00:00Evet, şimdi önümüzde bir dokuzuncu yargı paketi var ve
00:07bununla ilgili de bazı açıklamalar devam ediyor. Bu
00:11açıklamalardan bir tanesi de ceza infaz kanununda bazı
00:15değişikliklerin yine yapılacağı yönünde. Tabii her yargı
00:18paketinde neredeyse bu konuyla ilgili ceza infaz kanunuyla
00:22ilgili ııı birtakım düzenlemeler yapıldı ve zaten
00:26ceza infaz kanunu şu anda işin içinden çıkılamayan bir sisteme
00:31dönüştü. Bir ceza rejimine dönüştü. Özellikle zaten
00:35toplumda var olan cezasızlık algısının sebebi de bu. Yani
00:39Türk Ceza Kanunu'nda bir değişiklik yapmaksızın sadece
00:43ceza infaz kanununda infaz süreleriyle ilgili ya da infaz
00:47rejimleriyle ilgili yaptıkları değişikliklerle bir nevi
00:51örtülü affı getirdiler. Uzun zamandır yapılan bu. Yapılmaya
00:55çalışılan da bu. Ama ne yazık ki ne zaman işte toplumsal bir
00:59tepkinin varlığı, kadın cinayetlerinin görünür hale
01:02gelmesi bu konuyla ilgili cezasızlık politikasının çok
01:06yüksek seslerle farklı platformlarda eleştirilmesi
01:10siyasal iktidarı acaba ne oluyor demeye götürdü. Aslında
01:14burada yapılması gereken şey bu toplumsal tepkilerin varlığıyla
01:18çözüm üretmek değil. Ceza infaz kanununun geçmişten gelen
01:23hafızasını bugüne taşımaktı. Ne yazık ki bunu yapmadılar.
01:26Sahada yer alan uygulayıcıları yasal düzenlemelere katmadılar.
01:31Birtakım düzenlemeler yapıp bunun tepkisini ölçmeye
01:34başlıyorlar. Biz yapalım. Sonuçlarını görelim. Düzeltiriz
01:38ya da düzeltmeyiz mantığı ve tabii ki toplumsal tepki
01:42gelmezse ki gelmeseydi bu düşünülmeyecekti. Ne yazık ki
01:46böyle yani bir konuya ilişkin bir tepkinin varlığı o konuda
01:51yeni bir şey yapma ihtiyacı hissettiriyor. Bu konuda
01:54çalışanlara aslında sorunun temeli hukuk devleti. Ya tabii
01:59bunu bu konuya ilişkin ııı toplumsal tepkinin artması
02:02üzerine Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta bir açıklama
02:05yaptı. Ama şöyle söylendi belli suç tipleriyle ilgili yapacağız.
02:09Bunları diye ifade etti. Ama bunları açıklamadılar. Ne
02:13olduğunu bilmiyoruz. Sadece işte ııı eleştirdiğimiz de bu.
02:17Bakın yani bir şeyler hazırlanıyor. Bunu basından
02:20duyuyorsunuz. Sosyal medyadan duyuyorsunuz. Yani bu işle
02:23ilgili kurumların, akademisyenlerin, hakimlerin,
02:27savcıların adını nasıl koyarsanız koyun bunların
02:30haberi olmuyor. Baroların haberi olmuyor. Barolar Birliği'nin
02:33haberi olmuyor. Bu getirilmek istenen düzenleme yani
02:38komisyonda ne yapılır? Mecliste neler olur? Bunları
02:41bilmiyoruz. Bir bilinmezlikler içerisinde bir şeyleri tahmin
02:44etmeye çalışıyoruz. Yani yatarının işte şu kadar olacağı
02:49ya da cezanın alt sınırı üst sınırı üzerinden verilen
02:52cezalarda iki yıla kadar olanlar yine bu konudan muaf ama iki
02:57yılın üstünde olanlar mutlaka cezaevine girecek. Iyi hal
03:00uygulanmayacak gibi düşünceleri ancak yasal düzenlemeyi
03:04gördükten sonra anlayabiliriz. Ha etkisi olur mu? Yani toplum
03:08o kadar cezasızlık kültürüne alıştı ki yani bunun
03:12yansımasının sadece o yasanın çıktığı dönemden sonrakini
03:16kapsayacağını biliyoruz bir de. Yani geriye dönük yapmayacaklar
03:19bunu. Çünkü bugün ııı ceza infaz kanunundaki bu rejimden
03:24istifade ederek dışarıda toplumun arasında bulunan
03:27insanları etkilemeyecek. Neden? Çünkü onlar lehe olan hükümleri
03:31uygulayacaklar. Aleyhe olan hükümleri uygulamayacaklar.
