Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 14 dakika önce
Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan 12 Eylül 1980 askeri darbesi, aradan 46 yıl geçmesine rağmen mağdurların hafızasında tazeliğini koruyor. Sivas'ta yaşayan 65 yaşındaki Hürriyet Gül, 19 yaşında girdiği cezaevinde yaşadığı akıl almaz fiziki ve psikolojik işkenceleri anlattı.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Türkiye siyasi tarihinin en önemli kırılma noktalarından 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti.
00:10Sivas'ta yaşayan 65 yaşındaki Hürriyet Gül, 19 yaşında girdiği cezaevinde yaşadığı ağır fiziki ve psikolojik işkenceleri anlattı.
00:193 farklı cezaevinde tutulan Gül, 9 yıl sonra özgürlüğüne kavuştu.
00:23Aradan geçen yıllara rağmen yaşadıklarını unutamadığını belirten Gül, 12 Eylül döneminde yaşananları ve cezaevinde gördüğü işkenceleri anlatarak o günlerin hafızasında
00:33hala taze olduğunu söyledi.
00:3512 Eylül değil kara Eylül diyoruz biz ona. Artık biz o aynı adını kara Eylül diye koyduk.
00:4112 Eylül darbesi oluşmadan önce Türk milletini ve devletini darbeye sürükleyen sebepleri görmek lazım.
00:49Bizi toplumu kutuplaştırarak, etkiye tepki gösterme şekliyle toplumu kutuplaştırarak, sağ ve solu birbirine karşı kışkışlarak böyle bir olayı hazırladılar.
01:04Daha sonra Amerika'nın emperyalistlerinin bir oyunuyla sağda solda cezaevinde oldurdular.
01:10Aklı almaz işkencelerini de bir araya getirdiler.
01:12Başbuğ Alparslan Türkeş, Türk gençliğine bir tohum attı.
01:18Bu tohum zaman içerisinde yeşerdi.
01:21Boy atmaya başlayınca emperyalistler bunu tehlikeli olarak algıladılar.
01:2712 Eylül'e beraber bizi silindirgi vezdiler.
01:30Aynen silindirgi vezdiler ama bilemediler ki tohum göceklendikten sonra yeniden çip başlı çıkar.
01:37Tek başlı çıkmaz yani.
01:39Daha güçlü gelir.
01:41İşte bugün de görüyorsunuz işte her tarafta ülkücüler, milliyetçiler, mütefekkirler, vatanla milletine bağlı gençlerle doluyuz yani.
01:49Yani biz neydik?
01:51Yunan'a mı esir düşmüştük, Amerika'ya mı esir düşmüştük, Rusya'ya mı esir düşmüştük diye bu kadar işkence yaptılar
01:56bize.
01:56İşte falakaların ötesinde askıya almaları, elektrik vermeleri, düve düve öldürülen birçok arkadaşımız var.
02:05Bu yakalandanlar yani cezaevinde olanların bir kısmı sadece yeniden sorgu alınıyormuş gibi emniyete alınıyordu.
02:13Emniyete alındığında aslında normalde kanunin yasak olan bir şey.
02:16Yani mahkumu sen nasıl alırsın yani yeniden sorguyu alıyorlar.
02:20Sorguyu aldığında işkence de askıya alıyorlar, falakayı alıyorlar.
02:24Aslında falan kadar söyledikleri şu var.
02:28Biz sopa yerken gençsin, cahilsin, çocuksun, Allah diye bağırıyorsun, anam diye bağırıyorsun, babam diye bağırıyorsun, Allah seni gelsin kurtarsın.
02:38Burada Allah yoktur, burada gerçekler vardır, bizim gerçeğimiz bu diye bize beyan da bulunuyorlardı.
02:45Biz yani çok üzülüyorduk bu işe.
02:47Ya nasıl böyle bir Türk polisi, pol derli de olabilir, pol biri de olabilir, başka başka fransiyonla da olabilir ama
02:53nasıl bu kadar imansız olabilirler bunlar diye düşünüyorduk.
02:57Hakikaten bunlar nasıl dinden, imandan bu kadar uzaktılar, nasıl vatandan bu kadar uzaktılar, ne zaman bunlar bu hale gelmişlerdi onu
03:04da bilemedik.
03:05Mamak'ta işkenceyi çok gördük, Malatya cezainde gördük, Antep cezainde pek bir şey görmedik.
03:11O zaman 83 yılına gelmişti, 83-84 yıllarında Özal'ın iktidarı gelmesine beraber bu işkence kesimi biraz kesildi.
03:19Şey kalmamıştı, tek tip elbise giyme, barıştı-karıştı davaları kalmamıştı.
03:23Ama Malatya cezainde ve Mamak cezainde çok işkenceler gördük.
03:28Mamak cezainde C5 dedikleri yerde sanki bugün yakalanmışız gibi, bugün efendi mevzu mahkum olmuşuz gibi her gün, her gün, her
03:37gün o işkenceyi gösterdi.
03:38Her gün akla gelmeyecek işler, işkenceler gösterdi derdi.

Önerilen