Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
Amasya'da 130 yıldır doğada görülmediği için neslinin tükendiği rapor edilen 'yitik Türk lalesi' bulundu.
Kanalımıza Abone Oldunuz mu?
📌 http://bit.ly/IHA-Abone
En son 1896 yılında görülüp bilim insanları ve gezginler şehrin zirvesindeki dağlarda aradığı gizemli bitkiyi boş zamanlarını doğada dolaşarak değerlendiren emektar kapıcı Ercan Eftelioğlu bularak tarihe geçti. Olayı duyar duymaz şehre gelen botanik uzmanlarının 'Tulipa Sprengeri' adıyla bilinen 'yitik Türk lalesi' olduğunu tespit ettiği bitkinin örnekleri fotoğraflandı, konumu duyurulmayan alan ise korumaya alındı.

Bitkinin Anadolu'da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti
İlk kez 1892'de Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak Avrupa'ya gönderilip 'Tulipa Sprengeri' adıyla bilim dünyasına tanıtıldıktan sonra en son 1896'da doğada görülen bitkinin Anadolu'da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti. Gizemli bitki Avrupa'da az sayıdaki özel bahçede süs bitkisi olarak varlığını devam ettirebildi. Çekilmiş fotoğrafı Türkiye Bitkileri Listesi kitabına kapak olan yitik laleyi botanikçiler uzun yıllardır arıyordu.

Bilim insanları ve gezginler yıllardır arıyordu
İl merkezinde bir binada kapıcılık yapan Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla doğa gezisine çıktı. Çiçeklere merakıyla bilinen 51 yaşındaki Eftelioğlu, bilim insanlarının ve gezginlerin yıllardır aradığı yitik lalenin fotoğraflarına benzeyen bir çiçekle karşılaşınca görüntüleyip uzman botanikçilerle temasa geçilmesini sağladı. Kendilerine iletilen fotoğrafları inceleyen Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu durumu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker ile paylaştı. İki uzman isim ilk fırsatta Amasya'ya gelerek gizemli bitkinin bulunduğu alana gitti. Yapılan incelemede bitkinin en son 130 yıl önce görülüp Anadolu'daki varlığının sona erdiği kayıtlara geçen 'yitik lale' olduğu belirlendi.

#haber #sondakika #gündem

-----------------------------------------------------------------------

Bir Çok Merak Edilen Konuda Uzman Görüşlerini Sizlerle Buluşturduğumuz İHA Aktüel Kanalımız 👇
📌 https://bit.ly/IHA-Aktuel

İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi
🌐 http://www.iha.com.tr

Sosyal Medya'dan Bizi Takip Edin!

📍 https://facebook.com/iha.com.tr
📍 https://twitter.com/ihacomtr
📍 https://instagram.com/ihacomtr/
📍 https://t.me/ihacomtr
📍 https://www.tiktok.com/@ihacomtr

Bize Ulaşmak İçin 👇
🌐 https://www.iha.com.tr/iletisim

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Ben normalde kapıcıyım, kapıcıydım ama emekli oldum, emekli bir vatandaşım.
00:04Doğa aşığım ben, doğayı geziyorum devamlı.
00:06Davada gezerken bir pazar günü, geçen pazar yürüyüşte bu laleye dikkatimi çekti.
00:11Kayıp Amasya İtiklalesi olabilir diye düşündüm.
00:13Bir baktım gerçekten ona benziyor ve yetkililere haber verdim.
00:16Emekliyim ama yine çalışıyorum.
00:1910 tane apartmana bakıyorum şu anda.
00:25Kayıp Amasya Lalesi mi bu?
00:26Evet, Kayıp Amasya Lalesi.
00:28İlk kez 1892 yılında o dönemlerde Amasya'da yaşayan Muhlendorf isimli bir bahçıvan bitkinin soğanlarını İtalya'daki bir bahçecilik şirketine gönderiyor.
00:41Bitkinin ikinci toplaması 1896'dan 2026'ya kadar 130 yıllık süre içerisinde
00:47ben de dahil olmak üzere birçok yerli ve yabancı araştırmacı bu bitkiyi bulmak için bölgeye geliyorlar.
00:56Fakat bu bitkinin izine rastlayamıyorlar.
00:59Bilimsel ilk örnekleri İngiltere'deki Kiv Kraliyet Botanik Bahçesi'nde koruma altındadır.
01:06Bugün önemli bir gün.
01:08Çünkü bu bitki aslında kayıp olduğunu sanıyorduk.
01:12Ve 130 yıl sonra bu bitkinin aslında Amasya'da kaybolmadığını, yaşadığını ama yaşam alanında oldukça sınırlı olduğunu görmekteyiz.
01:23Bundan sonraki süreçte bitkiyi koruma altına alıp yaşatmaya çalışacağız.
01:29Nezahat Gökyut Botanik Bahçesi'nden oran müdürü Salih Sercan Kanoğlu beni aradı.
01:34Hocam dedi bana bir bitki fotoğrafı geldi.
01:37Aradığımız bitki bu olabilir mi diye.
01:40Aslında bu bana gelen ilk fotoğraf da yıllar içerisinde de Salih Bey bana sürekli gönderiyordu.
01:45Başka yerlerden de bazı fotoğraflar geliyordu.
01:47Her defa aslında bu değil, bu değil, bu değil diyorduk.
01:49Ama bu defa bu dedik, bu heyecanla hemen çıktık ilk otobüsle, ilk uçakla çıktık buraya geldik.
01:55Yerinde belgelemek istedik.
01:57Şöyle bir durum da var, bitki Anadolu'da yok olduğu raporlanmıştı ama
02:01bu yıllar öncesinde, bir asır öncesinde gönderilen çiçek soğanları Avrupa'da bazı botanik bahçelerinde, özel koleksiyonlarda, bahçelerde bitki yaşıyordu.
02:13Aklımıza şu geldi, acaba dedik bir gurbetçi bir vatandaş yurt dışında bunun soğanını temin edip gelip buraya dikmiş olabilir mi?
02:21Yoksa doğal bir yayılım mı var?
02:24Biz bugün buraya geldik, hem bitkiyi teyit ettik, evet bu tulipas pengeri yani yitik lale, hem de doğal bir yayılış.
02:33Laleler genelde erken ilkbaharcı bitkilerdir.
02:36Bu Mayıs sonu, Haziran başında çiçek açar.
02:41Diğer lalelere göre daha geç dönemde çiçek açar.
02:44Bir de benzersiz dış görünüşü, morfolojik özellikleri vardır.
02:48Uzun boylu olması, huni şeklinde parlak kırmızı renklere sahip olması,
02:56yine çiğnin içerisinde bu polen keselerini taşıyan anter dediğimiz başlıklarının olması
03:04ve o başlıkları taşıyan ince iplikçiklerin kırmızı renkli olmasıyla yakın türlerden kolaylıkla ayrılan bir türdür.
03:12Burada Ercan Bey'in hakkını vermek gerekiyor.
03:15Bitkiyle ilk karşılaşan Ercan Bey, hani onlarca az kalır, belki yüzlerce araştırmacı aradı.
03:22Artık bu bitki doğada yok galiba diye raporladığımız bitkinin yaşıyor olması mutluluk verici.
03:29Türk lalesi demekte hiçbir sakınca yok.
03:32Zaten Türklerle özdeşleşmiş bir bitki lale.
03:34Bu lale, tulipas sprengeri yani yitik lale.
03:36Yüzde yüz kesin bir şekilde aradığımız lale bu.
03:39Biz de aradık zamanında, biz de bulamadık çünkü hep yanlış yere bakıyormuşuz.
03:43Hep Merzifon tarafına, hep Sulova tarafına bakıyormuşuz ama farklı erdemiş bitki.
03:49Konum ne yazık ki yasak çünkü çok dar bir bölgede geliş gösteriyor ve bu bitkiyi artık yerinde korumamız gerekiyor.
03:55O yüzden bu nokta bilinmesi çok iyi olur.
03:58Yılmaz Bey aradı beni, Yılmaz Seven, Devlet Su İşleri eski müdürü.
04:01Dedi ki bir gezginimiz var, bir lale buldu, bu fotoğrafları göndereceğim bir bakar mısınız acaba olabilir mi diye.
04:10Ben de Ankara'da bir toplantıdaydım, baktım çok benziyor.
04:13Hemen dedim bunu İsmail Hoca'ya göndermem lazım.
04:15İsmail Hoca'ya gönderdim, hocam dedim olabilir mi diye.
04:18Ta kendisi deyince toplantıda olsa çığlık atacaktım yani neredeyse.
04:22Ercan Bey kesinlikle madalya lazım çünkü madalya lazım, ödül lazım yani birçok kişi belki bu lalenin yanından geçti gitti ama
04:30bunun farkında olan Ercan Bey.
04:32O olmasaydı biz hala tohumdan üretmeye, işte tekrardan ambasaya kazanmaya devam edecek.
04:37Ha o proje devam edecek tabii ki ama doğasında yeri Ercan Bey sayesinde bulduk.
04:42Doğada arkadaşla gezerken ben dikkatimi çekti bu lale, ben doğada zaten devamlı arıyordum, daha daş ki zaten arıyorduk bunu.
04:47Ben dikkatimi çekti, bu laleme baktım bu Amasya kayıp lalesine çok benziyor ve iki tane örnek aldım.
04:53Çok mutluyum, mutluyum ama 130 yıl geçmiş alardan, ilk defa ben denk gelmedim onu da.
05:03Doğada bu kadar geziyorum, böyle bir lale ilk defa gördüm bak.
05:06Bu da değişik bir lale, Amasya lalesine de benziyor, çok güzel bir lale.
05:11Dağ lalesi ama çok dikkatimi çekti ben böyle lale ilk defa gördüm.
05:18Evet, çok mutluyum, çok teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen