00:00Türkiye siyasi tarihinin en önemli kırılma noktalarından 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti.
00:10Sivas'ta yaşayan 65 yaşındaki Hürriyet Gül, 19 yaşında girdiği cezaevinde yaşadığı ağır fiziki ve psikolojik işkenceleri anlattı.
00:193 farklı cezaevinde tutulan Gül, 9 yıl sonra özgürlüğüne kavuştu.
00:23Aradan geçen yıllara rağmen yaşadıklarını unutamadığını belirten Gül, 12 Eylül döneminde yaşananları ve cezaevinde gördüğü işkenceleri anlatarak o günlerin hafızasında
00:33hala taze olduğunu söyledi.
00:3512 Eylül değil kara Eylül diyoruz biz ona. Artık biz o aynı adını kara Eylül diye koyduk.
00:4112 Eylül darbesi oluşmadan önce Türk milletini ve devletini darbeye sürükleyen sebepleri görmek lazım.
00:49Bizi toplumu kutuplaştırarak, etkiye tepki gösterme şekliyle toplumu kutuplaştırarak, sağ ve solu birbirine karşı kışkışlarak böyle bir olayı hazırladılar.
01:04Daha sonra Amerika'nın emperyalistlerinin bir oyunuyla sağda solda cezaevinde oldurdular.
01:10Aklı almaz işkencelerini de bir araya getirdiler.
01:12Başbuğ Alparslan Türkeş, Türk gençliğine bir tohum attı.
01:18Bu tohum zaman içerisinde yeşerdi.
01:21Boy atmaya başlayınca emperyalistler bunu tehlikeli olarak algıladılar.
01:2712 Eylül'e beraber bizi silindirgi vezdiler.
01:30Aynen silindirgi vezdiler ama bilemediler ki tohum göceklendikten sonra yeniden çip başlı çıkar.
01:37Tek başlı çıkmaz yani.
01:39Daha güçlü gelir.
01:41İşte bugün de görüyorsunuz işte her tarafta ülkücüler, milliyetçiler, mütefekkirler, vatanla milletine bağlı gençlerle doluyuz yani.
01:49Yani biz neydik?
01:51Yunan'a mı esir düşmüştük, Amerika'ya mı esir düşmüştük, Rusya'ya mı esir düşmüştük diye bu kadar işkence yaptılar
01:56bize.
01:56İşte falakaların ötesinde askıya almaları, elektrik vermeleri, düve düve öldürülen birçok arkadaşımız var.
02:05Bu yakalandanlar yani cezaevinde olanların bir kısmı sadece yeniden sorgu alınıyormuş gibi emniyete alınıyordu.
02:13Emniyete alındığında aslında normalde kanunin yasak olan bir şey.
02:16Yani mahkumu sen nasıl alırsın yani yeniden sorguyu alıyorlar.
02:20Sorguyu aldığında işkence de askıya alıyorlar, falakayı alıyorlar.
02:24Aslında falan kadar söyledikleri şu var.
02:28Biz sopa yerken gençsin, cahilsin, çocuksun, Allah diye bağırıyorsun, anam diye bağırıyorsun, babam diye bağırıyorsun, Allah seni gelsin kurtarsın.
02:38Burada Allah yoktur, burada gerçekler vardır, bizim gerçeğimiz bu diye bize beyan da bulunuyorlardı.
02:45Biz yani çok üzülüyorduk bu işe.
02:47Ya nasıl böyle bir Türk polisi, pol derli de olabilir, pol biri de olabilir, başka başka fransiyonla da olabilir ama
02:53nasıl bu kadar imansız olabilirler bunlar diye düşünüyorduk.
02:57Hakikaten bunlar nasıl dinden, imandan bu kadar uzaktılar, nasıl vatandan bu kadar uzaktılar, ne zaman bunlar bu hale gelmişlerdi onu
03:04da bilemedik.
03:05Mamak'ta işkenceyi çok gördük, Malatya cezainde gördük, Antep cezainde pek bir şey görmedik.
03:11O zaman 83 yılına gelmişti, 83-84 yıllarında Özal'ın iktidarı gelmesine beraber bu işkence kesimi biraz kesildi.
03:19Şey kalmamıştı, tek tip elbise giyme, barıştı-karıştı davaları kalmamıştı.
03:23Ama Malatya cezainde ve Mamak cezainde çok işkenceler gördük.
03:28Mamak cezainde C5 dedikleri yerde sanki bugün yakalanmışız gibi, bugün efendi mevzu mahkum olmuşuz gibi her gün, her gün, her
03:37gün o işkenceyi gösterdi.
03:38Her gün akla gelmeyecek işler, işkenceler gösterdi derdi.