00:00Bildiğimiz gibi iki bin yirmi üç yılında çok acı bir olay
00:03yaşadık. Büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya
00:06kaldık. Elli bin üzerinde yurttaşımız öldü. Yüz binlerce
00:10bina yıkıldı. Daha sonra bu depremden sonra temmuz ayında
00:14milli dayanışma paketi adı altında bir vergi paketi
00:18meclisimize geldi. Ne vardı bu paketin içerisinde? KDV
00:23oranları arttırılmıştı. Yüzde ona yüzde yirmiye çıkartıldı.
00:26Kurumlar vergisi oranları yirmiden yirmi beşe yirmi
00:30beşten otuza çıkartılmıştı. Motorlu taşıtlar vergisi ek bir
00:34vergi daha verilmişti. O gün için o gün için bu teklifte
00:39imzası olanlar şunu söylemişlerdi. Bu depremin
00:42yaralarının sarılması lazım. Seksen altı milyon el ele
00:46vereceğiz. Bu depremin yaralarını saracağız
00:48demişlerdi. Orada ufak bir itirazımız olmuştu bizim. Biz
00:52demiştik ki burada herkes eşit şekilde yüklenmesin. Adalet
00:57olsun demiştik. Yani bu ülkenin nimetlerinden kim daha fazla
01:02faydalanıyorsa o elini taşın altına daha fazla koysun
01:06demiştik. Vergide adaletten bahsetmiştik. Anayasa madde
01:10yetmiş üçten bahsetmiştik. Ne diyor anayasamızda yetmiş üçüncü
01:14madde? Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne
01:18göre vergi ödemekle yükümlüdür. Peki öyle mi oldu? Rakamlara
01:23bakalım. Iki bin yirmi üç yılında net vergi geliri dört
01:26buçuk trilyon lira. Bu vergi gelirinin yüzde on beş nokta
01:31dördü gelir vergisinden on yedi nokta dördü kurumlar on bir
01:36nokta iki KDV yüzde yirmisi de ÖTV'den kaynaklanmakta. Peki
01:41iki bin yirmi dört yılında nasıl bir marzayla karşı karşıya
01:45kaldık? Öyle ya. KDKDV oranlarını arttırdık. Kurumlar
01:50vergisi oranlarını arttırdık. Bu halde KDV ve kurumlar
01:54vergisinin payının artması lazım. Bütün vergi gelirlerinde.
01:57Ne olmuş bakalım? KDV iki bin yirmi üçte yüzde on bir nokta
02:02ikiymiş bütün vergi gelirleri içindeki payı. Yüzde on üçe
02:05çıkmış. Bu beklenen bir şeydi. Tuhaf bir şey olmuş yalnız. Ne
02:10olmuş? Kurumlar vergisi yüzde on yedi nokta dörtten yüzde on
02:15dörde düşmüş. Başka bir şey olmuş. Gelirler vergisi de
02:20toplam vergiler içerisindeki payı yüzde on beş nokta
02:24dörtten yüzde on dokuz nokta dörde. Dört puan puan daha fazla
02:29artmış. Ki bu gelir vergisinin yüzde doksan ikisi kaynağından
02:35kesilen yani işçimizden, emeklimizden, emekçimizden,
02:39memurlarımızdan kesilen vergilerden oluşmakta. O zaman
02:42biz burada bir soru sormak hakkımız bizim. Sayın
02:45Cumhurbaşkanı yardımcımız nerede adalet? Gerçekten nerede
02:49adalet? Böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmamamız lazımdı.
02:54Iki bin yirmi beş yılında bütçesine baktığımız zaman Batı
02:58cephesi de değişen bir şey yok. Oranlar hemen hemen aynı. Gene
03:01en fazla vergi geliri gelir vergisinden yüzde on dokuz,
03:05ÖTV'den yüzde on dokuz, KDV'den yüzde on üç, kurumlar vergisi
03:10on dört nokta yedi toplam içindeki payı. Ama bunun böyle
03:14olmaması lazım. Çünkü biz iki bin yirmi dört yılında asgari
03:17kurumlar vergisi diye bir düzenleme yaptık. Yani işte
03:22ııı istisnalar, muafiyetler, indirimler ne kadar olursa
03:26olsun bir kurum, bir işletme, bir firma en asgari yüzde on
03:31vergi vermek zorunda. Dolayısıyla kurumlar vergisinin
03:34artması gerekirken herhangi bir değişiklik olmadığını
03:37görüyoruz. Peki nasıl oluyor bu? Bunun bir izahının olması
03:42lazım. Iza bunu anlamak için de vergi harcamalarına bakmamız
03:46lazım. Nedir vergi harcamaları? Işte istisna, muafiyet,
03:50indirimler vasıtasıyla almaktan vazgeçtiğimiz vergiler. Hazine
03:55Bakanımız şunu söylüyordu, vergi harcamalarını azaltacağız
03:58diyordu. Rakamlara bakıyoruz. Bırakın azaltmayı artmış. Üç
04:02trilyon lira biz vergiden vazgeçiyoruz ve sadece bunu
04:06yüzde yirmi sekizi asgari çalışanların faydalandığı asgari
04:11ücret istisnası yedi yüz milyar lirası kurumlar vergisi
04:15muafiyeti. Olayı daha iyi anlamak için ülkenin içinde
04:18bulunduğu durumu daha iyi anlamak için kamu özel iş
04:21birliği projelerine bakmak lazım. Kırk dört tane şirket
04:25bugüne kadar bu projelerden yapmış ve yalnızca bunların
04:28yedi tanesi vergi veriyor arkadaşlar. Bu sene iki bin
04:33yirmi dört yılında iki bin yirmi dört yılında bu bu iş
04:36şirketler aktarılan para iki yüz milyar lira önümüzdeki üç
04:40yıl aktarılacak olan para altı yüz yetmiş sekiz milyar lira
04:43kırk dört şirket var bunlardan sadece yedi tanesi vergi
04:48veriyor. Yani iş ihale almaya geldiği zaman geçiş garantili
04:55köprü ihalesi almaya geldiği zaman bu arkadaşlar en önden
04:59koşturuyor ama iş vergi ödemeye geldiği zaman hiçbirini
05:04göremiyoruz. Ve buradaki problemi anlamak için bir
05:08modelleme yapmak lazım. Yani ülkemizin içinde bulunduğu
05:11durumu anlamak için bir modelleme yapmak lazım. Bu
05:14durumu bir havuzla modelleyebiliriz.
05:17Çocukluğumuzda vardı avuz problemleri. Çoğumuzun
05:20belalısıydı. Hazineyi bir avuza benzetelim. Bir tane musluk o
05:25havuzu doldursun. Alttan bir tane de musluk da o havuzu
05:29boşalsın. Böyle problemler vardı değil mi? Yani
05:32ülkemizdeki milyonlarca insan bizler emekçiler, asgari
05:37ücretliler, memurlar bu havuzu doldurmak için var gözümüzle
05:41çalışıyoruz. Ama bir taraftan da altta bir bir tane daha çeşme
05:45var. Oradan da hepimizin tanıdığı, bildiği bu kamu
05:49özel işbirliği projeleriyle imza atanlar yüz milyarlarca
05:54lirayı ortunluyorlar.
Yorumlar