00:00Dokuzuncu yargı paketiyle icra ve iflas kanunu, medeni kanun,
00:06ceza kanunu, ceza muhakemesi kanunu dahil olmak üzere yirmi
00:11farklı kanunda değişiklik öngörülmektedir. Teklif ile
00:17hakaret suçu, evlenen kadının soyadı, ara buluculuk, hukuk
00:22meslek sınavları, yargı tay ve danıştay üyeleriyle hakim ve
00:25savcıların ek gösterge oranlarının eşitlenmesi gibi
00:29birçok konuda değişiklik yapılması önerilmektedir.
00:34Öncelikle yargı paketinin içeriğiyle ilgili birkaç
00:38hususa değinmek, akabinde aslında olması gerekenleri
00:44üzerinde durmak istiyorum. Elbette gönül isterdi ki
00:50kuvvetler ayrılığının ve denge denetim mekanizmalarının
00:54kurumsallaşmış olduğu yargı bağımsızlığının tartışmasız
00:59bir biçimde egemen olduğu temel hak ve hürriyetlerin
01:02herkes tarafından rahatlıkla kullanılabildiği gerçek bir
01:08anayasal devlette olalım. Ve ileri demokrasilerde olduğu
01:13gibi uzlaşma kültürüne sahip bir mecliste iyi hazırlanmış
01:18önerilerin optimizasyonuna yani ince işçilikle iyileştirilmesine
01:24katkıda bulunabilirim. Maalesef öyle bir ülkede
01:28yaşamıyoruz. Millet olarak çok derin sorunlarımız var. Bunları
01:34çözmeyi bırakın bunları konuşma kapasitemiz bile ülkemizde çok
01:39zayıf. O sebeple sistemin bizzat kendisinin ürettiği
01:45doğal olarak ürettiği sorunlara pansuman tedbirlerle durumu
01:51idare ediyoruz. Ve maalesef bu tavır sebebiyle de her
01:57geçen gün ülkemiz daha da geriye gidiyor. Milletimiz daha
02:03fazla fakirleşiyor, yoksullaşıyor, ülkemizde
02:06huzursuzluk artıyor. Samimi olalım. Fiilen gerçek bir hukuk
02:13devleti değiliz. Kanunlarımız, anayasamız yani teoriyle fiili
02:21gerçeklik arasında dağlar kadar fark var. Bırakın hukuk devleti
02:27olmamayı bugün hukuk devletinin en asgari
02:31gerekliliklerinden yani kanun devletinin de asgari
02:35gerekliliklerinden yoksunuz. Tamamen keyfi bir biçimde
02:40otoriter bir anlayışla ülke yönetilmeye çalışılıyor. Ancak
02:46öyle bir sorunumuz yokmuş gibi yapıyoruz. Ve sadece bu yargı
02:51paketleri örneğinde bile göreceğiniz gibi son beş yıl
02:55içinde hukuk devletini daha fazla iyileştirme iddiasıyla
03:00sözlerine bakınca bu iddiayla yola çıkıp sekiz yargı paketi
03:05ile yüzün üzerinde kanunda değişiklik yapmışız. Meclis
03:10olarak. Daha doğrusu bu dayatmalar bu öncelemelerle
03:15adeta meclisi zaten bir noter mekanizması olarak kullanıp
03:21kimsenin ne yapıldığından özellikle kanunlara imza
03:25atan milletvekillerinin ne yapıldığından habersiz bir
03:28biçimde araç sallaştırdıkları bir yaklaşım biçimiyle gerçek
03:33anlamda yasama kültüründen de çok uzak bir anlayışla mecliste
03:38işlerimizi yürütmek zorunda kalıyoruz. Bugün itibariyle de
03:43Adalet Komisyonu'ndan dokuzuncu yargı paketini tartışacağız.
03:48Dokuzuncu yargı paketine bakınca öncelikle şunu belirtmek
03:52isterim ki iktidar ne yazık ki yıllardır eleştirdiğimiz torba
03:58kanun usulünden bir türlü vazgeçmedi. Birbiriyle tamamıyla
04:03alakasız birden fazla konunun ve kanunun bir çuvala
04:08doldurulması hukuki belirlilik, hukuk güvenliği ve nitelikli
04:13kanun yapımı bakımından hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
04:18Diyeceksiniz ki iktidarın zaten böyle bir derdi mi var ki?
04:23Değerli arkadaşlar yargı paketlerinde iktidarın diğer bir
04:27klasiği anayasa mahkemesi kararlarını bile bile geçmişteki
04:33iştahatları bile bile ona aykırı kanun çıkartıyorlar. Ondan
04:38sonra anayasa mahkemesine gidiyor. Anayasa mahkemesi bu
04:41kanunlarla ilgili karar veriyor. Bunları iptal ediyor ve iktidar
04:47ne yapıyor? Kararların arkasından dolaşılarak iptal
04:51edilen maddelerle birebir aynı veya çok benzer düzenlemeler
04:56yapıp getiriyor ve bunu yine parlamentodan geçirmeye
05:01çalışıyor. Bu pakette de birçok örneği var. Mesela iktidar
05:09kurdurduğu ikinci barolar lehine ayrımcılık yapmak maksadıyla
05:14daha önce adli yardım ödeneğinin yüzde yıkırkının
05:18baro üyelerinin sayısına bakmaksızın çoklu baroların
05:21bulunduğu illerde eşit paylaşılmasını öngören kanun
05:25çıkarttırmıştı. Bu da anayasaya aykırıdı. Nitekim anayasa
05:29mahkemesi bu adaletsiz ayrıcalığı ölçüsüzlük
05:33sebebiyle de reddetmişti. Bu karar gereğince iktidarın ilin
05:37nüfusuna hesaplanacak ilin nüfusuna göre hesaplanacak adli
05:42yardım ödeneğinin tamamını baro üye sayısıyla orantılı
05:46olarak paylaştıran bir düzenleme yapması gerekirdi.
05:49Peki iktidar ne yaptı? Iktidar sözde bu kararı uyguluyormuş
05:55gibi bunun gereğini yapıyormuş gibi yaparak bu sefer yüzde
06:00kırk yerine yüzde otuzluk bir düzenleme getirdi. Yani teklif
06:04ile ödeneğin yüzde otuzunun eşit olarak paylaştırılmasını
06:08düzenlenmek istiyor. Yüzde kırktan yüzde otuza düşürdük.
06:11Bari bunu kabul eden şeklinde bir anlayış. Bu öneriyle
06:15birlikte ikinci baroya geçin diye de özellikle genç
06:19avukatlara adeta rüşvet teklif etmiş oluyor aslında. Işin
06:25gerçeği bu. Tabii ki bu önerin de anayasa mahkemesi kararında
06:29vurgulanan ölçüllük ilkesine aykırılığını da elbette
06:33gözardı ediyor. Anayasa mahkemesi kararının
06:37uygulanmadığı diğer bir örnek kadının kocasının soy adını
06:42almasını düzenleyen medeni kanunun yüz seksen yedinci
06:46maddesindeki yeni düzenleme önerisi. Anayasa mahkemesi bu
06:51maddeyi evlenen kadının tek başına kendi soy adını
06:54kullanmamasına rağmen erkeğin kendi soy adını tek başına
06:59kullanabildiği gerekçesiyle kadın erkek eşitliğine aykırı
07:03iptal etti ve meclise yeni bir düzenleme yap diyerek vakit
07:09verdi. Ocak yirmi dörde kadar da süre verdi. Sürenin dolmasının
07:14üzerinden altı ay geçti. Iktidar ancak yeni bir teklif
07:18getirdiği ve getirdiği teklif önceki teklifin yani anayasa
07:23mahkemesinin iptal ettiği teklifin aynısı. Kafa böyle bir
07:27kafa. Anlayış böyle bir anlayış. Hukuk devletinden,
07:30hukukun üstünlüğünden, anayasa mahkemesinin gereklerinin
07:34doğrudan yapılması gerekliliğinden yani anayasanın
07:38yüz elli üçüncü maddesinin anlayışından tamamen yoksul bir
07:44anlayış. Benzer şekilde başka hususlar da var. Tabii anayasa
07:49mahkemesi kararlarına uygun hazırlanan öneriler de var.
07:52Bunları da göz ardı etmiyoruz. Bunları da komisyonda
07:55görüşüyoruz. Ancak anayasa mahkemesi kararlarına açıkça
07:58aykırı boşu boşuna parlamentoyu meşgul eden yaklaşımları da
08:02reddediyoruz. Reddediyoruz. Değerli basın mensupları bir
08:07diğer olumlu düzenleme tabii çok az bu olumlu düzenlemeler
08:12toplam otuz sekiz madde içerisinde hakaret suçuna
08:15maruz kalan kişinin şikayetini fiilden itibaren en fazla iki
08:19yıl içerisinde kullanması zorunluluğu. Bu hukuki ııı
08:23güvenlilik açısından olumlu bir gelişme. Yine hakaret suçu
08:27kapsamında işlenen birçok fiilin adli para cezası
08:31verilmek suretiyle kapatılması da yine faydalı bir adım.
08:35Aslında hakaret suçlarında hapis cezası yerine para cezası
08:39daha da yaygınlaştırılması gerekirdi. Özellikle ııı hukuk
08:44devleti bilincine ııı uygun yaklaşım bu olurdu. Ama
08:48maalesef iktidar özellikle Cumhurbaşkanı'na hakaret başta
08:53olmak üzere birçok konuda insanları mesnetsiz suçlamalarla
08:58dahi tutuklamayı bile ııı tedbirdiği cezalandırma aracı
09:02olarak kullanarak hakaret suçlarında beraat edecekleri
09:05net olan konularda bile insanları ilk önce ceza evine
09:09atıyor. Iıı bir cezasını çeksin diyor ve bu anlayışla devam
09:14ediyor. Iıı böyle bir uygulama kısmen de olsa hafif bir
09:18iyileştirmedir. Bunu da takdir etmek gerekiyor. Yine benzer
09:22şekilde ııı uzlaştırmacı ııı meselesiyle ilgili ciddi
09:27problemler vardı. Iıı uzlaştırmacı ııı olmasının
09:31artık bundan sonra hukuk fakültesi mezunlarıyla kısıtlı
09:35olması da yine ııı faydalı bir adım. Değerli arkadaşlar işte
09:40dokuzuncu yargı paketi dedikleri diğer sekiz yargı
09:44paketi gibi acil ihtiyacımız olan düzenlemelerin tamamından
09:49yoksul. Bu saydığımız olumlu olarak değerlendirdiğim
09:53örneklerden de göreceğiniz gibi asıl ülkemizin kanayan yarası
09:57korkunç adaletsizliklerle ilgili
Yorumlar