Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Geçtiğimiz hafta sonundan devraldığımız bir gündem var.
00:04O da Tamar Tanriyar'ın gözaltına alınmasına neden olan sondan bir önceki, çünkü yeni bir video yayınladı, videosunda söyledikleri.
00:14O söyledikleri arasında elbette Sözcü grubuna yönelik iftiralar da bizim açımızdan kabul edilebilir değildi.
00:21Ve Sözcü gazetesi de bugün amacın ne olduğunu çarşaf kapak olarak adlandırıyorsunuz galiba değil mi bunu?
00:29Evet.
00:30Teknik ifadesi bu.
00:31Hazırladığı bir çarşaf kapakla okuyucusuyla paylaşıyor.
00:35Ekranda gördüğünüz aslında dünden bu yana maalesef tekrar etmek zorunda kaldığımız Sözcü susarsa Türkiye susar etiketi de bu tehlikeyi anımsatmak
00:48için aslında izleyicimizin dikkatine ve vicdanına sunduğumuz bir gerçeklik.
00:53Bir özür ve bir gerçek ayrıca haberin daha doğrusu bu çarşaf kapağı ikinci kısmında etek kısmında yer alıyor.
01:03İsterseniz Doğan Bey siz hazırlayın.
01:05Neticede siz hazırladığınız üzerine biz de birkaç kelam ederiz elbette.
01:08Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim.
01:10Sözcü gazetesi ve Sözcü medya grubu televizyonuyla işte öteki gazeteleri korkusuz ve tavırla.
01:19Şu anda Türkiye'nin en büyük ve de parayla satılıp işte okuyucunun ilgi gösterdiği tek medya grubu durumda.
01:30Okuyucunun cebinden para ödeyerek satın aldığı tek aynen öyle.
01:35Ve biliyorsunuz bir gazete sadece okurlarından aldığı parayla ve ilan gelirleriyle yaşıyorsa tam bağımsız sayılır.
01:48Bunun dışında bir gelir kaynağı söz konusuysa o gazetenin gazeteciliği tartışılır.
01:55Çünkü çıkar çatışması yaşayabilir değil mi?
01:57Kesinlikle yani size biri para veriyorsa onun karşısında başka şey isteyecektir.
02:02Onun aleyhine haber yapamazsınız örneğin.
02:04Çok açık bir şekilde evet.
02:06Mesela Arap ülkelerinde böyle gazete olmaz.
02:10Çünkü bütün hepsini fonlarlar.
02:12Dolayısıyla o Arap ülkelerindeki gazetelerin tümü sahibinin sesi pozisyondadır.
02:18Türkiye'de bu şekilde kalmış tek gazete Sözcü ve birkaç gazete daha var haklarını yemin ederim.
02:25Cumhuriyet var, Evrensel var, Bir Gün var.
02:28Ve bu gazetelerin ortak özelliği kamudan hiçbir şekilde reklam geliri elde edememesi ve her fırsatta da cezalandırılmaları.
02:39Nasıl ceza televizyonlara işte en yüksek televizyon cezası verilen televizyon kurumu da Sözcü Televizyon olduğu rakamlardan belli.
02:50İşte Sözcü'nün bu bağımsız yapısı Türkiye'de bazı kesimleri rahatsız ediyor.
02:55İktidara yakın bazı kesimler bunu yok edebilmek için bir takım ne diyelim aparatlar da kullanıyorlar.
03:06İşte son örneğini de biz gördük.
03:07Burada o kadar ileri gidiyorlar ki Sözcü gazetesini dağıtmak durumunda olan dağıtım şirketi Sayın Erdoğan'ın damadının abisinin yönetiminde olduğunu
03:21bildikleri için
03:22ailevi ilişkileri kullanarak bunu engelleme yolunda bile tehditlerde bulundular.
03:29İşte o aparatlar geçtiğimiz günler de buna tanık oldu.
03:32Amaç Sözcü gazetesinin dağıtımının engellenmesi ve Sözcü'nün mümkünse bu yapısı, sahiplik yapısının değiştirilerek Türkiye'nin öteki gazetelerine dönüştürülmesi.
