00:00On yıldan beri devam ediyoruz yani. Hanım devam ediyor. Ben
00:03anlamam. Ben sadece tedariğini yaparım. Bu da yetiştirir.
00:07Verir konuya komşuya yemek için yaptık bunu ilk etapta yani.
00:10Ondan sonra komşular isteyince işi artırdık. Yüz elli paket
00:15getirdim bu sene. Konya'dan geliyor bu. Bütün evrakları
00:19Konyalılara ait yani. Fabrikaya ait. Fabrikasyon yani. Fakat
00:23burada şey yaparak yetişiyor. Halime oyuncu. Halime teyze.
00:27Efendim. Kaç yaşındasın? Ben altmış üç yaşındayım. Emekli
00:32olduk. Buraya da geldik. Evimizin yeri de biraz ıssız.
00:35Boş durmayalım. Bir kendimize kültür mantarında biz mantar
00:39seven bir aileyiz. Yapak yiyelim dedik. Sonra da yapınca
00:44komşular da alıştı. Sonra sonra işte biraz biraz artırdık
00:49böyle. Şimdi yüz elli tane falan yapıyoruz. Çok da değil yani.
00:53Mesela her şeyde üç yüz ellik falan yapıyoruz. Ayda. Mesela
00:59zaten bu iki ayda yetişiyor. Alıyorsun getiriyorsun bir ay
01:02boş geçiyor. Bir ayda mantarlı zamanı iki ay diyelim. Peki.
01:07Çok güzel böyle severek yani severek yapıyorum. Işçi de hiç
01:11tutmuyorum. Kendim yapıyorum. Hiç. Aileden de birisine
01:15elletmiyorum. Kendim yapıyorum. Kimse benden başka kimse
01:18toplamasına şeyine karışmaz. Evladın gibi. Evet böyle işte
01:22bir evde hani bir hayvan beslersin, bir şey beslersin,
01:25onu önem verirsin öyle. Gece gelir bakarım. Gündüz mesela
01:29sulamak zamanını ayarlarım. Zor mu peki bunun bakımı? Ya
01:32bakımı seversen kolay. Ama öyle üşenirsen çok. Başlandı. Ilk
01:38baş bir sene biz atlattık. Bir zıraatçı bir akrabamız vardı.
01:42Ona biz sorduk. Dedik biz bunu yapsak yapabilir miyiz? Ya
01:45dedi çok zarar edersiniz yapman. Yani on torba alalım bari.
01:49Yapak. Yok dedi çok yani hiç uğraşmayın. Ertesi sene bir
01:54sene atladık. Seneye dedik biz bunu kafaya koyduk yapalım.
01:57Elli torba getirttirdik. Elli torba ile başladık. Sonra işte
02:02baktık oldu. Çok güzel oldu ama ilk o zaman. Şimdikinden daha
02:06güzeldi. Bir şey yapmadan önce. Evet. Ev hanımıydım. Dört tane
02:09çocuğum var. Onları büyüttüm ancak. Onları okula, askere
02:12filan derken bir boşluk oldu arada. Bu arada dedik boşup
02:16durmayalım. Elli yaşındaydım. Altmış üç yaşındayım. Peki
02:21neler hissediyorsun? Bunu başardın, hasret ediyorsun. Çok
02:24güzel. Bunu ben severek şey böyle yani olmayanlara da
02:27veriyorum. Hani hepsi para değil. Ben hediye vermeyi,
02:31hediye almayı seven bir insanım. Yani olmayan
02:35akrabalarıma, komşularıma alamayanlara en azından
02:39herkese bir elimde bir hediyelik bir şey olarak
02:43görüyorum ben bunu. Ya sadece satıp da çok da bir
02:46kar etmiyoruz zaten. Ben hani temin ediyorum bu bakımını
02:51filan yapıyor. Dağıtım işini yapıyoruz. Ücretlerini ben
02:55ödüyorum. Satışını bu yapıyor. Başka bir şey yok. Emekli
02:58olduktan sonra. Emekli olduktan sonra yaptık. Abla evi
03:01yaptıktan sonra buraya bu olay başladı yani. Patron mu oluyor?
03:07Patron için talimat verir ben de yaparım. Peki. Mahalleden
03:11her yerden sipariş alıyoruz. Adliyeye mesela haftalık otuz
03:15kırk kilo veriyorum. Da makarnacılar alıyor. Kadirli'den
03:21gelip götürüyorlar. Otuz otuz beş kilo. Ha mesela şimdi burada
03:25yirmi kilo mantar çıkar. Şimdi kesti avrat gelir bir götürür
03:29yani. Çok olmaz. Kesmesi lazım. Hem hediyelik hem hobi. He.
03:34Hem hobi hobi. Hem de ana parayı kurtarıyor yani. Verdiğim
03:38yirmi iki milyarı kurtarıyor. Mantar satışı. He öyle. Onu
03:41yüz liraya veriyorum ben. Pazarda da yüz altmış lira. Ben
03:45konu komşu yesin diye yüz liraya veriyorum yani.
03:47Üretici olarak ne zarar edeyim ne fazla kar edeyim. En
03:51seviyede kalsın yani. Piyasa yükselmesin. Herkes faydalansın.
03:56O gayeyle yapıyoruz yani bu işi. Bir de şu biz işçi
04:00tutmayınca maliyeti biraz az olabiliyor bize. Işçi tutanlar
04:04için tabii ki işçinin yöntemiz olmuş bir milyon. Yani beş tane
04:07işçi çalışsın zaten senin elli kilo mantarın gitti. Yetmiş beş
04:12metrekare kardeş. Yetmiş beş metrekare de. Aylık ne kadar
04:16asfalt ediyoruz? Aylık. Iki ayda. Iki ayda. Üç yüz önce.
04:22Üç dört yüz kilo yaparız yani. Şimdi oradan geldi. Hazırda
04:26akşur babası yani. Böyle koparıyorsun bak seni şey. Çok
04:31hassas dediniz. Evet hassas. Ha böyle hani kalabalık diyorlar
04:36ki mesela bu bizim Bodrum'da olur. Bir şeyde. Böyle bu
04:41kuvvetli, küflü, tozlu yerlerde falan olmuyor. Yani en ufak
04:47bir leke bulamazsın. Bizimki lezzetli olması az böyle havası
04:53temiz. Ha şurada var bakın. Hiç kullanmıyoruz yani. Organik
04:57ilaçsız. Kesinlikle ilaç kullanmıyoruz. Ilaç kullanırsa
05:00büyür ama beş kuruş etmez kardeşim.
Yorumlar