtıyordu.
00:08:311897'de Girit Adası nedeniyle yaşanan bir gerginlik, Yunanlılarla Türkler arasında bir savaşa yol açtı.
00:08:39Askerlerin cepheye gidişini gören Mustafa Kemal, içinde milliyetçi ve vatansever duyguların kabarmasına engel olamadı.
00:08:46İki yıl sonra manastırda eğitimini tamamlayıp mezun oldu.
00:08:51Artık İstanbul'daki Harbiye Okulu'na devam etmek üzere Osmanlı İmparatorluğu'nun efsanevi başkenti için hazırdı.
00:09:06İmparatorluğun kalbi durumundaki İstanbul ikiye bölünmüştü.
00:09:10Yoksulluk içindeki Türklerin yaşadığı ilkel bölgeler ve zengin azınlıkların ve yabancıların yaşadığı pera.
00:09:18İmparatorluğun ekonomisini ve iç işlerini denetim altında tutan yabancılar, sarsılmaz bir hakimiyet kurmuştu.
00:09:25Türkler ise kendi ülkelerinde esir gibi yaşıyordu.
00:09:28Padişahı ya da hükümeti eleştirmek yasaktı.
00:09:31Yolsuzluk had safhaya ulaşmıştı, dost dosta karşıydı.
00:09:34Padişah yönetiminde bir mevki sahibi olabilmek için kardeş kardeşle kapışıyordu.
00:09:40Harp okulunda da durum farklı değildi.
00:09:42Binlerce öğrencinin tıka basa doldurulduğu, sağlıksız, padişahın casuslarıyla dolu bu okulun koşulları öğrencileri eziyordu.
00:09:51Öğrenciler günde beş kez namaza zorlanıyordu.
00:09:551899'da Mustafa Kemal bu okulun piyade sınıfında eğitime başladı.
00:10:00Onun için yeni bir çevreydi.
00:10:05İlk başlarda hiç arkadaşı yoktu.
00:10:09Bu nedenle yalnızlık çekti ve bunalıma girdi.
00:10:14Özellikle Ali Fuat Cebesoy'un arasında bulunduğu bazı arkadaşlar edindikten sonra rahat etti.
00:10:20Dostlarının çoğunun babası üst düzey devlet görevlisi ya da yüksek rütbeli subaylardı.
00:10:26Mustafa Kemal bu insanlar arasında tanınmaya başladı ve bu sayede İstanbul'daki hayatı da daha keyifli bir hal aldı.
00:10:32Padişahın halk içinde üniformalı olarak içki içilmesini yasaklamasına rağmen Mustafa Kemal ve Ali Fuat sık sık barlara ve kahvelere gidiyor,
00:10:44Pera bölgesindeki Avrupai yaşam tarzını tadıyorlardı.
00:10:49Padişah baskısının artmasıyla Mustafa Kemal kendini özgürlüğe ulaşmanın yollarına adadı.
00:10:56İmparatorluğun sorunlarına geçerli çözümler aramaya başladı.
00:11:02Mustafa Kemal ve Ali Fuat harp okulunda öğrenciyken gizlice Osmanlı İmparatorluğu'nun içinde bulunduğu ümitsiz durumu anlatan gazete çıkardılar.
00:11:18İmparatorluğun geleceğiyle ilgili fikirleriyle etrafındaki insanları etkilemeye başladı.
00:11:24Mustafa Kemal giderek siyasallaşıyor, hırslanıyor ve kendini ülkenin kurtarıcısı olarak görüyordu.
00:11:30Arkadaşlarıyla kahvelerde oturur ve onlara gelecekte neler olacağını söylerdi.
00:11:39Yeni bir hükümet kuracaklardı.
00:11:41Arkadaşlarına bakanlıklar dağıtacak ama kendisi hep birinci adam olacaktı.
00:11:451905'te Harbak Akademisi'nden mezun olmasının ardından Yüzbaşı Mustafa Kemal, yasa dışı yazılar yayınlamaktan dolayı tutuklandı ve kısa bir süre hapis yattı.
00:11:56Fişlenmiş bir asker olarak Şam'a sürüldü.
00:11:58Bu, yakın gelecekte zorluklar ve mücadeleler, daha sonralarıysa görkemli zaferlerle dolu bir meslek hayatının başlangıcıydı.
00:12:07Henüz 24 yaşındaydı.
00:12:09Şam'daki 3 yıllık sürgün dönemi boyunca Mustafa Kemal, ordudaki yozlaşmaya, imparatorluk ümmetindeki hoşnutsuzluğa tanık oldu.
00:12:23Hepsinden önemlisi, insanların hayatlarını yönlendiren şeriatın onları nasıl köleleştirdiğini ve ilerlemeyi nasıl engellediğini gördü.
00:12:31Şam'da yalnızdı ve çevresindeki koşullardan kaynaklanan baskı ve duyarsızlık nedeniyle depresyon ve uykusuzluğa sürüklendi.
00:12:41Değişimin sadece güçle gerçekleştirilemeyeceğini, bunun için belirli ve sağlam bir yöntem uygulamak gerektiğini anladı.
00:12:48Sürekli okuduğu için bilgi birikimi öyle bir düzeye gelmişti ki şöyle dedi.
00:12:52Şu ana kadar okuduğum filozoflar arasında insanlığın iyiliği için gerçekçi çözümler sunan birine rastlamadım.
00:12:59Diğer subayları ve halka hazırlamak için arkadaşlarıyla beraber vatan ve hürriyet adında gizli bir örgüt kurdu.
00:13:06Parolaları, özgürlüğün olmadığı yerde ölüm ve yıkım vardır.
00:13:10Her türlü ilerleyişin ve kurtuluşun çözümü özgürlüktür şeklindeydi.
00:13:14Üyelerinin çoğu 3. Ordu subaylarından oluşan gizli iddiat ve terakki cemiyeti,
00:13:26Mustafa Kemal'den önce davrandı ve 1908 yılında padişaha karşı ayaklanarak 31 yıl önce feshettiği meşrutiyeti yeniden ilan etti.
00:13:37Örgütünü iddiat ve terakki ile birleştirmek zorunda kalan Mustafa Kemal,
00:13:41Jön Türk devrimi olarak anılacak bu tarihi olayda önemsiz bir rol oynadı.
00:13:48Devrimin ardından Kemal, imparatorluğun Balkanlardaki topraklarının tehlikede olduğunu öne sürdü
00:13:54ve imparatorluğun Avrupa'daki toprakları bırakarak Anadolu'da daha küçük ve daha kolay savunulabilir sınırlara geri çekilmesini önerdi.
00:14:04Komite'nin liderlerinin ciddiye almadığı bu sav, 11 yıl sonra misaki milli olarak anılacaktı.
00:14:1215 yıl sonra ise Türkiye Cumhuriyeti'ne dönüşecekti.
00:14:15Bir yıl sonra padişah ve işbirlikçileri Jön Türklerin ilan ettiği meşrutiyeti yıkmak için bir karşı devrim hareketi başlattı.
00:14:27Mustafa Kemal, isyanı bastırmak için İstanbul'a yürüyen ordunun kurmay başkanlığına atandı.
00:14:35Hareket ordusu olarak adlandırdığı ordunun başındayken, İstanbul halkına ve genel kurmaya gönderdiği iki telgrafta ulus ve ulusal istenç terimlerini kullanıyordu.
00:14:46O güne kadar resmi yazışmalarda kullanılmayan bu kavramlar, onun gelecek için öngördüğü hükümet modelinin habercisiydi.
00:14:53İsyanı bastıran ve bir kukla padişahı tahta oturtan İttihat ve Terakki, ilk kongresini topladı.
00:15:07Mustafa Kemal, ilk siyasi konuşmasını burada yapma fırsatı buldu.
00:15:12Partiyi eleştirerek, askerlerin derhal siyasetten el çekmesi ve din ile devlet işlerinin ayrılması gerektiğini savundu.
00:15:19Bu konuşması ve Selanik barlarıyla kahvelerinde İttihat ve Terakki hakkındaki yeni eleştirileri, komite ile ilişkisinin kesilmesine yol açtı.
00:15:28Yine fişlenmiş bir askerdi ama bu kez hükümet farklıydı.
00:15:32Genç subaylar arasındaki bir güç mücadelesinde yenildi.
00:15:39Çok hırslıydı ancak rakibi Enver ki, daha sonra Enver Paşa olarak anılır, çok daha hırslıydı.
00:15:48İkisi 1908 Jöntürk devriminin ilk günlerinden sonra hep birbirleriyle rekabet halinde oldular.
00:15:55Enver Paşa, Mustafa Kemal'in mesleğinde yükselmesini engelleyebilmek için daima elinden geleni yaptı.
