DİDEM ÜRER: Sayın Başbakan Erdoğan Mısır hakkında konuştu; “Mısır Türkiye’nin özbeöz kardeşidir. Başkenti İstanbul’un öz kardeşidir. Bizim kutsal kitabımız Mekke’de nazil olmuştur, Kahire’de okunmuş, İstanbul’da yazılmıştır. Bu üç şehir, ortak medeniyetimizin üç otak yıldız şehridir. Biz Mısır’ın tamamını bir ve beraber görüyoruz. Tamamını Kardeşlerimiz olarak kucaklıyoruz” dedi.
ADNNA OKTAR: Tabii ki Müslümanlar birbirini severler, o bilinen bir şey zaten. Tayyip Hocam’ın da bunu vurgulaması çok güzel. Ama Ortadoğu’nun en modern ülkesi Türkiye’dir ama yeteri kadar modern değil hakikaten. Yeteri kadar kaliteye önem verilmiyor. Sanata, estetiğe o kadar önem verilmiyor. Son zamanlarda bunun farkına vardı hükümet. Türkiye araya girsin Mısır konusunda. Şimdi bu adamlara “siz darbecisiniz demekle bir şey elde edemeyiz, onları kendimize çekecek bir yönümüz olmaz. “Ne istiyorsunuz” yani özetle. Desinler ki, “arkadaş biz sanat bilim istiyoruz, sükunet istiyoruz. Mesela bağnazlık istemiyoruz” diye söylesinler. Bunlar sağlanır. Yani karşı tarafla iki tarafın arasında bir şey var, şiddetli gerilim var şu an. Bu kavga ruhunda, Allah esirgesin öyle bir şey olur ki, önce kendini tutar adam, “canım kardeşim, ben seni çok seviyorum yapma etme” falan der. Adam yine devam eder, yine “canım kardeşim” der, sonra sille tokat ağzını burnunu darmadağın eder, altını üstüne getirir ortalığın. Yani sinirleri def gibi gerilir ortalığı birbirine katar. Şimdi hava oraya doğru gidiyor. Sonuna kadar sabırlı olup şefkatli merhametli olmak lazım. “Vay sen bana böyle yaptın” diye hani Cüneyt Arkın’ın filmlerindeki gibi darmadağın etmeye kalkarsa, karşı taraf da cinnet geçirir, panik olur, can havliyle muazzam bir atağa geçer, bu sefer Allah esirgesin 90 milyonluk Mısır 9 milyona iner. Allah vermesin yani kırar-geçirir millet birbirini. Onun için araya Türkiye ve Amerika girsin. İsrail karşıtlığını, Hıristiyan karşıtlığını bıraksınlar. Şefkatli olsunlar. Allah’a inanan iki tane din, tahrif edilmiş olabilir ama ne güzel, bak Hz. İsa (a.s)’dan vazgeçmemişler. 2000 yıldan beri Hz. İsa (a.s)’dan vazgeçmemişler. 4000 yıldan beri Hz. Musa (a.s)’dan vazgeçmemişler. Sadakat gösteriyorlar peygambere. Cezalandırılması mı gerekiyor, takdir edilmesi mi gerekiyor? Takdir edilecek bir durum. Ama gönlümüz ister ki, inşaAllah Muhammedi Hıristiyan, Muhammedi Musevi olsunlar. Ama nefret edilecek bir yön yok orada. Kızılıp öfkelenecek bir yön yok. Allah, Ehl-i Kitap’ın var olduğunu söylüyor. Ehl-i Kitap’ı yaratan da Allah. Tarafları buraya çağıralım, Türkiye’ye çağıralım. Asgari müşterekte ortalığı yatıştıralım. Mursi yine Başbakan da olabilir ama muhalefetten de hükümete girsinler. Hatta Baradey de; mesela Mursi Başbakan olsun, Baradey de Başbakan yardımcısı olsun. Ne olacak kardeş yani. O Cumhurbaşkanı olsun, o da yardımcısı yahut Baradey Başbakan olsun. Bir şey olmaz, ne olacak, asgari müşterekte ittifak var. Bakanlar yine ihvandan olsun. Mesela yüzde ellisi, yüzde atmışı ihvandan olsun, geri kalan Bakanlar da o karşı görüşteki arkadaşlardan olsun. Zaten İslam’a Kuran’a zıt ne yapabilecekler, ne çıkar? Sakince Mısır’ı yatıştıracak bir faaliyet yapsınlar. Bu hükümetten de bir şey çıkmaz yalnız bu söylediğim hükümetten. Yine bir şey yapamazlar. Orada bir koleps oluşmuş yani koma hali var şu an, hiç biri kurtaramaz. Mehdiyet’in dışında kurtuluşu olmaz oranın. Ölümle hayat arasında yaşarlar.
Yorumlar