00:00Sadece metnin değişmesi de yetmez. Altmış bir ve seksen iki
00:06anayasalarında var olan birçok metnin maddeleri değişmiş
00:11olmasına rağmen hala darbeci ruhun hala seçkinci ruhun
00:16anayasamızın ben defalarca bütün maddelerini defalarca
00:20okumuş birisi olarak söylüyorum. O ruhun maddelerin
00:23arasında gizli olduğunu görüyoruz. Ne demek istiyorum?
00:27Hak ve özgürlükler bütün anayasaların en önemli
00:30maddelerinden birisi ııı bölümlerinden birisidir. Bizim
00:33anayasamızın hak ve özgürlüklerini tanımlayan ııı
00:36bölümleri evet hakkı tanımlar şöyle bir hak var, şöyle bir
00:40özgürlük var der hemen arkasından ama ancak fakat
00:43diyerek bütün bu hak ve özgürlükler konusunu
00:47kısıtlayan bir anlayışla hareket eder. Yine sadece bir
00:52örnek olsun diye söylüyorum. Bizim anayasa anlayışımızda da
00:56devlet anlayışımızda da hani devlete ebed müddet diyoruz ya
01:00kıyamete kadar sürecek olan bir devlet yapısından
01:02bahsediyoruz. Bu devletin aslı millettir. Devlet aygıtı
01:07nihayetinde milletin işlerini iyi yönetmek için kurulmuş olan
01:11bir mekanizmadır. Bu çerçevede anayasada asıl olan milletin
01:17ihtiyaçlarının dile getirilmesi anlatılmasıdır. Mesela çok
01:22sıradanmış gibi görünen devletin ülkesi ve milletiyle
01:26bölünmez bütünlüğü tabiri anayasada yer alan ve hepimizin
01:30çok sık kullanan doğrudur. Ama bu perspektiften baktığınızda
01:35değiştirilmesi gerekir. Çünkü devletin ülkesi olmaz. Devletin
01:41milleti olmaz. Bu betin milletin devleti ve ülkesiyle
01:46bölünmez bütünlüğü şeklinde ifade edilmelidir. Bu seçkinci
01:50anlayışın bu devletçi anlayışında yeni anayasada
01:54milletin gücü üzerine yükselen bir devlet anlayışıyla yeniden
01:58ele alınmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Yine
02:01önümüzdeki dönemde bu anayasanın mutlaka imtiyaz ve
02:05istisnaları ortadan kaldırması lazım. Çok açık söylüyorum.
02:10Demokrasinin en büyük düşmanı imtiyaz ve istisnalardır.
Yorumlar