00:00Değerli basın emekçileri, meslek örgütlerimizin, mücadele
00:04arkadaşlarımızın, siyasi partilerimizin, demokratik
00:08kitle örgütlerimizin değerli başkanları, temsilcileri,
00:12diske bağlı sendikalarımızın başkanları, yöneticileri, işyeri
00:17temsilcileri, şube başkanları, sevgili mücadele arkadaşlarım,
00:21öncelikle hepinizi Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları
00:25Konfederasyonu DISK adına sevgiyle, saygıyla, umutla
00:29selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Evet değerli
00:34arkadaşlar, DISK bölge temsilcimiz taleplerimizi ve
00:39mücadele hedeflerimizi içeren açıklamamızı sizlerle
00:43paylaştı. Gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet
00:48için iki yıldır sürdürdüğümüz bu mücadele sürecinin yeni bir
00:54dönemini başlattık. Dün Kırşehir'de başlayan alan
00:58eylemleri öncesinde geçtiğimiz haftalarda iş yerlerinde
01:04bildiri okumalarla başlayan bu süreç dün Kırşehir'de yaptığımız
01:09ilk basın açıklamasıyla başladı. Bugün şu an
01:13İstanbul'dayız. Bundan sonra bugün yine Kocaeli'nde ve
01:18Gaziantep'te. Yarın Adana, Artvin, Balıkesir, İzmir ve
01:24Muğla'da. Cuma günü Bursa'da, Çanakkale'de ve Tunceli'de.
01:30Pazartesi günü Antalya ve Çorlu'da. Salı günü Eskişehir'de
01:36Manisa'da ve Gebze'de. DISK'in örgütlü olduğu DISK bölge
01:40temsilciliklerinin bulunduğu bütün kentlerde kitlesel biçimde
01:46tüm mücadele arkadaşlarıyla birlikte alanlarda sokaklarda
01:51olacağız. Korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Susmuyoruz,
01:58korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat
02:05etmiyoruz. Artık yeter. Geçinemiyoruz. Insanca yaşamak
02:11istiyoruz. Gelirde adalet, vergide adalet, ülkede adalet
02:16istiyoruz demek için alanlarda olacağız. Iki yıldır DISK
02:21olarak sokaklardayız. Iş yerlerinden başladık. Vergi
02:26daireleri önlerine taşıdık. Sayısız mitingler yaptık. En son
02:31geçtiğimiz yıl İstanbul'dan Ankara'ya yürüdük günlerce. Ve
02:36yaptığımız tüm eylemlerde yürüyüşlerde gördük ki bu
02:41ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak
02:45bu taleplerimiz büyük bir toplumsal karşılıkla attığımız
02:51her adımda daha da büyüdü. Bugün artık bugün artık yeni bir
02:57mücadele sürecine başlarken diyoruz ki sevgili arkadaşlar
03:02yaşadığımız bu tablo bu işsizlik, yoksulluk, hayat
03:07pahalılığı bu adaletsizlikler bir tesadüf değil. Bir
03:13rastlantı değil. Ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi kurmaylarının
03:19o sürekli değişen maliye bakanlarının beceriksizliği ya
03:25da iş bilmezliği değil. Yaşadığımız bu tablo bugün
03:30işsizliğin on iki milyona dayanmış olması, açlık
03:34sınırının bile çok altındaki bir asgari ücrete milyonların
03:39mahkum edilmesi, milyonlarca emeklinin asgari ücretin bile
03:45çok altındaki emekli aylığına on iki bin beş yüz liraya
03:50mahkum edilmesi, bu vergi adaletsizliği ve yaşadığımız
03:56bütün bu tablonun nedeni ülkeyi yirmi iki yıldır yöneten AKP
04:03iktidarının politikalarıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi
04:08iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin
04:12sonuçlarını yaşıyoruz. Türkiye'de öyle bir düzen
04:16kuruldu ki bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin
04:23yoksulu daha yoksul yapmak üzerine kurulu. Bu düzenin
04:28bütün çarkları yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor.
04:34Oysa hepimiz çalışıyoruz, hepimiz üretiyoruz, hepimizin
04:40çalışarak ürettiği toplam değer bu ülkenin seksen beş
04:46milyon insanını işçileri, emekçileri, emeklileri,
04:50kadınları, gençleri, çocuklarımızı insanca
04:55yaşatmaya yeter de artar bile. Yeter ki tercihler değişsin.