00:16:10Kendini mesleğine veren Mustafa Kemal, askeri kitaplar yazdı, çeviriler yaptı ve Balkanlardan gelecek bir saldırıya karşı imparatorluğun nasıl korunabileceğini planlamaya başladı.
00:16:25Selanik, Picardy ve Trablus'taki görevlerinin ardından çok yetenekli bir askeri stratejist ve komutan olarak nam salmaya başladı.
00:16:35Atatürk çok parlak bir askerdi.
00:16:41Aslarıyla çok iyi anlaşıyordu.
00:16:44Ancak üstleriyle ilişkisinin pek iyi olduğu söylenemez.
00:16:48Ne zaman üstlerinden birinin hata yaptığını görse, bunu hemen söylüyordu.
00:16:53Bu yüzden üst düzey subaylar, onu mümkün olduğunca kendilerinden uzak tutmaya çalıştılar.
00:17:01Trabluskarp ve Balkan savaşlarındaki yenilgilerin ardından imparatorluk, Avrupa ve Kuzey Afrika'daki topraklarının çoğunu kaybetti.
00:17:10Bu durumdan yararlanan üç ittihat ve terakki üyesi, Enver, Cemal ve Talat, ülkeyi altı yıl boyunca demir yumrukla yönetecek bir iktidar oluşturdular.
00:17:20Zulüm ve zorbalığı bitirme iddiasıyla iktidara gelen ittihat ve terakki, Enver liderliğinde oligarşik bir diktatörlüğe dönüşmüştü.
00:17:33Parti ve Enver hakkındaki eleştirilerini sürdüren Mustafa Kemal, Sofia'ya askeri ateşe olarak atandı.
00:17:42Oradayken Sofia'nın diplomatik çevresinin gözdesi oluvermişti.
00:17:49Yakışıklı bir erkekti. Her zaman ön planda olmayı severdi.
00:17:54Bir parti verilecekti.
00:17:55Mustafa Kemal, İstanbul'dan bir yeriçeri üniforması istedi.
00:17:59Bu haliyle Sofia sosyetesinde büyük bir şaşağı yarattı.
00:18:03Mustafa Kemal, Bulgaristan'daki sosyal ortamdan hoşlanmasına rağmen, mesleğinde geldiği noktadan hoşnut değildi.
00:18:12Enver, rütbeleri hızla kırmanmış, general ve savaş bakanı olmuştu.
00:18:16Oysa Mustafa Kemal hala yarbaydı.
00:18:19Avrupa'da sürtüşmelerin artmasıyla Mustafa Kemal, yaklaşan dünya savaşının tehlikesinin farkındaydı.
00:18:27İngiltere'nin ihmali ve Jön Türklerle iş birliği yapmayı reddetmesi üstüne,
00:18:32bir de Alman askeri misyonlarının Osmanlı ordusunun içine girmesi,
00:18:36padişahla Alman kayseri 2. Wilhelm arasında yakınlaşmaya neden oldu.
00:18:41Almanları ve askeri yeteneklerini ciddiye almayan Mustafa Kemal,
00:18:44tarafsız kalınması gerektiğinde diretti ama etkili olamadı.
00:18:48Mustafa Kemal, yıllardır kendini gösterebileceği anı bekliyordu.
00:18:52Birinci Dünya Savaşı ona bu fırsatı verecekti.
00:18:55Mustafa Kemal'in uyarılarına rağmen Osmanlı İmparatorluğu,
00:19:16İngiltere, Rusya ve Fransa'dan oluşan itilaf devletlerine karşı,
00:19:20Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu saflarında savaşa girdi.
00:19:24550 mil uzunluğundaki batı cephesinde bir değişiklik olmamasının ardından,
00:19:30tüm gözler Doğu cephesine çevrildi.
00:19:341914'ün sonlarına doğru Ruslar, Kafkaslar'da büyük baskı altındaydı.
00:19:39Fransız ve İngilizlerden, Türk güçlerini Kafkaslar'dan uzaklaştırmak için bir şeyler yapmalarını istediler.
00:19:45Bu çağrı, Çanakkale Deniz Savaşları'nın ve Gelibolu çıkartmasının başlamasını hızlandıran bir katalizör görevi yaptı.
00:19:51Vincent Churchill'in etkili lobi çalışmalarının ardından,
00:19:575 Şubat 1915'te İngiliz Savaş Komitesi, Çanakkale Boğazı'ndan geçmek ve İstanbul'u işgal etmek için saldırı yapılmasına karar verdi.
00:20:06Bu karardan sadece 3 gün önce Yarbay Mustafa Kemal,
00:20:09Gelibolu'da görev yapacak 19. Tümenin komutanlığına atanmıştı.
00:20:13O sıralar gözden kaçan bu olay, bir savaşın kaderini değiştirecekti.
00:20:21Antik Trova kentinden birkaç kilometre uzakta,
00:20:28Çanakkale Boğazı ve Gelibolu Yarımadası bulunuyor.
00:20:32Bu topraklar, Büyük İskender, Jason ve Argonotlar efsanelerine tanık olmuştu.
00:20:38Boğaz, Ege'yi İstanbul'a, İstanbul'u da Çar Rusya'sının güney bölgelerine bağlıyordu.
00:20:44Napolyon'un tarihi sorusu hala geçerliydi.
00:20:47İstanbul kimin hakimiyetinde olacak?
00:20:5919 Şubat
00:21:01Akdeniz'in o güne kadar gördüğü en büyük deniz gücünü toplayan itiraf güçleri,
00:21:07Çanakkale Boğazı'ndan geçmek için saldırıya başladı.
00:21:10Türk mevzileri ve tabyalarından yoğun bir karşı ateşle karşılaşan itiraf güçleri geri çekildi.
00:21:20Sonraki harekatların da sonuç vermemesinden dolayı sabırsızlanan Winston Churchill,
00:21:25Mart ayında tam kapsamlı bir deniz saldırısı yapılmasını emretti.
00:21:2918 Mal
00:21:40Üç hat halinde boğazlara ilerleyen itiraf devletlerinin gemileri,
00:21:46Türk kıyılarını yoğun top ateşine tuttular.
00:21:48Tam gemiler boğazdan geçecekken saldırganlar için felaket baş gösterdi.
00:21:59Türk tabyalarından gelen yoğun top ateşi altında
00:22:02Fransız Bouvet, İngiliz Irresistible ve Ocean gemileri
00:22:06Nusret Mayın gemisinin bıraktığı mayınlara çarparak battı.
00:22:09Savaşın sonunda 16 ana gemiden 3'ü batmış,
00:22:173'ü de uzun süre hizmet dışı kalacak şekilde hasar görmüştü.
00:22:21Sonuçta hiçbir şey elde edilememişti.
00:22:24Büyük ve güçlü İngiliz donanması,
00:22:27Avrupa'nın hasta adamından büyük bir tokat yemişti.
00:22:3018 Mart tarihinde Çanakkale'yi geçme başarısızlığının ardından
00:22:39Deniz Birlikleri Komutanı Amiral John de Rubeck
00:22:42ve Ordu Komutanı General Hamilton,
00:22:45boğazlardan geçebilmek için
00:22:47boğazın Avrupa yakasına bir çıkartma harekatı yapılması gerektiği sonucuna vardılar.
00:22:54Hamilton ve ekibi,
00:22:56dünya tarihinde 2. Dünya Savaşı'nın Normandiya çıkartmasına kadar
00:23:00en büyük kara çıkartması olarak kalacak olan harekatın planlarını yaptı.
00:23:12Bir ay süren özenli planların ardından itilaf güçleri,
00:23:17savaş gemilerinin yoğun bombardıman desteği altında
00:23:1925 Nisan sabahı Gelibolu'ya çıktı.
00:23:23Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan Anzak güçleri,
00:23:27günümüzde Anzak koyu olarak anılan Arıburnu'na çıkartma yaptı.
00:23:30Ciddi bir Türk direnişiyle karşılaşmayan Anzaklar,
00:23:34Congbayır'ına doğru ilerlemeye başladı.
00:23:39Mustafa Kemal, Yaramaday'ı savunmak için
00:23:42en önemli noktaların Kocaçimentepe ve Congbayır etrafındaki tepeler olduğunun bilincindeydi.
00:23:50Bu noktaların işgal güçlerinin eline geçmemesi gerektiğini biliyordu.
00:23:55Ve bu bilgiyle hareket etti.
00:23:57Mustafa Kemal, Kocaçimentepe'ye geldiğinde,
00:24:00kıyıdaki İngiliz gemileri dışında çok az şey görebiliyordu.
00:24:05Bu yüzden, beraberindeki adamları bıraktı ve tepeden aşağı indi.
