00:30takviye ver devam edin.
00:41Bugün Türkiye'nin her yerinde Türkiye'nin tüm sokaklarında
00:46kayyum değil, demokrasi diyenler alanlarda sesini
00:51yükseltmeye devam ediyor. Biz kayyum değil, demokrasi
00:55diyoruz. Buradan Van'dan da bu sesi yükseltmeye, bu mücadeleye
01:00katkı koymaya devam edeceğiz. Ama şunu da belirtmek istiyorum
01:04değerli basın emekçileri. Burada en temel demokratik
01:08haklardan biri olan basın açıklamasını yapabilmek adına
01:11burada toplandık. Fakat dönüp etrafınıza baktığınızda Van
01:16valisinin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu çok açık
01:20görebilirsiniz. Kendisi bir anayasa suçu işlemekte işlediği
01:26bu suça kolluğu da alet etmekte adeta etrafımızı kuşatarak bu
01:31suçu pekiştirmektedirler. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz
01:36demokratik hakkımızı her yerde her koşulda kullanmaya devam
01:40edeceğiz. Van valisi darbeciliğe çok peşteyse o
01:45üzerindeki kravatlı takım elbiseyi çıkartsın gitsin
01:48üniforma giysin ve bu mesleğini gitsin bir kışla da
01:53sürdürsün. Biz kayyum değil biz demokrasi istiyoruz. Biz
01:58darbelere karşı çıkıyoruz. Her türlü darbeye de darbeciye de
02:05tıpkı Van valisi olduğu gibi şimdi Batman'da
02:09belediyemizde o koltuğa kurulup ahkam kesen Batman valisi
02:14olduğu gibi valileri istemiyoruz. Mardin'de o
02:17koltuğa oturup oturmaz dört yüz yirmi emekçinin ekmeğine
02:21kan doğrayan valileri istemiyoruz. Halkın seçtiği
02:26belediye başkanlarımızı istiyoruz. Bu suçu işleyenler
02:30kim olursa olsun buradaki memurundan valisine bu kararı
02:35alan İçişleri Bakanı'ndan bu kararın altında imzası olan kim
02:40varsa hepsi bir gün adaletin önünde mutlaka hesap verecek.
02:46Evet dört Kasım adeta Kürt halkından intikam alırcasına
02:53Kürt halkını olan nefretlerini kusarcasına ayrımcılıkla dört
02:58Kasım iki bin on altıda yaptıklarını geldiler. Dört
03:01Kasım iki bin yirmi dörtte yine hayata geçirmeye çalışıyorlar.
03:05Dört Kasım iki bin on altı darbesini unutmadık. Rigen
03:08Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş'ı on bir vekilimizi
03:12gözaltına alıp siyasette darbe vuranlar iki bin yirmi dörtte
03:16aynı senaryoyu yine hayata geçirmeye çalışıyorlar. Ama
03:20şunu bilsinler ki nasıl ki o gün o darbeyi yapanlara karşı
03:25bu halk hiç çökmedi boyun eğmedi bugünkü bu darbecilere
03:30de ne diz çökecek ne boyun eğecek. Dört Kasım darbecileri
03:34geride bıraktığımız sekiz yıl boyunca bu ülkeye krizden başka
03:40bir şey getirmediler. Siyasi kriziyle, iktisadi kriziyle,
03:44toplumsal kriziyle bu ülke krizlerle boğuşan krizlerin
03:49altında ezilen bir ülke oldu. Bugün bu ülkede hukuk yok.
03:53Bugün bu ülkeye hukuk devleti demek mümkün değil. Bu hukuk
03:57tanımazlık işte yanı başımızda. Bu yasa tanımazlık işte
04:01Türkiye'nin her yerinde. Ve hukuktan kaçtıkça adaletten
04:08kaçtıkça ülke çöktü. Ülkede barışa dair sözünü kurabileceğimiz
04:14hiçbir şey kalmadı. Hukuksuzluk, adaletsizlik her
04:18yeri kapladı. Bugün bu ülkede eğer gazeteciler, siyasetçiler
04:22cezaevindeyse bugün bu ülkede insanlar fikrini söylediği için
04:27düşüncesini açıkladığı için cezaevindeyse basın açıklaması
04:31bile yapılamaz bir hale gelmişse bu ülke bu ülke adaletsiz bir
04:36ülkedir. Ve savaşı devam ettirmek için de işte
04:40soframızdan ekmeği, sokağımızdan adaleti
04:44çalıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Bugün açsak
04:48yoksulsak şunu çok iyi bilelim ki Kürt meselesinin demokratik
04:53çözümü olmadığı için yoksuluz. Olmadığı için işsiziz.
04:58Olmadığı için her gün sokaklarda kadınlara şiddet
05:02uygulanıyor. Kadın cinayetleri her yeri kaplıyor. Bugün bu
05:07ülkede Kürt meselesinin demokratik çözümü olmadığı
05:10için barış yok. Toplumsal barış yok. Bakın dün Diyarbakır
05:14cezaevinde Nari'nin cinayeti üzerinden bir dava görülüyordu.
