00:00MÜZİK
00:30Süleyman Hilmi Tunahan, Kur'an aşığı gönülleriydi.
00:51İslam'a, hizmete adanmış çile dolu ömür.
00:55Devrimizin sözde kimi alimleri gibi, bir eli yağda, diğer eli balda değildi.
01:041924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu'yla medreseler ve diğer dini eğitim müesseselerinin kapatılmasına karar verilmişti.
01:16Böylelikle dinin klasik medrese usulüne uygun olarak okutulması yasaklanmıştı.
01:21Süleyman Hilmi Hazretleri bu vaziyet karşısında büyük bir azim ve gayretle usulüne uygun olarak aynı tedrisatı devam ettirmek istemişti.
01:31Bu hususta çareler aramaya başlamıştı.
01:35Müderrisler Cemiyeti'nin lav ve fesh edilmesine dair gelen emir üzerine de bir toplantı yapılmıştı.
01:41520 kadar dersiyamın bulunduğu o toplantıda bir ışığımla yerinden kalktı, söz aldı, ardından o mübarek ağzından şu sözler döküldü.
01:53Arkadaşlar, medreseler lağvedildi.
01:57Bu vaziyet karşısında milletin dini ne olacak?
02:00Buradan dağılmadan aramızda bir karar alalım.
02:03Biz 520 dersiyamız.
02:05Her birimiz memleketin bir köşesinden gelmişiz.
02:09Bizler ilim adamları olarak bu milletin dini ihtiyacını daha 50 yıl karşılarız.
02:14Memleketlerimize dönünce ikişer talebe bularak onlara Allah'ın ilmini okutup dinini öğretecek olursak bu talebeler 50 sene daha bu milletin dinine kâfi gelirler.
02:26Zaten her 100 senenin başında Allah-u Zülcelal'in bir müceddit göndereceği hadis-i şerifle haber verilmiştir.
02:33Bunu yapmazsak huzur-u ilahide yakamızı mesuliyetten kurtaramayız.
02:38Çile dolu yıllar
02:401930 ve 1940'lı yıllar
02:44Yani daha çok milli şef olarak adlandırılan İsmet İnönü dönemi.
02:49İslam'a mesafeli, baskıcı, despot bir yönetim vardı.
02:54Müslümanlar adeta nefes alamaz hale getirilmişti.
02:57Anne, uludur, anne, uludur
03:06Baskının doruk noktaya ulaştığı bu dönemde ezan dahi Türkçe okutuluyordu.
03:14İşte böyle bir ortamda Süleyman Hilmi Tunahan ortaya çıktı.
03:21Korkmadan bildiğini haykırdı.
03:23Kur'an eğitimi yasaktı.
03:25Ama davasından dönmedi.
03:27İslam uğruna büyük bir mücadele veriyordu.
03:29İlk önce sadece yaşlı insanların katıldığı derslere yavaş yavaş gençler de ilgi duymaya başlamıştı.
03:37Gedikpaşa'daki Azakzade Apartanı'nın bodrum katında gizlice yapılan dersler Kur'an'dan koparılmaya çalışılan halkın büyük ilgisini çekmişti.
03:47Tunahan Hoca Efendi'nin sohbetleri artık Gedikpaşa'nın dışına çıkmıştı.
03:52Topçular, Kısıtlı ve Şehzade başında gizli gizli yeni dershaneler açılmıştı.
03:57Ancak Tunahan'ın bu faaliyetleri dönemin İçişleri Bakanı'nın dikkatini çekti.
04:02Kısa süre içerisinde ders verdiği evlere ve talebelerinin evlerine baskınlar düzenlendi.
04:08Talebeleri tutuklandı ve işkence gördü.
04:11Tunahan tüm bu baskılara şu şekilde cevap veriyordu.
04:14Bizim hiç duracak zamanımız yok.
04:18Ümmet-i Muhammed'in evlatları cehenneme bir sel gibi akıp giderken biz onlara seyirci kalamayız.
04:24Bu selden ne kütük kurtarırsak kârdır.
04:27Talebelerine İslam eğitimi vermekten geri durmazdı.
04:31Birçok alim diktat rejiminden korkup İslam'a dair ağzını dahi açamıyordu.
04:36O yılmamalı ümidini kaybetmemeliydi, İslam'ı öğretmeliydi.
04:41Öyle de yaptı.
04:42Yapılan tüm takibatlara rağmen ilim öğretmeye devam etti.
04:47Kendince bulduğu zeki yöntemlerle gizli saklı da olsa Kur'an'ı İslam'ı gençlere anlattı.
04:54O öyle bir günü liriydi ki kıt kanaat geçindi vaizlik maaşını talebelerine veriyordu.
05:01Ancak baskı gittikçe artıyordu.
05:03Bir ara şartlar o kadar ağırlaşmıştı ki elde kitap taşımak, kitaptan okutmak imkansız hale gelmişti.