00:24:11Congbayır'ında ilerlemekte olan Avustralyalıların önünde kaçan az sayıda askeri gördü.
00:24:15Türk askerlerine geri dönmeleri gerektiğini söyledi.
00:24:19Askerler, cephaneleri kalmadığı yanıtını verdi.
00:24:22Mustafa Kemal, onlara süngü taktırdı ve yere yatmalarını emretti.
00:24:27Bu bile tek başına, Avustralyalıların ilerleyişini tepinin kuzeyinde durdurmaya yetti.
00:24:32Anzaklar durduğunda, Mustafa Kemal'in geride bıraktığı askerleri bölgeye ulaştı.
00:24:49Kendi ön safta çarpışarak askerlerini çatışmaya soktu.
00:25:02Mustafa Kemal, ülkeyi kurtarma fırsatını yakaladığının farkındaydı.
00:25:30Ya dünyaya Mustafa Kemal'in kim olduğunu gösterecek ya da ölecekti.
00:25:35Panetikçe çatışması ve ölmeye hazır oluşu, size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.
00:25:42Biz ölünceye kadar geçecek süre içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir buyruğuyla askerlerin ölüme atılmasını sağladı.
00:25:51Şiddetli çatışmalar ve her iki tarafta yaşanan kahramanlıklarla dolu günün ardından,
00:25:58Anzakların ilerleyişi durduruldu ve Congbayır'ı güvence altına alındı.
00:26:0325 Nisan günü, Mustafa Kemal'in bu mevkileri elinde tutmayı başarması,
00:26:08Congbayır'ı bölgesinde yaşanan savaş açısından bir dönüm noktası olmuştur.
00:26:12Haziranda albay olan Mustafa Kemal, Ağustos'ta tüm Kuzey cephesinin komutasını devraldı.
00:26:249 Ağustos'ta İngilizlere karşı başarılı bir saldırı düzenledi ve Kuzey'den ilerlemelerini durdurdu.
00:26:3010 Ağustos sabahı Congbayır'ında Anzaklara karşı sonucu belirleyen saldırıyı başlattı.
00:26:38Bu sırada gerçekleşen bir olay, Mustafa Kemal'i sonsuza dek değiştirecekti.
00:26:45Savaş sırasında patlayan bir bombadan sıçrayan şarapnel parçalarından biri kalbinin üzerine isabet etti.
00:26:52Ancak şarapnel parçası onun cebindeki saate saplandı ve Mustafa Kemal ciddi bir yara almadı.
00:27:00Yelibolu'daki bu olaydan sonra her zaman içinde hissettiği ölümsüzlük hissi dış dünyada destek bulmuş oldu.
00:27:11Bu olay bir anlamda ona kendi ölümsüzlüğünü kanıtladı.
00:27:16Kendine olan güveni daha da arttı.
00:27:19Sonradan yapacaklarını böylece daha rahat yapabildi.
00:27:22O günden sonra yoğun ateş altında rahat bir şekilde dolaşırken askerleri arasında bir efsaneye dönüşüyordu.
00:27:36Mustafa Kemal'in 9 ve 10 Ağustos'taki saldırılarının ardından itilaf güçlerinin elinde hiçbir stratejik tepe kalmamıştı.
00:27:48Görkemli İngiliz İmparatorluğu Gelibolu'da yenilmişti.
00:27:52Winston Churchill, Amiralliğin 1. Lord'u ünvanını kaybetti.
00:27:55Mustafa Kemal'in şöhreti meslektaşları ve halk arasında yayılmaya başladı.
00:28:01Gelibolu'da oynadığı rolle ilgili olarak İngiliz resmi tarihi şu yorumda bulunuyor.
00:28:06Tarihte nadir olarak tek bir tümen komutanı 3 farklı zamanda sadece çatışmanın değil hatta savaşın belki de bir ulusun kaderini değiştirecek kadar başarılı olmuştur.
00:28:20Nisan ve Ağustos'ta askerleri peşinden nasıl kararlılıkla ve acımasızca sürükleyebildiğini kanıtlamış oldu.
00:28:26İngiliz komutanlarda bu özellik pek yok.
00:28:29Askerlerini onun kadar iyi güdüleyemiyorlardı.
00:28:32O çok daha kararlı bir şekilde davrandı.
00:28:35Bu 3 belirli noktada saldırının yayılma olasılığını en başından engelledi ve çatışmaların gidişatını değiştirdi.
00:28:45Bunu tam 3 kez yaptığı için de savaşın en önemli karakteri olarak karşımıza çıkardı.
00:28:50Mustafa Kemal hükümet tarafından dışlanmış bir subay olarak Gelibolu'ya geldi ve ulusal bir kahraman olarak ayrıldı.
00:29:09Ne yazık ki Gelibolu zaferi kaçınılmaz olanı engellemeye yetmeyecekti.
00:29:20Osmanlı İmparatorluğu'nun ve müttefiklerinin durumu giderek bozuluyordu.
00:29:26Yenilgi artık kesindi.
00:29:28İtilaf devletleri İmparatorluğu paylaşmak için önceden planlar yapmıştı.
00:29:32İtalya, Fransa, İngiltere ve Yunanistan yağmadan pay kapmak için bekliyordu.
00:29:41Gelibolu'daki hizmetlerinin ardından Mustafa Kemal generalliğe terfi etti.
00:29:45Trablusgarp'ta yakalandığı sıtmayla mücadele ederken Doğu cephesinde ordu komutanı olarak Ruslarla ve Güneydoğu cephesinde Allenby'in İngiliz güçlerine karşı savaştı.
00:29:58Ülkenin dört bir köşesinde çok değerli tecrübeler edindi.
00:30:02Aynı zamanda gelecek için daha kesin fikirler oluştu.
00:30:0530 Ekim 1918
00:30:16Osmanlı İmparatorluğu yeni padişah Vahdettin yönetiminde Mondros Adası'nda İngilizlere teslim oldu.
00:30:26İtilaf devletleri hemen ülkenin farklı bölgelerini işgal etmeye başladı.
00:30:30Düşman donanmasının Boğaz'a girdiği gün Mustafa Kemal İstanbul'a döndü.
00:30:37Birinci Dünya Savaşı sırasında yenilmeyen tek Osmanlı komutanıydı.
00:30:43Bunun sonucunda halk arasında çok büyük bir ünü vardı.
00:30:47Müteharekenin imzalanmasının ardından Türkler açısından adil olmadığını ve imzalanmaması gerektiğini söyleyerek bu ününü arttırdı.
00:30:57Boğaz'a demirlemiş düşman gemilerine bakan Mustafa Kemal, geldikleri gibi gideceklerdi.
00:31:06Türk kurtuluş mücadelesi başlamıştı.
00:31:10İtilaf güçlerinin İstanbul'a girişi şehirdeki Rum ve Ermeni azınlıklar tarafından coşkuyla karşılandı.
00:31:23Sultan ve hükümetin iş birliği sayesinde İngilizler başkentin kontrolünü hemen ele geçirdi.
00:31:31Her yerde işgal güçlerinin bayrakları dalgalanıyordu.
00:31:34Suç, had safhaya ulaşmıştı.
00:31:38Ülkenin geleceği belirsizdi.
00:31:41Birkaç ay içinde işgalciler kendi aralarında yeni anlaşmalar imzalarken,
00:31:45Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, müttefiklerin ülkeyi sadece işgal etmekle kalmayıp,
00:31:50bölme niyetinde olduklarını da anlamıştı.
00:31:53Bu sıralarda Türkler açısından umut verici tek ışık,
00:31:57kendi bölgelerinde işgale karşı çıkan bağımsız müdafai hukuk cemiyetleriydi.
00:32:02İstanbul'daki durumun ümitsiz olduğunu anlayan Mustafa Kemal,
00:32:10kurtuluş için başka çözümler aramaya başladı.
00:32:15Balkan savaşlarının Bahriye kahramanı olan Hüseyin Rauf'un,
00:32:18geride kalan askeri güçlerin komutanı Kazım ve Ali Fuat'ın detneğini alan Kemal,
00:32:24kurtuluşun Anadolu'da olduğuna karar verdi.
00:32:26Anadolu nüfusunun büyük bir bölümünü Türkler oluşturuyordu.
00:32:34Türklerin müttefiklere karşı direnebilmesi için,
00:32:37hareketin Türk halkının içinden, yani Anadolu'dan gelmesi gerektiğini hissetti.
00:32:42Direniş böylece örgütlenecekti.
00:32:45İngilizlerin baskısı altındaki padişah,
00:32:48Anadolu'da kalan birliklerin teslim olmasını sağlayacak bir komutan arıyordu.
00:32:52Mustafa Kemal bu iş için gönüllü oldu.
