Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Sevgili Cumhuriyet TV izleyenleri, hoş geldiniz Zeynimiz.
00:03Efendim, ülkenin dört biri yanında haklarını almak için direnen pek çok emekçi var.
00:08Bunlardan biri de öğretmenler, özel sektör öğretmenleri çok uzun zamandır bir mücadele yürütüyorlar.
00:14Gerek bildirilerle oluyor bu, gerek yazılı açıklamalarla, bakanlıkta yaptıkları görüşmelerle.
00:18Ancak geldiğimiz noktada artık açlık grevindeler ve haklarını almadan da greve son vermeyeceklerini söylüyorlar.
00:24Bugün itibariyle 12 gün oldu.
00:26Son haftalarda maalesef tüm Türkiye çok da görmek istemeyeceği görüntüleri Ankara'dan izledi.
00:32Efendim, öğretmenlere adeta bir polis şiddeti uygulandı.
00:35Yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar oldu.
00:38En temel haklarını kazanmak için öğretmenlerin bu mücadeleyi vermek zorunda kaldığını görüyoruz.
00:43Oldukça açı.
00:44Şimdi konuşacağız, öğretmenler ne istiyorlar, süreçte neler yaşandı, daha evvelki görüşmelerde neler söz verilmişti, neler yapıldı, neler yapılmadı.
00:52Hepsini sizler için Özel Sektör Öğretmenleri Senekası İstanbul Temsilcisi Cemre Can Aşlamacı'dan dinleyeceğim.
00:58Hoş geldiniz.
00:59Hoş bulduk.
00:59Daha sizin için çok teşekkürler.
01:01İyi ki geldiniz.
01:02Şimdi açlık greviyle bir başlayalım, eylemlerle başlayalım.
01:06En sıcak kısmı bu meselenin.
01:07Tabii ayrıntıya gireriz ama 12 gün oldu.
01:10Başta da söyledim ya, 12 gündür biz gerçekten çok acı görüntülere şahit oluyoruz.
01:16Bu ülkenin aydınlığı, aydınlık gençlerini yetiştiren öğretmenlerin polis şiddetiyle karşı karşıya kaldığını, azıca taban maaş hakkı talep ettiği için şiddete
01:24uğradığını, hastaneye kaldırıldığını, yaralandığını gördük.
01:27Sizler de yaşadınız, yaşamaya devam ediyorsunuz.
01:30Arkadaşlarınız hala devam ediyorlar eylemleri Ankara'da.
01:33Neler söylersiniz?
01:35Şimdi öncelikle bunun bugün başlayan bir mücadele ya da 12 gün önce başlayan bir mücadele olmadığını söylemek istedim.
01:42Öğretmen Sendikası olarak biz kurulduğumuz günden itibaren aslında görülmeyen, özel eğitim alanında çalışan eğitim öğretçilerinin hakları için mücadele ediyoruz.
01:51Ve bu yol hiçbir zaman güllerle vezeli olmadı.
01:55Ciddi anlamda zorlu bir yoldu.
01:57Hemen hemen her yaz biz Ankara yollarını arşınladık.
02:00Bir öğretmen nöbetiyle başladık. 52 günlük nöbetimiz oldu.
02:04Onun üzerine geçtiğimiz yaz yine İstanbul'dan başlayan Ankara'ya bir yürüyüşümüz oldu.
02:09Bunun sonrasında yine nöbetimiz oldu.
02:11Ve bir dizide görüşmeler gerçekleştirdik.
02:14Çok temel, çok insani çalışma koşulları için mücadele ediyoruz.
02:20Yani şunu söylemek istiyoruz.
02:22Öğretmenler bu ülkede kamu ve özel olarak bu kadar ayrımcılıkla karşı karşıya kalmamalı.
02:28Özel sektörle çalıştığı için yani bunun nedeni aslında kamudaki tasarruf politikaları.
02:34Birçok fakülteden öğretmenlerin mezun olması, öğretmen olarak mezun olmaları ama kamunun onları aslında atamaması.
02:43Dolayısıyla bir tarafıyla da özel sektöre verilen teşvikler, burada bilinçli bir şekilde eğitim alanının doğrudan özelleştirilmesi,
02:51mümkün olunca daha fazla özelleştirilmesi sonucunda bizler özel sektöre eğitiliyoruz.
02:56Ve karşılığında da patronların tasarrufuna kalmış şekilde çalışma koşullarımızda, ücretlerimizde ona göre oluyor.
03:04Ve ciddi anlamda da artık yaşamsız olarak sürdürülemez bir pozisyona gelen bir yaşam öğretmenin yaşamı.
03:12Mobinginden tutalım, düşük ücretlerle yaşam mücadelesi vermesine kadar.
03:16Dolayısıyla açlık grevine başlarken aslında görünmeyen bu taleplerimizin görünür kılmak için ve gerçek anlamda açlıkla boğuştuğumuz için,
03:24mesleğimizi yapmak istediğimiz için ama bunun imkanlarını bulamadığımız için bu mücadeleye başladık.
03:31Ve bu şekilde sürdürüyoruz. Açlık grevi böyle bir noktada duruyor bizim için.
03:36Daha 14 Haziran'da biz açlık grevine başlamadan önce Ankara'ya gittik.
03:39Ve ilk daha açıklamamızı yapmadan güven parkı adımımızı attığımız anda büyük bir polis saldırısıyla karşılaştık.
03:45Zaten sonraki günler de aynı şekilde gelişti ama o gün karar verdik ve akşam da ilan ettik açlık grevine.
03:52Bu muamelinin kendisi aslında eğitim politikalarının da ülkede ne hale geldiğini gösteriyor.
03:59Şimdi burada bir yandan aslında öğretmenlerin ne talep ettiğini konuşmak önemli.
04:04Peki pek çok yurttaş şunu bilmiyor.
04:06Aslında öğretmenler ellerinden alınmış bir hakkı istiyorlar.
04:092014'e kadar zaten özel sektör öğretmenlerin içinde belirlenmiş bir taban maaşı uygulaması vardı.
04:15Ancak bir anda kaybedilen bir hak bir daha da geri alınamadı.
04:19O günden bu yana süren bir mücadele.
04:21Çok da eski bir mücadele.
04:22Dolayısıyla taban maaşı neden gerekli ve bu hakkın geri alınma süreci daha sonra gerçekleşenden yapılan görüşmelerin içerikleri nasıldı neler olmuştu
04:33bir hatırlayalım.
04:352014'te elimizden alınan taban maaşı hakkı aslında öğretmeni şu anlamda koruyan bir haktı.
04:42Sonuçta asgari ücretli bir yasal olarak herhangi bir çalışana verilebilecek en düşük ücret asgari ücret olarak gözüküyor.
04:48Ama tabii ki bu bile usulünce uygulanmıyor.
04:51Asgari ücret bile usulünce verilmiyor.
04:53Tersi uygulamalarda daha düşük ücretler, işte elden geri ödemeler vesaireler de karşılaşıyoruz biz.
04:59Farklı daha küçük illerde örneğin bunlarla da karşılaşıyoruz.
05:02Ama şunu görüyoruz bir asgari ücret kesinlikle zaten yaşamsal olarak herhangi bir emek içinin yaşamı sürdürülebileceği bir ücret değilken öğretmenin
05:10de yaşamını sürdürülebileceği bir ücret değil ve de kabuyla ciddi bir eşitsizlik oluşturuyor.
05:14Taban maaş aslında şunu öngören bir hak.
05:19Ülkenin herhangi bir yerinde bir öğretmen işi başlayacağı zaman farklı tabii ki değişkenlikler olabiliyor ücretlerde ama bir en alt sınır
05:29olması.
05:29Yani öğretmenlerin işsiz kalmamak adına geçinemeyecekleri ücretlerle çalışmak zorunda kalmamalarını sağlayacak bir şey ve bu bizim hakkımızdı.
05:40Hala da hakkımız ama elimizden alındı 2014'te.
05:43Biz bu hakkımızı geri istiyoruz.
05:45Neden elimizden alındığının gerekçelerini öğrenmek istiyoruz.
05:48Özel sektörde bu kadar patronlar karlarına karlar katarken Cumhurbaşkanlığı Özel Öğretim ve Eğitim Politikaları Kurulu'nun üyeleri patron derneklerinin temsilcilerinden
06:03oluşurken ve her yıl karlarına kar katarken öğretmenlerin yaşadığı bu adaletsizliğe soğumulmasını istiyoruz.
06:10Yanı sıra taban maaş hakkı ile birlikte temel taleplerimizden bir tanesi de kamu ile eşit özlük haklarımızın olması.
06:18Çünkü dediğim gibi öğretmenler arasında, kamu ve özel arasında böyle bir fark var.
06:23Bizim tatil hakkımız çok çok daha sınırlı, izinlerimiz aynı şekilde.
06:29Yanı sıra da biz belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışıyoruz.
06:33Bu şu demek, aslında özel sektörde çalışan öğretmenlerin mevsimlik işçi gibi olması demek.
06:38Hatta 12 aylık sözleşmeler giderek daha kısaldı.
06:4110 aylık sözleşmeler yapmaya başlıyorlar.
