Skip to playerSkip to main content
#Oumuamua #Kuyrukluyıldız #Uzay
2017’de Pan‑STARRS teleskobunun fark ettiği Oumuamua, Güneş Sistemi’ne alışık olmadığımız bir açıdan girip hiperbolik bir rota izledi; ardından 2I/Borisov ve 3I/ATLAS gibi başka yıldızlararası ziyaretçiler de kayda girdi. Peki bu cisimleri bu kadar tartışmalı yapan ne? Işık eğrisindeki tuhaflıklar, kuyruk oluşturmadan hızlanma iddiaları, “ışık‑yelkeni” tartışmaları ve kimyasal bileşime dair yeni ipuçları… Bu videoda, uzaylı açıklaması ile doğal süreçler arasındaki çizgiyi bozmadan, veriye dayanarak neleri biliyoruz, neleri henüz bilmiyoruz sorularını masaya yatırıyoruz. Oumuamua’dan Borisov’a, ATLAS’tan modern teleskoplara uzanan bu yolculukta, baştan çıkarıcı yorumları bir kenara bırakıp yörünge dinamiği, gözlemsel astronomi ve spektroskopi üzerinden ilerliyoruz. Sonuna kadar izleyenler, neden bazı gizemlerin ilk bakışta göründüğünden daha öğretici olabildiğini ve bir cismi “olağanüstü” ilan etmeden önce hangi bilimsel testlerin devreye girmesi gerektiğini net bir çerçevede görecek.

#Oumuamua #Kuyrukluyıldız #Uzay

00:00 Giriş: Bir Cisim Yaklaşıyor! Ama Nereden?
02:47 Uzaktan Gelen İlk Elçi: 1I/Oumuamua Nedir?
03:10 Oumuamua ve Anormallikleri: 1I, Bir Uzaylı Gemisi mi?
07:26 Boşlukların Tanrısı: Anlamadığımız Şeyleri Neden Tanrı (veya Uzaylı) ile Açıklıyoruz?
11:00 Oumuamua, Fiziğe Aykırı Davranıyor mu?
13:04 2I/Borisov: Amatör Astronom, İkinci Yıldızlararası Cismi Nasıl Keşfetti?
15:00 Galileo Projesi: CNEOS 2014-01-08 Bulunabildi mi?
17:25 3I/Atlas: Dünya’ya Çarpacak mı?
20:23: Kapanış: Bunlar Uzaylıysa Bile, Bizimle İlgilenmeye Tenezzül Etmediler. Neden?

***

📽️ Videografi & Post-Prodüksiyon: Çınar Ege Bakırcı

Evrim Ağacı'nın Türkiye'de bilim anlatıcılığı çalışmaları tamamen okurları ve izleyenleri tarafından maddi olarak desteklenmektedir. Yaptıklarımızı faydalı buluyorsanız ve daha fazlasını yapmamıza katkı sağlamak isterseniz:

Category

🤖
Tech
Transcript
00:00Astronomlar 19 Ekim 2017'de aynen şöyle dediler.
00:05Bir cisim yaklaşıyor efendim. Kimsin sen?
00:07Evet ciddiyim. Gerçi biz onu fark edene kadar bu cisip geçip gitmişti ama yine de.
00:12Bakın bu cismin Hawaii'deki Pan-Stars Teleskobu tarafından çekilen ilk fotoğrafı buydu.
00:19Bahsettiğim şey de o ortadaki nokta.
00:21Tabi sırf bu fotoğrafa bakarak o cismin ne olduğunu anlamak mümkün değil.
00:25Yeterli bilgi yok. Dolayısıyla astronomlar en iyi bildikleri şeyi yaptılar.
00:31Cismin gün gün fotoğraflarını çekip rotasını hesapladılar.
00:35Biliyorsunuz artık bu hesaplamalar konusunda kusursuza yakın bir başarıya sahibiz.
00:40Bugüne kadar uzaya, aya, diğer gök cisimlerine hatta asteroidlerin üzerine gönderdiğimiz bütün araçlar
00:47yörünge mekaniği dediğimiz bu hesaplamaları çok çok iyi bilmemiz sayesinde mümkün oldu.