03:48İşte ama Türkiye'de siz bunu da yaparsanız ortada bir medya kalmaz.
03:52Bakın bir dünyada gazetelerin ne kadar ciddi olduğunu anlamak için bakılan tek ölçüt vardır.
04:01O gazetelerin habere harcadığı para.
04:05Şu anda gazete olarak habere para harcayan müessese burası.
04:12Televizyonuyla, internet sitesiyle, diğer gazeteleriyle.
04:15Çünkü biz haberi elde etmek için para harcıyoruz.
04:19Muhabirlerimiz var, editörlerimiz var.
04:22Tabii foto muhabirleri var, kameramanlar var.
04:24Bunlara para harcıyoruz.
04:25Bunlara para harcamadan gazete çıkarmak da mümkün.
04:28Bunun örnekleri de Türkiye'de var.
04:30Ama o zaman işte ortaya bir gazete çıkmıyor.
04:33Bütün amaç sözcüğü ve sözcü medya grubunu susturmak sahibine.
04:39Daha önce hürriyette yapılan, daha önce işte milliyette yapılan, daha önce...
04:44Havuzlaştırmak diyebiliriz.
04:46Habertürk'te yapılan, daha önce Televir'de yapılan havuzlaştırma operasyonunun bize doğru geldiğini de işte görüyoruz.
04:57Ve bunu engellemek için de biz okurlarımıza, televizyon izleyicilerine güveniyoruz.
05:03Bunun dışında zaten herhangi bir şey yok.
05:06Bizim bakın, sözcü medya grubuna 60 milyon dolar kredi verildi diye bir yalan uydurdular.
05:11Yalan olduğu gayet açık ve net.
05:13Sözcü medya grubuna, kamu kuruluşlarından, iktidara yakın kuruluşlardan ve iktidar korkusuyla birçok özel sektör kuruluşundan ilan gelmediği de zaten sayfalarımızdan
05:26belli.
05:26Durum budur, okur sahip çıkarsa, izleyici sahip çıkarsa sözcü yaşar ve unutmayın, dünyanın Amerika'da başkan deviren tek gazetesi olarak bilinen
05:41Washington Post'un bir mottosu vardır.
05:44Karanlıkta demokrasi ölür.
05:46Siz sözcüyü susturursanız demokrasiden artık hiç söz edemezsiniz.
05:51Bunu da unutmayın diyelim ve bitirelim.
05:53Evet, şimdi burada tabii yıllardır sözcü gazetesinin maruz kaldığı sistematik itirafları hatırlamak iyi bir, iyi gelebilir zihnimize.
06:08Fakat atılan o iftiralar arasında sanırım en tutmaması gerekeni de FETÖ'cülük.
06:14Çünkü yıllarca FETÖ ile mücadele etmiş Ertuğrul Akbay ve gerçekten Atatürk ilkelerine, Cumhuriyet'e sahip çıkmış.
06:27Kurduğu markayla da zaten bunu sık sık okuyucusunu hatırlatmış.
06:32En hatta kuvvetli kası da Atatürkçülüğü diyebiliriz herhalde değil mi?
06:36Yani sözcü markasını sokakta 10 kişiye sorsak nasıl bir markadır diye.
06:41Herhalde 9 kişi Atatürkçü demokratik, çağdaş yanıtlarından birini seçer.
06:48Hiç kimse de FETÖ'cü bence demez.
06:52Bunun en çarpıcı örneği de Emin Çalaşan'ın...
06:55Düşünün ki Emin Çalaşan gibi bir ismi FETÖ'cü olmakla suçlayıp mahkum etmeye kalktı.
07:01Ve sonrasında aslında Yargıtay'dan gelen bu beraat kararına rağmen bu iftiraların hala dile getirilmesi bilinçli elbette.
07:11Yani bu bir sistematik çalışma, yıpratma, itibarsızlaştırma çalışması.
07:16Şunu da hatırlatmak lazım aslında siz bahsettiniz bu yayıncılığın en kritik noktalarından biri şeffaflığı, hesap verilebilirliği.
07:28Sözcü grubunun da bugüne dek hesaplarının elbette incelenmesinde bu arada hiçbir sakınca yok ama incelenmiş olduğunu da anımsatalım.
07:38Yani zaten burada bir açık, bir hata, bir eksiklik olsaydı bu zaten ortaya çıkardı.
07:46Cezası da neyse bu verilirdi.
07:48Defalarca bunlar, bu incelemeler yapılmıştır.
07:51Ve MASAK tarafından da tüm raporlar, tüm hesaplar incelenmiş ve raporları da zaten bir usulsüzlük olmadığını tespit etmiştir.
08:04Bunu da ben hatırlatmak isterim.
08:06Yani bu işe hesap verilebilirlik ve şeffaflık en kıymetlisi çünkü.
08:10Şöyle onu da hemen söyleyelim.
08:12Şimdi gazetelerin gelirleri ve giderleri gayet açık ve net.
08:17Her şey açık.
08:20Belli ne diyelim silsileler halinde yapılıyor ve bunların hepsine devletin ilgili kademeleri ulaşabiliyor.
08:27Gizli, gizli saklı hiçbir şey yok ama şunu da söylemek isterim.
08:31Mesela Türkiye'de bir gazetenin çıktığını ve sahibinin hala kim olduğunu bilmediğimiz örnekler de yaşadık.
08:39Hala aradan bir buçuk sene geçtikten sonra bir gazetenin sahiplik yapısının net bir şekilde ortaya çıkmadığını da gördük.
08:46Ve böyle o örnekler varken bile sözcünün bu şekilde böyle tartışma konusu yapılması tabii anlaşılmaz.
08:55Mesela biraz önce Doğan abi söyledi aslında Simge Hanım ama mesela sözcünün sloganı her gün manşetinde.
09:03Sözcü susarsa Türkiye susar aslında.
09:06Çünkü burada toplumun temel sorunlarına eğilen, toplumun aslında beklentilerini karşılayan bu açıdan toplumun bu anlamda neye ihtiyacı olduğunu gören.
09:16Çünkü gazetecilik, medya aslında bu açıdan halkın haber alma gücüdür.
09:21Yani halkın sorunlarını iktidar kimse aslında ona ulaştırma görevi görür.
09:27Bu açıdan dördüncü bir güçtür.
09:28Çok önemli bir güçtür.
09:30Burada mesela Saygı Ağabey'in, Saygı Öztürk'ün bugünkü yazısında gördüm ben.
09:34İçi Kamu Bankası'nın son 5 yıllık ilan reklam harcaması 13 milyar 175 milyon.
09:39Bakın sadece İçi Kamu Bankası'nın son 5 yıllık ilan reklam harcamasını yazmış Saygı Öztürk.
09:4713 milyar 175 milyon.
09:49Şimdi ben bir yurttaş olarak, çünkü bunlar da bizim bir vergi ödeyicisi olarak vergilerimiz, neden vergilerimiz diyorum Simge Hanım.
09:56Bu iki Kamu Bankası eğer bu kadar harcama yapmasa yılın sonunda hazineye aktaracağı pay ödeyeceği vergi artacaktı.
10:03Belki bizim üzerimizdeki vergi yükü de biraz daha azalacaktı bundan dolayı.
10:06Evet.
10:06Şimdi.
10:07Cebimizden çıkıyor.
10:08Cebimizden çıkıyor yani.
10:09Olan yine vergilerimiz oluyor.
10:10Şimdi Simge Hanım ben bir vergi ödeyicisi olarak şunu soruyorum.
10:14Hangi ölçü ve kriterlerle, hangi basın yayın organlarına, hangi medya kuruluşlarına burada ilan reklamlar dağıtılmıştır?
10:20Bir vergi ödeyici 86 milyon yurttaştan birisi olarak sormak istiyorum.
10:25Temel yurttaşlık bilinci gereğini de sormak istiyorum.
10:27Ayrıca mesela TMSF'de 1000'in üzerinde şirket var şu an.
10:33İşte TMSF bünyesine geçirilmiş.
10:36Ve oradaki şirketlerden yine hangi medya kuruluşlarına, hangi basın yayın organlarına, hangi ölçü kriterlerle ilan ve reklamlar veriliyor?