00:32:56Padişah, Mustafa Kemal'e güveniyordu.
00:32:59Mustafa Kemal, Padişah'a güvenmiyordu.
00:33:02Ama Padişah'a yakındı.
00:33:04Türk, ulusal direnişini yönetebilmesini sağlayacak,
00:33:07gerekli göreve atanabilmek için padişahla olan ilişkisini kullandı.
00:33:11Olağanüstü yetkilerle donatılan Mustafa Kemal,
00:33:17Anadolu'daki iki kol orduya komutanlık edebilecek
00:33:20ve beş vilayetin valisine emir verebilecekti.
00:33:24Padişah ve İngilizlerin bu atamadan pişman olmaları uzun sürmeyecekti.
00:33:29Mustafa Kemal, bu yolculuğa çıkmak için hazırlandığı sırada,
00:33:35İngiliz Başbakanı Lloyd George,
00:33:3715 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'e çıkmalarına izin verdi
00:33:42ve onları destekledi.
00:33:48Lloyd George'la gizli dayanışma içinde bulunan Yunanlılar,
00:33:53bunun geçici değil, kalıcı bir işgal olmasını kararlaştırmıştı.
00:33:57Bunu sağlayabilmek için İzmir'de karaya çıktıktan sonra
00:34:01kontrolü el almak yerine orada yaşayan Türkleri ve Musevileri katletmeye başladılar.
00:34:08Böylece Batı Anadolu'da yaşayan diğer Türk ve Musevileri kaçmaya zorladılar.
00:34:21Yunan çıkartmasından dört gün sonra Mustafa Kemal,
00:34:259. Ordu Müfettişi olarak ülkenin Karadeniz kıyısına çıktı.
00:34:31Anadolu için mücadele başlamıştı.
00:34:33O andan itibaren Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı ve Türk ulusunun kaderi bir olmuştur.
00:34:42Hatta daha sonra gerçekleşen ve ölümüne kadar süren olaylar bile o ana dayanmaktadır.
00:34:48Türkler çok zor durumdaydı.
00:34:53Yunanlılar Trakya ve Güneybatı Anadolu'yu işgal etmişlerdi.
00:34:57İtalyanlar Güney Anadolu'yu ve Fransızlar da Kilikya olarak tabir edilen Güneydoğu Anadolu'yu ve Suriye'yi işgal etmişti.
00:35:06Kuzey Doğu Anadolu başka güçlerin elindeydi.
00:35:10Aynı zamanda İngilizler Anadolu'ya uyguladıkları ablukayla dışarıdan yiyecek ithalini engellediler.
00:35:18O sıralarda Anadolu'da tarım neredeyse durma noktasına gelmişti.
00:35:22Üstelik herhangi bir nakliye imkanı yoktu.
00:35:26İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli bütün olanaklardan yoksundu.
00:35:31Mücadele etmek zorunda oldukları bu şartlarda ve karşı karşıya bulundukları güçlükler ışığında hiçbir askeri liderin Atatürk kadar zor şartlarla karşılaşmadığını söyleyebilirim.
00:35:48Yıllar süren savaşların ve merkezi hükümetin ihmalinin ardından Mustafa Kemal'in güvendiği Türk halkı yıpranmıştı.
00:35:57Kendilerini padişahın kulu olarak gören halkı, yüzyıllardır süren rehavetten uyandırmalı ve onları kendi kaderlerini belirlemeye zorlamalıydı.
00:36:09Kemal, direnişin başarılı ve kalıcı olabilmesi için halk tarafından başlatılan ve onaylanan bir mücadele olması gerektiğini biliyordu.
00:36:17Her şey belirli kurallar çerçevesinde ideolojik olarak sağlam temeller üzerine oturtulmalıydı.
00:36:22Döneme göre devrim niteliği taşıyan bu karar Amasya'dan tüm ülkeye duyuruldu.
00:36:29Mustafa Kemal, Ali Fuat, Rauf ve diğer komutanların imzasını taşıyan belge Amasya Genelgesi olarak tarihe geçti.
00:36:36Amasya Genelgesi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın temel taşıdır.
00:36:44Ulus, kendi iradesiyle kendisini kurtarmalıdır.
00:36:47Bu davaya tüm ulus katılacaktır.
00:36:51Onun sloganı ve ilkesi buydu.
00:36:53Mücadele için büyük bir kararlılık, inanılmaz bir çaba ve büyük bir dikkat gerekiyordu.
00:37:02Silah arkadaşları tüm bu özelliklerin sadece Mustafa Kemal'de birleştiğine karar verdi.
00:37:07O döneme göre çok büyük bir karardı.
00:37:11Bu vatansever subaylar kendi kişisel çıkarlarını ve tutkularını bir kenara itti.
00:37:17Hepsi hırslı insanlardı.
00:37:18Türk Treniş Hareketi'ni başarılı kılmak için lider olarak Mustafa Kemal'e ihtiyaç duyduklarına karar verdiler.
00:37:26O sadece en iyi lider değildi.
00:37:29O, mücadeleyi başarıya ulaştırabilecek tek liderdi.
00:37:37Amasya Genelgesi, ayrıca Sivas ve Erzurum'da yapılacak kongreleri de duyuruyordu.
00:37:44Mustafa Kemal liderliğinde, ülkenin dört bir yanındaki köy ve kasabalardan seçilen temsilciler,
00:37:51ulusal düzeyde düzenli bir orduyla yapılacak bir mücadele başlatma kararı aldı.
00:37:57Hiçbir manda ve himaye yönetimi kabul edilmedi.
00:38:01Sivas'ta kendine karşı bir muhalefetin oluşmasından dolayı kongreler Mustafa Kemal açısından kolay geçmedi.
00:38:11Onun hırsını ve batılı yaşam tarzını sorgulayan pek çok kişi, siyasi liderliğinden şüphe ediyordu.
00:38:18Başkaları da mücadelenin onun adıyla özdeşleşmesinden endişe ediyordu.
00:38:22Ayrıca kuşkulanmaya başlayan İstanbul hükümeti ona dönmesini emretmişti.
00:38:28Padişah ve İngilizler artık onu isyancı bir general olarak görüyordu.
00:38:33Ordudan ayrılmak zorunda kalan Mustafa Kemal resmi ünvanından sıyrıldı.
00:38:38Mustafa Kemal artık sivil ve ordusu olmayan eski bir generaldi.
00:38:42Dostu Ali Fuat'a Mustafa Kemal'i tutuklama emri verilmişti.
00:38:46Ali Fuat derhal buna karşı çıktı.
00:38:48Bunun üzerine Anadolu'daki en büyük askeri gücün komutanı Kazım Karabekir aynı emri aldı.
00:38:56Bu Türkiye ve Mustafa Kemal'in yaşamında önemli bir dönüm noktasıdır.
00:39:04Kazım Karabekir onu tutuklayabilirdi.
00:39:07Pek çok şey yapabilirdi ama onun yerine ona buyurun paşam dedi.
00:39:15Askerlerim emrinizdedir.
00:39:18İşte o andan sonra Kurtuluş Savaşı gerçekten başlamış oldu.
00:39:23Kazım'ın desteğini alan Mustafa Kemal, karargahını Ankara'ya taşıyarak orada bir meclis açmaya karar verdi.
00:39:40Mustafa Kemal düzenli ordu kurmak ve mücadelenin esaslarını belirlemekle uğraşırken Yunanlılar Doğu'ya Ankara'ya doğru ilerliyordu.
00:39:57Mustafa Kemal'in Kuvayi Milliye, yani bölgesel yerel güçlerini düzenli bir ordu haline getirmek için Ankara'ya geri çektiği sırada büyük millet meclisinden pek çok kişi Mustafa Kemal'i yenildi diye eleştirmeye başladı.
00:40:14Onlara göre Türkler vatanlarını kaybediyordu ve geri çekilmek yerine durup savaşmalıydılar.
00:40:19Mustafa Kemal açısından durum parlak değildi.
00:40:23Sultan Kuvayi Milliye ile mücadele etmesi için bir ordu yolladı.
00:40:28Ayrıca Padişah'ın Mustafa Kemal'in öldürülmesi çağrısı üzerine Anadolu'nun dört bir yanında isyanlar başladı.
00:40:39Mustafa Kemal çaresizlikten güç aldı.
00:40:42Kararlılığı, özgüveni ve çocukluğundan bu yana süre gelen özgürlük tutkusu yorulmadan, dinlenmeden çalışmasını sağladı.
00:40:51Mecliste sayısız saatler geçirerek vekillere içinde bulundukları durumu ve amaçlarını açıkladı.
00:40:58Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.
00:41:03Ulusumun da aynı özelliklere sahip olmasını şart koşarım.