00:52Ve bu cismin yörüngesini hesapladığımızda iki müthiş gerçekle karşılaştık.
00:57İlki bu cisim güneş sistemindeki diğer cisimler gibi orbital düzlem dediğimiz güneş sisteminin kabaca yassı olan düzlemi içinde bulunmuyordu.
01:06Cisim orbital düzleme 123 derecelik, son derece eğik bir açıyla girmişti.
01:13Bazen güneş sisteminin çok dış kısımlarından gelen kuyruklu yıldızlar böyle ters rotalara sahip olabiliyorlar.
01:19Ama ikinci anomali de işte zaten o konudaydı.
01:23Bugüne kadar gördüğümüz kuyruklu yıldızların ezici çoğunluğu güneş sistemine ne kadar eğik veya dik rotalarda girerlerse girsinler
01:31ve ne kadar absürt genişlikte yaylar çizerlerse çizsinler, illaki güneş etrafında kapalı ve eliptik bir yörüngeye sahip oluyorlar.
01:40İşte ancak Jüpiter veya Satürn gibi dev gök cisimlerine çok yakından geçecek olurlarsa
01:46hiperbolik yörünge dediğimiz kapalı olmayan yani güneş etrafında dönmeyi bırakan yörüngelere çıkıyorlar.
01:53İşte bu yeni cisim büyük bir gezegene yeterince yakından geçmemiş olmasına rağmen
01:58hesaplarımızın gösterdiğinden daha büyük ve pik noktasında saatte 315.720 kilometreye ulaşan absürt bir hıza sahipti.
02:09Ve rotasının tamamını hesapladığımızda güneş etrafında kapalı bir yörünge oluşturmasının mümkün olmadığını gördük.
02:16Yani bu cisim de hiperbolik dediğimiz türden o anormal yörüngeye sahipti.
02:21Dolayısıyla bu cisim güneşimize doğru gelmiş, etrafından dolaşmış ve şimdi de geldiği o uzay boşluğuna geri dönüyordu.
02:30Yani bu cisim güneş sisteminde oluşmuş olamazdı.
02:34Interstellar yani yıldızlar arası boşluktan gelmiş olmak zorundaydı.
02:38Bir diğer deyişle bir başka yıldız sisteminde oluşmuş ve sonradan güneş sistemimize ulaşmıştı.
02:45Bu bugüne kadar yıldızlar arası boşluktan geldiğini tespit ettiğimiz ilk cisim olduğu için
02:50ona bir interstellar veya kısaca bir ı dedik.
02:55Bir de ilk olarak Hawaii'deki gözlemciler tarafından keşfedildiği için
03:00Hawaii dilinde kabaca uzaklardan gelen ilk elçi anlamına gelen o muamua lakabını saktık.
03:07Yalnız o muamuanın tek anormal özelliği bu değildi.
03:10Rotasını takip ettikçe daha da tuhaf bir gerçekle karşılaştık.
03:14Cismin güneşten uzaklaşırken ki güneşin kütle çekimi dolayısıyla deneyimleyeceği yavaşlama miktarı
03:20asırlardır kusursuzlaştırdığımız yörünge dinamiği denklemlerinin söylediğinden daha düşüktü.
03:27Yani o muamua güneşten uzaklaştıkça resmen kütle çekimini yenmek için gaza basıyordu.
03:33Normalde kuyruklu yıldızların bazen bunu yapabildiğini biliyoruz.
03:37Çünkü bunlar kuyper kuşağı gibi uzayın derinliklerindeyken yeterli ısıyı alamadıkları için
03:43bünyelerindeki su da tamamen donuyor.
03:45Ama güneşe yaklaştıkça veya onun civarında bulundukça bu buzlar süblimleşerek su buharına dönüşüyorlar
03:52ve müthiş bir hızla etrafa saçılmaya başlıyorlar.
03:55Bu saçılma sırasında tıpkı uzay boşluğundaki bir roketin yakıtını hızla yakıp püskürterek yol alabilmesi gibi
04:02kuyruklu yıldızlarda saçtıkları bu buhar ve tozlar nedeniyle hızlanıp, yavaşlayıp yön değiştirebiliyorlar.
04:09Yalnız o muamuanın bu konuda da bir diğer sorunu vardı.
