00:00Çok değerli basın emekçileri. Bugün biz burada Milli Eğitim
00:05Bakanlığının önünde Cumhuriyet Halk Partisi meclis grubu
00:10olarak ve Ankara İl Başkanlığımız olarak kadın
00:13kollarımızla, gençlik kollarımızla sesimizi bir kez
00:17de kulakları sağır olanlara duyurmak için geldik. Üç
00:23haftadır okullar açıldı. Okulların pislik içerisinde
00:26olduğunu, tuvaletlerin tıkandığını temizlenmediğini
00:29ya eğitim dönemi başlarken en az altmış bin temizlik
00:34görevlisine ihtiyaç olduğunu söyledik. Duymadılar. Bir kez de
00:38buradan haykırmak için geldik. Kulakları sağır olanlara,
00:42vicdanlara tıkanmış olanlara, akılları sadece ideolojik
00:48saplantılarına göre oluşturdukları bir eğitim
00:50modelini çocuklarımıza zerk etmek üzerine çalışanlara
00:54duyurmak için geldik. Eğitim bakanını kış uykusundan uyarmak
01:00için geldik. Eğitimin içerisinde olduğu ağır
01:03sorunlar varken bunlar için çözüm üretmesi gerekirken
01:07öğretmenlik mesleği yasal tasarısı getirip meclise tekrar
01:11kadrolaşalım. Atanmayı bekleyen bir milyon öğretmeni bir anda
01:16sıfırlayalım, akademi kuralım, yine bizim çocukları eğitime
01:20alalım ve hoşumuza gitmeyen bizim direktiflerimize uymayacak
01:25öğretmenleri de hemen meslekten atalım diyenlere duyurmak için
01:29geldik. ÇEDES projesi altında tarikatları, pedagojik
01:35formasyonu olmayan imamları sınıflara sokanları protesto
01:39etmek için geldik. Mesem projesiyle çıraklığı bir model
01:44haline getiren ve çocuklarımızı iş kazaları ve iş
01:48cinayetlerinin kurbanı haline getiren bir sistemi protesto
01:52etmek için buradayız. Sadece çocuklarımıza bir öğün yemek
01:58vermesi gereken ve her defasında bir öğün yemek
02:01vereceğiz diyen ama bugüne kadar bırakın gerçekleştirmeyi
02:05okul öncesi dönemdeki yemeği dahi kısan oradan bile tasarruf
02:10eden onu bile çok gören anlayışı protesto etmek için
02:14geldik. Değerli arkadaşlar bugün burada Gölge Milliyetim
02:18Bakanımız size ayrıntılı açıklamalar yapacak. Biz bugün
02:22mecliste öğretmenlik mesleği yasa tasarısını geçirmemek için
02:27elimizden gelen her şeyi yapacağız. Türkiye'nin ihtiyacı
02:30layık, bilimsel, demokratik, çağdaş bir eğitimdir ve bunu
02:36oluşturmak üzere de iktidarımızı hazırlıyoruz ve bu
02:40ilkel anlayışla, ilkel eğitim modelleriyle çocuklarımızın
02:45açlığını, yoksulluğunu ııı göz ardı eden anlayışla
02:49öğretmenlerimizi açlık sınırının, yoksulluk sınırının
02:53altında bir maaşa, bir geliri mahkum eden anlayışla sonuna
02:57kadar hesaplaşacağız. Şimdi sözü Gölge Milliyetim
03:00Bakanımıza bırakıyorum. Teşekkür ederim. Biraz sonra
03:03kayıtlayacağız. Şöyle.
03:11Sayın basın mensupları çok kıymetli yurttaşlarımız
03:16Cumhuriyet Halk Partisi örgünlüğünün mensupları
03:19hepiniz hoş geldiniz. Bugün burada eğitimin acil gündemini
03:25çalışma alanlarıyla ilgili hiçbir konuda sorumluluk
03:28almayan tüm hata ve eksiklerini başkalarına havale eden ancak
03:33herkese akıl ve tavsiye vermekten bir an bile geri
03:37durmayan Sayın Bakan Yusuf Tekin'e daha yakından sorunları
03:42söylemek için geldik. Hepinizin bildiği üzere iki bin yirmi dört
03:47iki bin yirmi beş eğitim öğretim yılı iki Eylül'de
03:52rehberlik çalışmaları ve okula uyum programı dokuz Eylül'de de
03:56tüm sınıflar için başladı. Başladığında okullar hazır
04:01değildi. Öğretmenler yeterli değildi, eksikti. Pilot
04:05uygulaması ve gerekli hazırlıkları yapılmamış bir
04:08program dayatma ile okullarda uygulanmaya çalışılıyordu. Bu
04:14nedenle okul zili ders için değil, sorunlar için çalıyor.
04:20Oysa oysa bugün burada yirmi birinci yüzyılda dijital
04:38teknoloji ve eğitim sistemine entegrasyonu yapay zeka bilgi
04:43ve iletişim teknolojilerine eğitimde nasıl uygulanacak?
