Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 yıl önce
15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında, Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı'nda görev yapan Asım Bulat, darbeci askerlerin ateş açması sonucu bacağından yaralanarak Gazi oldu. Bulat, Polis Müzesi'nde şehitlerin hatıralarının sergilendiğini belirtti. Türkiye'nin ilk ve tek Polis Müzesi, Emniyet Teşkilatının gelişimine ışık tutuyor.
15 Temmuz gazisi, 1. Sınıf Emniyet Müdürü Asım Bulat: "Helikopterle bize iki kez ateş açtılar"
15 Temmuz şehitlerinin hatıraları, Polis Müzesi'nde sergileniyor
Türkiye'nin ilk ve tek Polis Müzesi, Emniyet Teşkilatının yıllar içerisindeki gelişimine ışık tutuyor
ANKARA - 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında, Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı'nda başkan yardımcısı olarak görev yapan Asım Bulat, engellemeye çalıştığı darbeci askerlerin ateş açması sonucu bacağından vurularak Gazi oldu. 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanı olarak görevine devam eden Bulat, o gece yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

hbrlr1.com/cbwcddiykckckl

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Başkanım ııı bu kısım hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
00:02Kendisi arkadaşımız ve galiba şehir aziz. Yücesi şehit oldu.
00:06Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun. On beş Temmuz'dan
00:10işte ııı on on beş üç adet filçek kardeş tarafından üzerimizde
00:15bir yerlerde üzerimizde sergilemekteyiz. Aynı zamanda
00:18Önder Güzel'e ait işte bir tespih ve çatmakta gözümüzde
00:22sergilemektedir.
00:30Köpek teröriste müdahale eder. Terörist bunun üzerinde köpeğe
00:33dört el ateş eder. Ama köpek hiçbir şekilde teröriste
00:37bırakmaz. Terörist sağda polisimiz eskavatörde ııı oraya
00:44giriş yapmaya çalışır. Giriş yaparken eskavatörde imha
00:49olur. Allah'tan ııı bizim personelimiz içeriye girmez.
00:54Kırk iki tane özel arkadaşımız zehiri sayesinde kurtulmuş
00:57Dokuz yüz on bir yılında o dönemde ııı müzemizin kurulmasıyla
01:02ilgili bir çaba sarf ediliyor. Iki bin yirmi yılında ııı
01:07İçişleri Bakanlığı'nca müze açılmasına onay veriliyor. Ancak
01:10o dönemde işte korona vesaire meselelerden dolayı ııı dokuz
01:15Nisan iki bin yirmi bir tarihinde müzemiz açılıyor.
01:19Türkiye'de ilk ve tek polis müzesi. Polisin ilk kuruluşu
01:23andan itibaren ııı genel bir seyir halinde yani ilk
01:29kurulduğu günden bugüne kadar ııı ne giymişsek veya ne
01:34kullanmışsak işte ııı Osmanlı döneminde kullanılan elbiseler
01:37işte kullanılan silahlar, tesisatlar, işte arabalar ııı
01:43günümüzde kullanmış olduğumuz yine tesisatlar, arabalar ııı
01:48ve işte diğer malzemeler sergilenmekte. Geçmişten
01:54bugünümüze bütün malzemeler burada gelip çok rahatlıkla
01:58görebilirsiniz. Ve Türkiye'de tek polis müzesidir. Polis
02:02hakkında herhangi bir ııı soru aklında olanlar çok rahatlıkla
02:06burada polisin tarihini çok rahatlıkla görebilirler. Altı
02:09bölümden oluşuyor. Şimdi ilk bölümümüz ııı Osmanlı döneminde
02:13giyilen elbiseler. Ondan sonraki bölümümüzde kullanılan
02:17işte silahlar var. Işte o dönemdeki karakollarımız var.
02:20Müzemizin her bölümü çok güzel. Ama bu bölümü ııı biraz daha
02:25böyle ııı nasıl diyeyim ben size? Beni biraz daha
02:29etkiliyor. Çünkü birebir beraber çalıştığım, beraber
02:33okuduğum, aynı sınıfta aynı karavanadan yemek yediğimiz
02:37arkadaşlarımız var. On beş Temmuz gecesi ben özel
02:40güvenlik başkanlığında ııı başkan yardımcısı olarak görev
02:43yapıyordum. O zaman ikinci sınıf emniyet müdürüydüm. Işte
02:46dokuzu çeyrek yaşı falan o saatlerde. Işte görev bitirdim.
02:50Eve giderken o arada uçaklar alçaktan uçuyordu. Iıı şu anki
02:55on beş Temmuz meydanı ııı Genelkurmay kavşağına ulaştığında
02:59bir ses duydum. Bu Genelkurmay'ın o civarlardan
03:02geldi. Silah sesi. Ben hemen yavaşladım falan. O arada
03:06Yeşileşkence polis arkadaşımız hemen geçmemiz için talimat
03:09verdi. Tabii biz de o trafiği aksatmamak için geçtik ama böyle
03:13bir kafada bir soru işareti. Polissiniz çünkü. Burada bir ııı
03:17balçaktan uçuş var. Işte silah sesi var. Ben ııı
03:20Strasburg Caddesi'nde bir arkadaşımın ofisi vardı. Oraya
03:23geçtim. Oraya geçtiğimde şey gördüm. Köprü kapanmıştı.
03:26İstanbul'da Mustafa Kılıç. Polis memuru arkadaş aradı.
03:29Abi dedi böyle bir şey var. Bizim burada köprü kapandı. Yine
03:33tedbir açısından tekrar ııı genel müdürlüğe geri döndüm.
03:37Odanın da benim işte bir belik silahım zaten yanındaydı. Diğer
03:40bir silahım daha vardı. Onu da aldım. Tam çıkarken o dönemde
03:43istihbarat başkan yardımcısı Resul Kabataş o arada. Abi dedi
03:47darbe oldu. TRT'yi ele geçirdiler. Yani şimdi ııı siz
03:52ne yapacağınızı da bilmiyorsunuz ya. Ben ııı TRT'ye
03:55tek başıma gittim. Ondan sonra işte ııı gittik içeriye nasıl
03:59gireceğiz? Resul sürekli arayıp diyor abi içeri gir, abi içeri
04:02gir. Yahu resim kapıda bir sürü işte asker var, şurada asker
04:06var. TRT'nin orana yakın olan bir bölümü vardı. Ben oraya
04:10giderken ııı o zamanki başkan yardımcısı İkmal'daki başkan
04:15yardımcısı Yücel'i aradım. Yücel de İstanbul'a gidiyormuş.
04:18Allah var. Yücel Bolu'dan geri döndü geldi. Geldiğinde işte
04:23biz işte arabanın farlarını açtık. Işte öbür tarafa
04:26yansıtmaya çalıştık falan. Onlar işte ateş ettiler. Direkt
04:29ateş etselerdi zaten biz orada kalmazdık yani. Bizi korkutmak
04:33amaçlı büyük bir ihtimalle aşağıya yere veya işte havaya
04:36ateş ettiler diye tahmin ediyorum. Sonra biz işte
04:39içeriye girmeye çalıştık. Oranın oranın ııı Eymir'e
04:43yakın olan kapısından girmeye çalışırken ııı orada şeyin o
04:49zamanki TRT Genel Müdürlüğü'yle rastladık. Işte ııı bize ama
04:54Resul sürekli telefon açıyor. Abi içeri gir, abi içeri gir.
04:57Orman içerisinden girmeye çalışırken helikopterle bizi
05:00iki defa taradılar. Ikinci tarama sonrasında artık dedim
05:03ki yani burası sakat. Bizi bunlar yerimizi tespit ettiler,
05:06vuracaklar. Sonra ön tarafa gelip işte bu arada vatandaş da
05:10gelmişti. Ben gittim de yoksa normalde pek kimse yoktu.
05:12İçeriye girmeye çalışırken ayağımdan vuruldum. Birileri de
05:16beni hastaneye götürdü. Hastaneden sonra zaten çok fazla
05:19büyük bir yaram yoktu. Sargılara sarıldılar. Ondan
05:23sonra genel müdürlüğe tekrar geldim. Görevimi devam ettim.
05:27Yerden söken bir kurşun gelmiştir diye tahmin ediyorum.
05:29O gömlek parçası sinirlerin arasında olduğu için doktorlar
05:33dedi ya dedi bunu dedi çıkartırsak belki dedi ayağınıza
05:36daha büyük zarar meydana gelir. Dolayısıyla ııı size de pek bir
05:39zarar olacağını düşünmüyorum dedi. Sadece işte soğuk havalarda
05:42biraz işte ayağımız sızdı o kadar. Ya o da bizim için bir
05:45şeref yani şimdi siz öyle diyorsunuz da o da bizim için bir
05:48şeref. Allah kısmet etti. Bizi de inşallah öbür tarafta da
05:52gazi kabul eder. Bu kısımda Mustafa Kemal Paşa on dokuz
05:57Mayıs bin dokuz yüz on dokuzda Samsun'a çıkar. Samsun'da
06:00Amasya, Amasya'dan Sivas'a geçerken ııı kendisine ait
06:06çanta düşer. Çantanın düştüğünde fark ederler. Çantanın
06:12düştükten sonra Mustafa Kemal Paşa hemen ııı çantayı
06:15bulalım. Şey Amasya'ya telgraf çekilir. Telgraf çekildiğinde
06:20o zamanki komiser Osman ııı Nuri Bey çantayı araştırmaya
06:28başlar. Paşa tamam der. Eksiksiz.
06:51Evet.
06:56Evet.
07:01Evet.
07:05Evet.
07:09Evet.
07:16Dur kaçma.
07:38Evet.
07:54Kardeşlerimiz
07:59silah arkadaşlarıma bakıldığında çarpışırken ben bir yere
08:04ama sizden özel bir şey değil.
08:14Şehadet en yüksek merkebedir. Diyerek ölümü bu topraklar için
08:20göze alan tüm polislerimiz hainlerle gelişiminin
08:24önermesinde en önemli farklar oldu.
08:29Hainler ve göz göğüse çarpışan
Yorumlar

Önerilen