10:44Bunları sormak en doğal hakkımız.
10:46Biraz önce şeffaflıktan bahsettik.
10:47Şeffaflık her anlamda.
10:49Sadece işte bir gazetenin gelir ve giderlerinde bu arada Sözcü grubunun avukatı olan Sayın Ersan Barkın geçen hafta ana haberde
10:57anlattı.
10:58Sözcü gazetesinde de bu anlamda detaylı bilgileri paylaştı.
11:02Şimdi şunu söylemek istiyorum.
11:04Şeffaflığın olmadığı coğrafyalarda sadece bunun için değil.
11:07Şeffaflık temelde merkezi yönetimden başlar.
11:10Vergilerini ya 86 milyon yurttaşın doğumdan ölüme ekmekten suya iğneden ipliğe ödediği vergilerin nasıl harcandığı kısmında başlar.
11:18Ve şunu hep söylüyorum.
11:19Yine söyleyeceğim.
11:20Şeffaflığın olmadığı coğrafyalarda özellikle vatandaşın vergilerini harcayanlar için söylüyorum.
11:25Yerel ya da merkezi yönetim fark etmez.
11:27Şeffaflığın olmadığı coğrafyalarda yoksulluğun da yolsuzluğun da israfın da önüne geçemek.
11:32Çok doğru.
11:33Peki Can Özçeli'nin de fikirlerini almak istiyorum.
11:38Şimdi ben Sözcü Gazetesi'nde yeni çalışmıyorum.
11:432015-2021 yılları arasında Sözcü Gazetesi'nin adliye muhabirliğini yaptım İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'nde.
11:49Ve FETÖ davası açıldığında ben o adliyede Sözcü Gazetesi'nin adliye muhabiri olarak çalışıyordum.
11:59Ne kadar o süreci, işte o operasyon sürecini yakınen takip ettik, yaşadık.
12:07Gazetenin durumunu biliyorduk.
12:09Ama Sözcü Gazetesi'nin şöyle bir durumu var.
12:12Türkiye'de gerçekten sadece işçi gazetecilik olan, iş adamı olmadan sadece gazetecilik yaparak bir yayın grubu kuran tek gazete Sözcü Medya
12:24Grubu.
12:25Hem Ertuğrul Akbay hem de Burak Akbay.
12:29O yüzden bunu çok rahatlıkla söyleyebiliyorum.
12:32Ben 5,5-6 yılda Sözcü Gazetesi'nde çalıştığım için oranın nasıl bir yönetimle yönetildiğini, ne şartlarda gazetenin yapıldığını,
12:44işte televizyon kurulurken ben başka bir yere transfer olmuştum.
12:50Ama gazetenin nasıl çıktığını, internet sitesinde nasıl yayın yaptığını çok iyi biliyorum.
12:55Yakından 5,5 yıl çalıştığım için.
12:58FETÖ davasında tutmayacağını biz o günden, o gün zaten hem yayınlarımızda söylemiştik hem haberlerimizde anlatmıştık.
13:07Sözcüye FETÖ iftirasını tutmayacağına, yapışmayacağına.
13:10Zaten Yargıtay tarafından da hem yargılama sonucu verilen mahkumet kaldırıldı ve beraat verildi.
13:20O yüzden Sözcü grubuna atılan çamurun tutmayacağı belli.
13:27Ben de Doğan Bey gibi düşünüyorum.
13:30Gazetecilik yaparak iş adamı değil, ihalelerle değil, sadece gazete satarak, televizyon reklamlarıyla bu işi döndürebilmek çok zordur.
13:40Sözcü Gazetesi'nin o yıllardan beri yapıyor.
13:44Hem Ertuğrul Bey hem Burak Akbay'ın ne kadar özverili çalıştığını zaten biliyoruz.
13:50Yakın en de yaşadığım için, çalışma fırsatı bulduğum için Burak Akbay'la ve Ertuğrul Bey'le bunu söylemek istedim.
13:58Peki, teşekkür ederim.
