00:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:29Bir ilaç yani bu şimdi düşündüğünüzde orta seviye geliri olan bir insanı bile zorlayacak bir masraf.
02:36Şimdi benim o dönem evet durumum iyiydi ama bir noktada artık yetmeme başlıyor.
02:41Çünkü sadece bu ilaç değil.
02:42Başka şeyler de kullanıyorsunuz yan olarak hani işte testler yapılıyor sürekli sürekli bir gideri oluyor.
02:50Ben artık şey demiştim ilk sahiplendiğimde başkanı o zaman benim atım vardı.
02:54Şey demiştim yani hani bir kedinin masrafı ne kadar olabilir ki zaten çok da zorlamaz beni.
02:58Bakarım diye sahiplenmiştim ben başkanı.
03:01Ve hastalığın sonuna geldiğimizde atımı satmak durumunda kaldım.
03:05Başkanın ilaç masraflarını karşılamak için.
03:08Başkan ıslak fipti.
03:10Fipin de iki çeşidi varmış ben de o dönem öğrendim.
03:14Başkan ıslak fipti.
03:15İki, iki maksimum üç hafta içerisinde öleceğini söylediler.
03:19Zaten başkan 5.9 kiloydu ya da 5.8.
03:23Hastalık yani iki haftanın sonunda 3.5 kiloya inmişti zaten.
03:26Ben aslında o, ya başkan bana çok farklı duygular yaşattı ve farklı şeylerin fark etmemeyi sağladı.
03:35O da şöyle ben aslında başkan sahiplene kadar gerçekten hani her şeye sahip olduğumu düşünüyordum.
03:42Ve hani kolay kolay da bir şeyi kaybetmeyeceğimi düşünüyordum.
03:46Çünkü daha önce hiçbir kayıp yaşamamıştım.
03:47O dönem bana hani bu hastalığın yani ne yaparsam yapayım hiçbir şekilde hani kurtaramayacağım söylendiğinde
03:55ben gerçekten kafayı yiyecek seviyeye geldim.
03:57Çünkü o döneme kadar hayatımda hiçbir şeyi başaramadım ya da kaybetmediğim olmamıştı benim için.
04:02Ben hani bu hayvana iyi bir hayat verebilmek için sahiplendim.
04:07Ve hani bunu başaramayacağım, bunu yapamayacağım bana söyleniyor o dönem.
04:12Ve ben gerçekten bütün hani işimi gücümü bırakıp o dönem komple başkana yoğunlaşarak elimden gelen her şey maddi manevi.
04:20Ailem de yine aynı şekilde veterinerim çok yardımcı oldu bu konuda.
04:24Gerçekten onların da hakkı azımsanamayacak seviyede.
04:28Gittiği yere kadar dedik.
04:29Son nefesine kadar ne gerekiyorsa her şeyi yapacağız.
04:32Çünkü gerçekten bu öyle bir hastalık.
04:34Umarım hiç kimse bunu yaşamaz ve deneyimlemez.
04:37Benim de böyle bir şeyi herhalde yaşamam gerekiyormuş.
04:40Ki bir şeylerin farkına varıp değerini bilmem gerekiyormuş diye düşündüm.
04:45Ve o dönem şeyi düşündüm işte her gün kilosuna bakıyorum kaç gram azaldı.
04:50Ve o her gün geçen gün benim için çok değerliydi.
04:52Yani çünkü belki bir sonraki gün olmayacak.
04:54Bana şey bile deniyordu hani belki sabah kalktığında başkan ölmüş olacak.
04:59Ve ben o dönem hani uyumak bile zaman kaybıydı benim için.
05:03Onu da onunla geçirmeye çalıştım hep.
05:07Bu yaşadığımız şeylerden sonra gerçekten hani ikimiz de birbirimize çok fazla bağlandık.
05:12Ve gerçekten birbirimizden ayrı vakit geçirmek.
05:15Ya ben dışarı çıkmak istemiyordum.
05:17Hep onun yanında kalmak istiyordum.
05:19O da belli bir süre sonra dışarı çıkmak istiyordu.
05:20Evde kalmak istemiyordu.
05:23Bu sefer şey ya hani dedim götürmeye başlayayım bir deneyelim.
05:26Bakalım hani ne tepki verecek.
05:27İlk önce çiftliğe götürmeye başladım.
05:30At çiftliğine çünkü birinciyi zaten yapıyordum.
