00:009 yaşındaki Tutku, Dilara Kayıkçı'yı aramak için dün Cuma günü biliyorsunuz teyzeleri aramızdaydı.
00:06Bugün babası da aramızda, muhabiri arkadaşımız da kaybolduğu yere gitti, Samsun Termi'ye gitti ve orada röportajlar yaptı.
00:14Bu çok ilgi çekici bir konu benim için çünkü bir benzerini biliyorsunuz geçtiğimiz ay işlemiştik, bu çocuk nereye gitti diye.
00:24Hani nereye gittiğini tabii ki öğrenemedik o çocuğun ama, Serdar'ın ama sonunda yaşananlar hayatta olmadığını gösterdi bize.
00:34İnşallah burada da böyle bir şey olmaz fakat size şöyle söyleyeyim, en son söyleyeceğimi en baştan söyleyeyim, anlatılanların hiçbiri doğru değil.
00:42Yani ben şimdi herkesi dinliyorum orada, yani böyle siyah araba geldi de o geldi de şu geldi de falan filan, tevatür derlerdi bizim eskiler.
00:52Yani işte dedikodunun da bir başka çeşidi, yani dilden dile, dilden dile herkes bir şeyler üzerine eklemiş,
00:59işte bu çocuğa da geldi bir tane araba da işte kaçırdıya dönmüş ama aslında öyle değil, bu çocuk yok ortada.
01:05Şimdi köylüler, akrabalar babayı suçluyor, babanın kumar oynadığını, kumar parası için kızını para karşılığında birine verdiğini söylüyor.
01:17O da benim aklıma yatmıyor, evlatlık vermek için.
01:20Çünkü evlatlık verilmek için Dilara 9 yaşında ve hayli büyük, yani çocuk da orada durmaz, şimdi de hatırlar.
01:28Tabii Cuma günü ilk yayınımızı yaptık, bugün inşallah bir genç kız arar, Dilara benim der, çünkü der.
01:34Bir de evde daha küçüğü var.
01:37Daha küçükleri varken niye 9 yaşındaki olsun.
01:41Bunun içinde yine başka bir şey çıkacak ama şimdi az sonra iddiaları size izleteceğim.
01:45Baba da stüdyomuzda olacak, iddialar da farklı farklı.
01:48Babanın bir anda paraya kavuştuğunu iddia edenler var, o para nereden diyenler var.
01:53Var oğlu var yani.
01:55Evet, Tutku Dilara'nın babası Mustafa Bey de bugün aramızda.
01:58Size işte baldızlarınız ve onun kızı seslenmişti, neden ben de beraber değilsiniz dedim de bana haber vermediler demiştiniz.
02:06Siz de kalktınız, geldiniz kızınızı aramak için.
02:08Davet ettiniz, geldim.
02:10Hoş geldiniz.
02:11Enişte bir yanlışın var.
02:12Biz kampanyaya başlatalı 10-15 gün oldu, sen bizi hiç arayıp da kızım ne durumdasınız, ne yapıyorsunuz, benim kızımı arıyormuşsunuz.
02:20Hatta ilk aradığımızda sen bu durumdan rahatsız olduğunu biliyoruz biz senin.
02:24Biz ararken kanal kanal gezerken Müge Hanım'ı defalarca etiketlerken sen ve senin çocukların hiçbir şekilde paylaşmadığınız bu durumu ve biz bu durumdan daha da rahatsızlık duyduk.
02:36Senin bu konuya hiçbir şekilde müdahil olmadan ya bir kere teyzemi arayıp diyebilirdin ki ya Asiye benim kızımı arıyor musunuz Allah razı olsun.
02:45Bana yardımcı olmak istiyor musunuz?
02:47Benim yapabileceğim bir şey var mı?
02:49Ersel teyzem senin Almanya'daki kızına defalarca ve defaatle dedi ki bizi Müge Hanım'ı kabul etmiyor, anne babayı istiyor.
02:57Sen aileden biri gelsin, siz birinci derece yakınları değilsiniz diyor.
03:01Oraya bir şey söylüyor ki hani sizden bir tepki görmek için hiç kimse oralı olmuyor.
03:06Siz çıkın biz sizin arkanızdayız ne demek?
03:08Sen çıkacaksın biz senin arkanda olacağız.
03:10Sen ailenle burada olacaksın biz sana geleceğiz diyeceğiz ki evet biz yeğenimizi arıyoruz, kuzenimizi arıyoruz biz buradayız diyeceğiz.
03:18Sen bunu yapmadığın için biz hepimiz buradayız.
03:20Yoksa sen bizim kırk yıllık eniştemizsin seninle niye yüz göz olalım bu hale gelelim biz birbirimizden utanıyoruz yani.
03:27Bu durum hiç hoş bir durum değil.
03:29Seni karşıma alıyorum sen benim eniştemsin kırk yıllık teyzemin kocasısın.
03:33İyi kötü hiç fark etmez ama bu davranışların hep seni şüphe içinde bıraktı.
03:38Senin köylü biz çocuk ayarken o uyuyordu demesi şüpheydi.
03:42Senin teyzemin hiçbir şekilde aklını yitirmiş bir kadına sahip çıkmıyor olman da bir şüpheydi.
03:48Çünkü niye?
03:49Aklını yitirmiş olması herhalde işine geldi.
03:52Akıllı olursa soru soracak, etrafını araştıracak, senden istekleri olacak, senden beklentileri olacak.
03:58Sen ona cevap veremeyecektin böyle kalsın dedin yarım akıllı kalsın.
04:02Sen yarım akıllı istediğin için o öyle kaldı.
04:05Teyzemin bu durumlara düşmesi en çok senin sebebin.
04:09Çocuklarının paramparça olması, birinin madde bağımlısı olması, birinin Almanya'ya gelin gitmesi, öbürünün başka bir şey olması.
04:16Bütün bunlara sahip çıkamama sebebin bir tek sen değilsin.
04:19Teyzem de var işin içinde ama teyzem aklını yitirmişti.
04:22Sen onu biraz sağlamlaştırabilmek için, bak erkekler ülkemizde hasta kadınları bırakıp gidiyorlar.
04:28Neden biliyor musun? Birçoğu yapıyor bunu.
04:30Yani tahammül edemiyorlar.
04:32Sen fedakarlık etmiş olmuyorsun.
04:34İyileştirmeye göstermediğin için fedakarlık etmiş olmuyorsun.
04:38Sen fedakarlık yapmadın.
04:40Sen o teyzemi iyileştirmiş olsaydın, çoluğuna çocuğuna sahip çıkıyor olsaydı, etrafına topluyor olsaydı böyle piranalar gibi dağılmazdı bu çocuklar.
04:48Bu senin suçundu.
04:50Biz seni bu yüzden suçluyoruz.
04:51Bunların en büyük sebebi köylünün iddiası, bilmem bunların olması.
04:56Ben sana da inanmak istiyorum.
04:58Bak anne olarak inanmak istiyorum.
05:00O zaman bir Mustafa Bey'e bakalım cevap versin.
05:02Ben önce Müge Hanım'ı dinleyeyim.
05:04Tamam işte dinledin.
05:06Şunu söyleyeyim.
05:08Kırıcı, kırıcı.
05:10Hakareti hiç kabul etmem.
05:12Tabii ki sorulara tek tek cevap vereceğim.
05:14Tamam hakaret yok burada da.
05:16Yok şu an yok.
05:19Tamam zaten programda hakaret kullanamıyoruz.
05:21Bunlar benim halamın kızları.
05:23O benim yeğenim.
05:25Hani bana kalkıp dese ki, sen bu işi böyle böyle yaptın dese, dışarıda yine başına bir şey gelse ben yanındayım.
05:32Tamam başına bir şey gelirse konuşuruz.
05:34Şimdi Mustafa Bey bu iddialara cevap verelim.
05:36Şimdi benim anladığım kadarıyla sizin yedi çocuğunuz var değil mi?
05:38Evet.
05:39Siz ne iş yaparak yedi çocuk yapmaya şey yaptınız?
05:42Yani ne iş yapıyordunuz?
05:43Yedi çocuk biraz zor yani.
05:46Niye yedi çocuk?
05:48Ben İstanbul'da kahve işi yapıyorum. Kahvede çalışıyorum.
