Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 dakika önce
Özellikle 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla beraber, vücut ısısını 36-37 derece arası fizyolojik değerlerde tutmak için bazı mekanizmaların devreye girdiğini dile getiren Prof. Dr. Ağca, \"Temel olarak iki yolla biz aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri terleme ile yani cilt yoluyla. İkincisi de solunum sıklığını arttırarak akciğerden sıvıyı buharlaştırarak vücut ısımızı düşürmeye çalışıyoruz. Tabi bu durum kalbimizin iş yükünü arttırıyor, kalp hızımızı arttırıyor, tansiyon değerlerimizde yükselmelere yol açabiliyor.\" dedi

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:05Yaz aylarında sıcaklıkların ve nem oranının artmasıyla beraber belli kalp hastalıkları ve kronik hastalığı olan vatandaşlarımızın bazı konulara dikkatini çekmek
00:17istiyoruz bugün.
00:18Özellikle 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla beraber vücut ısısını 36-37 olan fizyolojik değerlerde tutmak için bazı mekanizmaları devreye sokması
00:31gerekiyor.
00:32Temel olarak iki yolla biz aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz.
00:37Bunlardan biri terleme, terlemeyle yani cilt yoluyla ikincisi de solunum sıklığını arttırarak akciğerden sıvıyı buharlaştırarak vücut ısımızı düşürmeye çalışıyoruz.
00:52Tabi bunları yaparken bu kalbimizin iş yükünü arttırıyor, kalp hızımızı arttırıyor, tansiyon değerlerimizde yükselmelere yol açabiliyor.
01:02Bazen de aşırı sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşmeleri yaşayabiliyoruz.
01:08Dehidratasyon dediğimiz bu sıvı kaybı nedeniyle oluşan tansiyon düşmeleri bazen aşırı seviyelere ulaşırsa o zaman kan pıhtılaşması,
01:21kan damarlarında kanın koyulaşması ve pıhtılaşmasıyla ve yine kalbin iş yükünün artmasına bağlı olarak
01:29kalp krizleri ve ani ölümlere kadar süreci götürebiliyor.
01:34Özellikle 65 yaş üstü kişiler, hipertansiyon, diabet, kalp damar hastalığı, beyin damar hastalığı, kalp yetmezliği,
01:45kronik akciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği olan kişiler risk altında.
01:51Onların güneşin direkt olarak ışınların dik geldiği saat 10-11'den itibaren 3-4'e kadar ki o öğlen sıcak saatlerde
02:03yarım saatten fazla güneşin altında kalmamaları gerekiyor.
02:08Sıvı alımını artırmaları gerekiyor ki güneşin sıcaklığın bu zararlı etkilerinden korunabilsinler.
02:15Yaz aylarında günlük olarak 2,5-3 litreye kadar sıvı alımımızı, sıvı tüketimimizi artırmamız gerekiyor.
02:24Yine güneşin dik olarak geldiği saatlerde özellikle hani başıma güneş geçti demir halk arasında
02:32güneş ışınları tepemize vurduğu için başımız aracılığıyla daha çok o güneş ışınlarını vücut emer.
02:40Dolayısıyla bir şapka kullanmak, bir şemsiye kullanmak, yine sıvı alımımızı artırmak, üzerimize beyaz, ince, pamuklu kıyafetler giymek
02:50bizim için koruyucu tedbirler olarak uygulanması gereken, dikkat etmemiz gereken faktörler arasında.
02:58Onun dışında yine bebekler ve 5 yaş altı çocuklar da güneşin etkilerine diğer insanlara göre daha açıklar, daha risk altındalar.
03:09Onları da aynı şekilde korumamız önem arz ediyor.
03:14Kalp yetmezliği ve tansiyon hastaları kullandıkları ilaçlar içerisinde genellikle idrar söktürücüler de oluyor.
03:22Ve dolayısıyla sıvı açına yani dehidratasyon dediğimiz vücudun susuz kalması durumuna daha açık oluyorlar.
03:31O hastalarımızın da yaz aylarında belki bu idrar söktürücülerini, hekimleriyle görüşerek doz azaltımının yapılması,
03:40yine sıvı alımlarını artırmaları çok büyük bir önem arz ediyor.
03:44Doğrudan tedbir olarak doğrudan güneşin altında kalmayalım.
03:49Kalmamız gerekiyorsa yarım saatten uzun süre kalmayalım.
03:52Vücut sıcaklığımız arttıysa, vücudumuzda kızarıklık, ısı artışı, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, tansiyon düşmesi gibi belirtiler hissediyorsak,
04:05hemen kendimizi serin bir alana, klimalı bir ortama veya bir şemsiye, gölgeliğin altına geçmemiz, hemen sıvı alımını artırmamız,
04:15gerekirse uzanıp ayağımızı yükseltmemiz, üzerimizdeki kıyafetleri biraz inceltmemiz tedbir olarak önemli.
04:22Bunlarla rahatlamadıysak, özellikle konuşma bozukluğu, bilinç bozukluğu, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı,
04:31ve bir yerimizde vücudumuzun herhangi bir yerinde güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıktıysa,
04:36mutlaka 112 aracılığıyla acil servislere başvurmamız önem arz ediyor.
Yorumlar

Önerilen