Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Haberin detaylarına ataeli.com.tr adresimizden ulaşabilirsiniz.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Az önce söyledim mi? 10-12 yıl oldu yaklaşık.
00:03Bir tane makale formatında bir çalışma yapmıştım.
00:09O çalışmanın başlığı kimdir akademisyen?
00:14Niçe'den almıştım.
00:16Niçe'nin Deccal başlıklı metnin hemen ön sözünde.
00:20Dile getirdiği bir kavram beni çok etkiledi işte.
00:22Dile getirme biçimi de aynı zamanda çok etkiliydi.
00:26Oradan esinlenerek de bir akademisyenin akademik bir tutumun, akademik bir tavrın temel özü olarak görmüştüm düşünsel dürüstlüğü.
00:37Dediğim gibi niçeden her şeyden önce benim içtenliğime ve tutkuma dayanabilmeleri için düşünsel konularda katılık kertesinde dürüst olmaları gerekir.
00:49Bir akademisyen kimliği olabilir, profesör kimliği olabilir ama bu kabul edilebilecek bir şey değildir.
00:57Bakış açısı, yeni bir metot ortaya koyma gayreti içinde olan kişi demiştim.
01:02Fakat oradaki ana tema düşünsel dürüstlük olduğu için akademisyenle filozof arasındaki bir ayrımlar yaptım.
01:11Bunu bir yerde kaleme almadım.
01:13Filozofluk biraz daha farklı bir şey.
01:16Filozof tabii ki yeni şeyler söyleyecek ama bunun yanında değerli şeyler de söyleyen.
01:22Bugün yapacağım konuşmayı aslında bu çerçevede bu yeni kavramıyla başlamak istiyorum.
01:27Ve belli bir alanda, tabii ki bir felsefeciyim, felsefe alanı da diyelim.
01:33Yeni kimi şeyler ortaya koymanın koşulları nedir sorusunu sorarak konuşmamı başlayacağım.
01:40Yeni bir şey ortaya koymasının ana insanlık durum saptamasıyla ve bu yapacağı saptamanın doğru bir değerlendirme olması ön koşuldur.
01:52Yani insanlık durumu derken neyi kastediyor?
01:54Örneğin o çağın insanlık filozof.
02:04Bugün ana kavramımız başkaldırı kavramı.
02:07Onunla ilgili bir konuşma yapacağım.
02:12Biraz konuşmamın dışında bir şeyler söylemek istiyorum.
02:17Başkaldırı bir tutum, bir tavır olarak bana kalırsa insan dediğimiz varlığın en değerli ve en önemli, onu o yapan özelliği.
02:31Neden böyle?
02:33Çünkü başkaldırmak demek, hayır demektir.
02:38Yok artık o kadar da değil demektir.
02:44Bu noktada bence önemli olan, hayır demeyi unutmuş bir toplumdan ne kendisine, ne başka toplumlara, ne de insanlara bir hayır
02:57gelmez.
02:59Ne yapmalıyız?
03:02Yapmamız gereken şey çok açık.
03:04Çocuklarımıza, hem de okul öncesinden başlayarak, hayır demeyi öğretmeliyiz.
03:13İyi bir şekilde neye hayır dediğimizi, niçin hayır dediğimizi, çok iyi bir dille anlatacak şekilde, hayır demeyi öğretmeliyiz ve çocuklarımız
03:23şunu diyebilmeliler.
03:24Hayır, ben bunu yapmam.
03:27Hayır, sen bunu bana yapamazsın.
03:30Bunu yapmadığımız sürece, toplum hayırını unutur ve o toplumdan da kimseye hayır gelmez.
03:36Bugün hocamız Albert Camus çerçevesinde, başkaldırıyla ilişkisinde günümüz sorunları üzerine bir konuşma yapacak.
03:46Elbette ki hocamızın yapacağı konuşmada en temel kavram olan başkaldırı,
03:51bugün de bizim ihtiyacımız olan, yaşananlar bakımından baktığımızda ihtiyacımız olan bir kavram.
03:59Aynı zamanda bir kavram değil, kavramla birlikte bir eylemliğiyle beraberinde getiren bir zemin.
04:08Dolayısıyla bu zemin üzerine düşüneceğiz, bu zeminin önemini vurgulamaya çalışacağız burada.
04:13İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen