00:00Fiyatlar vallahi bağlı.
00:02Ziyaretiniz olan her şeyi alabiliyor musunuz pazara geldiğinizde?
00:05Ya mümkün değil sadece.
00:07Yemekli şeyler alabiliyoruz.
00:10Bir peynir alamıyoruz.
00:11Bir zeytin alamıyoruz.
00:12En ucuz zeytin 250 lira.
00:15En ucuz peynir 350 lira.
00:17Nasıl alacaksın?
00:18Eskiden kiloyla alıyordur.
00:20Şimdi bir kalıp alıyoruz.
00:21Korka korka.
00:22Kemal Sunan'ın bir filmi vardı ya.
00:24Tane tane zeytine ne güzel bakıyordu.
00:26Biz de aynı peynire zeytine o şekil bakıyoruz.
00:28Ben 45 yıldır devlet memurum.
00:32Eskiden 3 tane çocuğum vardı.
00:34Rahat rahat okuyorlardı.
00:37Okuttum.
00:38O zaman yani hiç kimseye minnetimiz yoktu.
00:41Düğünlere gidiyorduk.
00:42Eğlencelere gidiyorduk.
00:43Tatile gidiyorduk.
00:45Şimdi nereye gidiyoruz?
00:46Emekli oldum.
00:47Ben 44 yıl 9 aydan emekliyim.
00:50Aldığım para 14 milyar 250.
00:52O parayla geçiniyorum.
00:54Nereye gidebilirsin?
00:54Bir kahveye gidip de bir çay içamıyorum.
00:56Millet ancak işte iyiymiş, iyiymiş, şükür.
00:59Neyini şükredeceğim ya?
01:01Şükredecek bir şey varsa hep beraber şükredelim.
01:04Fakat bu 25 liradan seçtiğim 50 liradan, 30 liradan, 40 liradan meyve olmuş.
01:10100, 130 lira.
01:12150 lira çilek.
01:14Hangi meyveyi aldık, hangi zebzeyi meyveyi aldık da yiyebildik?
01:18Bu fiyatlar sizi zorluyor mu?
01:19Zorluyor kızım, zorluyor.
01:21Zorlamaz olur mu?
01:22Yani zorlamazsa ben bunu konuşabilir miyim?
01:26Değil mi?
01:26Rahatlıkla konuşuyorum.
01:28Yani kimsesi zorluyor mu?
01:30Yani niye bunları konuşuyorsun diye?
01:31Zorlamıyor.
01:32Yani gerçekten insanın ta burasına geldiği.
01:39Memlekete de gidemiyorsun.
01:40Yerin yok, yurdun yok.
01:41Zamanında gelmişim buraya İstanbul'a.
01:44Oradaki ne dağın kalmış, ne şunun kalmış, ne burun kalmış.
01:47Bir de Allah'a şükür o zaman işte babamızdan kalma.
01:50Diğer evimiz var.
01:50O da olmasa benim ağaçım bir tane çocuğum var.
01:53Evlenemiyor korkusundan.
01:54Korkusundan.
01:56Ekonomik nedenlerden.
01:57Evet, evlenemiyor işte.
01:59Ne on beşi en yüz kira yirmi milyon lira.
02:01Yirmi milyon ev kirası verse nasıl geçinecek?
02:04Millet geçinemiyor valla.
02:06Şaştık kaldık.
02:07Bunu millet birbirine kenetlenecek ki.
02:12Ondan sonra bu düzeni bir şeyler yapmaya çalışacağız.
02:15Yoksa ele gelmiş, ele gider.
02:19Dilediğiniz kim alıyor?
02:21Ben emekliyim.
02:22Aldığım maaş belli.
02:22Fiyatlar belli.
02:24Kimse bir şey alamıyor işte.
02:25Ben dolandım dolandım.
02:26Aldığım bir tane zeytin.
02:28Bir dilimde şey bir kalıpta peynir alacağım gideceğim.
02:31Pazardan bir şey alamadım.
02:32Asgari ücret de alamaz.
02:34Yani asgari ücret alabiliyor mu?
