00:00Bu kumburgaz fayı kırılırsa kendi başına ilk başta
00:06kırılacak faydır yedi nokta iki minimum deprem üretir. Adalar
00:12fayı yalnız başına kırılırsa en fazla yedi mertebesinde deprem
00:18üretir. Ikisi birden kırılırsa yedi buçuğa kadar gidebilir.
00:24İstanbul'u tehdit eden yedi buçukluğunda bir deprem
00:28vardır. Şimdi ben sizler de anlıyorsunuz falan ama ben
00:32inandığınıza da inanmıyorum depreme. Eğer inanmış olsanız
00:36bu kadar söz etmeye gerek yoktur. Bir an önce iş
00:40yapılırdı. Ben gerçekten bizim siyasilerimizin depreme
00:46yeterince hakikaten inandıklarını zannetmiyorum.
00:50Evet biliyorlar, söylüyorlar, konuşuyorlar ama öyle değil.
00:54Çünkü Türkiye'nin gündemini görüyorum ben. Yok böyle bir
00:57şey yok. Şimdi İstanbul'da Marmara bölgesinde daha doğrusu
01:02deprem olursa büyük bir kayıp veririz, can kaybı. Mal kaybı
01:09tasavvur bile edilemez. İstanbul'da en yetkili
01:13insanlar yani kurumlar bile yüzde altmış altmışından
01:20fazlasının deprem dirençli olmayan yapıs tokundan
01:25meydana geldiğini söylüyor. Siz İstanbul'u bir düşünün,
01:29sokağını düşünün, evlerini düşünün. Iıı yani böyle
01:34kullandıkları betonu düşünün. Eroz korozyona uğramış demirleri
01:39düşünün. Daha şu anda herhangi bir şey yokken çöken evleri
01:43düşünün, halkın bilinçsizliğini düşünün. Bir sürü daha nedenler
01:48yaparsınız. İstanbul bizi çökertir beyler şaka
01:51etmiyorum. Yani İstanbul Marmara bölgesi çökerse bütün
01:57Türkiye dizüstü çöker. Bunu duymayan duysun. Bu şaka değil.
02:03Ve buna inanmıyorsa da inandıklarına sorsun. Gerçekten
02:08bilim adamına sorsun. Yoksa böyle bilim adamı olup da
02:12titri çok olan var yani. Siyasetin emrinde. Onları
02:17kastetmiyorum ben. Doğrudan doğruya uluslararası
02:20nitelikte bilim adamına sorsun. Türkiye'nin Marmara bölgesi
02:25çökerse ekonomik bağımsızlığı kalmaz. Bizim ekonomistler, iş
02:31adamları, iş dünyası depremi hazırlanmayı bilmiyor. Onlar
02:36depremi hazırlanmak deyince sadece fabrikalarının sağlam
02:40olduğunu zannediyorlar. Bir de tahtaya vuruyorlar diyorlar
02:45benim bana bir şey olmaz diyorlar. Emin olun ben bunu
02:49yani TÜSİAD'ın icra kurulunda da aynı konuşmayı yaptım. Orada
02:54gördüm. Bakın bu iş şaka değil. Eğer Türkiye'de yani İBB'nin
03:01sırf yaptığı doksan yedi bin binanın çok ağır hasar alacağını
03:05düşünürsek ölümün en fazla oradan olacağı yüzde doksan
03:10yedi. Bir milyon yüz bin yapı stoku var, bina var. Doksan
03:15yedi binin içinden çöküleceğini düşünürsek
03:18ağırlıklı olarak doksan yedi bin bina yüz bin bina deyin. Her
03:23birini beş katlı söyleyin şimdi. Beş katlı kalmadı. Beş
03:26yüz kat demektir. Iki daire koyun, bir milyon daire. Her
03:31daireye dört kişi koyun, dört milyon insan ölümle burun
03:34buruna. Ölecek demiyorum. Ama ölümle burun buruna. Şimdi
03:39sizin vicdanınıza, insafınıza sığınıyorum. Dört milyon
03:44insanın kaçı yaşasın ya? Ne kadar azaltabilirsiniz? Yani
03:49tehlike büyük. Bu Kanal İstanbul'a şimdi geleyim. Kanal
03:55İstanbul tam fay hattının üzerinde şaka değil üzerinde.
04:02Yani Sarıdere Sarıdere değildi onu. Sarı Sazlıdere ııı
04:11barajıyla Küçükçekmece'nin denize açıldığı yerde canlı
04:16faylar cirit atıyor. Bizim çalışmalarımızda biz bunları
04:20gördük. Yani doğrudan doğruya bu Küçükçekmece'nin altı,
04:26Büyükçekmece'nin altı, Büyükçekmece'nin batısı orada
04:30gördüğümüz heyecanların hepsi dipten doğrudan doğruya
04:34Marmaraflı'ya doğru gelen canlı faylara bağlı. O faylar da
04:40kumburgaz fayına bağlı. Kumburgaz fayı harekete geçerse
04:44bütün bu faylar harekete geçecek. Sizi hiçbir güç orada
04:50ayakta tutmaya mümkün değil. Hele böyle betonla, metonla
04:54yani bir şey yapacaksınız diyelim kanal yapacaksınız.
05:00Ayakta durmasını düşüneceksiniz. Bu mümkün
05:03değil. Orada heyelanlar tamamen bu faylarla tetikleniyor.
05:09Orada şu anda bile hareket var. Bizim uzaydan yaptığımız
05:14çalışmalara göre şu anda yılda iki santimetreye varan hareket
05:19var hareket. Deprem meprem yok. Büyükçekmece kayıyor. Batıya
05:24doğru kayıyor. Güneye doğru kayıyor. Yani burada belediye
05:28başkanları var. O binalar şimdi güzel gözüküyor. Duruyor ya
05:33sahilde yapmışsınız. Bakın yirmi sene sonra iddia ediyorum.
05:37Ben yaşar mıyım? Yaşamam diyelim de ama o yirmi sene
05:42sonra bunların hepsi şakulden kayacak. Çünkü alttan iki
05:46santim kayıyor. Iki santim kayma yirmi senede yirmi
05:50santim eder. Ancak şakulda kaydırır onu. Başlar çatlamaya.
05:54O büyük binaların hepsi çatlağın patlağın kaymağın
05:58içinde kalacak. Ve oturmayacaklar. Şaka değil. Ama
06:01şimdi orada bol bol binalar yapıyoruz. Gökdelenler
06:04yapıyoruz. Muhalif etmiş gibi. Orada zemin kötü. Çimento
06:09olan yok. Prozite, permabilite yüksek, suyu fazla. Orada
06:15iğme değeri çok fazla. Yani şeyin depremin iğme değeri çok
06:21fazla. Depremin titreşim hızı orada çok fazla. Sıvılaşma çok
06:27fazla. Yani her şeyiyle orası tam bir cehennemin içi o
06:32bölge. Siz oraya yapı yapıyorsunuz. Yapı yoğunluğunu
06:37artırıyorsunuz. Insan getiriyorsunuz, nüfusu
06:41artırıyorsunuz. Bir deprem bölgesinde yapılmaması gereken
06:45tek şey ne kadar yapı o kadar insan o kadar ölüm demektir
06:50ya. Ya bunu anlamak bu kadar zor mu? Ama siz her şeye diyelim
06:56rağmen bütün bunları söyledik kitaplar yazdık İBB'de bastı
07:01ciddi kitaplar. Benim de en son kitabımız çıktı tekrar. Ben
07:07illa yapacağım diyorsunuz, inat ediyorsunuz. Biz öyle çok
07:11yüksek adamların bileğini bükecek halimiz yok. Bilim
07:15adamı olarak bu yanlış diyoruz. Bilimsel verilere göre
07:18söylüyoruz. Yani onun dışında bir şey değil. Daha iyi bir
07:22bilim adamı varsa o da çıkar der ki sayın görür senin dediğin
07:26şu şu şu doğru değil. O zaman bilim doğruyu kabul etmek
07:30zorundadır. Ama bugün karşımıza öyle çıkılmıyor. Şimdi
07:34inatlaşıyorsanız o zaman illa yapacağım diye bura yirmi dört
07:40milyar dolara çıkıyor deniliyor. Şu anda yani dinledim. Efendim?
07:46Altmış dört milyar dolara çıkıyor. Şimdi burası çok özel
07:51bir bölge. Neden özel bir bölge? Anafaydan ayrılmış
07:56kollarının içerisinden geçtiği çok yani iğmesi, hızı kayması
08:06vesairesi yüksek bir bölge. Bu özel bir bölgedir. Yani dünyada
08:11her yerde depremin dalgaları geldiği zaman en fazla iğmenin
08:16olduğu en fazla hızın olduğu en fazla titreşimin olduğu yer
08:22değildir. Oralar deprem zonlarıdır. Ben diyorsun ki
08:26inat ettim deprem sonunda kanal yapacağım. O zaman ben
08:30yenilgiyi kabul edeyim. O zaman diyeceğim yetkililere şu.
08:34Tamam. Yap. Yapacaksan yap. Ama burada yapacağın yapının
08:41fiyatını maliyetini normal bir yerdeki yapı gibi asla düşünme.
08:48Yani bunu binaya örnek vereyim yani kanal yerine normal bir
08:54binanın metrekaresi yirmi bin liraysa otuz bin liraysa sen
08:59buraya yüz bin harcamak zorundasın. O zaman bu kanal
09:03İstanbul'un maliyeti altmış dört milyara mal olmaz. Yüz dört
09:08milyara da mal olmaz Güneydoğu'daki gibi. Çok daha
09:11fazlaya mal olur. O zaman da benim bir hakkım var sormaya.
09:15Milyonlarca insanın can güvenliği yokken hayatları
09:19tehlikedeyken bu ülke bu kadar fakir fukaralıktan ezilirken sen
09:25niye iki yüz milyarı buraya vereceksin sebeple? Ne
09:28bekliyoruz buradan? Ve işte burada herkes de söyledi yani.
09:32Bir getirisi yok bir şey getirisi olsa kabul ederim yani.
09:36Getirisi olan bir proje olsa bilim olarak kabul ederiz. Ne
09:41getiriyor bizi Allah aşkına? Onun için aklı selim gayet
09:46gelsin. Bütün yetkililere lütfen sesimi duyun, rica
09:51ediyorum, yalvarıyorum. Benim hayatım bu yolla gitti, geçti.
09:55Bu işi sakın yapmayın. Başınıza dert alırsınız. Ve bu işi de
10:01çözemezsiniz. Yazıktır, günahtır.
Yorumlar