14:00Gündeme dair tabii konuşmak istediklerimiz var ama hiçbir şeyde en azından Sözcü grubuna atılan bu iftiralar karşısında sessiz olmamızı gerektirmiyor.
14:15İçimiz el vermiyor yani.
14:17Onu da bir yayıncı notu olarak elbette eklemek isterim ben de.
14:21Bir şey daha ekleyeyim.
14:22Tabii buyurunuz.
14:22Bakın biz çevre haberleri konusunda Sözcü Gazetesi'nde neredeyse tek diyelim, diğer gazetelerin hakkını yememek için bir yayın politikası sürdürüyoruz.
14:38Ve bizim Sözcü Gazetesi'nin 33 editörü, muhabiri hakkında Mehmet Cengiz iş adamı ve şirketi dava açtı.
14:5133 kişiye birden.
14:54Ve bu dava o kadar büyük tepki gördü ki Brezilya'daki çevre konferansında ya Türkiye'de bir şirket çevre haberleri yapan medya
15:05grubunu susturmak için
15:0733 kişisine birden dava açtı diye konu oldu.
15:10Şimdi Türkiye'nin, eğer Mehmet Cengiz 33 kişiye dava açıyor ve de bu dünya çapında böyle konu oluyorsa bunun önemini
15:22artık Türkiye'de herkesin anlaması lazım.
15:24Biz çevre haberleri konusunda varsa başka örnek görelim yok.
15:30Yazıyoruz ve davalar peş peşe geliyor.
15:33Mesela taş yapı durmadan bize dava açıyor.
15:35Mesela buna benzer başka maden şirketi sahipleri durmadan bize aleyhimize dava açıyorlar.
15:45Neden?
15:46Sadece biz işte onların yaptığı şeyde Bodrum'da Akbelen'de yapılan da ortada, İçtaş şirketi durmadan dava açıyor.
15:56Yapılan çevre tahribatını dile getirdiğimiz ve oradaki çevre mücadelesine katkı sağladığımız için bunun da kayda geçmesi ve okurun bunu da
16:06bu şekilde değerlendirmesi gerek.
16:07O 33 kişi için şeref madalyası bence.
16:11Ve gidip tek tek, biliyor musunuz gidip tek tek, önce birer avukat vekaleti çıkardılar, tek tek açılan davalar için gidip
16:24ifade veriyorlar, sonra mahkemeye gidiyorlar ve Türk basın tarihinde de bunun bir örneği yok.
16:30Yoktur, dünyada yok belli ki baksanıza Brezilya'da anlatıldığına göre.
16:34Daha geçen haberlere reşim engelli gelmedi mi abi?
16:36Ayrıca tabii o da ayrı ve erişim engelli gelen 3 haberi de burada hemen söyleyeyim.
16:42Şimdi Metin Güneş iş adamı bizim aleyhimize 3 erişim engelli getirtti.
16:47Şimdi Türkiye'de bir TÜTÜRK ihalesi yapıldı, bir şirket satın aldı.
16:52Bu şirketi, ihaleyi satın alan şirketin bir Arjantinli ortağı varmış ve bu Arjantinli ortak Arjantin'de rüşvet almaktan mahkemelikmiş.
17:02Bizim yazdığımız bu. Biz bu konuda buna erişim engelli geldi.
17:07Gelenim öteki konuya.
17:10Bu TÜTÜRK ihalesi yapıldı, bir peşinat ödenmesi lazım.
17:15Ancak peşinatın ödenmesi için Danıştay'ın bu ihalenin sözleşmesini onaylaması lazım.
17:21Ama Danıştay bunu 13-14 ay boyunca onaylamadı.
17:26Onaylamadığı için de o ihaleyi alan şirket 28 milyar liralık peşinatı ödemiyor.
17:34Bunu dile getirdiğimiz için buna da erişim engelli getirdiler.
17:38Yani okurun tüm bu gerçeklerin farkına varması gerekiyor.
17:42Evet, o yüzden de yaptığımız yayınlar da sizin hazırladığınız gazetedeki haberler de her şeyden önce okurun vicdanına emanet.
17:53Onu da anımsatalım.
17:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen