00:00Bugün iki bin yirmi dört yılında aylık maaşı bürüt yüz
00:03bin lira olan bir vatandaşın bürüt yüz bin lira olan
00:06vatandaşın yıl sonunda istisnalar düşüldükten sonra
00:10yıllık olarak eline geçen net miktar yani yıllık bir milyon
00:13iki yüz bin kazanacak. Ayda yüz bin lira bürüt maaşla. Yıl
00:16sonunda eline geçen net miktar istisnaları da dikkate
00:20aldığımızda yedi yüz seksen iki bin lira. Yani aylık altmış
00:23beş bin üç yüz liraya denk geliyor. Altmış beş bin küsur
00:26liraya denk geliyor. Yani bu ne demek? Yüz bin liranın yüzde
00:29otuz dört nokta yedisi vergi ve SGK'ya gidiyor. Yüz bin lira
00:33bürüt maaşı olan vatandaşın yüzde otuz dört nokta yedisi
00:36doğrudan vergilere ve SGK ülke olarak. Şimdi geldiğimizde
00:40altmış beş lirayı harcamak durumunda bu vatandaş. Eee
00:43dolaylı vergilerin yüzde altmış beşlerin üzerinde olduğu bir
00:46ülkede ÖTV'sinden KDV'sine, TRT Bandrol ücretinden özel
00:50iletişim vergisine harcından puluna resimine kadar katkı
00:54bedeline kadar ödedikçe ödüyor değil mi? Ortalama bu altmış
00:58beş binin de on lira on beş bin on ila on beş bin lira
01:01arasında da harcama esnasında vergilere gidiyor. Dönüp
01:05baktığımızda iki bin yirmi dört yılında ortalama yüz bin lira
01:07bürüt maaşla çalışan vatandaşın neredeyse yüzde elliye yakın
01:12gelir zaten doğrudan ve dolaylı vergilere gidiyor. Eee şimdi
01:15burada vergi rekortmeni kim? Bu ülkede gerçek vergi rekortmeni
01:19bir araba kendine iki araba devlete alan bir cep telefonu
01:23aldığında dört ayrı vergi ödeyen maaşı daha kaynağında
01:26eline geçmeden kesilen mutfak tüpüne doğal gaza ÖTV tuvalet
01:31kağıdına yüzde yirmi KDV ödeyen vatandaş. Vergi rekortmeni
01:34budur. O ismini gizleyenleri bilemeyiz ama biz bu ülkenin
01:38gerçek vergi rekortmenlerini çok iyi biliyoruz.
Yorumlar