- 2 gün önce
T24 yazarı Ebru Dedeoğlu, İhsan Kartoğlu ile köy öğretmenliğini, çocukların görünmeyen dünyasını, bazen yalnızca “vazgeçmemenin” bir hayatı nasıl değiştirebildiğini ve Buradayım Öğretmenim! kitabını konuştu.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Herkese merhaba, ben T24'ten Ebru Dedeoğlu.
00:03Bugün çok farklı bir konuğum var.
00:05Kars'ın Çerme Köyü'nden İhsan Öğretmen'le beraberim.
00:09Buradayım Öğretmenim adlı kitabı Kronik Yayıncılık'tan çıktı.
00:12Farklı bir dünya, idealist bir öğretmenin öğretme çabaları ve sevgisinin ulaştığı çocuklar.
00:19Hoş geldiniz.
00:20Hoş buldum, çok teşekkür ediyorum.
00:23Kars nasıl, havalar nasıl, Kars'ta kar var mı?
00:29Kar hiç gitmedi ki, var olsun.
00:32Aylarca toprağın üstüne serildi.
00:36Yine yağmasını bekliyoruz.
00:38Buralar biraz soğuk, bilirsiniz.
00:40Bugün mesela eksi 17 derecede okula gittik.
00:44Ama idare ediyoruz.
00:46Harika.
00:47Peki, siz Aslen Rizeli'siniz ama Çerme Köyü'ndesiniz Kars'a.
00:52Nasıl oraya gittiniz, nasıl alıştınız?
00:55Köy okulunda öğretmen olmanı bize anlatır mısınız?
01:00Zorluklarını, faydalarını, videolarınızı görüyoruz.
01:03Çok harika her şey ama bir de arka planı mutlaka vardır.
01:087 yıl önce Kars'a atandım.
01:11Şu anki köyümde değildim.
01:13Farklı bir köydeydim yine ama Kars'taydım yine.
01:16Aslında ben çok öğretmen olma hayali kuran bir insan değildim.
01:21Ne zamanki mesleğe başladım, o zaman çok keyif aldım.
01:26Ve keyif aldıktan sonra da elimden geldiğince öğrencime faydalı olmaya çalıştım.
01:32O günden bugüne çocuklar için uğraşıyorum ve anılar biriktiriyorum daha çok.
01:37Bu anıları da son kitabımda yazdım.
01:41Evet, o anılarınız hepsi birbirinden değerli.
01:44Aslında hepsi birer ders niteliğinde ve sevgiyle her şeyin çözülebileceğini,
01:50tüm engelleri aşabileceğimizi de bir anlamda gösteriyor.
01:547 yıldır öğretmensiniz bildiğim kadarıyla, biraz önce konuşmuştuk.
01:59Merak ediyorum, okulun genel profilini bize anlatır mısınız?
02:03Öğrenciler, okul, 7 yıl önce ile 7 yıl sonra arasındaki fark.
02:08Bir köy okulu, çocuklar benim zamanımda olduğu gibi mavi önlüklerle ilgili okula geliyorlar.
02:15Şimdi büyükşehirlerde veliler çocuklarını arabalara koyup,
02:22işte özenle okula bırakıp, özenle alırken bizim çocuklar köyün zorlu yollarında,
02:29karlı yollarını aşarak kendi başlarına kuzen, kardeş elle tutuşup okula geliyorlar.
02:35Çok mesafe var mı evleriyle okullar arasında?
02:38Yine 10-15 dakika yürüyor çocuklar.
02:40Ama okulumuz köyün içinde, güzel bir yerde.
02:44Çocuklar da okula böyle keyifle geliyorlar.
02:49Böyle zorunda hissederek gelen çocuk ben çok görmedim.
02:53Hepsinde bir okuma aşkı var, sosyalleşme aşkı var.
02:56Çünkü çocuklar için özellikle köylerde okul bir sosyalleşme alanı.
03:01Orada arkadaşlarla eğleniyorlar, o çocuklar.
03:05Bu da onları mutlu ediyordur diye düşünüyorum.
03:08Yani şehirdeki okullardan biraz daha farklı tabii ki ortamı.
03:15Çocuklar bazen öğle yemeğine evlerine gidiyorlar, ev yakın olanlar.
03:19Yakın olmayanlar da evden getirdikleri çantalarıyla okulda beslenmeye çalışıyorlar.
03:25Çocukların hepsini hakim, ne yaptıklarını çok iyi biliyoruz.
03:28Küçük bir köy okula ama...
03:29Sınıflar kaçar kişilik ya da sizin sınıfınız?
03:33Benim sınıfım okulun en kalabalık sınıfı.
03:36Belki sayı size çok az gelecektir ama 22 öğrencim var benim.
03:39Diğer arkadaşlarım da 10 öğrenci var, 12 öğrenci var.
03:43Aslında İstanbul'daki devlet okullarının sınıflarını düşününce 22 bile gayet iyi bir rakam.
03:49Gayet ideal ama bir köye göre fazla tabii ki.
03:52Çünkü öteki okulumda 10 öğrencim vardı ya da 2 öğrencili okullar var öyle söyleyeyim size köylerde.