02:35Alamıyor.
02:36Dengesiz bir fiyat artışı var.
02:38Enflasyon falan bunlar palavra.
02:40Onlar neye göre enflasyon hesabı ediyor onu anlamıyorum ben.
02:43Son dört beş senedir bir kere çok kötü.
02:47Tamam yani ondan önce yine ben emekliyim.
02:49Yine alabiliyordum yani sıkıntı yok.
02:51Ama son beş senedir gerçekten hayat çekilmez.
02:54Pahalısı da var, ucuz da var, uygunu da var dediğim gibi bütçemize göre alıyoruz.
02:59Bir kilo alacağımıza yarım kilo alıyoruz.
03:02Mecbur oldum alıyoruz.
03:03Ama bazıları affedersiz karı koca çalışıyor.
03:07O iş dediğini alıyor.
03:08Ama ben emekliyim.
03:10Mecbur ucuzunu arıyorum.
03:12Eskiden peki nasıldınız?
03:13Eskiden kalitesine mi yöneliyordunuz yoksa ucuzuna mı?
03:18Eskiden böyle değildi.
03:20Eskiden sayın cumhurbaşkanım durmadan maaşı zam yapıyor.
03:24Ama tezcahlar uçuruyor.
03:30Bir hatası varsa o uçursun.
03:3450 lira domates.
03:3650 lira domates olurum 20 lira domates ver.
03:39Mecbur 20 lira da yiyeceksiniz tabii.
03:41İstediklerimizi de almamız mümkün değil bu şartlarda.
03:45Öyle ihtiyaç, zarur ihtiyaçlar alabiliyoruz.
03:48Domates 100 liraya domates var.
03:50Nasıl alacaksınız?
03:51Yani biraz böyle kaliteli domates yiyeyim desen 100 lira.
03:54Normalde 45-50 lira.
03:55Alışveriş yaparken tercihiniz uygunu mu yoksa kalitelisi mi oluyor?
04:01Önceden kaliteydi ama şimdi uyguna döndük.
04:05Maalesef.
04:06Bütçeye göre var.
04:08Seçebilmek önemli.
04:09Bütçene göre uydurduğunu.
04:11Hem kaliteye hem cebime.
04:13Her ikisini değerlendirerek gidiyor.
04:15Ve öyle de güzel.
04:18Herkes için hayat pahalı.
04:20Ekonomi bir kriz var.
04:21Bu bir gerçek.
04:22Herkes de bunu biliyor yani.
04:24Kime sorsanız da aynı şeyi söyleyecek.
04:26Sık sık gelmiyorum pazara.
04:28Gerçekten alım gücü yok yani.
04:30Biz iki kişiyiz.
04:30Ben başa çıkamıyorum.
04:32Gerçekten çıkamıyorum.
04:33Aldım ne domates, patates, soğan yani başka bir şey yok.
04:37Meyve yok şu an.
04:38Yani gerçekten alım gücü yok.
04:41Ya bu baştakiler duymuyor mu bu halkı?
04:44Görmüyorlar mı acaba?
04:45Çok kötüye gidiyoruz.
04:47İnan ki markete gidiyorum.
04:48Bak ben diyorum.
04:49Ben devlet memuruyum.
04:50Emekli oldum.
04:5122 bin liraya geçinemiyorum diyorum.
04:53Çocuğum yok.
04:54Bir şeyim yok.
04:55Hiçbir şey yok.
04:56Ama ben sık sık gelemiyorum buraya.
04:58Ve bunu gerçekten gerçek söylüyorum yani.
05:00Böyle bakıyoruz geçiyoruz.
05:02Şimdi ben meyve alamıyorum ya.
05:04Anla yani.
05:05Benim çoluk çocuğum yok bir de.
05:07Bak maaşlar olduğu gibi duruyor.
05:09Ama günlük marketlerde bir de her şey değişiyor.
05:13Ya günlük değişiyor yani.
05:15Ben bu insanlara şaşırıyorum böyle.
05:17Alıyorlar ama nasıl alıyorlar ben hayretler için diyeyim.
Yorumlar