00:00Bir gün Nişantaşı'nda işte dükkanımız, yürüyoruz yolda, elinde poşet olan bir 30'lu yaşlarda bir arkadaş benim yanıma yaklaştı.
00:09Dedi ki abi Mehmet Çebi'yi arıyorum.
00:11Dedim Mehmet Çebi benim.
00:12Evet, beni bana soruyor adam.
00:15Dedim hayrola ne var?
00:16Bir tane dedi bir hat yazı filan bir şey çıktı.
00:19Bir size göstereyim istedim.
00:20Dedim buyur.
00:21Açtı o çöp poşeti gibi bir poşetti.
00:23İçinden bir hilye çıktı.
00:25Pırıl pırıl %98 kondisyon ve Hafız Osman'ın hilyesi.
00:29Güzel böyle 65 santim, 70 santim filan gibi orta boy bir hilye.
00:34Dedim ne istiyorsun buna?
00:35Dedi ki abi 2000 dolar istiyorum ama çoksa dedi sen yine bir fiyat teklif et dedi.
00:40Ya gariban adam şimdi gelmiş oraya.
00:42Abi o gün de kasada paramız var çıkarttım.
00:44Dedim ki bak sana bir para vereceğim.
00:46Ama yok satmıyorum vazgeçtim filan dersen seni döverim dedim yani.
00:52Ya abi olur mu öyle şey filan dedi.
00:54Çıkarttım ona 60 bin dolar para verdim.
00:56Tabii adam parayı görünce kaç sene çalışıyordu o 60 bin dolar abi.
01:00Benim karşımda Nişantaşı'nda dükkana 100 bin dolar istiyordular.
01:03Kenar muhitlerde bir daire parası yani.
01:06Çocuk böyle hislendi ağladım ağladım falan aldı gitti.
Yorumlar