00:02Müzik
00:13Sevgili izleyiciler Cumhuriyet TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:176 Şubat Kahramanmaraş merkezi depremlerin üzerinden 3 yıl geçti.
00:22Ancak ne ezik ki adalet tam sağlanamadı.
00:25Hala aileler adalet aramak zorundalar efendim.
00:28Bunu konuşacağız.
00:29Adalet peşinde aileler platformu sözcüsü avukat Eren Can anlatacak sizler için.
00:35Eren Bey hoş geldiniz yayınımıza.
00:37Hoş bulduk merhabalar.
00:39Merhabalar.
00:40Efendim şimdi birçok sorun var aslında ama dilerseniz bu sorunların ne olduğunu anlatarak başlayalım.
00:46Ne gibi sorunlar yaşanıyor şu an bu hukuk mücadelesinde?
00:51Depremin üzerinden 3 çenenin üzerinde zaman geçti.
00:54Ancak buna rağmen yargılamalar çok ağır ilerliyor.
00:59Açılan ceza davalarında bilirkişi raporları gelmiyor.
01:02Kamu görevlileriyle ilgili soruşturma izinleri verilmiyor.
01:05Ve bütün bu uygulamalardaki bu aksaklıklar, yargının yavaşlığı aslında adalete erişimimizi geciktiriyor ya da engelliyor.
01:14Bir de bunun yanında henüz iddianamesi hiç düzenlenmemiş davalar var.
01:19Örneğin benim kendi anne ve babamı kaybettiğim Hatay Antakya Rana Apartmanı davasında halen iddianame dahi düzenlenmedi.
01:28Ama bunun yanında, yanı sıra giden, yani açılan davalarda mevcut durumda bilinçli taksirle öldürme diye bir kanun maddetinden açılıyor.
01:39TCK 85'e 2'den açılıyor.
01:42Ve bilinçli taksirle açıldığı zaman da aslında bu bir trafik kazası gibi değerlendirilmiş oluyor.
01:49Biz aileler olarak aslında bunu kabul etmiyoruz.
01:52Tabii ki masumiyet kalinesi, tabii ki adil yargılanma hakkı çerçevesinde adalete erişmek istiyoruz.
02:00Ve sanıkların, faillerin olası kastla öldürmeden yargılanmaları gerektiğini ısrarla ve defaatle savunuyoruz.
02:09Bununla ilgili de bir tane verilen yargı kararı var.
02:12Adana, Hasan Alpargün apartmanı davasında ve bu kararın istinah mahkemesi tarafından kaldırılması gündeme gelmişti.
02:21Tekrar yerel mahkeme direndi.
02:2320 Nisan'da Adana'da bir duruşma var.
02:25Biz bunu çok önemsiyoruz.
02:26Çünkü emsel karar yaratmak istiyoruz.
02:29Olası kasta öldürmeden failler ceza aldıklarında, aldıkları cezanın oranı çok değişiyor.
02:36Yani depremde örnek veriyorum, Hatay Antaka ve örneğin Rana Apartmanı'nda 33 kişi vefat ettik.
02:44İki annem babam.
02:46Ya da İskenderun'da, MCG'de 13 kişi vefat ettik.
02:49Ya da Rönesans'ta 200'ün üstünde insan.
02:52Ya da Maraş Evraş Sitesi'nde 1300 kişi.
02:54Şimdi bilinçli taksirle öldürmeden hüküm kurulduğu zaman vefat eden kişi sayısı önem arz etmeksizin
03:0122 yıl gibi bir, 22 yılla 18 yıl arasında sonra indirimlerle 16 yıllara düşüyor, 14 yıllara düşebiliyor gibi bir ceza
03:08veriliyor.
03:09Bu da vefat eden her kişi bakımından bazı binalarda bir ay bile etmiyor.
03:14Biz bunu kabul edemiyoruz.
03:15Bu yüzden biraz tepkiliyiz.
03:18Ve talebimizde sadece adalet.
03:21Adalete erişmek istiyoruz.
03:22Çünkü aynı acıları bir toplum olarak hep beraber bir kez daha yaşamayalım istiyoruz.
03:28Bunun için de bir hukuki mücadele veriyoruz.
03:30Deprem bölgesindeki 11 ilden ailelerle beraber bir platformumuzu kurduk.
