00:05Her daim sofra etrafında aile olunur demiştim.
00:09Bugün burada ne kadar aile olabilmişiz anlayacağız.
00:19Melik Celalettin bugün başına buyruk işlere kalkışmış.
00:23Ne sultan dinlemiş ne kardeş.
00:26Yediği sofraya nankörlük edenle nasıl aile olmuş.
00:46Kaç defa diyeceğim daha. Safranı bol koyacaksınız.
00:51Dur. Ona koyma. Sultanımız öyle altın gümüş tabakta yemez. Al buna koy.
01:00Ver. Haydi.
01:09Haydi götür şimdi.
01:12Ben mi?
01:13Ben hizmetçi değilim.
01:15Öyle mi?
01:16İstersen sultana da böyle söyle de vursun başını.
01:20Haydi.
01:29Biz ne yaptıysak devletimiz için yaptık Ulu Ardun.
01:32Sen ne vakitten beri devletin hayrını düşünür oldun Celalettin?
01:36Babam bize de devlete emanet ettiğinden beri.
01:40O zaman babanızın emanet ettiği Koyli Sarı dönün.
01:43Belli ki saray bunlara büyük gelir.
01:51Gelmişken sultan kardeşimın düğününü de görmek isteriz.
01:54Siz Ulu Ardun olarak gereğini yapmazsanız biz ne yapalım?
01:58Düğünü beklerseniz bu gidişle daha çok burada kalırsınız.
02:15Yine sultanın huzurunda bayılıp bizi rezil edersen canını okurum senin.
02:23Kalonoros meselesi hallolmadan düğün münasip değildir demiştim.
02:27Daha düşmana karşı biri olamayacaksak nasıl aile olacağız?
02:32Biz de kardeşimiz için gidip düşmana gözdağı verdik.
02:35Ama kardeşlığımızdan şüphe edilir.
02:38Bu mudur aile olmak?
02:39Şüphen yoksa ne bu telaş Celalettin?
02:42Sabret.
02:44Göreceğiz.
03:43Yerimle yaptım sultanım.
03:46Afiyet olsun.
03:54Düşmana karşı bir olmaktan bahsedersiniz ama düşman elinden aş yeriz.
04:03Affetmek düşman mı siler?
04:05Onda ne görüp de affettiniz bilmem.
04:09Ama size açtığı yaranın acısı benim içimden silinmemiştir.
04:16Bu sebeple düşman elinden aş yemek kendime ihanet olur.