00:00Iktidarın yanlış eğitim ve ekonomi politikaları ülkemizi
00:04öyle bir duruma getirdi ki eğitim hakkına erişim parası
00:08olan için de olmayan için de zorlaştı. Bakın Eylül iki bin
00:14yirmi birden Eylül iki bin yirmi dörde üniversite eğitim
00:18fiyatları ortalama yüzde altı yüz yirmi altı virgül yedi
00:23attı. Ancak iş sadece eğitim kurumlarının fiyatlarıyla
00:28sınırlı değil elbette. Diyelim ki gençlerimiz
00:32kendilerinin ve ailelerinin maddi sınırlarını zorlayıp
00:36üniversite eğitimine başlamaya ya da devam etmeye karar verdi.
00:41Bu gençlerimizi ilgilendiren birkaç harcama grubu için son
00:46üç yılda yaşanan fiyat artışlarını sizlerle paylaşmak
00:50istiyorum. TÜİK'e göre ortalama kira beş virgül sekiz
00:55katına. Betanberlerine göre ülke genelindeki kiralık konut
01:00ilanlarının ortalama metrekara fiyatı sekiz virgül dokuz
01:04katına. Kitap ve kırtasiye fiyatları dört virgül beş
01:08katına. Gıda fiyatları ortalama dört virgül dokuz katına.
01:13Demir yolu ya da otobüs ile şehir içi ulaşım fiyatları beş
01:18virgül yedi katına. Dışarıda yenen yemeğin ortalama fiyatı
01:22altı virgül üç katına çıkmış. Peki aynı dönemde bir lisans
01:28öğrencisine verilen KYK kredi ve burs tutarı ne kadar artmış?
01:34Altı yüz elli TL'den iki bin TL'ye. Yani sadece üç virgül
01:40bir katına çıkmış. Bu sayılar zaten yetersiz olan kredi ve
01:45burs miktarının son üç yılda ciddi bir satın alma gücü kaybı
01:50gösteriyor bize. Peki bu öğrencilerimiz ne yapacak? Aç
01:56olduğu için dersleri takip etmekte zorlanan ilkokul
01:59ortaokul çağındaki çocuklarımız gibi ya açlık karşısında sessiz
02:04kalacaklar ya da dersi falan bırakın şimdi deyip ekmek
02:08parası peşinde koşacak yarı zamanlı işlerde çalışmak
02:13zorunda kalacaklar. Hepinizin malum olduğu üzere bir
02:17teknolojik dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Büyük ekonomiler
02:21biyoteknoloji, dijital teknoloji gibi alanlarda yarışa
02:26girmiş durumdalar. Bu yarışta ülkeleri öne çıkaracak en büyük
02:32güç ise insan kaynağıdır. Oysa TÜİK'in iki hafta önce
02:37yayınladığı yüksek öğretim beyin göçü istatistikleri
02:41eğitimle ilgili daha karmaşık sorunlarınız olduğunu
02:45anlatıyor bize. Saydığım tüm kısıtlara rağmen ülkemizin
02:50üniversitelerinde eğitim almış nitelikli başarılı gençlerimiz
02:55var. Ama onların da kendi ülkelerinde çalışmak yerine
03:00yurt dışına göç etmeyi tercih ettiğini gösteriyor TÜİK
03:04belirleri. Bir başka deyişle ciddi bir nitelikli beyin göçü
03:09sorunumuz var diyor açık şekilde. Milyonlarca lira
03:13yaparak eğitim verdiğimiz gençlerimiz ülkemizde geleceği
03:18görmedikleri için başka ülkelerde iş bulma arayışına
03:22giriyorlar. Moleküler biyoloji ve genetik mezunlarımızın yüzde
03:27on yedi virgül dokuzu elektrik mühendisliği mezunlarımızın
03:32yüzde dokuz virgül biri bilgisayar mühendislerimizin
03:36yüzde sekiz virgül dördü. Yazılı mühendislerimizin ise
03:41yüzde yedi virgül sekizi yurt dışına göçmüş geçen sene. Bu
03:46göçenlerin alanlarındaki en başarılı mezunlarımız arasında
03:51olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Peki neden? Çünkü
03:57burada sunulan iş fırsatları ve yaşam koşulları gençlerimizi
04:02tatmin etmiyor. Onlara geleceği dair umut sunabilsek bu ülkeyi
04:09bu ekonomiyi dönüştürecek olan yeteneklerimizi Amerika
04:13Birleşik Devletleri'ne Almanya'ya, İngiltere'ye
04:17kaptırıyoruz. Yurt dışına göç eden gençlerimiz sadece daha
04:22yüksek maaşlar ve daha iyi iş imkanları aramıyor. Aynı
04:26zamanda bilimsel özgürlük, adalet ve güvenli bir gelecek
04:31istiyorlar. Bu gençler potansiyellerini en iyi şekilde
04:36kullanmak istiyorlar. Ancak ne yazık ki ülkemiz bu gençleri
04:40burada tutacak koşulları onlara sunamıyor. Ülkemizin en parlak
04:46beyinleri farklı ülkelerde başarılı işleri imza atarken
04:50biz burada nitelikli insan kaynağımızı kaybediyoruz.
Yorumlar