00:00Merhabalar. Hoş geldiniz. Başlığa bakarken Grand siyasi
00:10otel Kartalkaya çağrışımı yaptı. Grand Kartalkaya. Büyük
00:16severiz. Yabancılardan bu tür biraz sihirli sözcükleri alırız.
00:22Mesela Fethi Otel yok. Bizde. Küçük olmaz. Hep grand olur,
00:28süper olur. Lüks olur. Ültra lüks olur. Ama tabii bunun eee
00:36altı, altyapısı, arka planı pek düşünülmez. Eee evet eee
00:43ortak acılarımız, ortak acılarımızın eee ikinci yılı
00:49eee yeniden eee bütün eee yaşamını bitirenleri,
00:56yakınlarının eee huzurunda saygıyla tekrar anlıyoruz.
01:02Tabii ki eee yirmi birinci yüzyıl genel olarak krizler
01:09yüzyılı olarak niteleniyor. Afetler yüzyılı olarak
01:14niteleniyor. Ama dahası Anadolu, Avrasya pay hattı
01:20aslında hepimizi sürekli sarsacak görünüyor. O bakımdan
01:27yirmi birinci yüzyıl üzerine düşünmek aslında eee bugünü iyi
01:34anlamak, bugünü iyi tanılamak gereğinden geçiyor. Onun için
01:39de dün ne oldu? Ona bakmak gerekir. Bugünü anlamak için.
01:45Ben biraz geleceğe yönelik olarak birkaç söz söylemek
01:50için eee iki yıl öncesine götüreceğim sizleri
01:55belleklerimizi. Eee o sırada meclisteydim ve hemen bir
02:05inisiyatif alma gereği doğdu. Fakat tabii ne oldu önce ona
02:12bakalım. Ben bir kafamda şu canlandı. Otuz altı saat
02:16canlandı. Sonra otuz beş gün canlandı. Sonra beş yıl ve beş
02:24hafta canlandı. Ne demek bu? Bu bizim yaşadığımız olaylar
02:30açısından çok önemli. Şöyle ki büyük depremler oldu. Otuz altı
02:37saat sonra olağanüstü ad ilan edildi. Olağanüstü ad ilanına
02:46gerek yok dedik. Hayır var dediler. Peki o zaman neden ilk
02:50altı saat değildi? Otuz altı saat sonra ilan ettiniz dedik.
02:55Yanıt yoktu. Oysa iki bin on yedi yıkımı aslında biz hızlı
03:01karar almak için hükümeti ilga ettik. Tek kişi yönetimini
03:07kurduk. Öyle toplanmaya gerek olmadan tartışmaya müzakere
03:11gerek olmadan tek kişinin anında karar alabileceği bir
03:17yönetim sistemi oluşturduk dediler. Fakat fakat o hal
03:23ilanı için otuz altı saat beklediler. Şimdi bu ııı aslında
03:29aynı zamanda iki bin on yedi kurgusunun neden ııı
03:36gerekçesinin geçersiz olduğunu gösteriyor. Sonra otuz beş gün
03:42geçti tam büyük yıkımlar üzerinden otuz beş gün geçti.
03:48On Mart günü biz seçimleri öne alıyoruz dediler. Neden öne
03:54alıyorsunuz? Dedik biz öyle istiyoruz dediler. Anayasaya
04:01aykırıdır dedik. Biz talimatla hareket ederiz dediler. Ve on
04:07Mart günü seçimler otuz beş gün öne alındı. Peki ama beş yıl
04:15görev yapan meclis beş hafta daha yapamaz mıydı? Tabii ki
04:20yapabilirdi. Ama daha fazlası ne yapardı? O beş hafta
04:27devletin olanaklarını seçime yönlendirmek yerine deprem
04:34yaralarını sarmaya yönlendirebilirdi. Hayır onun
04:37yerine gördüğünüz gibi bütün bakanlar ııı seçime
04:42yönlendirildi. Bütçe olanakları seçime seçime yönlendirildi. Biz
04:47nasılsa gerekli bir adrede bulunduk. Gerekeni yapıyoruz
04:52dendi. Şimdi bunu şu anda söylemek belki bazılarımıza ya
04:57iyi de dünü konuşmanın vakti mi biçiminde sorular sormamız
05:04sonucunu doğurabilir. Evet konuşmanın vakti biz o zamanda
05:09şöyle dedik. Bir olağanüstü hal ilanına gerek yok. Ama ilan
05:16ediyorsanız mutlaka etmemiz gerekir diyorsanız o zaman
05:21olağanüstü halin amacı dışına çıkmayacaksınız.
05:28Ve aynı zamanda şunu yaptık. Siz eğer olağanüstü hal ilan
05:33ediyorsanız bir biz bunu isteyeceğiz. Iki ama hızlı bir
05:38biçimde bir afet yönetimi yasa önerisini de hazırlayacağız. Ve
05:46koyulduk. Bu çalışmaya koyulduk. Türkiye Varolar
05:50Birliği Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği
05:55Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği, Türk Ceza Hukuku
05:58Derneği ve benim girişimimde birkaç vekil. Iki ayda geceli
06:03gündüzlü bugüne kadar hazırlanmayan uluslararası
06:07standartlarda Türkiye Afet Yönetimi yasa önerisi
06:11hazırladık. Bilimsel ölçük derler. Öncesinde neler
06:15yapılmalı? Hangi önlemler alınmalı ki yapı sektörüne
06:19kadar bir anda o grand dediğimiz büyük oteller
06:24yıkılmasın? Iki anında nasıl etkili müdahale edebiliriz?
06:30Üç felaket olduktan sonra yeni yerleşimler nasıl düzenlenmeli?
06:38Bitirdik. Tam işte biz meclise teslim ettik. Yasa önerilerini
06:46iktidar partilerinden de ilgiyle istediler. Ve biz
06:53umduk ki meclise sıcağı sıcağına görüşeceğiz ve bu
06:57yasayı geçireceğiz. Hayır dediler. Şimdi yasa zamanı
07:00değil. Şimdi seçim zamanı. Ve gördüğünüz gibi öne alınan
07:07seçimlerle iki bin yirmi üç seçimlerine gidildi. Ve şimdi
07:12hala ikinci yılın tam iki yılı geçti. Eee konteynerler demek
07:21alınıyor. Evlere mi dönüldü? Ne kadarı yapıldı? Hatta yüz
07:27yirmi altı nolu kararnameyle eee tarıma elverişli alanlar ve
07:31ormanlarda yerleşimi açıldı. Ne kadar yerleşim sağlandı? Ne
07:36oldu? Bunlardan tam bir bilgimiz yok. Şimdi bu açıdan eee bir
07:42kaç hususu ben İstanbul Barosu yönetimi olarak bir hukuk
07:48kurumuyuz. Ve biz eee yönetime geldiğimiz günden bu yana hep
07:53hukuku etkili kılma eee yönünde yolunda ortak söylemi
08:00oluşturmaya çalıştık. Ve ihraatımız da bu yönde oldu.
08:05Bütün kararlarımız bu yönde oldu. O nedenle eee yine bu
08:10bağlamda bir çağrıda bulunmak istiyorum. Hukuka çağrının
08:15tehlikeli olduğunu biz deneyimliyoruz şu anda. Çünkü
08:19eee gerçekten hukuku önemsemek eee tekin bir iş değil. Bunu
08:26baro yönetiminde de anladık. Ama yine de biz son nefesimize
08:32kadar hukuk diyeceğiz. Yasama bir an önce bir an önce eee bu
08:39konuda
08:42var olan birikimleri de dikkate alarak bir ahvet yönetimi
08:48yasasını oynamalı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
08:53görevidir. Bunu biz yaptık diye değil o önemli bir temel ama
08:58birçok çalışma yapıldı. Bu güncellenebilir ve mutlaka
09:05yirmi sekizinci yasama dönemi sizin girişimleriniz bu
09:09bakımdan çok önemli. Meclisi kuşatmak gerekiyor. Hadi ne
09:14zaman bugün çıkarmayacaksanız yeni bir yıkımı mı
09:18bekliyorsunuz diye yasal düzenleme yapmasını eee
09:23bekleyeceğiz, talep ediyoruz. Ikincisi yürütmeye bu işin
09:31partiler üstü bir iş olduğunu, bir sorunu olduğunu, partiler
09:35bir sorunu olduğunu ve kısır siyasal tartışmalara bu
09:40konuların, bu acıların kurban edilmemesini eee önermek
09:45durumdayız. Bu şekilde bir çağrımız olacak. Üçüncüsü de
09:50yargı yargı kim ne dedi? Kim hangi sloganı attı? Kim hangi
09:54konuşmayı yaptı? Kim hangi yazıyı yazdı? Biçiminde bir
09:59takım
Yorumlar