05:53Yok o şimdi başka bir şey kahvede çalışman.
05:55Yani yedi çocuğu eşinizle nasıl planladınız?
05:57Zaten eşinizin bir takım psikiyatrik rahatsızlıkları olduğunu kardeşleri söylüyorlar, biliyorlar.
06:01Yani şimdi böyle bir kadına niye yedi tane çocuk yaptırdınız?
06:05Şimdi ben bu yedi tane çocuğu kazandığım zaman benim ailemin zaten böyle bir psikolojik bir durumu yoktu ki Müge Hanım.
06:11Yedi çocuktan sonra mı oldu?
06:13O kadar rahatsız değildi ki.
06:16Onları dinlediniz mi? Ben konuşayım.
06:18Hayır hayır soruyorum. Çocuklardan sonra mı böyle oldu?
06:21Hayır hayır. Dilara doğduğunda, Dilara bir buçuk yaşında sonra oldu.
06:24Dilara doğduktan sonra.
06:26Yani ben sizin eşinize de röportaj yaptığımda ben rahatsızdım diyor.
06:29Dilara'yı işte teyzeye veriyor.
06:32Sonra Dilara'dan sonra da mesela iki çocuk daha yapıyorsunuz.
06:34Dilara kayboluyor.
06:36Sonra bir tane çocuğunuza evlatlık vermişsiniz.
06:38Dilara'yı hangi teyzesine veriyor?
06:41Ha?
06:42Hangi teyzesine?
06:43Ben, ben.
06:44Sana niye veriyor Dilara'yı?
06:46Dilara küçükken benim yanımda kalmıyor muydu?
06:48Sen nerede yaşıyordun ya?
06:52Günaydın.
06:54178 saniye olunca herhalde yani.
06:56Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
06:58Biz senin bu olayda anahtar olduğunu çok iyi biliyoruz.
07:01Sen asıl suç ortakların kim?
07:03Sen bunu kiminle tezgahladın?
07:05Sana yokluğunda yoksulsun, garibansın diye seni bu şeye teşrif eden kim?
07:12Hiç kimse diye bir şey yok.
07:14Biz az çok bilgimiz var.
07:17Biz seni buraya getirdik.
07:19Sen de diğerlerini getir ki bizi birbirimize düşüren asıl suçlu kim?
07:23Şimdi siz bir tane çocuğunuzu kime verdiniz?
07:26Rukiye Hanım.
07:28İstanbul Kuştepe'de oturuyorum.
07:31Almanya'da bir tane kızım var.
07:33Kızım.
07:35Benim bu kızım bir cumartesi günü denize gidiyorlar.
07:39Çile'ye.
07:42Dur şimdi o değil.
07:43Ben diyorum ki bir tane çocuğunu kime evlatlık verdin duyabiliyor musunuz beni?
07:46Tabii ki.
07:47Bir tane çocuğunuzla evlatlık vermişsiniz.
07:49Kime verdiniz?
07:50Hasret diye bir kızıma Mercan.
07:53Diğer teyzemize.
07:55Ablamıza.
07:56Ablanıza verdiniz.
07:57O da bu 7'nin içinde mi yoksa 8 mi oluyor?
08:00Hayır ondan 7'nin içinde.
08:017 oluyor.
08:02Niye verdiniz çocuğunuzu?
08:03Biz versin istedik Müge Hanım.
08:05Orada siz istersiniz ama o niye verdi?
08:08Ablam şöyle istedi.
08:09Telefonumu da isteyebilirsiniz ama benim verip vermemek.
08:11Müge Hanım şöyle bir şey.
08:13Olay şöyleydi.
08:14Bir dakika ben size sormuyorum.
08:15Mustafa Bey o çocuğu nasıl verdiniz?
08:18Şimdi aile bireyleri, aile bireyleri toplandılar.
08:22Tamam onlar sizden istediler onu anladım.
08:24Siz nasıl verdiniz?
08:26Onu anlatmaya çalışıyorum Müge Hanım.
08:28Aile bireyleri toplandılar.
08:30Benim eşim o an 2 aylık ve 3 aylık hamileydi.
08:34Bebek ne kadardı?
