00:00Tayyip Bey kızıyor. Kuyumcudan çık diyor. Hesap makinesini
00:03bırak diyor. Başkanım. Beş buçuk çeyrek. On yaştan çocuk
00:06bile bundan haberi var. Var. Yok değil. Heh. Nasıl olacak
00:11o zaman? Valla. Nasıl olacak? Beraber yürüyeceğiz. Hepsi bu.
00:15Aynen. Bu beş buçuk tane çeyrek altı sen nerede kaybettin?
00:18Seçim sandığında. Üç Kasım iki bin iki günü. Efer
00:22andumda kaybetti her şeyi. Efer andumda. Her şeyi eline
00:26aldı adam. Şöyle ikisini bu şu kadarını önceden kaybetmiştim.
00:29bu tarafında referandumdan beri kaybettim. İnanın lütfen
00:32halkımız çok zor durumda. Yani elli liraya ve pardon iki yüz
00:37lirayla geliyor. Çiğren kilosu yüz elli lira on liralık çiğre
00:41gitsin. Içim gidiyor. Yani bir vatandaş olarak bir esnaf
00:46olarak. Içim gidiyor ama ne? O şey değil mi? Çocuğun neyselik
00:50öğretmek için? Tattırmak istiyorsun. Vallahi dün biri yüz
00:53yirmi lira ıgı kaysını sattım sana bir de yemin için Allah'a da
00:56kendine şahit edin. Dört tane kaysı verdim otuz beş lira.
00:59Patlıcan yirmi beş mi? Yirmi beş. Bugün biraz
01:04pahalandı. Biraz mı? Biraz bugün pahalandı. Arkadaşı ben
01:08olun şöyle. Geçen sene kaç asırtıyordu? Geçen sene on beş
01:12yirmi bu sene kırk. Evet. Bu pazarda her şey iki katına
01:15çıkmış bir sene içinde. Millete alın gücü düştü başkanım.
01:18Millet fakirleşti yani. Millet artık gözü bir şey görmüyor.
01:22Yani gözü geçimini görüyor. Yiyece içece görüyor.
01:24İnsanların konusunda seni dinlemiyor yani. Geçimine
01:26bakıyorum. Ağırı söylüyor. Inşallah inşallah. En düşük kira
01:35yirmi beş bin lira. Ortalama kira İstanbul'da otuz, Ankara'da yirmi
01:39beş. Yirmi beş. Şimdi devamlı takdir ediyoruz. Sağ ol. Teşekkür
01:43teşekkür ederim. Bamya iki yüz elli mi? Evet. Geçen sene
01:46kaçtı bamya? Geçen sene yüz yüz altmış falandı. Neredeyse
01:51yarı yarı. Pazarda her şey iki katı artmış. Bir tek maaşlar
01:54artmamış. Yerinde artmış. Sayın başkanım yerinde. Başkanım
01:57şimdi sebze meyve sebze meyve kesinlikle sebze meyvede şu
02:02andaki olan rezillik hiçbir şey değil. Tarladaki fiyatı ayrı.
02:07Yolda gelen fiyatı ayrı. Pazar fiyatı ayrı. Market fiyatı başka bir
02:12boyutta. Şimdi başkanıma şöyle izah edeyim. Bu mal pazara
02:16gelene kadar beş tane elde geçiyor. Her şey parayla
02:21yapılıyor. Elli beş lira elli dört lira bizim arabalar mazot
02:24alıyor. Bizim ben kendim sebze domates satıyorum. Bizim
02:27pazarda saattığımız domates on beş lira on iki buçuk lira.
02:30Köylün eline üç lira para geçiyor. Üç lira. Bu çiftçi nasıl
02:35ekecek, nasıl dikecek? Bu vatandaş neyle yiyecek? Bir kilo
02:39Bambiya iki yüz elli lira. Bir kilo kiraz beş yüz lira.