00:41:07Ben, yaşayabilmek için özgür bir ulusun evladı olmalıyım.
00:41:11Bu sebeple, ulusal bağımsızlık benim için bir hayat meselesidir.
00:41:19Yunan ilerleyişini durduracak düzenli bir ordu kurmak için, dava arkadaşlarıyla birlikte çalışmaya devam etti.
00:41:27İki olay onun hayatının akışını değiştirecekti.
00:41:31Biri kişisel, biri politikti.
00:41:33İstanbul'da yakınlaştığı Fikriye Hanım, onun hasretine dayanamamış ve mücadelesine katılmaya karar verdi.
00:41:48Kahramanına aşık olan, geleneksel değerlere bağlı Müslüman bir kızdı.
00:41:58Ankara'ya geldi, ona eş ve kadın vazifesi görerek bir yuva hazırladı.
00:42:04Fikriye Hanım, Mustafa Kemal'e aşıktı.
00:42:11Mustafa Kemal de bu ilgiden memnundu.
00:42:14Ankara halkı, zaman zaman at binerek Mustafa Kemal'e eşlik eden bu güzel kadını fark etmekte gecikmedi.
00:42:20Evli olmamalarına rağmen mükemmel bir çift gibi görünüyorlardı.
00:42:23En azından Fikriye öyle düşünüyordu.
00:42:26Mustafa Kemal'in ne düşündüğünü ise zaman gösterecekti.
00:42:29Siyasi arenada ise, işgal güçleri 10 Ağustos 1920'de İstanbul hükümetini Sevr Anlaşması'nı imzalamaya zorladı.
00:42:45Sonunda imzalanan anlaşma uygulansaydı, Türklere Orta Anadolu'nun çok küçük bir kesitinde bağımsızlık tanıyacak
00:42:53ve Türklerin yoğun olduğu bölgeleri kurulması planlanan Ermenliğe, Yunan ve Kürt devletlerinin egemenliğine sokacaktı.
00:43:03Mustafa Kemal zamanın geldiğini biliyordu.
00:43:07İnsanları harekete geçirip mücadeleyi sonuna kadar götürmek için gerekli kıvılcımı bulmuştu.
00:43:12Arkadaşlarıyla beraber çabuk ve kurnaz bir şekilde hareket ederek müttefiklerin son ana kadar tepki vermesini önlediler.
00:43:19Savaşın nasıl kazanılabileceğini önceden görmüştü.
00:43:27Bunu çok katı bir şekilde davranarak ve müttefikler arasında ikilik yaratarak başarabilirlerdi.
00:43:34Fransızlarla İngilizler arasında ayrılık yaratmayı başardı.
00:43:38Böylece büyük güçlerin kendisine karşı askeri müdahalede bulunmalarının önüne geçmiş oldu.
00:43:43Siyasi durumu güvence altına alan Mustafa Kemal, Kazım'a Doğu illerini yeni kurulan Ermeni devletinden geri alma emri verdi.
00:43:56Ermenileri yenilgiye uğratan Kemal, Türkiye'nin Doğu sınırlarını geleneksel çizgisine taşıdı.
00:44:01Doğunun güvenceye alınmasıyla artık batıdaki Yunan ilerleyişiyle ilgilenebilirdi.
00:44:08Yunanlılar ve Lloyd George ise onu ve arkadaşlarını hala ciddi bir tehlike olarak görmüyordu.
00:44:13Lloyd George ve etrafındaki bazı politikacılar Mustafa Kemal'in bir pislik, bir haydut, bir asi olduğunu düşünüyordu.
00:44:26Mustafa Kemal mecliste yine eleştiriliyordu.
00:44:31Türklerin İnönü zaferlerine rağmen Yunanlılar Eskişehir'i almış Ankara'ya doğru ilerliyorlardı.
00:44:36Ancak Kemal, Anadolu'nun çok içlerine ilerleyen Yunanlıların, İzmir'deki karargahlarından bir hayli uzaklaştığının farkı.
00:44:46Yunanlıları, Anadolu'da herhangi bir yerde durdurduğumuz an yenilirler demişti.
00:44:52Bir kez sıkıştıklarında savaşa devam etmek için gerekli güçleri kalmayacaktı.
00:44:57Özellikle de müttefiklerden gelen desteğin parça parça azalmasıyla birlikte.
00:45:03Mustafa Kemal de bunu yapmayı büyük bir ustalıkla başardı.
00:45:06Mustafa Kemal herkesten şartsız destek bekliyordu.
00:45:14Hızlı hareket etmeliydi ve yaptıkları sorgulanmamalıydı.
00:45:18Yunanlıların Ankara'ya yaklaşmalarından yararlanarak,
00:45:21meclisi kendine olağanüstü yetkiler vermeye ikna etti.
00:45:25Artık başkumandan olan Mustafa Kemal,
00:45:26görülmemiş bir enerji ve kararlılıkla Türk ordusunu düzenlemeye ve donatmaya başladı.
00:45:32Bütün Türk ulusunu cephede bulunan ordu kadar fikren, hissen ve fiilen hazırlamalıydım.
00:45:40Köyde, evinde, tarlasında bulunan herkes,
00:45:43kendini silahla vuruşan bir asker gibi görmeliydi.
00:45:46Sadece bir orduyu yönetmek ve savaşa hazırlamakla kalmıyor,
00:45:50aynı zamanda yeniden oluşturuyordu.
00:45:52Bunun için Türk halkının onayına ihtiyacı vardı.
00:45:56Yeni kaynaklar yaratmalı ve donanımlar tasarlamalıydı.
00:45:59Ayrıca tüm organizasyonu sıfırdan eğitmeliydi.
00:46:02Benim görüşüme göre, bu büyük bir başarıdır.
00:46:06Mustafa Kemal'in karizmatik liderliği sayesinde,
00:46:10her Türk, bağımsızlığını geri almak için onun etrafında toplandı.
00:46:16Yunan ordusunun Ankara'ya 51 kilometre yaklaşmasıyla beraber,
00:46:19her şey Sakarya nehri kıyılarında yaşanacak olan savaşa bağlıydı.
00:46:24Kemal, orduya kumanda etmek için şahsen orduydı.
00:46:27Orduya şu emri verdi.
00:46:29Hattı müdafaa yoktur.
00:46:30Satı müdafaa vardır.
00:46:32O satı bütün vatandır.
00:46:34Küçük büyük her birlik bulunduğu yerden atılabilir.
00:46:38Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler ona uyamaz.
00:46:42Bulunduğu yerde sonuna kadar direnmek ve dayanmak zorundadır.
00:46:45Ayrıca ondan emir almadan geri çekilen herkesin idam edileceğini belirtti.
00:46:55Mustafa Kemal'in liderliğinde Türkler mücadeleye hazırdı.
00:46:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:47:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:47:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:48:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:48:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:48:04Milli mücadele açısından bir daha ciddi bir tehdit oluşturamadılar.
00:48:09Mustafa Kemal'e meclis tarafından gazi ve maraşallik rütbesi verildi.
00:48:17Şöhreti sadece ülke içinde değil, İngiliz İmparatorluğu'nun doğudaki sömürgelerinde de yayılıyordu.
00:48:22Mustafa Kemal, Anadolu'ya ayak basmasından sonraki iki yıl içinde bir meclis açmış, doğu ve güneydeki Türk topraklarını yeniden ele geçirmiş, müttefiklerin birliğini bozmuş ve Yunanlıları yalnız bırakmıştı.
00:48:38Kendini her zamankinden daha güçlü ve emin hissediyordu.
00:48:44Artık yapılması gereken son şey, Yunanlılara ve onların İngiliz destekçilerine son darbeyi vurmaktı.
00:48:50Asi, artık hayal ettiği kurtarıcı olmak üzereydi.
00:48:53Mustafa Kemal, Yunanlılara karşı nihai saldırıya hazırlanırken hayatı ve Ankara değişiyordu.
00:49:05Yeni kurulan Sovyetler Birliği şehirde büyük elçilik açmıştı.
00:49:09Her yerde yeni binalar inşa ediliyordu.
00:49:12Kemal'e büyük bir bağlılık taşıyan Fikriye, ona sıcak bir ev hayatı sunuyordu.
00:49:17Bu arada ülkenin geleceğini konuşmak için pek çok kişi gece Kemal'in evine geliyordu.
00:49:23Bir gün yemekten sonra evlilik konusunu ortaya atan Fikriye'ye Mustafa Kemal,
00:49:29ben ulusumla evliyim yanıtını verdi.
00:49:34Bir yıl süren dikkatli ve gizli planların ardından Mustafa Kemal,
00:49:3926 Ağustos gününün karar günü olmasını kararlaştırdı.