03:35Adalet peşinde aileleri platformu olarak.
03:37Ve tüm amacımı ceza yargılamalarında adil kararların çıkması, sorumluların hak ettikleri cezayı alması ve aynı acıları bir daha yaşamamak.
03:48Peki bu suçlular bilinçli taksirden değil de olası kastan yargılansalar ne gibi bir değişiklik olacak cezalarda?
03:57Şöyle olası kastla öldürmeden ceza alındığında eğer vefat eden kişi kadın ya da çocuksa müebbet hapis cezası verilebiliyor.
04:09Ya da 20 ila 25 yıl arası cezalar verilebiliyor.
04:14Her bir vefat bakımından yani örneğin bir binada 30 kişi vefat ettiyse olası kastla öldürmeden her biri için 20 yıl
04:22verildiğinde böyle 600 yıl hapis cezası gibi bir sonuç çıkabiliyor.
04:26Ama biz bunun caydırıcılık anlamında daha doğru olduğunu düşünüyoruz.
04:31Aradaki hukuki teknik farkı da anlatırsam ikisinde de sonucu öngörme durumu var.
04:37Yani siz bu neticeyi öngörüyorsunuz ama bilinçli taksirde bu neticeyi kesinlikle istemiyorsunuz.
04:43Ama olası kasta bu neticenin gerçekleşmesine kayıtsız kalıyorsunuz.
04:47Olursa olsun duygusuyla hareket ediyorsunuz.
04:49Şimdi ülkemizin deprem bölgesi olduğu biliniyor.
04:52Zemin etütleri doğru düzgün yapılmadığında, yapı denetim sistemi doğru düzgün işletilmediğinde,
04:58bütün mesleki bilgiye ve tecrübeye sahip olmasına rağmen inşaatta çalışan kişiler ya da kamu görevlileri,
05:07bütün bu bilgiye haiz olmalarına rağmen bu sonuca karşı kayıtsız kaldıklarında biz aslında suçu nitelendirmesinin olası kastan olması gerektiğini savunuyoruz.
05:18Burada amacımız en baştan beri söylediğim gibi aslında bir intikam vs. değil, adalet duygusunun tatmin edilmesi.
05:25Artık deprem bölgesi olan, her yerinden fay hattı geçen ülkemizde inşaat işine soyunanlar,
05:33kamu görevlileri, bu alanda çalışan uzmanlar ve profesyoneller bu titizlikle hareket etmek zorundalar.
05:39Biz 53 bin insanımızı kaybetme lüksüne sahip değiliz.
05:43Bunu diğer ülkeler pekala çözebiliyorlar.
05:46Japonya Kobe depremini yaşadıktan sonra bu sorunu çözebilecek düzenlemeleri yapabildi.
05:51Artık bizim bunu yüksek sesle dile getirmemiz gerekiyor.
05:55Toplum olarak bu acıyı yaşamak istemiyoruz.
05:58İstanbul depremi kapıda diye hep söyleniyor ama hangi hazırlık yapılıyor?
06:02İşte 6 Şubat aslında 99 depremi ne yazık ki bize çok acı bir tecrübe yaşattı.
06:07Ama biz ders çıkartmadık, 6 Şubat'ı yaşadık.
06:10Artık ders çıkarılsın istiyoruz.
06:12Artık bizim yaşadığımız acıyı bir daha aileler, insanlar, toplumumuz, ülkemiz yaşasın istemiyorum.
06:19Bir de efendim şundan da şikayetçisiniz aslında usule uygun olmayan durumlar.
06:24Mahkemelerde, adliyelerde işlerin çok yavaş ilerlemesi.
06:29Bunu da biraz açmak isterim açıkçası.
06:32Tabii ki örneğin mesela bir dosyamızda bilirkişi raporunun 9 aydır gelmediği,
06:41yani arada 2-3 duruşma yapılıyor ama bilirkişi raporu gelmediği için dosya tekrar tekrar erteleniyor.
06:47Sonra gelen bilirkişi raporunun aslında multidisipliner olmaması,
06:50yani hüküme esas alınabilecek nitelikte hazırlanmaması tekrar bilirkişi raporu alınmasına yol açıyor.
06:56Ve bu aşamalar geçerken geçerken geçerken süreler akıp gidiyor.
07:01Ve bu süreler akıp giderken aslında bizim hayatımızdan geçen günler oluyor.
07:05Yani 3 yıl, 2 ay olmuş hali hazırda.
07:09Bakın 1000 günden fazla olmuş.
07:11Hani bu acıyı yaşamayanlar için bunlar 1000 gün, herhangi bir gün gibi geçti ama bizim için herhangi bir gün gibi
07:17geçmedi.
07:18Biz her gün tekrar tekrar aynı acıyı yaşadık.
07:21O yüzden bir raporun 9 ay gecikmesi, duruşmalarda mahkeme heyetlerinin ailelerimize,
07:26yani katılan taraflara kötü davranması, kısa kes, uzatma, hadi söyleyeceğini anlat gibi üsluplarla bize davranılması.
07:35Biz oraya gerçekten keyfimizden gitmiyoruz.
07:38Gerçekten gitmek de istemiyoruz.
07:40Biz adaleti aramak değil, biz aslında bir kenara geçip yasımızı tutmak istiyoruz.
07:44Ama ne yazık ki bize buna izin verilmiyor.
07:47Biz yasımızı tutmak isterken kendimizi bir adalet mücadelesinin içinde bulduk.
07:52O yüzden 20 Nisan'daki duruşmayı da mesela çok önemsiyoruz.
07:56Çünkü emsal bir karar bizim için Hasan Alpargün davasındaki olası kararı.
08:01Bu emsal kararı bozulmamasını, onanmasını talep ediyoruz ki,
08:06biz de kendi diğer davalarımızda, 11 ildeki diğer ceza dosyalarımıza emsal karar olarak onu sunabilelim.
08:13Ve tabii ki her dosyanın kendi özgün durumları vardır.
08:17Ancak bir ilki olarak faillerin ağır ihmalleri, ağır kusurları olan dosyalarda bu neticeyi öngörmelere rağmen,
08:25mesleki bilgilerine ve tecrübelerine rağmen kayıtsız kaldıkları,
08:29adeta olursa olsun mantığıyla hareket ettikleri dosyalardaki bu dosyaların büyük çoğunluğudur.
08:34Olası kasta öldürmeden hüküm kurulmasını talep ediyoruz.
08:38Bir de kamu görevlileri kısmı var.
08:40Kamu görevlilerine soruşturma izinleri verilmedi.
08:446 Şubat 2023'ün üstünden neredeyse 1,5 yıl geçtikten sonra ilk izinler çıktı.
08:50Bunu da kabul etmek mümkün değil.
08:52Kamu görevlilerinin aslında hızlıca izinleri verilseydi, yargılamalar bir arada yürüyecekti.
08:57Yani yargılamaları geciktirecek, ağırlaştıracak uygulamalarla biz karşılaşmaktan çok yorulduk, çok yıprandık.
09:043 yıl geçti, örneğin benim kendi davamda bir iddianame yok, ailemi kaybettiğim dosyada.
09:10Düşünebiliyor musunuz?
09:113 yıl, 2 ay geçmiş, daha ceza davası halen açılmış değil.
09:16Bu bizi çok yıpratıyor.
09:18Bunun gibi çok örnek var.
09:19Ve hem eski binalarda hem yeni binalarda deprem yönetmeliklerine uyulmadığını,
09:27kamu görevlilerinin görevini layıkıyla yapmadığını,
09:29yapı denetim firmalarının görevini layıkıyla yapmadığını,
09:32belediyelerin görevini layıkıyla yapmadığını,
09:34bakanlığın imar affı, imar barışı gibi bir hukuk garabeti, bir mimari garabeti çıkararak
09:41hiçbir mühendislik hizmeti almamış, hiçbir mühendislik faaliyeti olmadan,
09:47projesi olmadan dahi yapılmış kaçak yapıları hukuki statüye kavuşturduğu bir ülkede yaşıyoruz.
09:52Bu kabul edilemez.
09:53Bunların da aslında sorumluluğunun tesit edilmesini ısrarla talep ediyoruz.
09:57Yani bizim buradaki talebimiz, ceza davalarında sanık olarak önümüze çıkartılan
10:03bir iki müteahhit, bir iki inşaat mühendisi ya da statik proje sorumlusu,
10:08mimari proje sorumlusu, mimarların yargılanması değil,
10:11bütünlüklü bir sistem olarak inşaat sürecinde görevi olan herkesin,
10:17tüm sorumluların hak ettiği şekilde ve adil bir yargılanma sonucunda
10:21cezalandırılmasını talep ediyorum.
10:23Bir de efendim galiba firari durumları da çok zora sokuyor davaları değil mi?
10:29Evet, tabii ki örneğin Kahramanmaraş Ezgi Apartmanı'nda yaklaşık sanıklar
10:38iki sene boyunca firari olarak beklediler ve yani kaçtılar, bulunamadılar.
10:45Bunun gibi firari olan birçok sanık var.
10:48Ya da MCG Tower'da, hemen de Rönesans, Hatay Antakya Rönesans Rezidans'ta
10:55sanık Karadağ'a kaçmıştı ve akabinde ölüm haberi geldi.
10:59Ama biz bu ölüm haberinin de doğruluğundan şüphe duyuyoruz.
11:02Çünkü ceza duruşmasındaydım geçen hafta.
11:05Orada soruyoruz yani bu kişinin mezarı nerede?
11:08Net bir cevap alamıyoruz.
11:09Ölüm sebebi ne?
11:10Orada kardeşi de sanık.
11:12Bunlara net bir cevap alamıyoruz.
11:13Ve yurt dışından yargılamanın en başından beri gelmeyen bir sanık var.
11:17Şimdi öldüğüne inanmamızı istiyorlar.
11:20Adaletten kaçmasınlar.
11:22Sorumlularsa gelip cezalarını çeksinler istiyoruz.
11:26Kesinlikle.
11:27Eren Bey çok teşekkür ediyorum.
11:29Olur da benim sormayı unuttuğum, şu da gözden kaçmasın dediğiniz, eklemek istediğiniz
11:33son cümleleri de rica edeyim sizden efendim.
11:37Son cümle olarak şunu söyleyebilirim.
11:396 Şubat'ın üzerinden 3 yıl geçti.
11:423 yıldan fazla hatta 3 yıl 2 ay geçti.
11:45Duruşmalara gidiyoruz, geliyoruz aileler olarak.
11:49Deprem bölgesinden ayrı şehirlerde yaşıyoruz artık.
11:51Evlerimiz yıkıldı.
11:52Sevdiklerimizi kaybettik.
11:53Ve biz o duruşma salonlarında yalnız kalıyoruz.
11:56Sanıklar duruşmalara dahi gelmiyorlar.
11:58İlk duruşmaya katılıp ifade verdikten sonra duruşmalardan bağışık tutuluyorlar.
12:03Tutuklu yargılanmıyorlar.
12:04Ve biz de o ceza duruşmalarında bin kilometre öteden gittikten sonra o salonlarda tek başımıza kalıyoruz.
12:10O yüzden tüm kamuoyundan sizin aracılığınızda da depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yalnız bırakılmamasını,
12:17bu konunun kamuoyunda tutulmasını ve sorumluların hak ettiği şekilde cezalandırılması talebimizi hep beraber büyütmeyi talep ediyorum.
12:25Çünkü buradaki tekrar en başta söylediğim gibi amacımız aynı acıları hep beraber bir daha yaşamamak.
12:32O yüzden de yayına davet ettiğiniz için de teşekkür ediyorum.
12:35Estağfurullah görevimiz.
12:36Ben davetimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
12:40Davanın takipçisiyiz.
12:42Her zaman da sizleri ekranlara çıkartmaya, ailelerin sesi olmaya devam edeceğiz.
12:47Ağzınıza sağlık.
12:50Evet sevgili Cumhuriyet TV izleyicileri,
12:53Adalet Peşinde Aileler Platformu'un sözcüsü Avukat Eren Can yayınımızın konuydu.
12:576 Şubat'ın üstünden 3 yıl 2 ay geçti.
13:00Ancak ne yazık ki adalet hala sağlanamadı.
13:03Aileler hala adalet arıyorlar.
13:06Zaman zaman sosyal medya üzerinden, medya üzerinden seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
13:11Bugün de bunu konuştuk efendim.
13:12Ailelerin sesi olmaya çalıştık.
13:15Şimdilik burada noktalıyoruz üzülerek.
13:17Ancak başka programlarda yeniden karşınızda olacağız.
13:20O zamana dek görüşmek dileğiyle.
Yorumlar