00:00Çok kıymetli Esen Yurttular
00:12Çok kıymetli Esen Yurttular, değerli basın emekçileri ve
00:17sevgili dostlarım, Cumhuriyet Halk Partililer, demokrasiye
00:21inanan bütün yurttaşlarımız. Burada önemli bir nöbeti
00:25sürdürüyorsunuz. Hep birlikte sürdürüyoruz. Bir adalet
00:29nöbetindeyiz, bir demokrasi nöbetindeyiz. Bugün on Kasım
00:34ülkemizin ve partimizin kurucusu, büyük önderimiz
00:38Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal etmesinin
00:42seksen altıncı yıldönümü. Kendisini saygıyla, şükranla,
00:47minnetle anıyoruz. Ve ona bir borcumuz var. Cumhuriyetin yüz
00:53birinci yılını kutladık. Ve Cumhuriyetimizin yüz birinci
00:57yılını kutlarken şunun çok net farkındaydık. Atatürk'ün ilke
01:03ve devrimleri ışığında bu ülkeye sadece kağıt üzerinde
01:08sadece anayasada cumhuriyet yazan değil. Ama o cumhuriyetin
01:13hem seçme seçilme hakkının güvence altına alındığı hem de
01:18demokrasinin bütün bütün unsurlarıyla yaşayabileceği bir
01:22geleceğe sahip olması için hep beraber mücadele etmek bizim
01:26büyük Atatürk'e olan görevimizdir, borcumuzdur. Ve
01:31Cumhuriyetimizin yüz birinci yılını kutlamışken bütün
01:34olumsuzluklara rağmen umudu hep beraber birbirimizde
01:39mücadelemizde bulmuşken hemen arkasından Esenyurt'ta bir
01:45olumsuzluk yaşadık, hepimizi kaygıya sürükleyen bir olay
01:48yaşadık. Profesör Doktor Ahmet Özer kendisi hayatı boyunca bu
01:54ülkede devlet kurumlarına, üniversitelere, bilim dünyasına
01:59hizmet etmiş olan bir akademisyendir. Kendisi bu
02:03ülkede insanlarımız barış içinde hep beraber huzur içinde
02:08yaşayabilsin diye aklını, fikrini, bütün çabasını
02:13ortaya koymuş olan çok kıymetli bir bilim insanıdır. Ve Ahmet
02:18Özer şu an hiç hak etmediği halde hem usulen hem dosyasının
02:24içinde büyük yanlışlar sonradan konularak çok büyük yanlışlar
02:30yapılarak cezaevine konulmuştur. Profesör Doktor
02:35Ahmet Özer Esenyurt Belediye Başkanı oldu ve bugün
02:40milletvekillerimizle, örgütümüzle, gençlik, kadın
02:43kollarımızla, belediye meclis üyelerimizle, ilçe
02:46başkanlarımızla, milletvekillerimizle hep beraber
02:49Esenyurt'un sokaklarını gezdik arkadaşlar. Esenyurt'un
02:54sokaklarında Esenyurt'un esnafında tek bir görüş var.
02:58Bizim duyduğumuz. Soruyoruz nasılsınız, iyi misiniz diye.
03:03Önce esnafımız buna da şükür diyor. Nasıl nasıl işler diye
03:09soruyoruz. Vallahi size onların anlattıklarını anlatsam herhalde
03:13burada nöbetimizin sonuna kadar Türkiye'nin ekonomik sorunlarını
03:17konuşuruz. Insanımızın derdi bellidir. Insanımızın
03:22adaletsizlikle bir derdi vardır. Insanımızın işsizlikle
03:27bir derdi var. Insanımızın hayat pahalılığıyla ilgili bir
03:31derdi var. Ve bütün bunlar varken
03:36bütün bunlar varken iktidarın görevi iktidarın görevi
03:44halkımızın bu sorunlarını çözmektir. Ve Esenyurt
03:48Belediyemiz Ahmet Başkanımızın döneminde özellikle kısa bir
03:53süre içinde büyük hizmetler yaptığı için Esenyurt halkında
03:57büyük bir büyük bir takdir toplamıştır. Büyük bir sevgi
04:02toplamıştır. Hepimiz bunları gördük. Ve esnafımız
04:07vatandaşımız şunu söylüyor. Diyor ki ben Cumhuriyet Halk
04:11Partisi'ne oy vermemiş olabilirim. Ben vermedim diyen
04:15vatandaşlarımızla konuştuk. Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy
04:19vermemiş olsam bile Ahmet Başkan'a bu yapılanları asla
04:24doğru bulmuyorum diyor vatandaşımız. Cumhuriyet Halk
04:27Partisi'ne oy vermiş olan vatandaşlarımızla konuştuk.
04:31Diyorlar ki başka bir yerde oy kullanan vatandaşın oyu oy da
04:36benim oyum oy değil mi diye soruyor vatandaş. Aynısını
04:41Mardinli vatandaşlarımız da soruyor. Aynısını Halifeti'deki
04:46vatandaşlarımız da soruyor. Aynısını Batman'daki Mardin'deki
04:51vatandaşımız da soruyor. Şimdi siz bir şey yapıyorsunuz.
04:55Diyorsunuz ki al sana temiz kağıdı. Seçime girebilirsin.
05:01Şimdiye kadar hiç suç işlememişsin. Yani sadece adli
05:06sicil kaydın temiz değil. Şimdiye kadar hiçbir suç
05:10işlememişsin diyor devlet. Ondan sonra seçime giriyor.