05:00Yeter ki adalet sağlansın. Saraya değil halka bütçe saraya
05:10halka bütçe saraya değil halka bütçe taleplerimizi bölge
05:19temsilcimiz sıraladı tekrar etmeyeceğim. Ama şunu
05:23söyleyerek sözlerimi bağlamak istiyorum. Değerli arkadaşlar
05:28mevcut siyasi iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerinin
05:33sonucu olarak yaşadığımız bu ağır tablonun tam tersi
05:39mümkündür. Yani ürettiğimiz değerden hakça payımızı
05:44aldığımız insanca yaşadığımız bir ülke mümkündür. Gelirde
05:50adaletin sağlandığı herkese insanca yaşamaya yetecek bir
05:57gelirin sağlandığı bir ülke mümkündür. Asgari ücretin
06:02insanca yaşayacak bir düzeyi yükseltilmesi mümkündür. Bu
06:07ülkeyi bir asgari ücret ülkesi olmaktan kurtarmak ve asgari
06:13ücreti sembolik bir ücret haline getirmek mümkündür. Bu
06:17ülkede işçilerin, emekçilerin, sendikalaşmasının toplu
06:23sözleşme ve grev hakkı başta olmak üzere sendikal haklarını
06:28kullanabildiği bir çalışma hayatı mümkündür. Kıdem
06:34tazminatını bırakın el uzatıp ortadan kaldırmayı, kıdem
06:39tazminatı tavanını kaldırarak herkesin çalışmasının
06:44karşılığında daha sonra hayatını sürdürmesi için bir
06:49güvence olacak kıdem tazminatına ulaşması
06:53mümkündür. Tazminata uzanan eller kırılsın. Tazminata
07:00uzanan eller kırılsın. Tazminata uzanan eller kırılsın.
07:07Herkesin belli bir süre çalıştıktan sonra ne yaşa
07:13takılmak ne prime takılmak ne başka şeylere takılmak değil
07:18emeklilik hakkına ulaşması ve emekli olduktan sonra da son
07:24nefesimize kadar insanca yaşayacağımız bir ücret ve
07:28başta sağlık hakkı olmak üzere sosyal haklara sahip olmamız
07:34mümkündür. Değerli arkadaşlar bugün yaşadığımız bu tablonun
07:38tam tersi mümkündür. Yeter ki tercihler değişsin. Ama bugün
07:44bakıyoruz ki ülkeyi yöneten iktidarın bütün konuşmaları,
07:49bütün politika belgeleri işte orta vadeli programı önümüzdeki
07:55günlerde açıklayacaklar iki bin yirmi beş yirmi yirmi yedi
07:58orta vadeli programını ve bütün orta vadeli programları on
08:03ikinci kalkınma planı hükümetin bütün politika
08:07belgelerinde görüyoruz ki bizleri açlığa, yoksulluğa,
08:11işsizliğe mahkum eden bu politikalarda ısrar var.
08:16Görüyoruz ki zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul
08:22yapan bu düzenin çarklarını daha da acımasız bir biçimde
08:27döndürmek için çalışıyorlar. Bakın bütün politika
08:31belgelerine diyorlar ki asgari ücreti önümüzdeki yıl yüzde on
08:37beş ya da yirmi artıracağız. Eğer iki bin yirmi beşte
08:41emekli olursanız bugün alacağınızı da alamayacaksınız.
08:45Ve hedeflenen enflasyon rakamları üzerinden ücret
08:50artışlarıyla bizi daha da büyük bir açlıkla, yoksullukla yüz
08:55yüze bırakmak istiyorlar. Sefalete teslim olmayacağız.
09:00Sefalete teslim olmayacağız. Sefalete teslim olmayacağız.
09:10Enflasyonla mücadele adı altında ücretleri arttırmadılar.
09:14Asgari ücrete ve ücretlere ara zam yapmadılar. Ama ne oldu? Ne
09:20enflasyon düştü? Bizler de aynı zamanda daha fazla yoksullukla
09:26karşı karşıya kaldık. Dün büyüme rakamları açıklandı. O
09:31çok övündükleri ama asla işçilerle, emekçilerle halkla
09:36paylaşmadıkları büyüme rakamlarında da sert bir düşüş
09:41olduğunu gördük. Yani değerli arkadaşlar istiyorlar ki bu
09:45düzen böyle devam etsin. Istiyorlar ki herkesi
09:50yoksullukta eşitledikleri bu düzen böyle devam etsin.
09:55İstiyorlar ki bütün işçiler asgari ücretle çalışsın.
Yorumlar