05:32At çiftliğine götürmeye başladım.
05:34Ve orada hayvanlarla mükemmel bir iletişimde olduğunu fark ettim.
05:38İşte keçiler var keçilerle arkadaş oluyor.
05:41Atları çok fazla seviyor gidip atlara kendini yalattırıyordu sürekli.
05:45Acaba dedim yüzmeye ya da teknede benimle olmaya tepkisi nasıl olur dedim.
05:50Sürekli dalış yaptığım için onu işte kaşa götürmeye başladım ilk önce.
05:54Kaş da bizimle beraber işte ilk önce akşamları dışarı çıkartmaya başladık.
05:59Gittiğim kafelere falan götürüyordum.
06:00Gayet memnundu ve hatta dönmek istemiyordu.
06:03Hadi döneceğiz diyordum ve gelmek istemiyordu.
06:06Arkadaşlarımı falan da çok seviyorlardı.
06:08Her gittiği yerde herkes zaten çok fazla seviyordu başkanı.
06:12Sonra bir sabah tekneye götürdüm başkanı.
06:14Benim dalış yaptığım bir zaman.
06:16Hatta görevliydim o zaman.
06:17Bir dünya serbest dalış şampiyonasına götürmüştüm başkanı.
06:22Ve teknede bütün ülkelerden dalgıçılar vardı.
06:25Dünya rekortmenleri vardı.
06:26Ben de orada güvenlik dalgıcı olarak görevliydim ve hani başkanı tekne de bıraktım.
06:31Ve aradan böyle bir saat iki saat geçtikten sonra hani denizden bana seslendiklerini duydum.
06:37Hani işte Şule kedin canlı yayında şu an falan.
06:41Ama dedim nasıl yani.
06:43Ben hemen tekneye çıktım ve baktım hani başkan kameraların karşısında oturmuş.
06:48Kendini yalıyordu.
06:51Ve hani insanlar oradaki rekor denemelerini çekmek yerine benim kedimi çekmeye başlamışlardı.
06:56Oradaki televizyonlar.
06:57Yine işte gittiğimiz zamanlarda ilk önce alt katta denizi izlemeye başladı.
07:03Bizim girdiğimizi ve orada eğlendiğimizi yüzdüğümüzü gördüğünde.
07:06Bir kere şeyde çok iyi hatırlıyorum Hidayet'in koyunda kaşta tekneden atladı.
07:11Ben düştü sandım başta.
07:14Hani almaya çalıştım ve bana gelmedi.
07:16Ve hani koya doğru yüzmeye başladı.
07:19Gitti gayet çok güzel sudan çıktı ve orada oturdu sahilde ve sonra tekrar girdi.
07:25Ve tekneye doğru yüzdü tekrar.
07:27Ve gerçekten hızlı bir yüzücü.
07:29Beni çok şaşırttı.
07:30Çünkü paletsiz çok zor yetişiyorum başkana.
07:33Tüm kışımı ben aslında dağda geçiriyorum.
07:35Daha da yine gerçekten burada çok sağ olsunlar.
07:40Hani benim kedimle ilgileniyorlar.
07:43Hani oteller problem çıkartmıyor zaten.
07:45Başkanı her zaman her sene doğum gününü orada kutluyoruz.
07:48Benim bile kendi doğum günümü kutlayamadığım yerde her sene kedimin doğum günü kutlanıyor.
07:52Daha sonra kendi kendine dışarı çıktığını gördüm kara.
07:56Ben de tedirginim.
07:58Sonra baktım baya böyle gezdi etti karlı oynadı.
08:01Sonra ayakları işte üşüdü.
08:03Üşüdükten sonra o teleger'e döndüğünü gördüm.
08:06Sonra dedim ki acaba kucağıma alsam benimle beraber kayar mı diye düşündüm.
08:10Kucağıma aldığımda her şey daha farklı bir boyuta çıktı.
08:13Bu sefer hiç o teleger'e dönmek istemedi.
08:15Çünkü zaten üşümüyordu.
08:16Üstünde montu vardı.
08:17Ayakları da ıslanmadığı için.
08:20O yüzden bir üşüme şeyi yoktu, riski yoktu.
08:23Ve güneşli havalarda sürekli benimle zaten geliyor şu an.
08:26Kayıyor.
08:26Teleger'e binmeyi seviyor.
Yorumlar