00:00Cumhurbaşkanı'nın ve onun inaktif bakan alan eğitimi her
00:08gün gericileştirmek ve piyasaya açmak konusunda özel görev
00:15almış Yusuf Tekin'in uygulamalarıyla yoksul insanlar
00:21onların eğitim hakkı çalınıyor, geleceksizleştiriliyor. Bir
00:29okul çantası kaça da var? Ismiyle bugün bu açıklamayı
00:32yapıyoruz. Bakın burada var, görüyorsunuz. Çocuğun gayet her
00:45çocuğun lazım olan çok sıradan defter, kalem, silgi,
00:52kalemlik ve benzeri şeyler var. Ve bunlar en ucuz yerden
00:58alındı. Gidilip indirim uygulayan yüzde yirmi yedi
01:04oranında uygulama indirim uygulaması yapan yerlerden
01:08alındı. Altı bin iki yüz lira. Sadece şu çanta. Bir çocuk için
01:14her gün bir simit bir su ve aynı zamanda bir meyve ortalama
01:23günlük kırk lira. Bu ülkenin yüzde yetmişi asgari ücretle
01:32çalışıyor. On yedi bin liraya çalışıyor. Toplamda bir
01:39öğrencinin en düşük herhangi bir köyde ya da kenar
01:44mahalledeki bir okulda yoksul insanların gittiği yerde bir
01:50öğrencinin ortalama aylık gideri dörtle beş bin lira. Bu
01:56farklı okullarda farklı yerlerde yirmi beş bin liraya
02:00kadar ulaşıyor. Özel okullardaki sadece kitap
02:04fiyatı yirmi beş bin lirayla otuz bin lira arasında. Özel
02:11okullar en düşüğü üç yüz bin liradan bir milyona kadar
02:16yükseliyor. Peki bunları kim verebiliyor? Bir avuç zengin.
02:21Bir süredir onlara çalıştıkları onların da
02:26oluşturdukları havuzlarla onların iktidarlarını yeniden
02:30tahkim etmeye çalıştıkları aslında beşli diye ifade edilen
02:36onlu yüzlü çeteler bu ülkede sadece çocuklarını gerçek
02:41anlamda eğitim aldırabiliyorlar, ihtiyaçlarını
02:44karşılayabiliyorlar. Yoksul halk çocukları ise kendi
02:48umutlarına, kendi çaresizliklerine
02:51bırakılmışlar. Bir anne baba düşünün. Çocuğunun eğitim
02:59ihtiyacını karşılayamadığı için bunun acısını, utancını yaşayan
03:05bir anne baba düşünün. Oysa bu ülkede herkes biliyor, biz de
03:11biliyoruz. Eğitim zorunludur ve parasızdır. Eğitimi zorunlu
03:19ve parasız kıldığınız anayasadan bugün getirdiğiniz
03:23noktaya bakın. Her konuda anayasa ihlali yaptığınız gibi
03:29her konuda anayasayı tanımadığınız gibi bu ülkenin
03:34yoksul halk çocuklarının eğitim hakkını da yok
03:39sayıyorsunuz. Bir sınıfa çalışıyorsunuz, bir sınıfa
03:44oligarşik bir sınıfa çalışıyorsunuz. Ama askere
03:48giden kim? Bu yoksullar. Vergi veren kim? Bu yoksullar. Daha
03:55maaşını almadan vergisine el koyduğunuz kim? Bütün bu
04:00çalışan eğitim emekçileri, işçiler, emekçiler. Kime
04:06hizmet ediyorsunuz? Bir avuç sınıfa. Işte bu oligarşik
04:12düzenin getirdiği son nokta bu. Çiftçiler ürünlerini tavalara
04:18döküyorlar. Her gün her yerde yoksullukla ilgili isyan var.
04:24Ama hala bu koşullarda bile ülkenin dereleri, ormanları bir
04:32avuç sermayeye peşkeş çekiliyor. Buna karşı gelen
04:36köylülere de ateş açıp öldürüyorlar. Yani halka şu
04:42söyleniyor. Deniliyor ki hepiniz bize ve bizim hizmet
04:48ettiğimiz sınıfa hizmet edin, onlar için çalışın.
Yorumlar