00:02HİKAYELERLE KIRK HADİS
00:08PALTO
00:16Çoban Ahmet dayı dert küpüydü.
00:20Korkunç savaş yıllarında çok şeyini yitirmişti.
00:23Karısı ölmüş, oğlu da kaybolmuştu.
00:26Şehirdeki işini de kaybedince bir köyde çobanlık yapmaya başlamıştı.
00:33Bir gün yol kenarında koyunlarını otlatırken hasta bir genci şehre götürdüklerini gördü.
00:41Anlaşılan zavallı genç kendisinden de fakirdi.
00:46İncecik bir jeketin içinde titreyip duruyordu.
00:49Çoban Ahmet dayı yıllardır üstünden çıkarmadığı paltosunu hasta delikanlıya giydirdi.
00:58Hastane koridorunda muayene olmak için iki büklüm bekleyen hasta genç,
01:04birinin baba diye kendisine dokunduğunu hissedince şaşırdı.
01:11Başını kaldırıp baktı.
01:13Karşısındaki delikanlıyı tanıyamadı.
01:17Ona, baba diye seslenen delikanlı da şaşırmıştı.
01:22Afedersiniz, üzerinizdeki paltoyu yıllardır göremediğim babamın paltosuna benzettim.
01:29Sizi de babam zannettim diye özür diledi.
01:34Hasta delikanlı ona babasının kim olduğunu sordu.
01:38Biraz konuşunca bu delikanlının Ahmet dayının oğlu olduğunu anladı.
01:45Ona yanılmadığını, bu paltonun gerçekten babasına ait olduğunu söyledi.
01:52Muayenesi bittikten sonra,
01:54çoban Ahmet dayının hasta bakıcı oğluyla birlikte köye döndüler.
02:03Peygamber efendimiz, ne güzel buyurmuş.
02:07Bir iyiliğe on kat mükafat verilir.