çirkin çiçeklerle dolu katil bahçelerinde dolaştım dalgındım bıçak sırtı yaşamalarım penceresizliğim ve öksüz düşlerim vardı ceplerimde uğultusuzluğumu özlemiştim hala bir ceylan ağlıyordu içimde hiç yoktan vurulan.. senin şehirlerin uyurken benim gözlerimi bıçakladılar kör bir balıkçıyım şimdi Denizlere sarılıyorum hiç görmediğim vapurlara el sallıyorum rüyalarım da yaşlanmıyor kaybolan eylül gemilerimi sonbahar sesiyle çağırsam gelir mi ah vurulası yüreğim süpüremedin kapından yalnızlığı örselenmiş paslı yüreğim.. ellerim yumuk orman karanlıkları omuzlarımda ve ardından ağlayan ezgisiz türkülerdi gözlerim senin gözlerinin pusuna saklanıp senden kalan bu yıkıntılar arasında bizi büyüten ellerini aradım öpülesi ellerini.. susuşlara prangalı dil.......
İlk yorumu siz yapın