Bir kuşun kanat çırpmasıdır Aşılmayan tel örgülerde...
Hasretin 'sevdanın' vurgunu Zulamdaki mahpus türküler... Bir acem kızının Kaş altından yürek yakışı değil mi Drama köprüsünde yiğitlik destanı Ve ekinin harmanlanması Köroğlu dağlarında... Suya yazılan türkülerde bu hasret
Kağnılar geçerken ayın altından Ağıtlar yükselir dilimizden Nesimi'den Pir Sultan'a... Sivastopol önünde selamlarız Öfkeyi bilinci ve kavgayı İnce bir kıvılcımdır Yakıp geçen Ezgili yürekleri Seferberlik destanında...
Bolu beyinin zalimliğidir Köroğlu'nun öfkesinde Savrulan rüzgar Ve küfrettiren ana avrat Hain kalleş duruşlara... Şimdi hep bir ağızdan söylenir Dostlar korosuyla suya türküler Yürek yüreğe omuz omuza Sırt sırta vermişiz dağlarla...
Koyaklardan sessiz bir çığlık Büyümekte Yürüdükçe engine... Dile gelmiş suya yazılmış türküler Sabahın bir sahibi var Sorarlar bir gün sorarlar...
Sular denizleştikçe, Deryalaştı denizler. Sevda türkülerinde yalın bir çığlık Dünya emekçilerinin Ve onlar için vatanı yok denildi... Kendi yurtlarında Vatansız kalışındandır Türkülerin sulardaki sürgünlüğü...
Suya yazılmış Türküler sürüklenir Girdabında gecenin. Ezgiler kanamakta, Dağların göksünden Bir telaş koşuşturmakta Koyaklardan Suyun türküsü yayılır ovalara Bahar coşkusunda Savrulur Çiçeklerin kokusu Burçak tarlasından Karanfil yüklü sabahlara
'Suya türkü' ozanın halka niyazından 'Güle türkü' bülbülün güle avazından gelir 'Emeğin' türküsüdür, suya yazılan Dünyayı saran yurtsuz ezgiler Bu örselenmiş ateş Bu sürgün kavga... Yarin yanağından gayrı Her şeyde Hep beraber dercesine Kucaklar Ruhi SU'yu Bedrettin yürekliler El kapılarında...
İlk yorumu siz yapın