00:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:52Hayırsever, direkt bizim öğrencilere tedarik ettiğimiz giyimciden parasını oraya havale ediyor veya elden götürüp veriyor.
02:04İşi hiçbir türlü parayla haşır neşir olmuyoruz.
02:06İhtiyaç sahibi çocuklara bir tane kendimize özgü fiş hazırladık.
02:11Bu fişe imzalıyoruz, çocuğun ismini yazıyoruz.
02:13Çocuğun eline veya velisini eline veriyoruz.
02:17Gidiyorlar, giyinip, kuşanıp geri geliyorlar.
02:20Biz hiçbir türlü çocukla gidip de reklam amaçlı bir şey yapmıyoruz.
02:26Sadece çocuklarımızı sevindirmek bizim hoşumuza gidiyor yani.
02:30Şimdi hiçbir türlü hayırsever çocuğu görmüyor, aileyi görmüyor.
02:34Tamamen hayırseverle bizim aramızda geçen bir şey.
02:38Dediğim biraz önce bahsettiğimiz gibi hiçbir türlü parasal olayı da dönmediği için çocuk da, aile de rencide olmuyor yani.
02:45Bu da tabii bize mutluluk veriyor böyle olması.
02:48Tabii desteklerinden dolayı bütün esnafımız olsun, hayırseverler olsun çok teşekkür ediyoruz.
02:54Bizim çalışmış olduğumuz bir esnaf arkadaşımız, atıyorum 100 tane öğrenci giydirdiyse 20 tane, 30 tane de o giydirdi.
03:02Bağışlı olarak, bağışlı olarak da o da giydirdi.
03:05Onun için de tabii ki biz kendisine teşekkür ediyoruz.
03:07Tabii ki şimdi muhtarlığımız ana cadde üzerinde, yani okul caddesi üzerinde.
03:12Sabahları veya öğleden sonra öğrenciler çıktığında, öğrencilere geçerken bakıyoruz.
03:18Ayağında ayakkabı eski mi, üzerinde montu var mı, yok mu kış mevsiminde.
03:22Şu anda elimizde olduğu gibi ayakkabıdır, monttur, elimizde az da olsa var.
03:28Bunları ihtiyaç sahibi öğrenciler tespit edip giyindiriyoruz.
03:31Tabii bu giyindirken öğrencinin yanında hiçbir arkadaşı olmuyor.
03:34Sadece tek çağırıyoruz.
03:36Yani öğrenci de dışarıdan almış gibi cilsine evinin mutlu bir şekilde gidiyor.
03:41Bir çocuğu mutlu etmek benim şahsi olarak çok hoşuma gidiyor.
03:45Neden derseniz asli görevimiz olmadığı halde muhtarlık, bunları yapmak.
03:49Hem beni mutlu ediyor hem bir görevmiş gibi hissetmeye başladım.
03:53Çünkü bir çocuğu sevindirmek benim için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
03:57Kırsal bir mahallede oturuyorum.
04:00İhtiyaç sahibi çocuklar daha çok.
04:02Ben zaten kırsal bir mahalleden geldiğim için, yani gariban bir ailenin çocuğuyduğum ben.
04:08Daha önceden çok yaşadığım için ihtiyaç sahibi çocukları bu türlü sevindirmek çok hoşuma gitti.
04:16Buradan yola çıkarak devam ettik ve arkası devam ediyor.
04:19Geliyor yani böyle.
04:31Şimdi ilk geldiği muhtarlığı kazandıktan sonra Mart ayının, Mart'ın solunda,
04:36Eylül gibi okullar açılırken kafamda zaten böyle bir proje vardı daha önceden.
04:41Bizlere faydalı olmaya çalıştık.
04:43Bir 60-70 öğrenciyi gidirebildik.
04:45Daha sonralar artarak gitti.