05:20Çocuklara kıyanların, çocukları katledenlerin, çocukların
05:25geleceğini karartanların tek bildiği şey şiddettir,
05:29savaştır. Işte kayyum da bu şiddetin, bu savaşın bir
05:34parçasıdır. Darbenin bir parçasıdır. Ben buradan
05:38Türkiye'deki bütün halklara, bütün insanlara, emekçilere,
05:41kadınlara mağdur olan bu iktidardan şiddet gören bu
05:46iktidar tarafından yok sayılan herkese sesleniyorum. Bu kayyum
05:51rejimine gelin hep birlikte karşı çıkalım. Gelin yan yana
05:55omuz omuza bu faşist zihniyetten hep birlikte
05:59kurtulalım. Bunun bir yolu var. Bunun yolu Türkiye'nin
06:03demokratikleşmesi. Türkiye'nin demokratikleşebilmesi için de
06:07Türkiye Kürt meselesinin demokratik barışçıl çözümünü
06:12mutlaka var etmelidir. Şimdi buna herkes ikna olmuş durumda.
06:17Hatta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet
06:21Bahçeli bile ikna olmuş durumda. Gelip bize elini
06:26uzattığında aslında o ev Türkiye'de Kürt meselesinin
06:32demokratik çözümü için önemli bir evdi. Biz bunu kabul ettik.
06:37Zaten bizim durduğumuz yer budur. Bize soruyorlar Dem
06:41Parti nerede duruyor? Dem Parti dün nerede duruyorsa bugün de
06:46orada duruyor, yarın da orada duracak. Dem Parti, barış
06:50neredeyse orada. Çözüm neredeyse orada. Demokrasi
06:53neredeyse orada. Eğer bu el uzatılmışsa barış için,
06:57demokrasi için uzatılmışsa bizim için kıymetlidir. Ama bu
07:02el uzatıldı diye Dem Parti'ye Kürt halkına bu topluma rol
07:07biçmeye çalışanlar bu eli koparmaya çalışanlar bu süreci
07:12baltalamaya çalışanlar şunu iyi bilsin ki Dem Parti oldukça
07:16barış ve demokrasi mücadelesi büyümeye devam edecek.
07:19Evet bugün bu kayyumlar aslında bir kez daha Kürt
07:26meselesinin demokratik ve barışçıl çözümüne bir engeldir.
07:31Bunu engellemeye yönelik adımlardır. Ama biz bu konuda
07:35kararlı duruşumuzu sergileyeceğiz. Biz asla ve asla
07:41bize ulaşılan barışa dair hiçbir eli reddetmeyeceğiz. Ve
07:49sonrasında Türkiye bir Ekim'den bugüne kadar bir
07:55çözüm süreci başlayacak mı, başlamayacak mı tartışmalarını
07:58sürdürdü. Ortada bir süreç yok. Ortada tartışmalar var. Ama
08:02Türkiye halkları hatta Orta Doğu halkları artık çok büyük
08:08bir sorun olan, küresel bir mesele olan Kürt meselesinin
08:11çözümü için adım atılmasını bekliyor. Ama adım bu adım
08:15değildir. Adım Kürt halkının iladesini yok saymak değildir.
08:19Adım sayıcı, gerçekçi, bu halkın hakikatine dair adım
08:24olmalıdır. O hakikat İmralı'dadır.
08:32Kürt halkının beklediği Türkiye halklarının beklediği aslında
08:41bir sürecin başlamasıysa bunun muhatabı Sayın Hocalandır. Baş
08:47müzakereci Sayın Hocalandır. Biz bu anlamıyla
08:53atılacak bir adımda üzerimize düşen sorumluluğu almaya
08:58hazırız. Türkiye'nin demokratikleşmesi için hem
09:02mecliste hem toplumun her yerinde tüm temsilcilerle
09:07sorumluluğu neyse bunun gereğini mutlaka yerine
09:10getireceğiz. Ama bu sürecin başlayabilmesi için bu tecritin
09:15sonlanması gerekiyor. Ama tam da bütün toplum herkes
09:21umutlanmışken bir sabah kalkıyoruz karşımızda yine
09:25kayyumları görüyoruz. Ve o kayyumları Ateanlar bize Kürtler
09:31bizim kardeşimizdir diyor. Biz kardeş filan olmak
09:35istemiyoruz. Küçük kardeş muamelesi nedir biliyor musunuz?
09:39Ben ne konuşursam sen de onu konuş demektir. Biz ara
09:45dilimizden vazgeçmiyoruz. Küçük kardeş olmak ne demektir
09:49biliyor musunuz? Lokman'ın büyüğünü ben götüreceğim, sana
09:53kırıntısı kalacak demektir. Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.
09:59Küçük
10:05kardeşim.
Yorumlar