08:35Verdiğiniz çocuk kaç yaşındaydı?
08:37Doğar doğmaz verdiler.
08:39Hastaneden verdiler doğduğu gün hiç emzirmeden.
08:41Daha hamilelikte verilmesi kararlaştırıldı anladım.
08:45Çünkü eniştem evini geçindiremiyordu.
08:48Evini idam ettiremiyordu.
08:50Teyzemin de buna çoluk çocuğuna yetecek kadar kapasitesi hem güçlü bir kadın değildi.
08:56Dediler ki siz bu çocuğu yaptınız günahına girmeyelim.
08:58Mercan'ın da hiç çocuğu olmadı ona da yazık.
09:01Bak o da çocuk arıyor, evlat arıyor dediler.
09:03Sen onu ona verir misin dediler.
09:05Evet dedi.
09:06Bu kaçıncı çocuktu?
09:08Üçüncü çocuktu.
09:09Ama eniştem o dönem vermek istemedi.
09:11Bizim aradığımızda beşinci çocuk.
09:13O verdiğim çocuk hasret.
09:18Zaten iki tane çocuğum vardı benim.
09:21Bir oğlum bir kızım vardı.
09:23Zaten o çocuğu verdikten sonra bu devamı geldi.
09:26Üçüncü evlatlık verip neden sonra tekrar çocuk yaptınız?
09:33Şimdi bir kızınız bir oğlunuz var.
09:34Üçüncüsünü evlatlık veriyorsunuz.
09:36O acıyı unutmak için onu verdik.
09:39Onu evlatlık verdik.
09:42Dedik bir tane çocuk yapalım.
09:44Tamam Sedat olsaydı daha gerisine ne gerek vardı?
09:48Üçüncüyü veriyorsunuz evlatlık.
09:51Sonra dördü yapıyorsunuz.
09:53Sonra beş bizim aradığımız Tutku Dilara'yı yapıyorsunuz.
09:56Sonra altı yedi de var.
09:59Umut'tan Havagül var.
10:04Şimdi o güne geleceğiz.
10:06Ben önce bir eşinizle dinlemek istiyorum.
10:08Şimdi bir kere bildiğiniz her şeyi unuttun hanımlar.
10:12Ve yani yeniden bence bir pencere açalım.
10:14Çünkü biliyorsunuz cuma günü siz buraya geldiğinizde şunu anlattınız.
10:18Çocuğun yanına bir araba yaklaşmış almış etmiş falan filan.
10:21Biz de duyduğumuz kadarını.
10:23Mesela bunu söyleyenler kim?
10:25İşte şunlar.
10:26Bunu anlatan o sırada çocuk olan bir izleyicimiz bize ulaştı.
10:31Artık şimdi tabii üzerinden on altı yıl geçmiş.
10:33Ben o zaman doğru söylemedim dedi.
10:36Yani bunu da size açık açıklamak istiyorum ki.
10:39Hani Tutku bulunsun, Dilara bulunsun.
10:41Ben o zaman çocuktum diyor.
10:43Yani ben o zaman çocuktum.
10:45Bize öğretmenlerimiz sordu.
10:46Oradan bir tane de çocuk gördüm dedi.
10:48Benim de ilgi çekmek istiyor.
10:49Ben de aynısını söyledim.
10:50Sonra beni jandarmaya götürdüler.
10:51Sordular aynısını söyledim.
10:53Ama ben hiç araba maraba görmedik biz diyor.
10:55O yüzden diyorum bildiğinizi unutun.
10:57Mesela Mustafa Bey'in diğer oğlu o sırada beş yaşındaymış sanırım.
11:02Adı neydi?
11:03Umut.
11:04Şimdi Umut'un anlattıklarını dinledim.
11:05Beş yaşında bir çocuğun asla göremeyeceği şeyler anlatıyor.
11:08O yüzden zaten ben daha da meraklandım.
11:11Beş yaşındaki bir çocuk olayı böyle anlatması mümkün olamaz yani.
11:15Anlatabiliyor muyum?
11:17Mesela şimdi Umut'u da dinlediğiniz zaman Müge ne demek istediğini anlıyoruz diyeceksiniz.
Yorumlar