00:00Aylardır bir aradayız. Aile Dayanışma Ağı olarak hemen her
00:05hafta buluşmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Içinde
00:09bulunduğumuz adaletsizliğin ve eşitsizliğin yalnızca bizleri
00:13değil, tüm toplumu derinden etkileyeceğini sürekli dile
00:17getirdik, getiriyoruz. Bugün ne yazık ki söylediklerimizde ne
00:23kadar haklı olduğumuzu çok acı örneklerle, ne kadar haklı
00:27olduğumuz çok acı çok acı örneklerle karşımıza çıkıyor.
00:31Toplumda giderek derinleşen eşitsizlikten, ayrımcılıktan,
00:36umutsuzluktan ve geleceğe duyulan güvensizlikten en çok
00:40etkilenenlerin başında çocuklarımız var. Okullarımızda
00:45birbiri ardına tarihimizde daha önce örneği görmediğimiz
00:49saldırılar yaşanıyor. Gencecik yaşta evlatlarımız en güvende
00:55olmaları gereken yerde okullarında saldırıya uğruyor,
00:59yaralanıyor, hayatlarını kaybediyor. Hayatını kaybeden
01:04evlatlarımızın acısını tarif etmek mümkün değil. Bir
01:08annenin bir babanın yaşayabileceği en büyük acıyla
01:12karşı karşıya kalan ailelerimizin üzüntüsünü yürekten
01:15paylaşıyorum. Evlatlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine
01:20sabır diliyorum. Yaralanan çocuklarımızın da bir an önce
01:25sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum. Hiçbir anne, hiçbir
01:30baba bu acıları yaşamamalı. Ancak toplumumuzda kanayan bir
01:36yara haline gelen adaletsizliği ve eşitsizliği
01:39gidermeden çocuklarımızın kendilerini güvende
01:42hissedeceği, geleceği umutla bakacağı bir toplumu inşa
01:46edip edebilmemiz ne yazık ki mümkün değil. Hemen hemen her
01:51gün belediyelere yapılan operasyonlar yargı siyaset
01:55işbirliğiyle milletin iradesini yok sayan anlayışla ve
01:59okullara yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Diken
02:05üstünde yaşayan güvensiz, ümitsiz, mutsuz bir topluma
02:10dönüştük. Seçmenlerin iradesine yönelik saldırılar artık
02:15gizlenmeye bile çalışılmıyor. Her şey apaçık gözümüzün önünde
02:20oluyor. Artık kılıfını uydurma en azından görüntüde adil
02:25olma gayretinden bile tamamıyla vazgeçilmiş durumda. Üstelik
02:31milletimizin en temel değerleri gelenekleri ahlak anlayışı bile
02:35ayakları altında. Sabaha karşı evine polisler tarafından baskın
02:41yapılan pijamalarıyla kapıyı açan bir kadının görüntüleri
02:45kameraların kapatılmasını istemesine rağmen kaydedilmeye
02:48devam ediliyor. Bu görüntüler birileri tarafından basına
02:53sızdırılarak yayınlanıyor. Ne özel hayatın gizliliğine ne
03:00kadınlara ne insan haklarına ne de kanunlara gereken saygı
03:04gösteriliyor. Bu asla kabul edilemez. Devletin kurumları
03:10eliyle insanların haklarının çiğnenmesine toplumun vicdanını
03:14yaralayan uygulamalara son verin. Bütün bunların
03:19sorumluluğunu kime üstlenecek? Ne insanlarımızın
03:25birikimlerinin bir günde yok edilmesi, ne öğrencilerimizin
03:29güvenliklerinin tehdit altında olması, ne emekçilerimizin
03:33çalışma koşulları ve iş cinayetleri, ne de emeklilerimizin
03:39kendilerini çaresiz hissetmesi gereken karşılığı buluyor. Bütün
03:44bunlar toplumda giderek büyüyen bir kaygıya ve güvensizliğe
03:48neden oluyor. Insanlar yaşadıkları sorunların
03:53görülmesini, seslerinin duyulmasını ve sorumluluk
03:57alınmasını bekliyor. Aynı şekilde seçmenler de
04:03iradelerine saygı gösterilmesini, seçtikleri yöneticilerin
04:07görevlerini özgürce sürdürülebilmesi sürdürebilmesini
04:10bekliyor. İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye
04:15Başkanı Ekrem İmamoğlu on dokuz Mart iki bin yirmi beşte iki
04:21bin yirmi beşten bu yana tutuklu. Yol arkadaşları da
04:26aylardır ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı. Yaklaşık iki
04:31yıldır dile getirdiğimiz adalet talebimizin temelinde tam da şu
04:36var. Hiç kimsenin ailesinden, sevdiklerinden ve hayatından
04:41koparılmadığı, hukukun herkes için eşit işlediği bir düzeni
04:47istiyoruz.