Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 dakika önce
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının üzerindeki sır perdesi aralanmaya çalışılırken, gözler bir kez daha Eşref Bitlis’in şüpheli ölümüne çevrildi. 1993 yılında şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybeden Orgeneral Eşref Bitlis’i kim ya da kimler hedef aldı? Bu karanlık suikastın arkasında hangi güçler saklı? Tüm ayrıntılar haberimizde…

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:01MÜZİK
00:42Eşref Bitlis, 1990-1993 yılları arasında jandarma genel komutanıydı.
00:48Kürt sorununun çözümünde sadece askeri yöntemlerin yeterli olmayacağını, sivil adımlarında atılması gerektiğini savunan cesur birisindir.
00:57Rahmet Eşref Bitlis aslında PKK terör örgütünü bitireceğiniz sırada, çok yaklaştığı bir sırada yine o derin güçlerin, karanlık güçlerin, müesses
01:05nizamının devreye girmesiyle şehit ediliyor, hayatını kaybediyor.
01:10Özellikle hava yolu seçildi. Çünkü en iyi suikastler iz bırakmadan hava yoluyla gerçekleştirilir.
01:16Helikopter, uçak vs. hava araçlarına yapılan kazalar gerçekten delil ulaşması zor ve üstü çok rahat kapatılacak hadiselerdir.
01:24Muhsin Yacıoğlu suikaste nasıl aydınlatıldıysa Eşref Bitlis Paşa'nın da bir şekilde soruşturman aydınlatılması gerekiyor.
01:33Zaman aşımının bir şekilde ortadan kaldırılması gerekiyor ki Türkiye'yi karanlığa sürükleyen insanlarla hesaplaşılsın.
01:40Bitlis Paşa, PKK'nın arkasındaki dış desteğe ve özellikle de çekiç gücün bölgedeki faaliyetlerine dikkat çekiyordu.
01:47Uyuşturucu kaçakçılığına, JITEM'in kontrolden çıkan eylemlerine ve PKK gibi yasa dışı oluşumlara karşı asla taviz vermiyordu.
01:55Orgelere Eşref Bitlis, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en yüksek rutbeli bir subay olarak, bir asker olarak tarihte ilk defa
02:03İran kuzeyine giderek bölge temsilcileri, liderleri olan Cerel Talabani ve Mesut Barzani ile birebir görüşmeler gerçekleştirdi.
02:11Ve o görüşmeler neticesinde özellikle PKK terörünü o çekiç gücün 36. paralelde uçuşu yasak ilan ettiği bölgede yok etmek üzere
02:22ve sonunu getirmek üzere de bir insiyatif almıştı ve bir çalışma başlatmıştı.
02:27Göreve başladıktan iki yıl sonra hazırladığı şok rapor birçok dengeyi sarsacak nitelikteydi.
02:32Bu rapora göre ABD öncülüğündeki çekiç güç PKK'ya açıkça lojistik destek sağlıyordu.
02:38Ancak kan, kaos ve çatışma ortamının bitirilmesine yönelik bu çabalar, devlet içindeki bazı karanlık yapıları, uyuşturucu baronlarını ve PKK'yı
02:48ciddi şekilde rahatsız etti.
02:50Attığı bu adımlarla Eşref Bitlis, dış istihbarat servislerinin, içerideki yasa dışı askeri yapılanmaların ve terör örgütlerinin ortak hedefi haline geldi.
02:59Eşref Bitlis aslında PKK sorununun çözüm noktasında diyaloğa savunurken çok şiddetli dirençlerle karşılaşıyor.
03:07Buradan da anlıyor ki askerin içerisinde PKK terör örgütüyle iltisaklı ve bir gladyo yapılanmasının olduğunu ilk defa böylece anlamış oluyor.
03:18Çünkü Eşref Bitlis'in bu kararından sonra ordunun değişik yerlerinden eleştirirler, değişik noktalarından tehditler almaya başlıyor.
03:27Eşref Bitlis, İran kuzeyinde, Barzan'ın talebani, orada kurulan tezgah.
03:31İsrail'in, Amerika'nın, arka planda daha kimlerin olduğu yönünde çok derin bir istihbarat çalışma yürüttü.
03:36Bunları belgeledi, bunları dosyaladı ve Doğu ve Güneydoğu'da oynanan oyunlar üzerinde de önemli tespitler ve deliller toparlayarak çözüm üzerine bir
03:48dosya hazırladı.
03:49Takvimler 17 Aralık 1992'yi gösterdiğinde Eşref Bitlis'i Kuzey Irak'a götüren helikopter, çekiş güçe ait Amerikan savaş uçakları
03:59tarafından taciz edilerek inişe zorlandı.
04:01Bu olay aslında yaklaşan büyük facianın en net habercisiydi.