06:43Kurslarda örneğin böyle yapıyorlar.
06:45Yani şunu kimse sormuyor.
06:46Temmuz, Ağustos ayında bu öğretmen neyle geçinecek?
06:50Nasıl yaşamını sürdürecek?
06:51Bunu kimse sormuyor.
06:54Biz üyelerimizden her sene bu aylarda özellikle sık sık telefonlar alırız.
06:58Hocam haklarımız yeniyor, tazminatımıza patron el koymaya çalışıyor.
07:03Biz gerçekten böyle şey gibi, milliyetin müfettişi gibi zaman zaman çalışıyoruz.
07:08Hak gaspları ile ilgili müracaat ediyoruz, kurumları arıyoruz, bunu yapamazsınız diyoruz.
07:15Bununla beraber yasal düzenleme bizim için şart.
07:18Çünkü belirli süreli iş sözleşmesi demek.
07:20Her öğretmenin özel sektörde 12 ay sonra yeniden işsiz kalması demek.
07:25Yeniden bir iş bulma sürecine girmesi demek.
07:27Bir de burada bu sözleşme baskısından dolayı sanıyorum öğretmenlere görev tanımının çok dışında işler yaptırılıyor.
07:33Şimdi süreçte ben çokça öğretmen ağırladım, bu sorunları konuşmaya çalıştım.
07:37Ben şunu bile duydum yani okul temizletilen öğretmen ya da işte okulun PR'ını yapmak için tatil dönemlerinde telefonla velilere
07:46aratılıp okul tanıtımı yaptırılan öğretmenleri duydum.
07:49Tabii.
07:50Çok doğru söylüyorsunuz.
07:51Çünkü yasal düzenleme olmadığı zaman eğitim alanında öğretmenlere bakış da bu şekilde.
07:56Bir eğitimci değil.
07:57Biz şöyle şeyler duyuyoruz üyelerimizden.
08:00Yeni dönem için aynı kurumla sözleşme yapmak üzere görüşmeye gidiyor öğretmen arkadaşımız ve diyor ki hocam sizden nasıl faydalanabiliriz?
08:08Soru bu.
08:09Çünkü diyor ki sen felsefe öğretmenisin.
08:11Yani hani diğer branşlar kadar yoğunluğun yok.
08:14Seni işe almamız için bizim senden nasıl faydalanacağımızı söyle.
08:18Yani böyle bir öğretmene böyle bir muamele yapılabilir mi?
08:20Tam olarak aslında ekstra ne yapabilirsin ona göre seni işe alacağız.
08:25Ve gerçekten de her türlü iş bekleniyor.
08:28Her türlü mobbingle karşı karşıya kalıyoruz.
08:31Bunlar bizim başlıca özel sektörde şu anda halen çalışan 400 bin eğitim emekçisinin ortak sorunları.
08:38Yanı sıra bir de bu yılki mücadelemizde yan yana yürüdüğümüz, sendikamızla birlikte hareket eden, her zaman da dirençlerine destek olduğumuz
08:45mülakat mağdur öğretmenler var.
08:48Onların da aslında sınavları geçerek, uzun yıllar çalışarak, dereceler yaparak elde ettikleri hakları ellerinden alındı mülakatlarla.
08:57Ve bu yolu birlikte yürüyoruz, birlikte kazanacağımızı biliyoruz.
09:00Şimdi garipte bir açıklama geldi tam bugün bizim programımızdan önce.
09:06Yusuf Tekin'e soruldu açlık grevindeki öğretmenler.
09:09Dedi ki keşke açlık grevi yapmadan önce bize gelselerdi, görüşseydik, bakanlığa söyleselerdi.
09:15Bize gelen bir şikayet yok.
09:17Şimdi artık trajikomik mi denir bilmem.
09:20Daha evvel bu görüşmelerin yapıldığını, sözler verildiğini de anımsadığım için böyle geliyor bana.
09:25Siz neler, şöyle sorayım neden bakanlığa gitmediniz?
09:29Açlık grevine çıktım.
09:31Bugün böyle bir açıklama yaptık.
09:33Yani bizim bakanlığa daha öncesinde yaptığımız başvurular, yolladığımız şikayetler,
09:37şikayetler tırlarla taşınamaz Ankara'ya.
09:42O kadar çok bizim her süreçte hem bildirim anlamında şikayetlerimiz var,
09:47hem de taleplerimizle ilgili müracaatlarımız oldu, görüşmelerimiz de oldu.
09:53İki yıl önce görüşmemiz oldu kendisiyle.
09:56Yani bazen böyle konuşmalarda öyle bir tablo ortaya çıkıyor ki,
10:00sanki Milli Eğitim Bakanı ülkede 400 bin eğitim emekçisinin ne yaşadığından habersiz.
10:05Hani müracaat etseler denen bir şey.
10:07Diyelim ki müracaat etmedik.
10:09Şikayeti almadık diyor.
10:10Tabii ki yani mesela bir bakanlığın denetlemesi bunu gerekmez mi?
10:14400 bin eğitim emekçisinin çalıştığı kurumları burada ne yaşanıyor biliyor olması gerekmez mi?
10:19Tabii ki biliniyor bunlar.
10:20Tabii ki bizim buradaki başvurularımız, müracaatlarımız da çok iyi biliniyor.
10:24Zaten bugün arkadaşlarımız MEP önüne bir Ankara'da yürüyüş gerçekleştirdiler.
10:29Orada da yıl boyunca bütün yaptığımız MEP'e yönelik şikayetler, başvurular, dilekçeler
10:35bunların örneklerini ipe dizerek onunla bir yürüyüş yaptılar.
10:39Belgelerimizle geldik dediler.
10:41Yani hani var olan şeyler bu kadar kolay bir şekilde görünmez, kılınamaz.
10:46Biz gerçekten burada resmen zaman zaman MEP müfettişlerini harekete geçirmek için
10:53defalarca telefonlarla arayarak özel sektörde öğretmenlerin yaşadığı problemlere dair
10:57tamamen gönüllü olarak sendikal sorumlulukla buradaki sorunların aşılması için mücadele ediyoruz.
11:03Ve bizi gayet iyi mesela İl Milliyetin Müdürlükleri gayet iyi tanırlar, yine mi siz geldiniz derler.
11:10Bu gayet iyi bilinen bir şey.
11:12Bununla beraber verilen sözlerden bahsettiniz.
11:15Özellikle bir somut bir taleplerimizle ilgili sonuç almaya,
11:19geçtiğimiz yılki eylemme sürecinin ardından Milliyetin Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan'la bir görüşme yapmıştık.
11:25Ve bir aşamaya gelmiştik.
11:27Sorunlarımızı anlatmıştık.
11:28Kendisi de bununla ilgili bir toplantı organize edileceğinden bahsetti.
11:33Ve bize akabinde sendikamıza resmi bir yazı geldi.
11:36Bu yazıda Milliyetin Komisyonu, Milliyetin Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Patron Dernekleri'nin temsilcileri
11:43ve sendikamızla birlikte ortak bir toplantı için biz bir davet aldık, toplantı daveti.
11:49Sonra çeşitli gerekçelerle önce ertelenecek, sonra yapılacak dendi.
11:54Ve bu toplantı iptal edildi.
11:56Aslında biz buradaki şu noktayı görüyoruz.
11:59Bu toplantı, buradaki sorunlar çözülmek istenirse çözülemeyecek şeyler değil.
12:05Burada bazı görüşmeler yaptığımızda buna dair çözümler zaman zaman dile geliyor.
12:11Fakat bir noktada patronların buradaki karının düşeceği, göz önünde bulundurularak tedbirli davranılıyor.
12:20Bugünkü mücadelemizde de yine Ayşen Gürcan'la görüşmeler yaptık.
12:24Birçok milletvekilinden meclise önerge geldi.
12:29Burada taleplerimizin kabul edilmesiyle ilgili.
12:31Fakat AKP oylarıyla reddedildi çoğunlukla bu önergeler.
12:35Biz de bunun üzerine Abdülhak Güler'le de bir görüşme yaptık.
12:41Sorunlarımız gayet iyi biliniyor.
12:43Neyi talep ettiğimizde gayet iyi biliniyor.
12:45Şunun görülmesini istiyoruz.
12:47Biz bu mücadelenin sonunda evet hani direndiler, mücadele ettiler ama veremiyoruz deyip gidin diyebilecekleri bir noktada değiliz.
12:58Yaşamlarımız için savaşıyoruz.
12:59Daha nitelikli bir eğitim için daha çok mücadele etmek isterdik.
13:03Yaşam hakkımız için değil ya da öğretmenliğimi yapabilmek için sadece değil ama bugün bu noktadayız.
13:09Öncelikle mesleğimizi yapabilmek istiyoruz.
13:11Dolayısıyla mücadele etmek bizim için bir tartışma konusu değil.
13:14Dolayısıyla kazanana kadar devam edeceğiz.
13:17Geçen şey gördüm, özel sektör öğretmenlerine destek için bir paylaşım yapalım.
13:22Şimdi anımsayamayacağım kim olduğunu.
13:24Okula son model araçla bırakılan bir çocuğun evine muz almakta zorlanan öğretmene o eğitimden bir verim almasını bekliyoruz.