03:34Yani bundan sonrası için bakmak gerekir. Umarım istedikleri
03:38sonucu alırlar ama toplumda gerçek anlamda bir
03:42cezasızlık kültürünün yerleştiğini biliyoruz. Bu
03:45avukatlara karşı işlenen suçlarda da böyle. Cezasızlık
03:49politikasını ortadan kaldırmadığınız sürece halkı
03:52bilinçlendirmediğiniz sürece kadına yönelik şiddetin farklı
03:56boyutlarını tartışmadığınız sürece İstanbul Sözleşmesi'ni
03:59yeniden hayata geçir getirmediğiniz geçirmediğiniz
04:03sürece ve İstanbul Sözleşmesi'yle birlikte altı
04:06bin iki yüz seksen dördü entegre etmediğiniz sürece bu
04:10cinayetlerin ya da cezasızlık politikasının bakış açısını
04:14halkta düzeltemezsiniz. Mümkün değil. İnfaz rejimiyle ilgili
04:18uygulamalar genelde suç tarihiyle ilgili değerlendirme
04:21yapılır ve bakın ceza hukukunda şöyle bir durum vardır. Herhangi
04:26bir suçtan dolayı ceza aldınız. Bu cezanız infaz edilirken yeni
04:31bir düzenleme yapıldı diyelim. İnfaz kanununda. Ama sizin
04:34lehinize. Diyelim denetimli serbestliği üç yıla
04:37çıkardılar ya da işte cezanın alt sınırı dört yıldan az
04:41olanlarda işte ııı bir takım düzenlemeler yaptınız ve onun
04:45lehine yaptınız. Hükümdünün lehine. Hemen yararlanır. Lehe
04:49olan hüküm uygulanır. Ceza kararı almış olsa bile hüküm
04:54kesinleşmiş olsa bile dosya yargıtayda olsa bile ya da
04:57istinafta olsa bile lehe bir düzenleme olursa istinaftan ya
05:02da yargıtaydan geri gönderilir. Bu hükmü de uygulayın diye. O
05:06kazanılmış bir haktır. Lehe olan hükmün uygulanması. E
05:09tabii ki ceza kanununda ya da ceza infaz kanununda yeni bir
05:14düzenleme yaptığınızda şu an hükümlü olan veya dosyası
05:19yargıtayda veya dosyası istinafta olanları etkilemez.
05:23Aleyhine olduğu için etkilemez. Aleyhe hükmü
05:27uygulayamazsınız. Lehe hükmü uygulamak zorundasınız. Bu
05:31geleceğe dönük bir şeydir. Yani sonrasında o kanunun ııı
05:35düzenlemenin yapılmasından sonraki süreçte işlenen suçları
05:39kapsar, bunun dışındakileri kapsamayacaktır. Yani buna
05:42ilişkin anayasal ııı yeni bir anayasa çalışmasıyla ilgili
05:46ııı yapılmak istenilen ııı düzenlemelerin geçmişten beri
05:52var olduğunu daha önceki açıklamalarımızda söyledik.
05:54Geçtiğimiz günlerde ben yine bir röportajda ifade etmiştim.