04:05Eşref Bitlis Paşa helikopteriyle Barzani ve Talabani ile görüşmeye gittiği sırada çok ilginç bir şekilde çekiş kuvvete bağlı Amerikan F
04:16-16 tarafından taciz ediliyor,
04:19sorti yapılıyor, helikopterin üzerinde bir basınç oluşturuluyor ve Eşref Bitlis Paşa son anda helikopterini aşağı indirebilerek, zorluklar içerisinde indirebilerek hayata
04:32tutunabiliyor.
04:32Ve ilk aslında Eşref Bitlis'i suiklas girişimi bu olayla başlıyor.
04:36Uçakların Amerika'nın Amerika Birleşik Devleti'ne ait F-16'lar olduğu ifade ediliyor.
04:42Helikopterinin gaza boğulması suretiyle Mutut Muhsin Yazıcıoğlu'nun kazasına benzer bir şekilde düşürülmeye çalışıldığını,
04:50hatta Muhsin Eşref Bitlis'in de pilotuna dönerek ne oluyor dediğinde,
04:54efendim uçaklar bizi sıkıştırıyor, düşebiliriz ve Eşref Bitlis'in de anlam veremediği bir şekilde,
04:59Amerika'nın uçaklar niye bizi düşürmeye çalışıyor diye düşünürken eve geliyor ve hanımına bunu söylüyor.
05:04Biz Amerika Birleşik Devletleri'ne bilgi veriyoruz, onların haberleri var fakat neden bizi düşürmeye çalıştılar şeklinde,
05:11kendisinin bunun oldukça düşünceli olduğunu Eşref Bitlis'in eşi de ifade ediyor.
05:15Ve o zaman anlıyor ki evet sivil çözümü istemeyen bir taraf var, PKK terör götünün bitirilmesini istemeyen bir yapı var,
05:23Glotya var, askeri işbirlikçileri var ve uyuşturucu baronları var.
05:28Dolayısıyla PKK bölgede devam etsin, yaşasın isteyen bir takım istihbari ve karanlık güçlerin olduğunu bu olayla daha net bir şekilde
05:37anlıyor.
05:38Fakat bu görüşünden, bu kararından vazgeçiyor mu? Asla.
05:42Tarihler 17 Şubat 1993'ü gösterdiğinde ise o beklenen karanlık gün geldi.
05:48Eşref Bitlis'i Diyarbakır'a götürmek üzere Ankara Etimeskut askeri havalimanından kalkan çift motorlu uçak,
05:55kalkıştan dakikalar sonra yeni mahalledeki PTT binasının bahçesine düştü.
06:00Kazada Eşref Bitlis, 3 subay, 1 at subay ve 1 PTT görevlisi şehit oldu.
06:05Eşref Bitlis'in özellikle 1993 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a yazmış olduğu çok önemli bir mektup var.
06:13Bu mektupta çekiç gücün, İran kuzeyinde 36. paralelde ilan edilen uç yasak bölgede bulunan PKK terör örgütüne
06:21havadan yardım attığına dair telsiz konuşmalarına ulaştığına, görüntülere ulaştığına dair bir mektup gönderiyor rahmetli Özal'a Eşref Bitlis.
06:30Ve şunu söylüyor, Sayın Cumhurbaşkanı eğer gerekli önlemleri almazsanız feci sonuçlarla karşılaşabiliriz bir halinde bir uyarıda bulunuyor Turgut Özal'a.
06:39Ve Eşref Bitlis bu mektubun yazılmasından kısa bir süre sonra uçağın havalanmasından kısa,
06:47al bir süre geçtikten sonra düşerek şehit oluyor yanındaki askerlerle beraber.
06:51Eşref Bitlis Paşa uçağına biniyor, uçak havalanıyor ve çok kısa bir süre sonra uçak havada patlıyor ve düşüyor.
06:59Ve Genel Kullar Ödünen bir açıklama yapıyor.
07:02Diyor ki, işte buzlanma nedeniyle uçak düştü, hızlı bir çalışma yapılıyor.
07:08Ve olay bir an önce kapartılmaya, karartılmaya çalışıyor.
07:12Ve aslında uçağın buzlanma nedeniyle düşmediği halde uçak buzlanma nedeniyle düştüğü iddia ediliyor.
07:19Ve daha sonra da uçağın düşmesinin ardından da uçağın enkazı hızlı bir şekilde hurdacılara teslim ediliyor ve eritiliyor.
07:28Yani olayın delilleri de hızlı bir şekilde de ortadan kaldırılıyor.
07:33Eğer Eşref Paşa yaşasaydı, eğer Eşref Paşa bu dosyayı ilgili makamlarla paylaşıp çözüm konusunda sahada icra edilecek bir takım tedbirleri
07:42uygulayabilseydi,
07:43belki şu an bize o milyarlarca dolar kaygı, o kadar şehidi, o kadar olayı yaşamamış olacaktık.
