00:00Eskiden evlatlar anne babalarından daha iyi bir eğitim
00:03alır, daha iyi gelir koşullarına kavuşur ve
00:07ebeveynlerine destek olurlardı. Bugün şüphesiz herkesin kızı
00:12kendinden güzel, oğlu kendinden yakışıklı, çocuklar
00:16ebeveynlerden uzun ama hepsinin ortak bir noktası var. Her
00:21evlat anne babasından daha yoksul. Anne babasının da
00:25geleceğe yönelik beklentisi bu yönde. Bugün aileden bir miras
00:30kalmamışsa ya da bir şekilde milli piyango falan çıkmamışsa
00:35hiçbir genç kendi imkanlarıyla bir ev ya da bir araba alma hayali
00:41kuramamakta, çalışarak bunları edinirim diye hayal dahi
00:45edememektedir. Işte ülkemizdeki gençlerin durumunun iki cümleyle
00:51özeti budur. Gençler ömürlerinin baharında ağır bir
00:55hayatla yüzleşiyorlar. Iyi okulları kazanabilmek için
00:59zengin ailelerin evlatlarıyla eşitsiz bir rekabetin içine
01:03giriyorlar. Okumak için borçlanıyorlar, barınmak
01:07istediklerinde kira duvarına çarpıyorlar. Sosyalleşmek
01:11istediklerinde yasakçı yönetimle muhatap oluyorlar. Mezun
01:14olduklarında onları işsizlik bekliyor. Çalıştıklarında
01:18güvencesizlik, güvencesiz koşullarda çalışma
01:21zaruriyeti hayatta onları ilk karşılayan oluyor. Ve bu gençler
01:26bu koşullarda kendi ülkelerinde kalmak ve gitmek arasında acı
01:31bir tercihe zorlanıyorlar.
Yorumlar