04:13Normalde kuyruklu yıldızlardaki bu gaz çıkışı onlara adını veren o gözle görünür kuyruğu da oluşturuyor.
04:20Ama bu cisme daha fazla teleskop çevirip daha yakından baktığımızda bu tarz bir gaz çıkışı göremedik.
04:27Bunun ne anlama geldiğini size şöyle izah edeyim.
04:29Biliyorsunuz normalde bir cismin üzerine bir kuvvet uygulanmadığı müddetçe cisim hızını veya yönünü değiştirmek istemiyor.
04:37Bu özelliğe eylemsizlik veya atalet diyoruz.
04:41Şimdi bir de UFO videolarındaki o meşhur görüntüleri gözünüzün önüne getirin.
04:46Hemen hepsinin ortak noktası ne?
04:48Tabii ki 8K kameraların ceplerimizde gezdiği bir dönemde en fazla 7 pikselle çekilmişçesine bulanık ve anlaşılmaz olmaları değil mi?
04:57Ama şaka bir yana hemen hepsinde gördüğümüz gökyüzündeki cisimlerin anormal şekillerde hız ve yön değiştirdiği,
05:05zigzaglar çizdiği bir belirip bir yok olduğu öyle değil mi?
05:08Çünkü fizik bilseniz de bilmeseniz de beklenmedik hız ve yön değişimlerinin motorlar, roketler veya ateşleyiciler gibi doğal olmayan kuvvet uygulayıcılarından kaynaklanıyor olabileceğini sezgisel olarak biliyoruz.
05:23İşte o muamuanın belirgin ve bildiğimiz bir kuvvet olmaksızın hız değiştiriyor olması da bu cismin o tarz bir itki mekanizmasına sahip olabileceğini düşündürüyor.
05:34Bitmedi, cismi daha da yakından takip ettikçe yüzeyinin anormal bir şekilde parladığını fark ettik.
05:41Normalde bir göktaşı veya kuyruklu yıldız uzay boşluğunda ilerlerken yuvarlanıp taklalar attığı için güneş ışınları cismin farklı yüzeylerinden yansıyıp teleskoplarımıza o şekilde ulaşıyor.
05:52Ve bu nedenle de parlaklıkları bir miktar değişebiliyor.
05:56Ama birçok göktaşı ve kuyruklu yıldız aynı zamanda az çok küremsi bir şekle sahip olduğu için bize hangi yüzlerini dönerlerse dönsünler, yansıttıkları ışık miktarı öyle devasa aralıklarda pek değişmiyor.
06:10İşte ancak haftalar veya aylar içinde güneşe yaklaştıkça parlaklıkları artıyor, sonra güneşten uzaklaştıkça bu parlaklık giderek düşüyor ve nihayetinde teleskoplarımıza görünmez oluyorlar.
06:21İşte bize bu ışık değişimlerini gösteren grafiklere ışık eğrisi diyoruz ve Hale Bob gibi size daha önceden hikayesini anlattığım kuyruklu yıldızların ışık eğrisi genelde kabaca böyle gözüküyor.
06:33Şimdi bir de o muha muhanınkine bakın.
06:36Resmen yanıp sönüyor, bize göz kırpıyor.
06:39Yoksa bize bir mesaj mı vermeye çalışıyor?
06:42İşte tüm bu anomalleri alt alta koyan bazıları bunun sıradan bir gök cismi olamayacağını, bir uzay aracı olması gerektiğini söylemeye başladılar.
06:51Ve saydığım kanıtlar ışığında bunu düşünmemek çok zor, öyle değil mi?
06:55Üstüne bir de Harvard'lı astronom Avi Loeb son derece prestijli bir bilim dergisi olan Astrophysical Journal Letters'da o muha muhanın yapay bir nesne,
07:05belki de uzaylılar tarafından gönderilmiş ve yıldızların ışığıyla çalışan bir ışık yelkenlisi olabileceğini savunduğu bir makale yayınlaması,
07:14bu iddiaları iyice coşturdu.
07:16Zira daha önceden size kısa bir videoda anlattığım gibi,
07:19güneş yelkenleri dünyada bizim de inşa etmeye çalıştığımız bir uzay aracı türü.
07:23Şimdi bunlar çok hoş düşünceler tabii ama,
07:26Neil deGrasse Tyson burada çok ilginç bir sorun tespit ediyor ki ben de bu tespite katılıyorum.
07:31Belki duymuşsunuzdur,
07:32din felsefesinde boşlukların tanrısı diye bilinen bir açıklama var.
07:36Bu argümana göre insanlar tarih boyunca izah edemedikleri şeyleri hep tanrılarla açıklamaya meyilli oldular.
07:44İşte mesela yıldırım çaktı, sel oldu, deprem oldu, volkan patladı, korktular, neden olduğunu anlayamadılar
07:50ve bunları yapan çok güçlü bir varlık olması gerektiğini düşünerek o doğa olaylarına farklı tanrılar atadılar.
07:57İşte Zeus, Poseidon veya Ares falan gibi tanrılar hep böyle doğdular.
08:02Sadece bu da değil, tarihin belki de en etkili bilim insanı olan ve size daha önceden o karanlık yüzünü anlattığım Isaac Newton bile
08:10şaheseri Principia Mathematica'da bütün gezegenlerin hareketlerini izah edebilen yasaları ortaya koymayı başardı ama
08:18Jüpiter gibi dev gezegenlerin kütle çekiminin dünya ve diğer gezegenleri nasıl olup da yörüngeden çıkarmadığını izah edemedi.
08:26O nedenle Newton, kitabında tanrının arada bir gezegen yörüngelerine müdahale edip bu sorunu kendi eliyle düzelttiğini yazdı.
08:34Tabi bilim geliştikçe yıldırımlardan gezegenlerin stabil yörüngelerine kadar her şeyin mekanik gerekçelerini izah etmeyi başardık
08:42ve artık bunları tanrılarla açıklamıyoruz.
08:45Ama hala anlayamadığımız şeyler var.
08:48İşte ölüm gibi, evrenin nasıl başladığı gibi, karmaşıklığın nasıl oluşabildiği gibi veya insanın nereden geldiği gibi.
08:55Ve insanlar nasıl olduğunu bilmedikleri veya anlayamadıkları bu şeyleri halen tanrılarla açıklamaya devam ediyorlar.
09:03Ama özetle boşlukların tanrısı denen bu argümana göre tanrı inancı dediğimiz şey
09:08veya en azından tanrının evrene ne zaman müdahale ettiğine yönelik görüşlerimiz
09:13neyi bilimsel olarak izah edebildiğimize ve neyi edemediğimize göre şekilleniyor gibi gözüküyor.
09:19Bu argüman doğrudur, yanlıştır o bir başka videonun konusu ama bunu şuraya bağlayacağım.
09:24Modern zamanlarda özellikle de bu seküler dediğimiz dinden görece uzaklaşmış insanlar
09:29dinlere inanmadıkları için başlarına gelen şeyleri izah edebilmek için
09:34işte astroloji, kuantum enerjicilik ve nümeroloji falan gibi saçmalıklara inanmaya başladılar.
09:40Benzer şekilde insanlar uzayla ilgili konularda da bilmedikleri veya anlamlandıramadıkları şeyleri
09:46uzaylı inancıyla izah etmeye çalışıyorlar.
09:49Piramitlerin nasıl yapıldığını anlayamıyor musun?
09:52Uzaylılar yaptı.
09:53Antik medeniyetlerin belli gök cisimlerinin hareketini nasıl bilebildiğini çözemiyor musun?
09:57Uzaylılar öğretti.
09:58Gökyüzündeki tuhaf nesneleri tanımlayamıyor musun?
10:01Onlar uzaylı gemileri.
10:02İşte Tyson bu inanç yamışmasına boşlukların uzaylısı diyor ve bence çok da haklı.
10:09Tabii ki buraya kadar saydığım tüm bu şeylerin ya bilimsel açıklamaları hala hazırda var
10:13ama insanlar ya bilmiyorlar ya da anlamıyorlar ya da iş uzaylılar gibi çok varsayımlı bir cevaba gelene kadar
10:20önce kontrol etmemiz gereken upuzun bir liste var.
10:24Ki beni yanlış anlamayın.
10:25Uzaylılar tabii ki var olabilir.
10:27Hatta size daha önceden detaylıca anlattığım gibi uzaylıların var olmaması çok daha anormal olurdu.
10:33Ama uzaylıların var olması bile bizi ziyaret ettikleri anlamına gelmezdi.
10:38Ve eğer ki bu yönde pozitif bir iddia geliştireceksek önce o pozitif iddiamızı
10:43yani uzaylılar vardır ve üstüne bir de bizi ziyaret etmiştir iddiamızı
10:48makul şüphenin ötesine geçecek biçimde net olarak ispatlamak zorundayız.
10:53Yine daha önceden konuştuğumuz gibi bunu bugüne kadar yapabilen hiç kimse olmadı.
10:58Gelelim o muamuaya.
11:00Konu hakkındaki gizem perdesini koyulaştırmak isteyenler
11:03konuyu eksik gedik anlatıyorlar ama bu gök cisminin tuhaf niteliklerinin
11:07uzaylılardan çok daha basit olan ve düz dünyayla ilgili videoda da konuştuğumuz gibi
11:13ad hoc veya niyete göre uydurulmuş olmayan açıklamaları var.
11:17Mesela evet o muamuanın parlaklığı anormal bir hızla değişiyor gibi gözüküyor ama
11:22eğer ki bu cisim diğer cisimlerden beklediğimiz gibi topa yakın bir nesne değilse
11:27ve daha ziyade pro veya pankek veya gözleme gibi yassılaşmış bir cisim ise
11:33ve eğer ki kaynağından koptuğu sırada deneyimlediği kuvvetler dolayısıyla
11:37uzunlamasına veya boylamasına değil de ara bir eksende kalacak biçimde taklolar atarak ilerliyorsa
11:44bazen yassı yüzeyi bazense o dar yüzeyi bize bakacağı için
11:48teleskoplarımızı çevirdiğimizde gördüğümüz parlaklık değişimlerinin
11:52tam olarak şöyle gözükmesini beklerdik.
11:55Bakın gerçekte gördüğümüzde ne kadar güzel örtüşüyor öyle değil mi?
11:59Peki gaz çıkarmaksızın hızlanmasına gelelim.
12:02Her şeyden önce şunu unutmayın.
12:04Bu tespit ettiğimiz ilk yıldızlar arası yolcu.
12:07Bizim fizik modellerimizin neredeyse tamamıysa
12:10güneş sisteminden aşina olduğumuz olaylarla ilgili.
12:13Dolayısıyla yıldızlar arası boşluktan geçerek gelmiş bir cismin geçirdiği
12:18ama bizim öngöremediğimiz bazı değişimler olabilir.
12:21Mesela gaz saçan bütün gök cisimleri illaki gözle görünür bir kuyruk oluşturmak zorunda değil.
12:28Eğer ki o muamua katı azot buzundan oluşuyorsa
12:31bu azot ısındıkça yavaş yavaş gaza dönüşse de bir kuyruk oluşturmıyor.
12:36Hatta o muamua çok daha yaygın olan su buzundan oluşuyorsa da
12:40yıldızlar arası boşlukta maruz kaldığı kozmik ışınlardan ötürü
12:44bu buzun içinde moleküler hidrojen hapsolmuş olabilir.
12:48Bu da güneşe yaklaştıkça cismin kuyruk oluşturmadan gaz çıkışı yapıp
12:53hızlanıp yavaşlama miktarlarının beklediğimizden sapmasına neden olabilir.
12:58Çünkü su buharının aksine bu tür gazlar dünyadan kolay kolay tespit edilemiyorlar.
13:03Ve belki de hepsinden önemlisi bu o muamua'ya bir ı dedik ama
13:082017'den beri iki ı ve üç ı'yı da keşfetmeyi başardık.
13:12Evet ondan sadece iki sene sonra 30 Ağustos 2019'da
13:1757 yaşındaki Kırımlı amatör astronom Gennady Borisov
13:21kendi inşa ettiği bir teleskopla gökyüzüne bakarken
13:25o ana kadar başka hiç kimsenin görmediği bir cismi fark etti.
13:29Bu defa cism gerçekten de bize doğru yaklaşıyordu ve hafif bir kuyruğu da vardı.
13:34Ama profesyonel astronomlar bu cismin yörüngesini hesapladıklarında
13:38yine güneş etrafına oturmayan pik noktasında saniyede 43.9 km'ye
13:44yani saatte 158.040 km'ye ulaşacağı
13:49hiperbolik bir rotaya sahip bir cism olduğunu anladılar.
13:52Yani bu da yıldızlar arası bir ziyaretçiydi
13:55ve bu nedenle ona iki ı Borisov adını verdik.
13:59Ve o muamuanın aksine Borisov normal bir kuyruklu yıldıza çok daha benzerdi.
14:04Güneşe yaklaştıkça teleskoplarımızca tespit edilebilir bir kuyruk oluşturuyordu.
14:09Ve o sayede Kanarya adalarındaki 10.4 metrelik ayna çaplı
14:14Gran Telescopio Kanarya ile yapılan gözlemler
14:17cismin kimyasal bileşiminin güneş sisteminden aşina olduğumuz
14:21kuyruklu yıldızlarınkine çok benzer olduğunu gösterdi.
14:25Ama Borisov'un bazı sürpriz tarafları da vardı.
14:27Hubble Uzay Teleskobu ve Alma Radyo Gözlemevi'nden yapılan ölçümler
14:32Borisov'un bünyesinde hiç aşina olmadığımız kadar yüksek
14:36karbon monoksit tespit etti.
14:38Bu da Borisov her nereden geliyor olursa olsun
14:41kendi yıldız sisteminin çok dış kısımlarından kopup da bize geldiğini gösteriyor.
14:46Çünkü karbon monoksit gazı anca yıldızdan uzak
14:49bu dış kısımlarda bu düzeylere çıkabiliyor.
14:52Ama sonuç olarak Borisov
14:54o muamuanın özel bir ziyaretçi olduğuyla ilgili şüphelere
14:57epey bir ket vurdu.
14:59Ve bu keşiflerin amatör astronomlarca
15:02bile yapılabileceği fark edilince
15:03müthiş bir yıldızlar arası
15:05cisim arayışı başladı.
15:07İlginç bir şekilde bunun başını çekenlerden biri de
15:10o uzay yelkenlisi
15:12hipotezini ileri süren
15:13Avi Loeb'du.
15:14Loeb sistemimizdeki en eski yıldızlar arası
15:17nesneyi tespit eden ilk kişi
15:19olmak istiyordu. Ama o muamuanın
15:22keşfi bu ünvanı almasını
15:23imkansız kılmıştı. Dolayısıyla
15:25Loeb'ın ondan daha eski bir nesneyi
15:28bulması gerekiyordu. O nedenle de
15:29Loeb meslektaşı Amir Siraj ile
15:32birlikte NASA'nın arşivlerine
15:34dalarak artık niteliklerini
15:36biraz daha iyi bildiğimiz bu cisimlere
15:38uyan kayıtlar bulmaya çalıştı.
15:40Uzun bir dedektiflik çalışması
15:42sonucunda gerçekten de
15:442014 yılında dünyanın
15:46atmosferine giren C-Neos
15:472014-0108
15:50kod adlı bir cismin saniyede
15:5260 kilometrelik absüt hızı
15:54dolayısıyla yıldızlar arası
15:56bir kökene sahip olabileceğini
15:57iddia etti. Bu doğruysa
15:59o muamuadan 3 sene önce
16:01gözlenmiş bir cismin yıldızlar arası
16:03nesne olarak sınıflandırılmasının
16:05sebebi Loeb olacaktı. Ve
16:07biraz da Loeb'ın işine gelen bir şekilde
16:092022 yılında Amerikan
16:11uzay kuvvetleri o cismin
16:13gerçekten de yıldızlar arası
16:15bir cisim olmasının oldukça
16:17olası olduğunu ilan etti. Bundan ilham
16:19alan Loeb tam da bu uzaylı gemisi
16:21makalelerini yayınladığı dönem ilan
16:23ettiği ve uzaylıların teknolojik
16:26imzalarını toplamak üzere
16:27başlattığını söylediği Galileo
16:29projesi diye bir proje kapsamında
16:31o cismin okyanus tabanında
16:33düşmüş olabileceği yerlerden
16:35örnekler toplamaya başladı. Bu
16:37okyanuslarımızın derinliği ve yere
16:39ulaşan gök taşlarının küçüklüğü
16:41dolayısıyla epey umutsuz
16:43bir arayıştı. Buldukları bazı metal
16:45küreciklerin bu cismin çarpmasından
16:48arta kalanlar olduğunu iddia etseler de
16:50yeterli kanıt sunamadıkları için
16:52bu iddiaları pek ciddiye alınmadı.
16:54Loeb yazdığı kitaplar ve
16:56katıldığı televizyon programlarıyla
16:58hala bu konuda adını
17:00duyurmaya çalışıyor. Makalelerini
17:02okumuş ve yazılarında kullandığı
17:04tonu provokatif, gereksiz düzeyde
17:06argumentatif ve genel olarak
17:08bilimsel dille bağdaşmayan bir
17:10şekilde olduğunu düşünen biri olarak
17:11onun bu konuda yazıp çizip
17:13söyledikleri bana daha ziyade
17:15Galileo projesine fon bulabilmek için
17:18suni bir şekilde yaratılmış
17:19bir hype gibi geliyor. Bilmiyorum
17:21bu benim şahsi fikrim. Belki de o
17:23haklıdır ve bir gün başarılı olur.
17:25Göreceğiz. Ama Loeb bir yandan bunu
17:27başarmaya çalışa dursun
17:291 Temmuz 2025'te
17:31Şili'deki dünyaya çarpabilecek
17:33asteroidlere karşı son uyarı
17:35sistemi yani Atlas
17:37gözlemevi 3. yıldızlar
17:39arası nesneyi tespit etmeyi başardı.
17:413 I Atlas adı verilen
17:43bu cisim saniyede 60 kilometrelik
17:46yani saatte 216 bin kilometrelik
17:49muazzam bir hızla bize doğru geliyor
17:51ve yine Güneş etrafına oturmayan
17:53bir yörüngede ilerliyor.
17:55Bu yılın Ekim ayında Güneş'e en çok
17:57yaklaşacağı mesafe olan
17:59210 milyon kilometre uzaktan geçecek
18:02ve o da diğerleri gibi
18:04Güneş'in kütle çekimi dolayısıyla
18:05bir yay çizip başka bir yönde
18:08sistemimizi terk edecek.
18:093 I Atlas'ın da bir uzay gemisi
18:11olduğunu düşünmemize sebep olacak
18:13hiçbir tuhaf tarafı yok.
18:15En ilginç özelliği
18:16sadece birkaç yüz metrelik
18:18o muamua ve yaklaşık
18:201 kilometrelik
18:21Borisova nazaran
18:223 I Atlas'ın
18:235,5 kilometreye varan
18:25daha büyük olasılıkta ise
18:271-1,5 kilometrelik
18:28dev bir canavar olma ihtimali.
18:30Anomali olabilecek bir diğer gözlem ise
18:33James Webb'le yaptığımız
18:34incelemelerden geldi.
18:36Buna göre
18:36kuyruğundaki karbondioksit su oranı
18:39bugüne kadar hiç görmediğimiz seviyelerde.
18:42Daha da ilginci
18:43demir buharı saçmıyor olmasına rağmen
18:45kuyruğunda nikel buharı olduğu
18:48tespit edildi.
18:49Normalde Güneş sistemimizde
18:50bu iki metal sıkı sıkıya
18:52ilişkili bir şekilde bulunuyor
18:54ve yüksek sıcaklıklı saçımlarda
18:56bunları genelde bir arada görmeye alışığız.
18:58Eğer gözlemlerimiz doğruysa
19:00bu 3 I Atlas'ın
19:02bilmediğimiz bir kimyasal süreçten
19:04geçtiğini işaret ediyor olabilir.
19:06Mesela belki de fazlasıyla
19:08uçucu olan
19:09nikel tetrakarbonil gibi moleküller
19:11yıldızlar arası
19:12kozmik ışınlar dolayısıyla parçalanıp
19:14anormal miktarda
19:16nikel saçımına sebep oluyor olabilir.
19:18Cismin 3. bir ilginçliği ise
19:20bu cismin galaksimizin
19:22kalın disk dediğimiz
19:23güneşimiz gibi
19:24daha genç yıldızlarca değil de
19:26çok daha yaşlı yıldızlarca
19:28işgal edilen bir bölgesinden
19:30geliyor olma ihtimali.
19:31Eğer bu doğruysa
19:33bu cisim o muha muha
19:34veya Borisov gibi
19:361-2 milyar değil
19:37kabaca 7 milyar yaşında olabilir.
19:40Güneşten ve bütün sistemimizden
19:42çok ama çok daha yaşlı
19:44olağanüstü.
19:45Her neyse
19:463 I Atlas'a dair bildiklerimiz
19:48cisim önümüzdeki haftalarda
19:50güneşe daha çok yaklaştıkça
19:52daha da netleşecek.
19:53Ama daha şimdiden
19:54onlarca gözlemeli
19:56ve amatör astronom
19:57teleskoplarını bu cisme çevirmiş halde.
19:59Ola ki ilginç veya
20:01anormal bir davranış
20:02tespit edecek olursak
20:03ben de bir diğer video çekip
20:05size bunları bildiririm.
20:06Ama merak etmeyin
20:073 I Atlas'ın da
20:08neyse ki
20:09dünyayla çarpışma riski bulunmuyor.
20:11Bize en az
20:12167 milyon kilometre
20:14yaklaşıp
20:15geçip gidecek.
20:16Ama şansımız
20:17bu konuda
20:17daha ne kadar yaver gidecek
20:19bilmiyorum.
20:20Hep birlikte göreceğiz.
20:23İşte böyle.
20:24Bu cisimlerin her biri
20:26sırf güneş sisteminin
20:28dışından geliyor
20:29oldukları için bile
20:30müthiş ilgi çekici.
20:31Çünkü genel olarak
20:32kuyruklu yıldızlar
20:34dediğimiz bu cisimler
20:35gezegen sistemlerinin
20:36oluşumundan
20:37arta kalan
20:38ilkel kalıntılar gibiler.
20:40Ve doğdukları andaki
20:41fizik ve kimya koşullarını
20:43resmen bir fosil gibi
20:45bünyelerinde saklıyorlar.
20:47O nedenle
20:47bunların bileşimlerini
20:48işte spektroskopi
20:50veya radyo astronomi
20:51gibi metodlarla incelemek
20:53bir başka yıldızın
20:54etrafında oluşan
20:55gezegenlerin
20:56doğum anı hakkında
20:58çok değerli bilgiler
20:59verebilir.
21:00Ve o bilgileri
21:01kendi güneş sistemimizden
21:02bildiklerimizle
21:03kıyaslayarak
21:04evrene dair
21:05çok daha fazla
21:06şey öğrenebiliriz.
21:07Bence bu
21:08bu cisimler hakkında
21:09heyecan duymak için
21:10yeter de artar bile.
21:12Ama illaki bunların
21:13bir uzay gemisi
21:14olduğuna inanmak istiyorsanız
21:16size şunu söyleyebilirim.
21:18Neredeyse
21:18kesin olarak
21:19değiller.
21:20Ama eğer ki
21:21öylelerse bile
21:22bunlar dünyaya
21:23şöyle bir uzaktan
21:24baktılar
21:25ve her ne hikmetse
21:26tam da fizik yasalarının
21:28etkisi altında
21:28kontrolsüzce
21:29savrulan bir gök
21:30cisminden
21:31görmeyi bekleyeceğimize
21:32uyan bir rotayı
21:33takip ederek
21:34geldikleri gibi
21:35gitmeyi seçtiler.
21:36Sanıyorum bu bile
21:37insanlığın
21:38vaziyeti ahvaliyle
21:40ilgili bilmemiz
21:40gereken
21:41her şeyi bize söylüyor.
21:43Eğer bu videoyu
21:43beğendiyseniz
21:44uzaylıların
21:45bizi ziyaret etmiş
21:46olmasının
21:47neden düşük
21:48bir ihtimal olduğunu
21:49anlattığım
21:49bu videoyu da
21:50mutlaka izleyin derim.
21:51Bir sonraki videoda
21:52görüşmek üzere
21:53hoşçakalın.
Comments

Recommended