00:00Bazen iş dünyamıza ııı haklı haksız fazla yüklenmeler de
00:05oluyor doğrusu. Siyasette de bunu yaşıyoruz. Başka
00:08mesleklerde de her kesimde her camiada mutlaka eleştirilmesi
00:14gereken mutlaka toplumsal olarak tepkiyi göstermemizi
00:19gerektiren hususlar olabiliyor. Ama genel olarak ben
00:23baktığımda iş dünyamızda iftihar ediyoruz. Iş dünyamız bu
00:28ülkenin üretim gücünü temsil ediyor. Yaptıkları
00:32girişimlerle, yatırımlarla, aldıkları risklerle,
00:36inisiyatiflerle ülkemizin kalkınmasına, istihdam
00:40oluşumuna, teknolojik atılımlarına öncülük
00:45yapıyorlar. Öncelikle şunu ifade etmem gerekir. Dünyanın
00:51çok ııı iyi bir döneminden geçtiğimizi söyleyemeyiz.
00:54Pandemi sonrası hala dünya büyümesi ve dünya ticareti
01:00tarihsel ortalamaların altında. Hala tam o yirmi yıllık
01:05diyelim ortalamalara gelmiş değiliz. Bir toparlanma var
01:09ama nisbi bir toparlanma var. Bu süreçte devam ediyor. Yine
01:13bölgemizde maalesef iyi bir dönemden geçmiyoruz.
01:17Kuzeyimizde bir savaş, güneyimizde yine hepimizin
01:21içini yakan ııı insanı hiçbir değere sığdıramadığımız
01:25manzaralar Gazze başta olmak üzere. Diğer yandan da geçen
01:30yıl tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Deprem afeti
01:34ve onun yaralarını sardığımız bir dönemdeyiz. Dolayısıyla çok
01:38olumlu şartlarda olduğumuzu ifade edemem. Ama ben hep şuna
01:43inanmışımdır. Bu zorlu dönemler ülkelerin veya şirketlerin
01:49pozitif ayrışması için de bir fırsat aynı zamanda. Bu kalkınma
01:54literatüründe diye bir kavram var. Yakınsama diye Türkçeye
01:59çevriliyor. Iıı bu yakınsamayı sağlamak daha çok bu tür
02:03sıkıntılı dönemlerde mümkün oluyor aslında. Dünyanın daha
02:07sıkıntılı olduğu bir dönemde siz doğru işler yapıp
02:11kendinizi ayrıştırırsanız aradaki farkı gelişmiş ülkelerle
02:15farkı çok daha kısa sürede kaldırmanız mümkün. Eee telafi
02:20etmeniz mümkün. Inşallah Türkiye bu dönemlerden istifade
02:25edecek ve farklı bir performans ortaya koyacak. Büyüme OVP'yi
02:32biliyorsunuz yeniledik. Geçen yıl orta vadeli programı ilan
02:35etmiştik. Geçen yıl seçimlerimiz oldu. Siyasi
02:39belirsizlikler bitti. OVP'yle birlikte politika
02:42belirsizliklerini de ortadan kaldırdık. Ama tartışmalar bir
02:46süre devam etti doğrusu. Ve güncellediğimiz OVP'de de ana
02:51politika çerçevemize hiçbir şekilde dokunmadık. Sadece
02:56geçen yıldan bugüne makro ekonomide iç ve dış şartlarda
03:01meydana gelen değişimlere göre bir takım güncellemeler yapmış
03:05olduk. Nedir ana politikamız? Dört başlıkta özetliyorum ben.
03:09Birincisi ve temel amacımız enflasyonla mücadele. Yeniden
03:15ülkemizi tekhaneli rakamlara kavuşturma. Bir gecede değil
03:19elbette. Belli bir süreç içinde üç yıllık bir perspektifte
03:23tekrar tekhaneli rakamlara ulaşma. Bunun içinde bir
03:27geçiş dönemi, dezenflasyon dönemi ve kalıcı fiyat
03:31istikrarı dönemi diye üç dönem belirlemiştik. O dönemleri
03:35başarıyla tamamladığımızı tamamlama sürecinde olduğumuzu
03:39ifade edebilirim. Birazdan detayını vereceğim. Ikincisi
03:43büyüme enflasyonla mücadele ederken kalkınmakta olan bir
03:48ülke olarak büyümeyi de belli seviyede sürdürme istihdamı
03:53belli seviyede sürdürme ihtiyacımız var. Biz ııı
03:57gelişmiş ekonomiler gibi sadece istikrar meselesiyle uğraşma
04:03lüksüne sahip değiliz. Aynı zamanda kalkınma sürecini de
04:06devam ettirmemiz gerekiyor. Yani bir istikrar programı ve
04:10bir kalkınma programını eş zamanlı bir şekilde hayata
04:15geçirmek durumundayız. O aradaki optimizasyonu diyelim
04:18sağlamak durumundayız ve programımız bu çerçevede
04:22şekillendirirdi. Üçüncü başlığımız bu istikrar ve
04:27büyümeyle birlikte sosyal refahı arttırma ama kalıcı sosyal
04:32refahı arttırma. Geçici bir takım iyileştirmeler enflasyonla
04:38hemen eriyecek bir takım artışlar değil enflasyonun
04:42düştüğü sürdürülebilir büyümenin sağlandığı bir
04:45ortamda kalıcı sosyal refahı arttırmak yine en temel
04:50amacımız, nihai amacımız. Iıı bütün bunların yanı sıra
04:54konjonktürel olarak da depremin yaralarını sarma ve ülkemizi
04:59gelecekteki risklere karşı şehirlerimizi dirençli hale
05:03getirme. Aslında onun dışında rakamlar tabii ki değişir. Bu
05:08bize özgü bir şey değil. Bazen niye revize ettiniz rakamları
05:12diyorlar. Yani dünyada revize etmeyen bir ülke, bir
05:15uluslararası kurum yok. Dünya hayat bütün planlardan daha
05:19dinamik. Mutlaka bir miktar kontrol edemediğiniz faktörler
05:24vardır. Bir yıldan öteye biz geçen yılı OVP'yi yaparken
05:28Gazze'de bu insanlık dramı yoktu. Başka bir takım
05:32gelişmeler yoktu. Dolayısıyla kontrol edemediğiniz birçok
05:35unsur da bu süreçleri etkiliyor. Ama büyük oranda
05:40OVP'nin gerçekleştiğini, hedeflerimizde ciddi anlamda
05:45ilerlemeler sağladığımızı, bazı alanlarda beklentilerimizin
05:49hedeflerimizin ötesinde iyileşme olduğunu bazılarında
05:53da bir miktar geride olduğumuzu ifade edebilirim.