00:49:44Komutanlarını şaşırtarak Yunanlılara, Afyon'da en güçlü oldukları noktadan saldırmaya karar verdi.
00:49:51İngiliz mühendisler daha önce bu mevzileri geçilmez olarak tanımlamıştı.
00:49:56Askerleri gizlilik içinde toplayan Mustafa Kemal, düşmanı yanıtmak için bazı manevralar tertipledi ve savaşa hazırlandı.
00:50:0326 Ağustos sabahı Koca Tepe sırtlarından saldırı emrini verdi.
00:50:13Zafere kısa sürede ulaşıldı.
00:50:29Türk ordusunun hızlı ve ani saldırısıyla Yunanlılar hazırlıksız yakalanmıştı.
00:50:34Üç gün içinde Yunan cephe komutanı esir alındı ve Türkler Yunanlıların 3 yıl önce kareye çıktığı İzmir'i kurtarmak için ilerlemeye başladı.
00:50:48Askerleri şahsen yöneten ve etrafına özgüven ve enerji saçan Mustafa Kemal,
00:50:5331 Ağustos'ta Yunanlıların Bizans'ı yeniden kurma hayalleri olan Megalo İdeası'nı tarih sayfalarına gömmüştü.
00:51:04Geri çekilen Yunan ordusunu amansız bir şekilde takip eden Türk ordusu, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi.
00:51:13Türklerin İzmir'e girmesiyle beraber Lloyd George iktidardan düştü ve siyasi hayatı da son buldu.
00:51:24Diplomatik çevrelere yakın Doğu için planlarını yeniden gözden geçirdiler ve bölgede Yunanistan'ın değil,
00:51:31Türkiye'nin güçlü unsur olduğu yönündeki anlayışa geri döndüler.
00:51:37Yunanistan'da ise bir ihtilal oldu, başbakan ve bazı generaller idam edildi.
00:51:42Sonunda da krallık devrildi.
00:51:46Kurtarıcı olarak kabul edilen Mustafa Kemal, ülkenin en güçlü ve en saygın insanıydı.
00:51:53Ona Osmanlı Hanedanlığı'nın tahtına oturması, padişah ve halife ünvanları teklif edildi.
00:52:00Onunsa başka planları vardı.
00:52:05Mustafa Kemal, eline geçen ilk fırsatta saltanatı kaldırma niyetindeydi.
00:52:10Bu fırsatı ona yine itilaf devletleri sunacaktı.
00:52:14Hem padişah hükümetini hem de Ankara'daki hükümete davet çıkararak anlaşmayı görüşmek üzere Lozan'a ortak bir heyet göndermeleri çağrısında bulundular.
00:52:26Herkesi yendikten sonra Mustafa Kemal'in Türkiye hükümetini düşmanlarla işbirliği yapan İstanbul hükümetiyle paylaşmaya niyeti yoktu.
00:52:36Durumdan yararlanan Mustafa Kemal, halkı temsil eden ve onun iradesiyle hareket eden tek hükümetin Ankara hükümeti olduğu konusunda milletvekillerini ikna etti.
00:52:48Vekillerin dini duygularını rencide etmek istemeyen Mustafa Kemal, saltanatla halifeliğin birbirinden ayrılmasını ve saltanatın kaldırılmasını teklif etti.
00:52:58Bunun üzerine ateşli tartışmalar yaşandı. Bir noktada tartışmalar öyle bir hal aldı ki Mustafa Kemal bu öneri kabul edilmezse bazı kelleler gider demek zorunda kaldı.
00:53:09Bu kadarı yetmişti. Saltanat kaldırıldı.
00:53:16İki başlı hükümet durumuna son veren Mustafa Kemal, dikkatini Lozan Barış Konferansı'na verdi.
00:53:22Yeni atadığı Dışişleri Bakanı İsmet Bey, bu konferansta Türkiye'yi temsil ediyordu.
00:53:28Mustafa Kemal'den aldığı kesin emirler doğrultusunda hareket eden İsmet Bey, itilaf devletlerine eşitlik ve saygı isteyen yeni bir hükümetle karşı karşıya olduklarını açıkça anlattı.
00:53:41Aylar süren görüşmelerin ardından, Türk heyeti siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda tam bağımsızlık elde etti.
00:53:49Türkiye'nin sınırları, küçük değişiklikler dışında Mustafa Kemal'in 1907 yılında çizdiği ve daha sonra Misaki Milli olarak adlandırdığı sınırlarla aynıydı.
00:54:01Diplomasi ve siyasetteki bu baş döndürücü tempo arasında Mustafa Kemal'in özel hayatı büyük bir karmaşa içindeydi.
00:54:09Büyük taarruzu yönettiği sıralarda vereme yakalanan Fikriye'yi Ankara'da bırakmış ve İzmir'de Latife adında genç bir kadınla tanışıp ondan etkilenmişti.
00:54:19Şimdi, iki kadın arasında bir seçim yapmak zorundaydı.
00:54:27Fikriye, Mustafa Kemal'i seviyordu.
00:54:32Onun için bir yuva hazırladı.
00:54:34Ancak Fikriye, onun yeni Türk kadını için öngördüğü modele uyma oldu.
00:54:39Batı tarzında eğitim almış olan, Batı dillerini konuşan ve güçlü bir iradeye sahip olan Latife Hanım, bu modele daha uygundu.
00:54:52Tedavi için Fikriye'yi İsviçre'ye gönderen Mustafa Kemal, Latife Hanım'a ona olan ilgisini açıkladı.
00:54:59Kısa bir süre sonra evlendiler.
00:55:00İlk başlarda beraber dolaşıyor ve ülkeyi geziyorlardı.
00:55:06Böylece onu, genç Türk kadınları için öngördüğü örnek olarak herkese gösterebiliyordu.
00:55:13Fikriye, Atatürk'ün evliliğini öğrendiğinde İsviçre'deydi ve Ankara'ya döndü.
00:55:20Burada, Atatürk'e armağan olarak aldığı tabanca ile intihar etti.
00:55:30Fikriye'nin ölümü, onda bazı duygusal sıkıntılara yol açsa da, bu durumu kısa sürede atlatmasını bildi.
00:55:40Hoş olmayan pek çok durumu kısa sürede atlatmasını bildiği gibi.
00:55:47Siyasette Mustafa Kemal için yine zor bir dönem başlıyordu.
00:55:51İnsanlar, saltanatın kaldırılmasından dolayı tepkilerini gösteriyor ve eski dostlar düşmanca davranıyordu.
00:55:58Halife'ye verdikleri destek, ona geriye tek bir seçenek bıraktı.
00:56:0929 Ekim 1923
00:56:12Meclis oturumuna katılan Mustafa Kemal, Cumhuriyet'in ilanı için bir oylama yapılacağını duyurdu.
00:56:22Milletvekillerine mevcut çelişkili durumdan tek çıkışın, Cumhuriyet'in kabulü olduğunu açıklayan Mustafa Kemal, önerisinin kabul edilmesini sağladı.
00:56:30Türkiye, artık Türkiye Cumhuriyeti olarak anılıyordu.
00:56:36İlk Cumhurbaşkanı da Mustafa Kemal'di.
00:56:39Hem devletin, hem de ülkedeki tek siyasi partinin başındaydı.
00:56:43İsmet Bey, Başbakan olarak atandı ve Ankara yeni başkent oldu.
00:56:47Sıra halifelikteydi.
00:56:54Türkiye'nin başka ülkelerdeki medeniyet seviyesine ulaşabilmesi için layıkleşmesi gerektiğini biliyordu.
00:57:03İnsan aklının üstünlüğüne inanıyordu.
00:57:06Türkiye'nin insanoğlunun gelişimi içindeki yerini almasını istiyordu.
00:57:10Bunun için ulaşmaya çalıştığı şey, bilimdi.
00:57:14Yıllar boyunca halifelik ve efkaf ve şer'iye vekaletleri ülkeye bilgi akışının önünde durmuşlardı.
00:57:22Türkiye'nin ilerleyebilmesi için bunların kaldırılması gerekiyordu.
00:57:26Mustafa Kemal, dikkatli planların ardından 1924 yılının 3 Mart günü harekete geçti.
00:57:32Birkaç saat içinde meclisi, halifeliğin kaldırılması ve 600 yıl süren Osmanlı hanedanlığına son vermesi konusunda ikna etti.
00:57:42Bu oldukça önemliydi.
00:57:45Çünkü sonuçta dinle devlet işlerinin ayrılması ve devletin sağlam temelleri oturtulması anlamına geliyordu.
00:57:52Herhangi bir şekilde, herhangi bir yerde dini vecibelerin yerine getirilmesini engellemedi.
00:57:58İnsanların neye inandığı onun için önemli değildi.
00:58:01Onun için camiye gidip gitmemeleri, layık devlete karşı gelmedikleri sürece fark etmiyordu.
00:58:07Türk halkına verilen en büyük özgürlük devletin layıkleştirilmesiydi.
00:58:15Mustafa Kemal, gerici güçlere saldıran ve onları yenen ilk lider olmuştu.
00:58:21Uygarlığa giden yol açılmıştı.
00:58:25Neden ben bu kadar yıllık bir yüksek öğretim gördükten,
00:58:27uygar yaşamı ve toplumu inceledikten ve özgürlüğü elde etmek için
00:58:32hayatımı ve yıllarımı harcadıktan sonra cahillerin seviyesine ineyim?
00:58:37Onları kendi seviyeme çıkartırım.
00:58:39Ben onlara değil, onlar bana benzesin.
00:58:41O gerçekten takip edilecek bir insandı.
00:58:47Sadece emirlerine saygı duyulacak biri değil.
00:58:52Bağlılığı ve inanılmayı hak eden bir insandı.
00:58:57Halkın desteğiyle Mustafa Kemal,
00:59:04Türkiye'yi yüzyıllardır süren geleneklerin sarsılacağı bir reform döneminin içine sokmak üzereydi.
00:59:11Kemalist devrim başlamıştı.
00:59:13Mustafa Kemal, Türk ulusunun hem görünüşüyle hem de düşünceleriyle modernleşmesi gerektiğine inanıyordu.
00:59:29Dini kıyafetler ve fes, gericilikle çağdaşlık arasında şeklende olsa bir engeldi.
00:59:36Anadolu'daki çoğu muhafazakar şehri kapsayan bir yurt gezisine çıkan Mustafa Kemal,
00:59:43şapkayı tanıttı ve uygarlaşmanın simgesi olarak insanları şapka giymeleri için ikna etti.
00:59:55Ayrıca ölülerden ve yatırlardan medet ve merhamet umma şeklindeki eski gelenekleri eleştirdi.
01:00:02Dönüşünden sonra din görevlileri dışındaki insanların dini kıyafetler giymesi yasaklandı.
01:00:10Ayrıca tekkeler ve türbeler kapatıldı.
01:00:16Dokuz gün süren yolculuğu boyunca toplumun geleneksel ve göreneksel temelini yerinden oynatmayı başarmıştı.
01:00:23Bunun yerine yeni bir temel koymaya hazırdı.
01:00:26Ne yazık ki siyasetteki başarısına rağmen evinde sorunlar yaşıyordu.
01:00:35Latife ile olan ilişkisi büyük bir hızla kötüye gidiyordu.
01:00:41Latife Hanım, Mustafa Kemal'in herhangi birisi, özellikle karısı tarafından kontrol edilebilecek biri olmadığı gerçeğini pek kavrayamamıştı.
01:00:49Mustafa Kemal'in alışkanlıkları, güvenli bir aile hayatını destekler nitelikte değildi.
01:00:55Çok çalışıyordu.
01:00:57Çalışmalar gece geç saatlere dek sürüyordu.
01:00:59İnsanlar, geceleri sık sık Çankaya'ya geliyordu.
01:01:03Bu insanlarla buluşur, ne tür reformların gerektiğini tartışır ve onların katılımını talep eder, önerilerini dinlerdi.
01:01:10Bu toplantılar sabah dörde beşe kadar sürerdi.
01:01:13Bu tür bir yaşam tarzı evlilik hayatı açısından pek uygun sayılmazdı.
01:01:17Nihayet evlilikleri boşanmayla sona erdi.
01:01:21Evlilikleri yaklaşık iki buçuk yıl sürmüştü.
01:01:25Bir daha asla evlenmedi.
01:01:27Mustafa Kemal'in içgüdüleri eski döneme aitti.
01:01:31Ancak düşünceleri moderndi.
01:01:33Mantık olarak kadınların gelişmesini, çağdaşlaşmasını istiyordu.
01:01:37Böylece Türkiye, gelişmiş ülkelerin seviyesine daha hızlı ulaşacaktı.
01:01:44Ancak özel hayatına baktığımızda, kadınlara eşit davranmakta zorluk çektiğini görüyoruz.
01:01:50Kendi evliliği biterken Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğu döneminde hiçbir hakları olmayan ve sosyal hayata katılmaları yasak olan kadınların gelişmesi için çok sayıda reform başlattı.
01:02:08Atatürk'ün ideali kadınlarımızı da çağa uygun bir şekilde giyinmelerine ve yetişmelerine her sahada onların bir meslek sahibi olmalarını istiyordu.
01:02:20Mustafa Kemal'in güçlü önderliği ve desteğiyle kadınlar, Cumhuriyetteki günlük hayatta giderek daha etkin oldular.
01:02:301926 yılında çok eşliliği yasaklayan ve kadınlara evlilikte eşit haklar tanıyan İsviçre Medeni Hukukunu Türkiye Cumhuriyeti'ne uyarladı.
01:02:48Kararlılığı ve azmi sayesinde Türk kadınları, 1934'te Fransızlardan 11 yıl önce seçme ve seçilme hakkını kazanmıştı.
01:02:591935 yılına gelindiğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 17 kadın milletvekili vardı.
01:03:05Türk kadınları olarak, özellikle biz kadınlar, Atatürk'e çok şey borçluyuz.
01:03:11Biz haklarımız için mücadele etmedik. Onlar bize Atatürk tarafından verildi.
01:03:15Ancak reformlardan herkes memnun değildi.
01:03:20Halifeliğin destekleyicileri, Mustafa Kemal ve ülkenin yanlış yolda ilerlediğini düşünüyorlardı.
01:03:26Mustafa Kemal'e yakın olan başkaları ise, hak ettikleri terfileri alamadıklarına inanıyordu.
01:03:32Bu hoşnutsuzluğun artması üzerine bazı muhalifler, 1926 yılında İzmir gezisi sırasında Mustafa Kemal'e bir suikast planladılar.
01:03:42Bir muhbir sayesinde suikastçiler harekete geçemeden yakalandı.
01:03:55Mustafa Kemal, İzmir'e zarar görmeden girdi.
01:03:59Ancak öfkeliydi.
01:04:00İzmir suikast gelişimi, onun kendi ölümsüzlük duygusu açısından bir tehditti.
01:04:12Adamı yanına getirtti.
01:04:14Kendini ona tanıttı.
01:04:16Ve ben Mustafa Kemal'im, beni öldürmek istedin dedi.
01:04:19Ona tabancasını verdi ve hadi ateş et dedi.
01:04:22Tabi ki adam cesaret edemedi.
01:04:24Ancak Mustafa Kemal, ölümsüzlük duygusunu yeniden eski haline getirmek için,
01:04:29hayatına karşı bu girişimle, yani böyle bir suikastle bu şekilde yüzleşmek zorundaydı.
01:04:40İzmir davalarının ardından, suikast girişimiyle ilgisi olan 13 kişi, halkın gözü önünde asıldı.
01:04:47Tüm işbirlikçiler ve reformla cumhuriyet karşıtları susturulmuştu.
01:04:58İşbirlikçilerin yoldan çekilmesiyle Mustafa Kemal, dikkatini kadınların gelişmesinden, akılların gelişmesine çevirdi.
01:05:07Okuma-yazma oranının yüzde 8 olduğu bir ülkede, demokrasinin gelişebilmesi için cehaletin yenilmesi gerektiğini biliyordu.
01:05:14Bunun, öğrenilmesi kolay ve ülkeye bilgi akışını sağlayacak yeni ve kullanışlı bir alfabeyle yapılması gerekiyordu.
01:05:26Uzmanlar, Latin alfabesine geçiş için 5 yıl gerektiğini belirttiğinde, Mustafa Kemal, bu ya 3 ayda olur ya da hiç olmaz şeklinde emretti.
01:05:35Eğitimi destekleme hevesi çok kişiseldi.
01:05:42Sanırım kendi aldığı eğitimin değerini biliyordu.
01:05:47Bu eğitim sayesinde, cahil insanlar sınıfından aydın ve yönetici sınıfına yükselmişti.
01:05:55Karizmasını ve ikna gücünü kullanan Mustafa Kemal, yeni alfabeyi öğrenmenin ve öğretmenin ulusal bir görev olduğu konusunda Türk halkını ikna etti.
01:06:10Bir kara tahtayla ülkenin dört bir yanına gitti ve yeni alfabeyi öğretti.
01:06:15Türk eğitim reformu başlamıştı ve baş öğretmen Mustafa Kemal'di.
01:06:20Öyle şevkliydi ki, en sevdiği insanlar ülkenin öğretmenleriydi.