07:49Yani Eşref Paşa'yı bu süreçte suikast sonucu öldürmekle terör örgütü ve ona destek verenler çok büyük bir kazanım elde
07:57ettiler.
07:57Bu delil karartma işlemini kimlerin emriyle ve nasıl organize edildiği hiçbir zaman çözülemedi.
08:02Bitlis ailesinin itirazları üzerine İTÜ ve OTTÜ öğretim üyelerinden oluşan bağımsız bilirkişi heyetleri kazayı inceledi.
08:10Hazırlanan raporlarda olayın kesinlikle buzlanma olamayacağı ve motora yönelik bir sabotaj ihtimalinin çok yüksek olduğu vurgulandı.
08:18Savcılık iddianamelerine yansıyan tanık ifadeleri ve teknik raporlar uçağın motoruna nizamiyedeki güvenlik zafiyetinden yararlanarak C4 tipi patlayıcı yerleştirildiği yahut motor
08:30aksamıyla oynandığı gerçeğini büyük ölçüde doğruladı.
08:33Gizli tanıklara baktığımızda Eşref Bitlis'in uçağının bulunduğu hangara birkaç gün evvel kimliği belirsiz bir ismin girdiğinin ve uçağın belirli
08:43hayati fonksiyonlarıyla oynandığı ifadeleri yok.
08:46Hem ODTÜ'nün hem de İTÜ'nün uzman ekipleri bir çalışma yapıyorlar ve bu çalışmada şöyle bir sonuca varlıyor.
08:53Deniliyor ki bu uçak asla buzlanma nedeniyle motorundaki buzlanma nedeniyle düşmez.
08:59Bu uçağın düşmesi için motorunda ya bir plastik patlayıcı olmuş ya da bir etkenle motor patlatılmış şeklinde bir rapor veriyorlar.
09:07Uzun yıllar sonra 2010 yılında Eşref Bitlis dosyası sivil savcılık tarafından kasten adam öldürme ve suikast şüphesiyle yeniden açıldı.
09:15Gizli tanıklar ve itirafçılar dinlendi.
09:18Ancak Türk Ceza Kanunu'ndaki 20 yıllık zaman aşımı süresinin dolması gerekçe gösterilerek 2013 yılında dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına
09:27hükmedildi ve bu tarihi dava hukuken kapandı.
09:30Olay ondan sonraki dönemde yıllar boyu sürüncemeye alınıyor.
09:35Askeriye ve yargıdaki bazı işbirlikçileriyle bu olay çözülemeyen, aydınlatılamayan bir hale sökülüyor.
09:41Arkasından Turgut Özal'ın yine şüpheli bir ölümü ve Bingöl'de usta birliğine gitmek üzere yola çıkan 33 elimizin otobüse indirilerek
09:50kurşuna dizilmesiyle, şehit edilmesiyle PKK terör örgütü saldırılarını arttırıyor 1994-95'li yıllarda.
09:56Bugün hala işte bu belayla uğraşmak durumunda kaldık, hala da uğraşıyoruz.
10:01Aslında işte bizi bu süreçte o kayıpları önleyecek önemli bir taştı, önemli bir hamleydi eşek bittisi olayı.
10:09Fakat maalesef o suikast sonucu bu konu bir daha gündeme gelmemek üzere uzun yıllar rafa kaldırılmış oldu ve şer oyunu
10:17kuranlar amacına ulaştı.
10:18Bu olay tek değildi. Peş peşe gelen suikastlar ve şüpheli ölümlerle 1993 yılı Türkiye'nin en karanlık yılı olarak tarihe
10:27kazındı.
10:27Kürt sorununun sivil ve siyasiler eliyle çözülebileceğinin fikrini ilk ortaya atan Cumhurbaşkanı Turgut Özal.
10:35İlginç bir şekilde hayatını kaybediyor.
10:37Ve yıllar sonra Turgut Özal'ın mezarı açıldığında zehir izine rastlanıyor.
10:41Ve ilginç bir olay daha yaşanıyor. Turgut Özal'ın sağ kolu bakan kahveci o da mesela sivil diyaloglarla PKK sorununun,
10:53Kürt sorununun çözülebileceğini ele getiriyor.
10:55O da ilginç bir şekilde Bolu Gerede'de ters yola girdiği bir yolda trafik kazasında hayatını kaybediyor.
11:01Yine o dönem Diyarbakır alay komutanı. O da halk tarafından, bölge insanı tarafından sevilen, bölge insanıyla diyalog kuran bir komutan.
11:12O da ilginç bir şekilde kana suikast silahıyla başından vurularak öldürülüyor.
11:17Ve yıllarca yapılan çalışmalarda o suikasti kim ya da kimler tarafından yapıldığı asla çözülemiyor, bulunamıyor, bilinmiyor.
Yorumlar

Önerilen