00:00Değerli arkadaşlar Ulusal Süt Konseyi dün on yedi lira on beş
00:05kuruşa Çin süt fiyatını tavsiye fiyatı olarak duyurdu. Bildiğiniz
00:11gibi taban fiyatı uygulanmadığı için bu fiyat üreticiden alınan
00:15fiyat değil. Daha önce on dört lira altmış beş kuruş fiyatı
00:19belirlenmiş ve aracılar toplarken on bir lira on iki
00:24lira fiyatla ürün toplamışlardı. Yine öyle olacak.
00:28Biriyle yirmi hayvanı olanların çiğ sütü sağdıktan sonra hemen
00:32satmak zorunda oldukları için kendilerine dayatılan fiyattan
00:37ürünlerini verecekler. Türkiye'nin en büyük
00:40sorunlarından biri de bu. Küçük aile tipi işletmeler burada
00:44korunmuyor. Peki bu fiyat artışı kime yarayacak? Bir
00:48sanayiciye yarayacak. Sanayici bu alım fiyatı açıklandığı
00:52andan itibaren ürettiği tüm ürünlerin fiyatında artış
00:55çekecek. Iki marketlere yarayacak. Marketlerdeki fiyat
00:59artacak. Üç yem fiyatlarına hemen zam gelecek. Onlara
01:04yarayacak. Ve hayvan varlığı yüzün üzerinde olan işletmelere
01:09yarayacak. Küçük aile tipi işletmelerin bu bağlamda
01:13sorunları devam edecek. Taban fiyat olmadığı için de alım
01:19fiyatlarını sanayici ve bölgedeki aracı belirleyecek.
01:23En önemli ülkenin hayvancılıktaki sütün
01:27ektirindeki sorunlarından biri bu. Yani küçük işletmelere bu
01:31fiyat en az iki üç ay sonra yansırken rafa hemen yansıyor.
01:37Sanayiciye hemen fayda sağlıyor. Yemciye fayda sağlıyor. Büyük
01:42işletmelere fayda sağlıyor. Kaybeden vatandaşla bu işi
01:47yapan küçük aile tipi işletmeler oluyor. Çünkü
01:49vatandaş rafa gittiğinde çiğ süt fiyatındaki artış nedeniyle
01:54peynirin fiyatında, tereyağın fiyatında artış hemen görecek.
02:00Olan işin esas olması gereken destek verilmesi gereken küçük
02:07aile dediğimiz üretici kesimin bundan hemen fayda sağlamaması.
02:13Bu Türkiye için önemli bir soru. Ve bu konuda da bir
02:17düzenleme yapılmıyor. Türkiye'de taban fiyatı
02:20uygulaması tarımın tümünde kalktığı için de alın fiyatı
02:24açıklanınca çoğumunu taban fiyat gibi algılıyor. Hayır
02:27serbest fiyat ekonomisi olduğu için fiyatı belirleyen o
02:31bölgedeki sanayici süt alan aracılar geliyorlar senin sütünü
02:36şu fiyattan alırım diyorlar. O fiyattan topladıkları için
02:39aldığı yem fiyatının altında bir fiyatta da sütünü satmak
02:44zorunda kalan küçük işletmeler büyük ölçüde
02:47kapanıyor. Çoğu ahır bu nedenle boşalıyor ve buna yönelik bir
02:51önlem alınmıyor. Alınması gereken önlemlerden birisi bu
02:55olmalı ve küçük aile tipi işletmeler de bu tavsiye
02:58fiyatının altında ürün ııı vermeyerek en azından
03:04giderlerini karşılayacak faydayı sağlamalı. Ahır gideri
03:08artıyor, yem fiyatı artıyor, yoncası, samanı, küspesi, ithal
03:12gelen yemi, bunların fiyatlarındaki artış küçük aile
03:17tipi işletmelerinde bu işi sürdürebilir olmaktan çıkarıyor
03:21ve çoğu yerde de süt renklerinin kesime gitmesinin
03:24bir nedeni de bu. Gelir gider dengesinin bozulması şu anda
03:29on yedi lira on beş kuruşluk fiyat ııı en az Şubat'a kadar
03:34bu işletmelere yansımayacak. Ama vatandaşın aldığı ürüne
03:38yansıyacağı için vatandaş da bu saatten sonra daha pahalı
03:42almak zorunda kalacak. Ayrıca şu ana tarafa gittiğiniz
03:46baktığınızda göreceğiniz o ki Türkiye'de özellikle sütten
03:50muamil ürünlerinin fiyatları da olabildiğince yüksek tutuluyor.
03:54Aradaki kâr marcı sanayici de aracı da kendi kârından
03:59taviz vermiyor. Ve aldıkları yerdeki besiciyi süt renkçiliği
04:04yapanı baskılayarak onların yok olmasına neden oluyor. Değerli
04:09arkadaşlar, dünyada küresel ısınma, kuraklık, ürün harç
04:12sonunu yaratacak boyutlara eriştiği de bir gerçek. Ülkeler
04:16tarımda arayışlarını sürdürüyorlar. Ülkemizde tarım
04:20alanları iki bin iki yılında yirmi altı milyon beş yüz yetmiş
04:24dokuz bin hektarken iki bin yirmi üç yılında yirmi üç
04:27milyon sekiz yüz kırk iki bin hektar alanına geriledi. Bu
04:32değişkenlik de gösteriyor. Iıı daha da daralmanın olduğu
04:36alanlar var. Yirmi bir yıl sonra tarım sayımı nihayet
04:40yapılıyor. Oradaki verilerde de bu gerçekle daha yakın ııı
04:46görmüş olacağız. On altı milyon yedi yüz bin hektar ekilen
04:50arazimiz var. Iki nokta sekiz milyon hektar Nadas'a bırakılan
04:54arazi bulunuyor. Yedi yüz on iki bin hektar alanında sebze
04:58yetiştirilirken üç buçuk milyon hektar bağ bahçe zeytin ağaçları
05:03ııı kapsıyor. TÜİK verilerine göre tahıl üretiminde iki bin
05:08yirmi dört yılında bir önceki yıla göre Mayıs ayında yapılan
05:11bitkisel üretim tahminine göre yüzde beş nokta dört oranında
05:16azalma öngörülmüştü. Bu bildiğiniz gibi ııı Ekim ayında
05:22yapılan tahminde yüzde yedi nokta bir oranına kadar çıktı.
05:26Bu da gösteriyor ki Türkiye tahıl üretiminde geçen yıla
05:31göre yüzde yedilik bir azalma var. Bunun başlıca nedeni
05:36belirlerin alım fiyatının düşük tutulması toprak
05:39mahsulleri ofisinin piyasaya yeterli ölçüde ııı girmemesi
05:43ve üreticinin bu konuda desteklenmemesi bu yılda yüzde
05:48on ikilik bir önceki yıla göre artış sağlandığı için tahıl
05:52üretimi önümüzdeki yılda da sorun yaşanabilir. Bu da daha
05:56çok ithalatı ve yurt dışından ııı çiftçisine desteğe
06:01beraberinde getirir. Oysa buğday alım fiyatları çiftçinin
06:06girdi maliyetleri dikkate alınarak hesaplansa bu sorunlar
06:11yaşanmayacak. Türkiye yüzde doksan yedilik buğdayda
06:14yeterliliği var. Onun dışında ithalat yapmak zorunda. Ama bu
06:19yeterlilik yıllara göre de değişiyor. On milyon ortalama
06:23yurt dışından buğday getiriliyor. Bu buğdayın bir
06:26bölümü dahilinde işleme rejimi kapsamında un ve makarna
06:29yurt dışına gönderiliyor. Bizim burada ayrıştığımız en önemli
06:33konulardan biri de bu üretimin yurt dışından sağlanan ürünle
06:37değil Türkiye çiftçisinin ürettiği ürünle yapılması ve
06:41bu anlamda da Türkiye'de özellikle buğday arpa ekim
06:46alanlarının genişletilmesi. Sebze üretiminde ise bir yıl
06:50öncesine göre yüzde beş onda altı artış ekim tahmininde yüzde
06:55altı olarak değiştirildi. Burada da sebze de bu yıl artış
06:59oldu ama bu artış vatandaşa yansımadı. Çünkü tallada ürün
07:03kaldı. Büyük bir israf oluştu. Bununla ilgili de planlama
07:07gerçekleştirilmediği, öngörülülebilir bir alım
07:11süreci sürdürülmediği için de çoğu ürünün çöp olması ne yazık
07:16ki seyredildi. Türkiye bu anlamda ciddi bir israfı da
07:20beraberinde yaşamış oldu. Değerli basın mensupları üretim
07:25zor bir iş. Çiftçi bu işten para kazanmasa bu işi
07:29sürdüremiyor. Çünkü yıl boyunca yaptığı masraf gider çaba
07:34çalışmayla istediği faydayı sağlayamıyor. Bir kilo buğdaydan
07:38sekiz yüz gram onu elde ediyor. Bugün simit ııı yirmi beş
07:43liraya kadar satıldığı yerler var. Normal yerler diğer yerler
07:47de daha pahalı. E bir simit yüz gram. E sekiz yüz gramdan sekiz
07:52tane simit elde edilir. Onu orantıladığınız zaman bir yıl
07:56boyunca bir kilo buğday üreten çiftçinin sekiz liraya dokuz
08:00liraya ürünün satmasının ne kadar o üreticiyi sahipsiz
08:04kıldığının da bir göstergesi. Herkes kendi yaptığı giderini
08:08kendi fiyatın üstüne koyuyor. Ama bu giderini girdi
08:11maliyetler üzerinden belirleyemeyen bir tek üretici
08:15oluyor. Üretici de o anlamda sorun yaşadığı zaman üretimden
08:19uzaklaşıyor. Tarım sektörünün son aldığım verilere göre yedi
08:25yüz seksen dört milyar seksen dokuz milyon altı yüz kırk iki
08:29bin lira kredi borcu bulunuyor. Bunun üç milyar üç yüz seksen
08:34altı milyon yedi yüz doksan dokuz bin lirası takıbe düşmüş
08:38durumda. Özel sektör ve piyasa borçları sekiz yüz milyarın
08:43üzerinde çoğu çiftçi ekim yapabilmek için ekim
08:47dönemindeyiz. Gidip gübreyi ilacı tohumu borçlanarak alıyor.
08:53Ve bunların bir kısmı da hasat döneminde ödemek üzere olduğu
08:57için o günün fiyatından da bu ııı ödemeyi yaptığından ciddi
09:03bir anlamda ııı geliri giderini dengeleyemeyecek sorunlar
09:07yaşıyor. Çoğu çiftçi hasat döneminde bu ödemeleri yüksek
09:12fiyatlarla yapınca da elde avuçta bir şey kalmıyor. Bu
09:17anlamda süreç çiftçilerin lehine değil, aleyhine işliyor.
09:22Son aylarda bildiğiniz gibi yurt dışına gönderilen ürünlerle
09:28ilgili kamuoyunda çok geri dönme olayları konu ediliyor.
09:33Pestisit ve afrotoksin gibi ııı üründe olması istenmeyen değerler
09:40nedeniyle bazı ürünler ülkemize iade ediliyor. Bunun
09:45birden fazla nedeni var. Birincisi dünyada on sekiz kilo
09:49dekara ilaç atılırken ülkemizde bu yirmi yedi kiloya kadar
09:54çıkıyor. Öyle olunca olduğundan fazla ilacın atılması eee sorun
09:59yaratıyor.
Yorumlar