13:34Bir saygı göstermesini bekliyoruz demiş.
13:36Aslında gerçekten trajikomik burada asgari ücretlerden söz ediyoruz.
13:40Belki ücretleri biraz daha vurgulamak önemli.
13:42Yani bugün tüm sektörlerdeki emekçiler neredeyse bir açlıkla boğuşuyor ama öğretmenlerin ki gerçekten hem bu mecbur olma durumundan kaynaklı çok
13:52önemli.
13:52Hem de aslında doğrudan ülkenin eğitim sistemini, eğitimine vereceği zarardan dolayı önemli.
13:57Baya baya asgari ücretin de altında ücretler verildiğini ben biliyorum.
14:02Var değil mi?
14:02Var evet. Bunu yasal olarak bununla ilgili bir kaybısı olmayan yani denetime takılmayacağını düşünen bazı küçük illerde örneğin asgari ücreti
14:13vermeyip daha düşük ücretlerle çalıştıran ama mesela bunu asgari ücret olarak gösteriyor diyor ki bunun üstünü sen bana elden ver.
14:21Yani böyle uygulamalar da var ve bunlar az sayıda değil.
14:25Ücretler gerçekten çok düşük.
14:27Çok fazla sayıda öğretmen arkadaşımızın mesleği bıraktığını duyuyoruz.
14:30Mecburiyetten yani hani geçinebilecek bir ücret alamadığı için mesleği bırakıyorlar ve mesleğini yapmak isteyen insanlar bunlar.
14:38Bir kısmının maalesef kendi yaşamın son verdiğini görüyoruz.
14:43Bunlar birer hani intihar diyemiyorum.
14:45Bunlar birer cinayet.
14:46Çünkü insanların bu noktaya sürüklendiği bir tabladan bahsediyoruz.
14:49Çok yakın zamanda geçen haftada Irmak öğretmen duyuldu yani haberi ciddi bir mobbinge maruz kaldığı ve sistematik yani okul yönetimiyle
15:00beraber idareyle beraber yalnızlaştırılarak aslında böyle bir sürece etildiğini.
15:07Bunlar birer cinayet.
15:08Bunu görüyoruz.
15:09Yanı sıra farklı meslekler yaparken öğretmenliği bırakmak zorunda kaldığı için iş cinayetlerinde öldürülen arkadaşlarımız var.
15:18Yani böyle bir tablodan bahsediyoruz.
15:20Bununla beraber dediğiniz gibi kesinlikle geçinilemeyecek bir ücret ve bununla beraber de aslında kendini, mesleğini giderek daha değersiz hisseden öğretmenler
15:33gerçeği var karşımızda.
15:34Buna rağmen dirençle, umutla gerçekten bu ülkenin geleceğine katkı sunmak istediği için bütün zor koşullarına rağmen öğretmenlik yapmak istiyor bütün
15:45arkadaşlarımız.
15:46Burada alacağımız somut adımlara gerçekten eğitimin geleceği açısından çok ihtiyacımız var.
15:52Bir aşama, bir adım burada birçok öğretmenin aslında yaşadığı umutsuzluğu tersine çevirebilecek, mesleğe mutlulukla sarılmasını sağlayabilecek adımlar olacak.
16:05Şimdi burada tabii aslında mesele patronların insanca yaşam ücretini vermeye ikna edilmesi ya da zorlanması meselesi.
16:12Aslında sizin devletten bizzat talep ettiğiniz bir en azından mali bir karşılık yok.
16:17Ama şimdi hemen bu program için ben baktım son rakama.
16:20Bir yandan MESEM gibi projeler için devletin zaman zaman patronları sübvansa ettiğini de görebiliyoruz.
16:26Yani bugün çıkıp herhalde Milli Eğitim Bakanı ya da iktidar, ya tamam patron 20 bin verebiliyorsa ben de bir taban
16:32ücret belirliyorum.
16:33Kalanını ben veriyorum dese patronları da canına minnet olur.
16:36NATO zirvesi için sadece Ankara'da harcanan paraya baktım.
16:3911 milyar, ben de o kadar hakim değilim ki bu rakamlara.
16:4511 milyar, 570 milyon, 319 bin lira.
16:49Sadece birkaç günde harcanan para bu.
16:52Bu parayla kaç öğretmenin mağluriyeti çözülebilir de hesap yapmaya kalksak sanıyorum çok da yüksek bir rakam gelir.
16:59Dolayısıyla bunu söylerek şuraya geleceğim.
17:01Aslında biraz tercih meselesi var.
17:03Yani gördüğünüz.
17:04Bu asgari ücrette de var.
17:05MESEM meselesinde de var.