05:57Doğru. Bakın Numan Bey hani geçtiğimiz hafta içerisinde
06:02meclis başkanımız ben üçüncü maddeden bahsetmedim hiç. Üçüncü
06:06madde söylemedim gibi bir laf söyledi. Oysa anlatmaya
06:10çalıştığı durum üçüncü maddeyle ilgiliydi. Bizim
06:14anayasamız yüz yetmiş yedi maddeden ibaret ve yüz seksen
06:18yedi defa değişti. Neredeyse ilk dört madde dışında değişmeyen
06:22bir madde kalmadı ki. Şimdi siyasal iktidar şunu söylüyor.
06:27Biz yeni bir sivil anayasa yapalım diyor. Bunu yapalım
06:31derken geçtiğimiz aylarda Sayın Meclis Başkanı bin dokuz yüz
06:36yirmi bir anayasasını işaret etti. Sivil anayasadan
06:39bahsediyoruz. Oysa o da sivil bir anayasa değildi. Olağanüstü
06:43şartlarda oluşturulmuş bir anayasaydı. Bin dokuz yüz yirmi
06:47bir anayasası. Içinde layık demokratik sosyal hukuk devleti
06:51yoktu. Kurtuluş savaşı devam ediyor idi. Bin dokuz yüz yirmi
06:55üç olmamıştı. Yani cumhuriyet ilan edilmemişti daha. Ve o
06:59anayasa işaret edildi. Ve ardından bir başka milletvekili
07:03kalktı dedi ki biz ilk dört maddeyi de tartışabiliriz. Sivil
07:07anayasadan anladıkları bu. Yani o ilk dört maddeyi gündeme
07:11taşımak bu dört maddeyi ııı tartışmaya açmak ve bu
07:17tartışma çerçevesinde de istedikleri sonucu almak.
07:19Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasalarının hiçbiri sivil
07:22olamadı ne yazık ki hep belli dönemlerde belli koşullarda
07:26olmak zorunda kaldı ama yüz yetmiş yedi maddeden ibaret bir
07:30anayasayı yüz seksen yedi defa değiştirmişseniz bu
07:33değişikliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir ya da
07:36referandumla yapılmıştır. Bu değişiklikler o zaman yetmedi
07:41demek ki. Yetmeyen ne? Bence ilk dört madde. Diğer maddelerle
07:46ilgili bütün düzenlemeleri yaptılar. Geçmiş üstelik ııı
07:50yani bu yüz seksen yedi ııı değişikliğin çoğunluğu AK
07:54Parti döneminde yapıldı. Sürekli anayasa düzenlemeleri,
07:57değişiklikleri yapıldı. Böyle bakarsanız hedefin ilk dört
08:01madde olduğu çok nettir. Bütün yurttaşların, bütün siyasi
08:05partilerin bu konuda ııı gözlerinin açık, kulaklarının
08:09sağır olmaması gerekir. O tepkinin de mutlaka ortaya
08:12konması gerekir. O dört madde asla değiştirilmemeli. O dört
08:16madde dördüncü madde zaten üç maddenin değiştirilemeyeceğini
08:20ve değiştirilmesinin de teklif edilemeyeceğini söyler. Eğer
08:24Türkiye Cumhuriyeti layık, demokratik, sosyal bir hukuk
08:27devleti ise bunları tartışmaya açmanın bir anlamı yok. Çok
08:32sakıncalı ve tehlikelidir. Ama bugün biz ne yazık ki Türkiye
08:37Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olmadığını biliyoruz.
08:40Her açıklamamda söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti bugün bir
08:44hukuk devleti değildir. Hukukun üstün olduğu bir devlet
08:47değildir. Biz eskiden hukuk devleti olalım, kanun devleti
08:52olmayalım derdik. Şimdi kanun devleti de değiliz. Anayasa
08:56değişikliğine çok dikkat etmek gerekir. Çok tedbirli olmak
09:00gerekir. Bu değişikliğin de oldu bittiye getirilmemesi
09:03gerekir. Her alanda bu çalışmanın yapılması gerekir.
09:06Ama o ilk dört maddeye dokunmadan.
Yorumlar