02:43Genellemek konuşuyorum. Türkiye'de yüzde doksan halk
02:46evine bir kilo kiraz götürememiştir. Götürememiştir
02:49yani. Doğru. Yoktur yani. Hatta bence yüzde doksan beş
02:52götürememiştir. Ha götürememiştir. Onu götürenler de
02:54getiremiyor. Belli adamlar. Şimdi süreç yanlış. Alıp da
02:58yemedi mi? Kardeşim ne diyorsun sen? Şeftali. Şeftali
03:02kayısı alıp da yemedi. Inan aynı dili konuşuyoruz. Aynı
03:06dili konuşuyoruz. Merhaba anneciğim. Oy başkanım. Oy valla
03:09bizi bir zulümden kurtarın kurtarın. Valla biz öldük.
03:13Televizyon izlemekten yorulduk. Yani televizyonları kırmak
03:17isteriz artık. Ama sadece sizi izlemek isteriz. Eyvallah. Sen de
03:21çok yoruldun. Sen de çok yoruldun. Hem de nasıl sana çok
03:24üzülüyoruz. Sesim bitti. Üzülmeyin. Üzülmeyin. Yok çok
03:27üzülüyorum. Çok üzülüyorum yavrum. Valla bak.
03:30Çocuk ne değil ki? Özgür olsaydı başkanımız.
03:34Eee. Valla bak. Inşallah bizi kurtaracağız. Hep beraber siz
03:40kurtaracağız. Başkanım tez elden bu düzenin değişmesi lazım.
03:45Erken seçim olması lazım. Ben yetmiş iki yaşındayım. Ben böyle
03:50hayatımda böyle şey görmedim ya. İnsanın deliresi geliyor ya.
03:54Pazara geliyen insan aklım açıyor ya. Türkiye'nin
03:57sıkıntıları var. Erken seçim olsun. Ya illa ki ya mutlaka
03:59inşallah. Tayyip Bey gelip dolaşıyor mu buraları hiç?
04:02Mümkün atıyor. Nerede gelecek? Bunlar aynısını
04:06söylersin. Bunlar internet üzeri internet üzeri alışveriş
04:09yapanlar. Bunlar gelip de bazarın içindeki esnafın,
04:13vatandaşın ne şartlarla çocuk okuttuğu ne adam domates on beş
04:18lira diyorsun. Insanlar bir saat sıra bekliyor evine iki kilo
04:21domates almak için. Yirmi sene sonra geldiğimiz noktaya
04:23bak ya. Aynen. Yirmi sene, yirmi üç sene sonra geldiğin
04:27noktaya bak ya. Ya böyle bir düzen var mı? Böyle bir şey var
04:30mı ya? Ya Allah var. Allah'tan korkun ya. Başkanım
04:33görüşmek üzere. Görüşürüz. Hayırlısı yok. Görüşmek üzere.
04:36Allah razı olsun. Yani bekliyorum burada burada kurban
04:40olurum sana. Sağ ol anne. Ben ne yaptın sen ne yapıyorsun?
04:45İyiyim iyiyim iyiyim. Sen ne yapıyorsun? İyilik valla. İyilik
04:52iyisin yavrum. İyiyim iyiyim. Sağ ol seniz. Mükkan
04:55olayım. Mazara mı çıktı? Allah'ım yardımcın olsun seni. Sağ ol.
04:57Olacak olacak. Inşallah. Hep birlikte halledeceğiz inşallah.
05:03Ekrem'i biliyor. Evet. Çıkaracağız çıkaracağız. Selamımı
05:07söyle. Şimdi birazdan haberi olur sen merak etme. Tamam. Hadi Elif
05:11Çalışkan'ın selamı var. Elif Çalışkan. Neredensin teyze sen?
05:14Ben Kayseri'den. Kayseri'den. Tamam. Tamam. Elif Çalışkan
05:18teyzemin selamı söyleyeceğiz. Haa selamı var. Çıkaracağız
05:20Ekrem'i. Inşallah. Onu çıkarınca sen de başa oturtacaksın
05:23mı? Inşallah. Özellikle başta başta sen de benim başındasın.
05:27Vatandaş öyle
Yorumlar