17:08Biraz bu yurttaştan, öğretmeninden, öğrencisinden yana değil de patrondan yana alma durumu.
17:14Yani aslında bir tutum.
17:16Belki biraz bu kısmını da konuşmak lazım.
17:18Patronun parası yok diye değil sanırım sizin bu yaşadıklarınız.
17:21Evet kesinlikle öyle.
17:23Tam olarak da bu yüzden aslında Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu'nda bu zincir okulların patronlarının dernekleri yer alıyor.
17:35Yani işte 2000 tane örneğin 2000'den fazla kurumun patronlarının içinde üye olduğu derneklerin temsilcileri yer alıyor.
17:44Yani eğitim politikalarını buralar belirliyor.
17:46Aynı zamanda eğitim politikalarını MESEM projelerinden faydalanan, orada çocuk yaşta çalıştırılan öğrencilerin aslında emeğini sömürerek karlarına kar katan, her yıl
18:01ne kadar fazla kar yaptıklarını açıklayan, ilan eden patronlar da var aynı zamanda.
18:07Şöyle bir şey görüyoruz.
18:09Eğitim politikalarının geldiği nokta aslında eğitimin sorunları, emeğin sorunlarıyla o kadar işleyecek ki.
18:14Eğitim politikaları tüm toplumu şöyle bir noktaya itiyor.
18:17Yani bir küçük bir çocuk düşünün ilkokula başlıyor, eğitim hayatına giriyor.
18:21Zaten eğitimin bütün çocuklar için kamusal bir hak olması gerekiyor.
18:26Ama bununla beraber aileler şöyle bir ayrım noktasında, çocuk geldiği zaman, ortaokul çağına geldiği zaman şöyle bir ayrıma karşı karşıya
18:33kalıyorlar.
18:33Zaten devleti kullanındaki eğitim niteliksizleştirilmiş durumda.
18:38Bununla beraber açlık, yoksulluk bütün aileleri çok büyük bir sıkıntıya itiyor.
18:43Ve şöyle bir seçenekle kalıyor.
18:45Yani ya çocuğa bir eğitim yatırımı yapılacak, özel okula, kurslara, dershanelere gönderilecek.
18:51Yani o sektörün bütün patronları, büyüklü, küçüklü bütün patronları şöyle bir güzel kazanacak.
18:57Ya da çocuk meslemeye gidecek.
18:59Doğrudan kendisi o çarkın içine, sömürü çarkının içine girilecek ve orada ezilecek.
19:04Yine patron sömürecek.
19:05Yine patron sömürecek.
19:06Yani çocuktan, aileden eğitim politikası içerisinde, yani eğitim süreci adı altında ciddi anlamda bir sömürü var.
19:15Bu çarkın dışında kalmak mümkün değil.
19:18Bununla beraber öğrencinin tablosu bu.
19:21Öğretmenin tablosu da aynı şekilde içler acısı.
19:25Bunu hep beraber değiştirebiliriz diye düşünüyoruz.
19:28Öğretmenin, öğrencisi ve bu cendereden de çıkmak isteyen velilerle beraber.
19:33Çünkü eğitim geleceğiyle ilgili tüm toplum çok çok çok kaygılı.
19:38O yüzden yani çok dediğiniz gibi ciddi paralar aktarılıyor.
19:42Milli Eğitim Bakanlığı'na aktarılan bütçe de aynı şekilde.
19:47Yani bunun çok çok az bir kısmı aslında mesela örneğin rehabilitasyon merkezlerinde çocukların özel eğitim desteği için düşük bir şekilde
19:58bir devlet ödeneği ayrılıyor.
20:00Ama biz örneğin ben rehabilitasyon biriminde faaliyet yürütüyorum aynı zamanda.
20:04Her yıl bu bütçeden sonra öğretmenlerin ya da diğer eğitim mekçilerinin yeniden ücretleri belirlenir.
20:11Bu ücretlerin hiçbir şekilde yansıtılmadığını görüyoruz.
20:14Yani o ödeneklere gelen zamlar da öğretmenin ücretine yansımıyor.
20:18Neden?
20:19Öğretmen aynı enflasyon koşullarında çalışmıyor mu?
20:22Aynı geçim sıkıntısını yaşamıyor mu?
20:24Ama hep bir şekilde patronun karını yani çekirdeğin suyunu sıkarak her noktasından yani patronun karını arttırmak yönünde bir eğilim var.
20:35Politikalarda buna göre belirleniyor.
20:37Şimdi sizin meseleniz açısından işin şöyle bir yönü de var.
20:42İlk 52 günlük nöbetten sonra sanırım bir söz aldınız.
20:46Çeşitli görüşmeler yapıldı.
20:48Aslında orada öğretmenlik meslek kanununda özel sektör öğretmenlerinin talep ettiği hakların yer alacağı şeklinde aslında sözlü garantiler verildi.
20:56Çok kez oldu bu.
20:57Sonra yapılmadı.
20:59Şimdi bunu biz madenci direnişinde de gördük.
21:01Yani bizzat çalışma bakanının, İçişleri Bakanı'nın garanti ettiği bu maaşlar, bu paralar ödenecek patron tarafından dediği tarihler içerisinde maaşlar
21:11ödenmedi.
21:12Madenciler tekrar greve başladılar.
21:14Şimdi biraz burada bence çok kritik bir mesele var.
21:18Devletin bizzat bakanların, işçisine, öğretmenine yalan söylediği, patron adını onlara oyaladığı bir durum var.
21:26Burası da belki çok kritik konuşmak lazım.
21:28Evet.
21:29Kesinlikle doğru söylüyorsunuz.
21:32O süreçte verilen sözler aslında bir gerçekliği reddedemedikleri için verdikleri sözlerdi.
21:38Çünkü çok görünür ayan beyan ortada özel sektör öğretmenin problemleri.
21:42Ama bununla beraber bugün geldikleri noktalarda biz sık sık şunu duyuyoruz.
21:47Şimdi öğretmenlere verilsek diğer çalışanlar da ister, avukatlar da ister.
21:51Emsal olmalarını istemiyoruz.
21:53Emsal kelimesini çok kullanıyorlar bize dair.
21:55Biz de diyoruz ki biz emsal değiliz, öğretmeniz ve biz şunu reddediyoruz.
22:01Bu bir meslek grubunda bu ayrıcalık yapılamaz deniyor.
22:04Bu bir ayrıcalık değil.
22:06Bu bizim elimizden alınmış bir hak.
22:08Biz burada adaletsizliğe uğrayanlarız.
22:10Yani bu bakanlıkların, yetkililerin adaleti sağlamak gibi bir niyetleri varsa elimizden alınan bu hakkı bize teslim etmeleri gerekiyor.
22:19Aynı şekilde mülakat mağdur öğretmenlere de ellerinden alınan bu hakkı teslim etmeleri ve atamalarının yapılması gerekiyor.
22:26Biz bir ayrıcalık istemiyoruz.
22:28Biz kamudaki öğretmen arkadaşlarımızla eşit koşullarda çalışmak ve kritik vurucu noktasında şu olduğunu söylemek istiyorum.
22:36Mesleğimizi yapabilmek istiyoruz.
22:38Geldiğimiz koşullar bizi mesleğimizi yapamaz noktaya getiriyor.
22:42Bu eğitimin geleceği için çok korkunç bir nokta.
22:45O yüzden biz bizim olanı istiyoruz.
22:47Hakkımızı istiyoruz.
22:48Hiçbir ayrıcalık istemiyoruz.
22:50Dolayısıyla da bu emsal olurlar tartışması veya ayrıcalık yaparız tartışması gerçeği yansıtan bir tartışma değil.
22:58Bir yandan emsal olması da şöyle bir şey aslında.
23:01Herhalde şunun dilendirilmesini istemiyorlar.
23:04Bir meslek grubu, bir işçi grubu direndi, mücadele etti ve kazandı.
23:09Çünkü gerçekten mücadeleler kazanımla sonuçlanabiliyor.
23:12Öyle sonuçlanmasa bile mücadele etmeyenlerin kazandığını da görmüyoruz.
23:16O kadar aslında anlattığınız kritik bir şey ki bugün avukatların da özellikle genç avukatların sizin şartlarınızda çalıştığını biliyoruz.
23:23İşçilerin ne durumda olduğunu biliyoruz.
23:25Ben kendi meslek grubum açısından bile gazetecilerin ne durumda olduğunu biliyoruz.
23:28Şimdi alenen devletin şöyle söylemesi de çok trajikomik değil mi?
23:32Yani şimdi sizin şartlarınız iyileşirse herkesin ki iyileşir diye bunu istemez bir yerden söylenmesi gerçekten garip.
23:39Çok uzun zamandır devam ediyor ama özel sektör öğretmenleri, sendikanız ve bütünüyle mülakat mağdurları atanmayan öğretmenler
23:46çok ciddi bir eylemlilik gösteriyorlar uzun yıllardır aslında.
23:50Yusuf Tekin'i hiç gündenden düşürdüklerini görmedim.
23:52O anlamda sanıyorum bir yandan çeşitli kazanımlarında gelebileceği bir sürecin içine umarım girmişizdir diye düşünüyorum.
23:59Sizlerin de vermek istediği bir son mesaj varsa dinlemeyi çok isterim.
24:03Son mesaj olarak şunu söyleyebilirim.
24:05Biz bu süreçte Ankara'daki eylemlerinizin başlamasından itibaren sonrası da devam eden açlık grevi eylemimizde
24:13şimdiye kadarkinin belki en büyük olumlu desteğini gördük tüm toplum tarafından.
24:21Tüm demokratik kitle örgütlerine, eğitim sendikalarına, emek hareketine, sendikalara, öğrencilerimize, velilerimize, tüm topluma çok teşekkür ediyoruz.
24:32Çünkü şunu gördüler yani öğretmenin buradaki mücadelesi hem kendi hak mücadelesi hem eğitimin geleceği için bir mücadele.
24:40Birçok ilde, birçok mahallede halk yürüyüşleri yapıldı öğretmenlere destek için.
24:45Bugün hala devam ediyor.
24:47Ben şey hatırlıyorum çok böldüm ama video vardı.
24:50Öğretmen gözaltına alınırken öğretmeni bırakın diye bağıran teyzeyi hatırlıyorum.
24:54Böyle bir destekse var arkanızda gerçekten.
24:56Kesinlikle bu desteği çok biz net bir şekilde hissettik.
24:59Çok da gururlandık ve bize güç verdi.
25:02Fakat şunu görüyoruz bu destekle beraber bütün meslektaşlarımızın da şimdi bazen burada mücadele süreçlerinde biraz temkinli olmak da noktasında olabiliyorlar
25:15öğretmen arkadaşlar.
25:16Çünkü işsiz kalır mıyım gibi korkular olabiliyor.
25:19Fakat şunu biliyoruz biz hepimiz aynı koşulu yaşıyoruz özel sektörde.
25:24Dolayısıyla herkesin bu mücadeleye dört kolla sarılması gerekiyor.
25:28Bütün toplumun da bize olan desteğini, eğitim geleceğinin olan desteğini sürdürmesini, kazanana kadar sürdürmesini istiyoruz.
25:37Biz de aynı şekilde bu şekilde yapıyoruz.
25:40Yani biz de dayanışma halindeyiz.
25:41Toplumun sorunlarına bütün eğitim emekçiliği olarak sonuçta duyarlıyız.
25:46Bu dayanışmayla da kazanacağız diye düşünüyorum.
25:50Eren'le de Bayli Sendika Başkanı onunla da zaman zaman bu konuları konuşuruz.
25:54En son açıklamasında bence çok kritik bir şey söyledi aslında.
25:57Birincisi kaybedeceğimiz tek şey asgari ücretimiz dedi.
26:00Zaten bir kazancın olmadığını ortada vurguladı.
26:03Bir ikincisi de gelecek nesillere aslında biz bir şey armağan etmek istiyoruz diyor.
26:07Yani bugünün kazanımı yalnızca sizin kazanımınız da olmayacak.
26:10Bütün genç öğretmenlere, öğretmen olma hayaliyle belki eğitimi sürdüren tüm gençlere de daha güzel bir yaşam hediyesi olacak.
26:18Bu anlamıyla çok küçük bir maaş mücadelesi de değil aslında.
26:21Ben de kazanmanızı bu dres için kazançla, kazanımla sonuçlanmasını çok istiyorum.
26:26İyi ki geldiniz.
26:27Çok teşekkürler.
26:28Evet.
26:28Sevgili izleyenler, sizler için Özel Sektör Öğretmenleri Sendikatısı İstanbul Temsilcisi Cemre Can Aşlamacı'yı ağırladım efendim.
26:35Öğretmenler çok uzun zamandır bir direnişin içindeler.
26:38Çünkü en temel hakların 2014'te ellerinden alınmış taban maaş haklarını istiyorlar.
26:44Bunun yanında elbette meslekleri açısından, mesleklerini insanca yapabilmek açısından önemli talepleri de var.
26:51Bunların uzun zamandır karşılanmadığını, zaman zaman söz verildiği halde öğretmenlere söz verilenlerin gerçekleşmediğini gördük.
26:59Şu anda da direnişleri devam ediyor efendim.
27:01Ankara son günlerde öğretmenlerle birlikte hareketli açlık grevinin 12. günü.
27:06Bugün Yusuf Tekin'in gelen garip açıklamasından sonra da yeniden mebe bir yürüyüşleri oldu.
27:12Öğretmenlerden gözlerimizi çevirmeyelim diyelim.
27:14Onların direnişlerini yakından takip ediyoruz.
27:16Yine sizler için anlatacağız.
27:18Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen

Cumhuriyet
13 saat önce