05:11Kaygısı vardı.
05:12Bir elin sayılı parmakları kadar olsa talebe bulmalıydı.
05:15İlim faaliyetlerine öğrenci bulup gizli gizli devam etti.
05:23Aklına dahiyane fikirler gelmişti.
05:26Dünyada eşine rastlanmayan usullere başvurdu.
05:29Taksi kiralayıp İstanbul'u gezermiş gibi okutmayı denedi.
05:32Birkaç talebesiyle de Haydarpaşa Garı'ndan Ankara istikametine giden trene biniyor, Arifiye istasyonuna kadar ezberden ders okutuyordu.
05:42Hemen ardından Arifiye istasyonunda iniyor, Ankara'dan gelen trene binerek İstanbul'a kadar okutmaya devam ediyordu.
05:54Yüzlerce kişiyi okutup ilim adamı yetişmesini sağladı.
05:58Hoca Efendi, yapı ustasından, demirciden, kalaycıdan, terziden müftü olur mu, hizmetlerle adeta bal gibi de olur dedirtiyordu.
06:07Evet, Hoca Efendi, yapı ustasından, demirciden, kalaycıdan, terziden ilim adamı yetiştirdi.
06:15Ama İslam'a hizmetlerinin bedeli kalpleri mühürlenmiş, gözlerini kin bürümüş kişilerce kendisine ağrı detildi.
06:221939 yılına gelindiğinde bir akşam ansızın evinden alındı.
06:27Birinci şubenin ünlü tabutluklarına hapsedildi.
06:31Oradaki yakınları ve dostlarıyla birlikte üç gün tutuklu kaldı.
06:36Mahkemeye çıkarıldı.
06:37Yılmadı, savaştı.
06:39Kendisine karşı yapılan bütün tertipleri boşa çıkardı.
06:43Birinci ağır ceza mahkemesi salıvermek zorunda kaldı.
06:47Suçsuzdu, aklanması gerekiyordu.
06:50Öyle de oldu.
06:51Tutuksuz olarak aylarca devam eden mahkeme sonunda beraat etti.
06:571944 yılına gelindiğinde ikinci defa tutuklanacaktı.
07:04Birinci şube tabutluklarında bu defa 8 günlük bir işkenceye tabi tutuldu.
07:09Vaizlik belgesi o günkü hükümet tarafından 1946 yılında elinden alındı.
07:16Yıl artık 1949'u gösteriyordu.
07:20Kur'an kurslarının açılmasına sınırlı da olsa müsaade edilmişti.
07:23Süleyman Efendi Hazretleri'nin ilim öğretme faaliyeti bir nebze rahatladı.
07:29Kendi kızlarını da okutmaya başladı.
07:33Demokrat Parti iktidarında da baskı gördü.
07:36Takvim yaprakları ömürden düşerek hızlı hızlı akıyordu.
07:401950 yılında Demokrat Parti iktidara gelmişti.
07:45Ancak sanıldığı gibi bu iktidarda Süleyman Efendi'nin üzerindeki baskıyı hafifletmedi.
07:50Demokrat Parti içerisine sızmış olan Masonik bir kadro, Adnan Menderes'e rağmen ülkedeki tüm dindarları sindirmeyi kendilerine amaç edinmişlerdi.
08:00Uzun süre İçişleri Bakanlığı yapan Mason Namık Gerik, ülke içerisinde faaliyet gösteren tüm İslami eğitim kurumlarını yakın takibe aldı.
08:10Bu yakın takiptense en fazla Süleyman Hilmi Tunahan ve arkadaşları etkilendi.
08:15Dua ettiği için ifade verdi.
08:17Artık 1956 yılına gelinmişti.
08:21Tunahan Hazretleri, Fransa'nın sömürgesi altında yaşayan Cezayirli Müslümanlar için ağlıyordu.
08:28Vaazlarında Müslüman kardeşlerimize dua edelim diyerek dindaşlarını manemi olarak yalnız bırakmıyordu.
08:36Ancak sırf bu yüzden defalarca karakola çağırıldı, ifadesi alındı.
08:41Süleyman Hilmi Tunahan kimdir?
08:441888'de Silistre'de doğdu.
08:48Son derece parlak bir zekaya sahip olan Süleyman Hilmi Tunahan, 1919 senesinde birincilikle mezun olarak aynı sene Medrese Tülkuzati'ye başlayıp hukuk eğitimini de dereceyle bitirdi.
09:02Kur'an aşı Süleyman Hilmi Tunahan, 16 Eylül 1959'da Kısıklı'daki evinde vefat etti.
09:101924 yılında medreselerin kapatılmasından 6 yıl sonra, 1930'da Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosundan İstanbul Şehzade başında vaizlik yaptı.
09:22Hilmi Tunahan Hazretleri, 72 yıllık ömrünü İslam'a, hizmete adamıştı.
09:27MÜZİK