05:15Seçime girdikten sonra vay sen misin? Bir Kürt vatandaş
05:19olarak, bir Kürt akademisyen olarak seçimi kazanan Esenyurt
05:24Belediyesi'ni kazanan sen misin? Kent tuzlaşısı yapan o
05:28zaman ben seni sana karşı itibar suikasti yaparım diyen
05:33bir anlayış var karşımızda. Başkanımızın evini sabahın
05:37beşinde basanlar. Ondan sonra aramalar yaparken hem
05:42belediyede hem evinde aramalar yaparken hiçbir usulü
05:46güvenciye saygı duymadan bunu yapanlar yanına avukatının
05:51girmesine arama sırasında avukatının girmesine izin
05:55vermeyenler el konulan dijital kayıtların imajının alınmasına
06:01bile izin vermeyenler şunu çok iyi hatırlamalıdır. Türkiye
06:06geçmişte böyle olaylar yaşadı. Ergenekon balyoz davalarında
06:11gördük. Birçok toplumsal davada bunu gördük. O zaman da çok
06:16büyük davalar açıldı. Çok sanıklı davalar açıldı. Çok
06:20telefon konuşması üretildi. Çok kanıt ortaya konuldu. Ama o
06:26kanıtlar düzenlenmiş kanıtlardı. Bunlar er ya da
06:30geç ortaya çıktı. Ve o zamanlar bu büyük davaları açıp
06:35insanlarımızın itibarına saldıranlar hukuku bir gecede
06:40bir sabah şafak operasyonuyla kenara atmayı cüret edenler
06:45birilerine diyorlardı ki bu kahraman bir savcıdır
06:49diyorlardı. O kahraman savcılar sonra birileriyle kartopu
06:54oynadılar. Sonra o kartopu oynayanlara bile neden bununla
06:58kartopu oynadın diye mahkemelerde sorular soruldu.
07:01Türkiye bunları yaşadı. Türkiye gezide polislerin gençlerin
07:07çadırını yaktığı günleri de yaşadı. Arkasından gençlerin
07:12mücadelesini de gördü. Hiç geri adım atmayanları gördü. Ama
07:17diğer tarafta kanunsuz emir verenlerin kanunsuz emirleri
07:22uygulayanların bu ülkeden nasıl apar topar kaçtığını da gördü.
07:27Bunları niye söylüyoruz? Bakın bütün bu olumsuzluklara rağmen
07:32birileri var ve birileri doğruları söylüyor. Bizler
07:36bugün elimizde bir kitapçık Ahmet Başkan'la ilgili ne kadar
07:41yalan söylendiyse kamuoyunda ne kadar soru işareti çıkarılmaya
07:46çalışıldıysa hepsinin cevabını dava dosyasından tek tek veren
07:51bir kitapçığı vatandaşlarımıza dağıttık. Vatandaşlarımız da
07:55dosyanın içeriğini de konuştuk. Ama yarın bir gün buradan
08:01aldığı emirleri uygulayanlar kanunsuz emirleri uygulayanlar
08:05ve daha önemlisi o koltuklara oturup o ilk günden
08:10fotoğrafları hiç utanmadan çektiren kayyum başta olmak
08:13üzere. O kayyumu buraya atayanlar başta olmak üzere.
08:17Cumhurbaşkanı Erdoğan o hiçbir şeyden haberi yok denilen
08:21Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere. Şunu çok iyi
08:25bilsin. Vatandaşlarımız bugün umutsuzluğa kapılıyor gibi
08:29görünüyor olabilirler. Ama burada nöbet tutanlar var.
08:32Burada adaletin ve demokrasinin nöbetini tutanlar demokrasi için
08:37direnenler var. Benzer bir umutsuzluğu daha önce
08:40yaşamıştık. Ne olmuştu? İstanbul'da seçimler iptal
08:44edildi. Ne kadar fark vardı? Tekrar tekrar sayım yapıyorlardı
08:49hatırlarsınız. On üç bin fark vardı. Seçim iptal edildi.
08:53Vatandaş kime oy vermişti? Ekrem İmamoğlu'na oy vermişti.
08:57Ne oldu? Biz senin oy verdiğin belediye başkanını tanımıyoruz
09:03dediler. Ve seçimi iptal ettiler. Ondan sonra ne oldu?
09:07Bir geçici kayyum kendisi İçişleri Bakanı şu anda. O
09:11mazbatayı teslim etmek zorunda kaldılar. Ve iyi bir liderlikle
09:17kararlı bir siyasi iradeyle halkımız direndi. İstanbul
09:22kendi oylarına sahip çıktılar. Ve tekrar yapılan seçimde o on
09:27üç bin fark ne oldu? Hepimiz hatırlıyoruz. Sekiz yüz bine
09:31çıktı. Yani İstanbullular kendi iradesine sahip çıktı. Ve
09:36geçtiğimiz yıl bir cumhurbaşkanlığı ve genel
09:39seçimler yaşadık. O günlerden sonra hep beraber çok üzüldük.
09:43Gerçekten çok üzüldük. Cumhuriyetimizin yüzüncü
09:47yılında bir seçimi kazanamamış olmanın Türkiye'de adaletsizliğe
09:53ve ekonomiye olan vereceği zararı hepimiz gördük ve buna
09:57çok üzüldük. O günlerde de büyük bir
Yorumlar