01:06:30En çok ziyarete gittiği yerler okullardı.
01:06:35Hevesi bazen o kadar ileriye gidiyordu ki, başarılı olacağına şahsen inandığı bazı öğrencileri,
01:06:42ülke içinde hatta ülke dışında burslu yüksek eğitim için seçiyordu.
01:06:50Eğitim sadece sınıflarla kısıtlı değildi.
01:06:55Halk evleri olarak anılan bir kurum kuran Mustafa Kemal, reformları ülkenin uzak köşelerine kadar yaymayı amaçlıyordu.
01:07:03Halk evlerinde tiyatrodan edebiyata ve tarihe kadar çeşitli alanlarda hizmet veriyordu.
01:07:10Halk evleri ve eğitim reformları sayesinde özgürlükle bilginin ışığında yeni bir Türk nesli yetişmeye başladı.
01:07:19Bu yeni bir çağın, yüzyıllar süren cehaletten uyanmanın başlangıcıydı.
01:07:31Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk ulusu denir diyen Mustafa Kemal,
01:07:43yüzyıllardır Osmanlı İmparatorluğu'nun dini yönetiminde benliklerini bastırmak zorunda kalan Türk halkından bahsetmiştir.
01:07:53Ülkeyi layıkleştiren Mustafa Kemal, ülkenin birliğini koruyabilmek için daha yeni ve daha etkili bir harca ihtiyacı olacağının farkındaydı.
01:08:02Mustafa Kemal kendini tarih ve dil araştırmalarına verdi.
01:08:08Böylece halkın gurur duymasını sağlayacak Türk tarihiyle ilgili bilgiler bulmayı amaçlıyordu.
01:08:14Türk Dil ve Tarih Kurumu'nu kurdu ve çalışmalarına şahsen katıldı.
01:08:19Onun çabaları sayesinde Türkiye'deki Türkler kendilerini ve atalarını tanımaya başladı.
01:08:25Mustafa Kemal'in çabaları sayesinde Türkiye halkının benlik duyguları ve özgüvenleri gelişti.
01:08:31Bunu en iyi şekilde yine Mustafa Kemal ifade etti.
01:08:35Türk, öğün, çalış, güven.
01:08:40Hepimiz öyle bir özgüvenle yetiştik, yetiştirildik ki bunu bizden almak hala imkansız bir şeydir.
01:08:50Bu ulusal kimlik bize o büyük insan tarafından verildi.
01:08:56Zaten bizim ulusal kimliğimiz oydu.
01:09:03Soyadı kanunu çıkarıldığı zaman Mustafa Kemal'e Atatürk, Türklerin babası soyadı verildi.
01:09:15Yapılan işler çok ciddiydi ama Mustafa Kemal eğlenmesini de biliyordu.
01:09:22Çok iyi bir espri anlayışı vardı.
01:09:24İnsanları iş dışında etkinliklere katarak iş yüklerini hafifletmeye çalışıyordu.
01:09:30Atatürk'ün yaşadığı dönemde Türkiye'de hiç sıkıcı bir an yaşanıyordu.
01:09:35Atatürk herhangi bir evde, herhangi bir parti, restoran ya da gösterilen herhangi bir filmde ansızın görünebilirdi.
01:09:41Herhangi bir zaman önceden ayarlamadan ve haber vermeden gelebilirdi.
01:09:46Hem eğlenceye hem de işe zaman ayırabilme yeteneği sayesinde durmak bilmeden çalışabiliyor ve işine konsantre olabiliyordu.
01:09:561930'ların başında Türkiye hızla gelişmeye başlamıştı.
01:10:04Atatürk nihayet eserini, dikkatlerini bu yeni cumhuriyete çevirmiş olan dünyaya tanıtmaya hazırdı.
01:10:11Onu ziyarete gelen sayısız yabancı konuk arasında Galler Prensi, Ürdün Kralı ve Amerikan ordusunun genelkurmay başkanı General Douglas MacArthur da vardı.
01:10:26Nazi Almanyası ve İtalya tehdidinin farkında olan Atatürk, 1932'de MacArthur'la yaptığı görüşmede 2. Dünya Savaşı'nın çıkacağını öngörmüştü.
01:10:38Gelişmekte olan tehlikeye karşı önlem olarak dış politikasını tüm komşu ülkelere açıkladı.
01:10:45Türkiye'nin bir karış yabancı ülke toprağında gözü yoktur. Ancak kendi topraklarının bir karışını bile vermeyecektir.
01:10:53Barışı sağlamak için eski düşmanlarıyla dost olması gerektiğini biliyordu.
01:11:00Yunan Başbakanı Venizelos'ta yaptığı çalışmalar sayesinde Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavia arasında bir Balkan Paktı imzalandı.
01:11:09Ülkenin batı sınırlarını güvence altına alan Atatürk doğuya döndü ve İran, Irak ve Afganistan'la Sadabat Paktı'nı imzaladı.
01:11:20Venizelos tarafından Nobel Barış Ödülüne aday gösterilen Atatürk'ün, barış isteyen bir lider olarak şöhreti ülke dışında giderek yayılıyordu.
01:11:29Tüm bu şöhrete ve etrafındaki onca insana rağmen Atatürk yalnızdı.
01:11:42Çocukları seven ve düzenli bir aile hayatı yaşatmaya çalışan Atatürk, sekiz kız çocuğu evlad edildi.
01:11:49Bu genç kadınların Türk gençliği için örnek olmasını istiyordu.
01:11:57Onların hayatının her yönüyle ilgileniyordu.
01:12:01Eğitimleri, giyim tarzları, katıldıkları sporlar ve seçtikleri kariyerleri.
01:12:08Bu kızların hayatları onun projeleriydi.
01:12:12Ben önce zaten bu mesleğe girdiğim zaman öyle bir eğlence gibi geldi bana.
01:12:18O şekilde böyle kabul ettim belki de.
01:12:21Sonra baktım Atatürk fevkalade ilgileniyor.
01:12:23O kadar ilgileniyor ki o zaman aklım başıma geldi.
01:12:27Dedim ki mademki böyle Atatürk bunu istiyor.
01:12:30Ben mahcup olmayayım ona karşı.
01:12:32Milletime karşı da olmalı.
01:12:34Daha ciddi bir tavır takındım.
01:12:37Daha ciddi çalıştım.
01:12:38Ve işte nihayet sonunda havacı oldum.
01:12:41Son yıllarında evlat edindiği en küçük kızı Ülkü onun ilgisinin ve sevgisinin odağı oldu.
01:12:53Atatürk ülküyü hiç bırakmazdı.
01:12:55Ülkü hep sorardı ne olmak istiyorsun diye.
01:12:57Ve Ülkü sanatkar olmak isterdi.
01:12:59Onu hep teşvik ederdi.
01:13:00Bak benim kızım büyüyecek, sanatkar olacak, ne kadar iyi olacak gidip onu ben seyredeceğim, alkışlayacağım diye.
01:13:07Hep böyle onu teşvik ederdi.
01:13:091936 yılına gelindiğinde ülke kendi başına ilerleyebilecek duruma gelmişti.
01:13:16Cumhurbaşkanlığı köşküne çekilen yorgun Atatürk zamanının büyük bir bölümünü dil ve tarih çalışmalarına ayırdı.
01:13:29Mutlu olup olmadığını soran bir gazeteciye Atatürk mutluyum çünkü başardım yanıtını vermişti.
01:13:37Türk halkı önderleri ve gelecekleri için şevkle ve büyük bir kararlılıkla çalışıyordu.
01:13:46Halk Atatürk'e olan sevgisini konuşarak ve tartışarak değil, büyük bir azimle ülkeleri için çalışarak ve vatandaşlık görevlerini yerine getirerek gösteriyordu.
01:14:02Selanikli bir gümrük memurunun oğlu Mustafa gerçekten başarmıştı.
01:14:08Yıllar süren düzensiz uyku alışkanlıkları, düzensiz beslenme, yorucu çalışmalar ve alkol yüzünden Atatürk'ün sağlığı 1937 yılında hızla bozulmaya başladı.
01:14:27Siroz olan Atatürk, yenilmeye mahkum olduğu tek savaşa girişti.
01:14:33Türk ulusu nefesini tutarken, Türk ve yabancı doktorların çabalarına rağmen sağlık durumu giderek kötüleşti.
01:14:40Korkulan an, 10 Kasım 1938 yılında yaşandı.
01:17:47Yapılan işler açısından bakıldığında Atatürk kadar yetenekli ve başarılı olan hiç kimse yok.
01:17:56Ölüm onu yıllar önce Türk ulusundan ayırsa da günümüz Türkiye'si hala Atatürk'ün Türkiye'sidir.
Yorumlar