Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Dede ile Torun

Yokluğun ortasında sevgiyle büyüyen çocukların, sabırla ve umutla yaşayan bir dedenin öyküsü.

Kasabanın dar sokaklarında ağır adımlarla yürüyen yaşlı bir dede vardı. Omuzları çökmüş, yüzünde yılların çizgileri birikmişti. Ama gözlerinde hâlâ bir ışık, bir umut parlıyordu. Çünkü evde onu bekleyen üç küçük torunu vardı.
Her sabah erkenden fırına uğrar, elindeki birkaç bozuk parayı titreyen elleriyle uzatırdı. Çoğu zaman parası taze ekmeğe yetmezdi. Fırıncı, onun halini bilir, bayat ekmekleri torbasına koyardı. Dede ise teşekkür ederek torbasını alır, içindeki ekmekleri sanki bir hazineymiş gibi saklardı.
Evde torunları sofranın etrafında toplanır, dedenin getirdiği ekmekleri bölüşürlerdi. Çayın buharı ve ekmeğin kokusu, yokluğun ortasında bir bayram sevinci gibi olurdu. Dede, kendi payını küçültür, torunlarının gözlerindeki sevinci izlerdi.
Okul dönüşü Torunlar çantalarıyla kapıdan içeri girer, dede onları karşılar. “Bugün ne öğrendiniz bakalım?” diye sorar, çocukların anlattıklarıyla gururlanır.
Dede, bazen torunlarına sürpriz yapmak için önceden hazırlar sevdikleri şekerlerden alır. Küçük torbalara paylaştırır açtıklarında gözlerindeki mutluluk, dedenin yorgunluğunu unutturur.
Bazı Kış gecelerinde Sobanın etrafında toplanıp ekmek kızartırlar. Dede, torunlarına eski günlerden hikâyeler anlatır. Çocuklar hem ekmeğin kokusunu hem dedelerinin sözlerini dikkatle dinlerlerdi.
Hayat ona ağır yükler bırakmıştı: evlatlarını kaybetmiş, torunlarına hem anne hem baba olmuştu. Ama o, az parayla, kısıtlı imkânlarla bile torunlarını doyurmayı bir görev değil, bir sevgi borcu olarak görüyordu.
Kasabanın insanları bazen onun halini konuşur, bazen sessizce izlerdi.
Torunlarının için önemli olan tek şey, karınlarının doyması ve yüzlerinde gülümsemenin hiç eksik olmamasıydı. Dede torunlarıyla olan paylaşımından çok mutluydu.
Bir başka hikâyede buluşmak umuduyla çocuklar
Hoşça kalın

Yazan
Seslendiren
video
Aynur Avcı
Aynur’dan Masallar

Kategori

🎵
Müzik
Döküm
00:00DEDE İLE TORU
00:06Yokluğun ortasında sevgiyle büyüyen çocukların,
00:12Sabırla ve umutla yaşayan bir dedenin öyküsü.
00:19Kasabanın dar sokaklarında ağır adımlarla yürüyen yaşlı bir dede vardı.
00:25Omuzları çökmüş, yüzünde yılların çizgileri birikmişti.
00:32Ama gözlerinde hala bir ışık, bir umut parlıyordu.
00:38Çünkü evde onu bekleyen üç küçük torunu vardı.
00:45Her sabah erkenden fırına uğrar, elindeki birkaç bozuk parayı titreyen elleriyle uzatırdı.
00:54Çoğu zaman parası taze ekmeğe yetmezdi.
00:59Fırıncı onun halini bilir, bayat ekmekleri torbasına koyardı.
01:05Dede ise teşekkür ederek torbasını alır, içindeki ekmekleri sanki bir hazineymiş gibi saklardı.
01:17Evde torunları sofranın etrafında toplanır, dedenin getirdiği ekmekleri bölüşürlerdi.
01:23Çayın buharı ve ekmeğin kokusu yokluğun ortasında bir bayram sevinci gibi olurdu.
01:34Dede kendi payını küçültür, torunlarının gözlerindeki sevinci izlerdi.
01:41Okul dönüşü torunlar çantalarıyla kapıdan içeri girer, dede onları karşılar.
01:52Bugün ne öğrendiniz bakalım diye sorar.
01:56Çocukların anlattıklarıyla gururlanır.
01:59Dede bazen torunlarına sürpriz yapmak için önceden hazırlar, sevdikleri şekerlerden alır, küçük torbalara paylaştırır.
02:11Açtıklarında gözlerindeki mutluluk dedenin yorgunluğunu unutturur.
02:19Bazı kış gecelerinde sobanın etrafında toplanıp ekmek kızartırlar, dede torunlarına eski günlerden hikayeler anlatır, çocuklar hem ekmeğin kokusunu hem dedelerinin sözlerini dikkatle dinlerlerdi.
02:40Hayat ona ağır yükler bırakmıştı, evlatlarını kaybetmiş, torunlarına hem anne hem baba olmuştu.
02:55Ama o az parayla, kısıtlı imkanlarla bile torunlarını doyurmayı bir görev değil, bir sevgi borcu olarak görüyordu.
03:07Kasabanın insanları bazen onun halini konuşur, bazen sessizce izlerdi.
03:18Torunlarının için önemli olan tek şey karınlarının doyması ve yüzlerinde gülümsemenin hiç eksik olmamasıydı.
03:30Dede torunlarıyla olan paylaşımından çok mutluydu.
03:37Bir başka hikayede buluşmak umuduyla çocuklar, hoşçakalın.

Önerilen