04:46İktim değişikliği ve gezegenin sürdürülebilirliği çocuklarımızın
04:51ihtiyaç duyduğu yirmi birinci yüzyıl becerilerini nasıl ve ne
04:55şekilde kazanacakları gibi konulardaki sorunları,
04:58gereksinimleri, talepleri konuşuyor olmaktaydı. Olmalı
05:02ydı. Peki ne konuşuyoruz? Temizlik konuşuyoruz. Güvenlik
05:07konuşuyoruz. Beslenme, açlık ve yoksulluk konuşuyoruz. Ulaşım
05:12konuşuyoruz. Çocukların okullara ulaşamamasını konuşuyoruz.
05:15Konteynır kentlerde barınma sorunlarını konuşuyoruz.
05:19Mesemlerde okullarda can kayıplarını, iş kazalarını
05:23konuşuyoruz. Yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilen
05:27öğretmenleri sayıları bir milyona gelen atanmayan
05:30öğretmenleri depremzede engelli öğretmenleri öğretmensizliği
05:35konuşuyoruz. Mülakatlarda yapılan haksızlıkları
05:38konuşuyoruz. Yani geleceği değil, bugünü değil, geçmişte
05:43çözülmesi gereken konuları konuşuyoruz. Öncelikle şunu
05:46tespit edelim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak aylardır
05:50Milli Eğitim Bakanlığı'nı uyarıyoruz. Önce on sekiz
05:53Mayıs'ta bir miting gerçekleştirdik. Arkadan on
05:57sekiz Temmuz on dokuz Temmuz'da yirmi dört saat süren
06:01Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bir eğitim maratonu yaptık.
06:04Burada konuları açıklıkla dile getirdik. Sayın bakana ellinin
06:09üzerinde öneride bulunduk. Ardından on dokuz ilde eğitim
06:15buluşmaları gerçekleştirdik. Milletvekillerimizle,
06:17gölge bakan yardımcılarımızla, il başkanlarımızla, ilçe
06:20başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla beraber ve her
06:23gün her gün Milli Eğitim Bakanı'na başta okulların
06:28temizliği ve güvenliği olmak üzere ücretsiz yemek ve su
06:32olmak üzere mülakatlar ve atamalar olmak üzere her gün
06:36öğlen saatlerinde yaptığımız basın toplantılarıyla basın
06:40üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı'nı uyardık,
06:42anlattık, söyledik. Sendika genel başkanlarımızla buluştuk.
06:47Onları dinledik. Iktidarın yapmadığını yaptık. Yalnız
06:51iktidar bunu duymadı. Milli Eğitim Bakanı kibrinden
06:55bunlara kulak vermedi. O yüzden okul zileyi görevini yapmayan
07:01öğretmen, öğrenci, veli ve yöneticileri mağdur eden
07:05önerileri duymayan ideolojik takıntılarını herkese
07:09dayatmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı ve birlikte çalıştığı
07:13klik için çalıyoruz.
07:26Sayın basın mensupları okullarımızın bugün en önemli
07:33en acil sorunu temizlik sorunudur. Iki bin yirmi dört
07:40yılında iktidarlarının yirmi ikinci yılında okulları
07:45temizlemekten aciz bir iktidar vardır. Iki Eylül'de okulların
07:51açıldığını dokuz Eylül'de bütün sınıfların geldiğini ancak
07:57Milli Eğitim Bakanımızın tatlı uykusundan on dokuz Eylül'de
08:03basına yaptığı açıklamayla temizlik personelinin
08:07olmadığını itiraf ettiği bir ülkede yaşıyoruz. Siz nasıl bir
08:11bakanlık yönetiyorsunuz? Okullar iki Eylül'de açılıyor.
08:15Sayın Bakan on dokuz Eylül'de çıkıp diyor ki biz yüz yirmi
08:19bin kişi alacaktık ama o yüz yirmi bin kişi başvurmayınca
08:24okullarda sorun oldu. Şimdi altmış bin alacağız dedi. Otuz
08:29bin aldılar. Peki bu yüz yirmi bin kişi almak istedikleri
08:33kişilere veva gördükleri nedir? Haftada üç gün ayda sekiz bin
08:39lira. Bu yasal değildir. Insane değildir. Ahlaki değildir.
08:44İnsanları sekiz bin liraya çalışmak için başvuru açmaktan
08:48utanmayan bir iktidar vardır Türkiye'de. Sekiz bin liraya
08:52insan ailesine bakabilir mi sayın basın mensupları? Sorun
08:55budur. Ve bunu güzellik uykusundan on dokuz Eylül'de
09:00açılarak uyanarak itiraf eden bir bakan var. Tabii buna
09:05alıştıklar çünkü tıpkı seksen beş bin köle sisteminde
09:10çalıştırdıkları ücretli öğretmen gibi ayda sekiz bin,
09:14on bin, on iki bin liraya mahkum ettikleri öğretmenler
09:17gibi temizlik görevlilerini de sekiz bin liraya çalıştırmayı
09:21düşünecek kadar insanlıktan da hukuktan da uzaklaşmış bir
09:26iktidar var. O nedenle okul zili bugün bu basiretsizlik, bu
09:32beceriksizlik, bu yasasızlık nedeniyle kalabalık sınıflarda
09:37pis okullarda nefes almaya çalışan çocuklarımız için
09:41çalıyor.
09:43Tabii bir ülkede bir nokta iki milyon öğretmen yirmi milyon
09:57öğrenci yedi milyon üniversite öğrenci
Yorumlar