05:57Birçok hedefimizde aslında geçen yıl ortaya koyduğumuz
06:01beklentilerden de daha iyi bir durumdayız. Geçen yıl
06:06ekonomimiz yüzde beş nokta bir büyümüştü. Iıı on dört yıl
06:10boyunca kesintisiz büyümesini böylece devam ettirdi Türkiye
06:14ekonomisi. Bu çok önemli gerçekten. Bir yıl büyümek, iki
06:18yıl büyümek önemli değil. Önemli olan uzun süre yüksek
06:22büyümeyi sağlamak. Türkiye bunu başaran ülkelerden biri.
06:26Iki bin iki yılında dünyanın yirmi birinci ekonomisiymiş
06:31ülkemiz. Bugün on yedinci büyük ekonomisi nominal dolar bazında.
06:35Yine iki bin iki yılında satın alma gücü paritesine göre
06:40dünyanın on sekizinci büyük ekonomisiymiş. Bugün on birinci
06:44büyük ekonomisi konumunda. Geçen yıl itibariyle toplum
06:49milli gelirimiz nominal dolar olarak ilk defa bir trilyon
06:53dolar seviyesini geçti. Bir trilyon yüz otuz milyar dolara
06:58ulaştı. Kişi başına gelirimiz ise on üç bin iki yüz kırk üç
07:02dolar oldu. Geçen yıl itibariyle. Bu yıl
07:05beklentimiz ııı bir nokta üç milyar bir nokta üç trilyon TL
07:11mertebesine çıkması ekonomik büyüklüğümüzün nominal dolar
07:15olarak kişi başına gelirimizin de on beş bin dolar seviyesini
07:20ilk defa açmasını bekliyoruz. Bu yıl sonu itibariyle. O ve
07:24orta vadeli programındaki tahminimiz bu. Burada tabii
07:27TL'nin güçlenmesi ııı ciddi bir ııı rol oynuyor. Ama satın alma
07:34gücüne göre tabii çok daha yüksek rakamlar onlara girmeyin
07:37vakit açısından. Bu yılın ilk altı ayında büyümemiz yüzde üç
07:43nokta sekiz olarak gerçekleşti. Bizim son yirmi
07:47yıla bakarsanız ortalamamız beş buçuk civarında. Beş nokta
07:51dört. Dolayısıyla ortalamamıza göre düşük diyebilirsiniz bu
07:56büyüme hızına. Ama dünyayla mukayese ettiğinizde hiç de
07:59küçümsenecek bir rakam değil. Dünya ortalaması şu anda yine
08:02üç, üç buçuk aralığında. Avrupa Birliği'ne bakıyorsunuz. Yüzde
08:06birin altında. Dolayısıyla bu ortamda yüzde üç nokta sekizlik
08:11büyüme özellikle de enflasyonla mücadele ettiğimiz bir ortamda
08:15hiç de azımsanacak bir rakam değil. Rakamın büyüklüğünden
08:21öte kompozisyonu çok önemli. Büyümenin ne kadar olduğu
08:27kadar nereden kaynaklandığına da çok dikkatli bakmamız
08:31lazım. Buna büyümenin kompozisyonu diyoruz. Iıı
08:34tüketimden mi geliyor? Üretimden mi? Iç talepten mi?
08:37Dış talepten mi? Bunlara bakmanız lazım. Bizim orta
08:41vadeli programdaki temel çerçevemiz dengeli büyüme. Yani
08:46dış talebin verdiği katkının yükseldiği bir büyüme
08:50kompozisyonu. Bunu da yakalamış durumdayız. Bu anlamda
08:53hedefimize ulaşmış durumdayız. Yıl sonu itibariyle de
08:57beklentimiz yüzde üç buçukluk bir büyümeyle bu yılı kapatmak.
09:02Gelecek yıla baktığımızda üç tane önemli olumlu etki
09:08görüyoruz. Bizim dışımızda. Yani bu politikalarımız
09:11dışında. Küresel ortam önemli. Birincisi şu bizim ihracatımızı
09:19kurdan çok daha fazla etkileyen dış pazarlarımızdaki
09:23büyümedir. Dış pazarlarımız büyüdüğü zaman kur ne olursa
09:28olsun ihracatımız artıyor. Dış pazar daralınca da tam tersi
09:33oluyor. Bu geçmişte yapılan birtakım analitik
09:35çalışmalarla da ortaya konmuş bir durum. Bu çerçevede de en
09:40önemli iki bölge AB ve MENA dediğimiz ııı Kuzey Afrika ve
09:47Orta Doğu. Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Avrupa. Bu ikisini
09:51topladığınızda Türkiye'nin ihracatının aşağı yukarı yüzde
09:54altmışı yetmişi bu iki bölgeden oluşuyor. Bu yıl yüzde birin
Yorumlar