04:01Bizim okulumuzda 80 öğrenci var.
04:03Öğretmen arkadaşlarımız, müdürlerimiz derken eğitim camiası hizmet etmeye çalışıyoruz.
04:08Peki ailelerde özellikle kız çocukları olmak üzere okula göndermemeyi tercih eden aileler var mı?
04:17Ya da sizin zorlandığınız, gidip o ailelerle görüştüğünüz, eğitime ikna ettiğiniz aileler?
04:23Yani ben 7 yıldır aslında böyle çok kusur durumlarla karşılaşmadım.
04:28Çünkü son zamanlarda işte Milliyetin Bakanlığı'nda yaptığı uygulamalarla zaten çocukların kaydı sisteme düşüyor.
04:37Biz de sisteme düştüğü zaman çocuklarla yetişim kuruyoruz velilerle.
04:42Bu zamana kadar karşıma öyle bir durum çıkmadı.
04:45Sadece bir öğrencimin serzenişi olmuştu.
04:48Hikayeyi de yazdım zaten kitapta.
04:52Öğrencimin ortaokuldan sonra okumasına izin vermediğini ailesinin bana söylemişti.
05:00O konuda biraz tedbir aldım.
05:02Ama onun dışında ilkokul çağında çocuktan da okula gelmese hangi bir durum yok.
05:07Çok güzel bir haber bu.
05:09Yani genelde daha farklı hikayeler duyuyoruz.
05:13Ama şöyle bir şey, ben şahit olmadım.
05:16Belki de vardır.
05:17Daha kırsal bölgelerde vardır.
05:18Kulağıma gelen de olmalı şu zamana kadar.
05:22Umarım da yoktur.
05:23Eğitim, evet her şeyin çözümü eğitim diyoruz ama bu eğitim sizce nasıl olmalı?
05:30Biz bunu öğretmen arkadaşlarla ya da müdürümle sürekli konuşuyoruz.
05:35Bir gün okuldayken müdürüm bana bu soruyu sordu aslında.
05:39Dedi ki insan öğretmenim, biz geleceğe yetiştiriyorsak, gelecekteki veliler de bizim öğrencilerimiz olacaklarsa
05:46ve biz bunu eğitimle başaracaksak, sence gelecekteki toplumu şekillendirebilir miyiz diye bir soru sordu bana.
05:54Ben de kendisi de diyor ki, değerli müdürüm bizden önce bu okul vardı, bu okula bizden önce belki de çok
06:02kaliteli, kıdemli öğretmenler geldi, görev yaptılar.
06:05Siz şu anki veli profilinden mutluysanız eğer eğitim birçok şeyi düzeltiyordur.
06:11Ama mutlu değilseniz demek ki bir yerde bir sorun vardır ve o öğretmenlerin düzeltemediğini biz nasıl düzeltelim dedim.
06:19Çok doğru.
06:20O zaman da şunu söyledi müdürüm, yani sen eğitimle bunların hallolamayacağını düşünüyorsun dedi.
06:27Ben aslında ondan bahsetmemiştim.
06:30Bizim aslında ülkece bir karara ihtiyacımız var.
06:33Bu karar bence toplumsal bir karar.
06:35Mesela son PISA sınavlarında, bu ülkeler arası sınavlarda Finlandiya isminden çok fazla bahsediyoruz eğitim camiasında.
06:48Finlandiya'da aslında bundan birkaç yıl önce bataklıklar ülkesi olarak anlıyordu.
06:53Şimdi eğitimde zirveye çıktılarsa onlar bir şeyleri doğru yapmışlardır.
06:58Okuduğum kitaplarda Finlandiya'da yaşayanlar bir karar vermişler.
07:05Ve ne olacaksa bütün değişimin eğitimle var olacağını, eğitimden geçeceğini kararını vermişler.
07:15Bu karar şöyle mesela sadece öğretmenlerin vermesi yetmiyor.
07:18Yani biz çok önemliyiz, birçok değerliyiz demekle olmuyor.
07:22Devlet politikaları, vatandaşların öğretmene karşı tutumu, eğitime karşı tutumu topyekul bir karar vermişler.
07:29Ve şu anda eğitimde zirvedeler.
07:30Bizim de böyle bir karara ihtiyacımız var.
07:33Biliyorsunuz yakın zamanda maalesef bir meslektaşımızı kaybettik.
07:36Evet, maalesef.
07:37Bizi derinden etkiledi.
07:39Yani yeni yeni üzerimizden böyle toprağını atıyoruz biz kendimiz öğretmenler olarak.
07:44Bu noktada sadece öğretmenlerin bir karar vermesi yetmiyor.
07:49Politikaların düzelmesi gerekiyor.
07:52Belirlerin, toplumdaki her insanın eğitimciye, eğitime güvenmesi gerekiyor.
07:57Ve değişimin eğitimle başlamasına inanması gerekiyor.
08:00Biz tabii ki bir noktaya kadar getirebiliriz ama toplumdan topyekul desteğe ihtiyacımız var.
08:06Kesinlikle, çok doğru söylediniz.
08:08Peki, kitaba geçecek olursak, Buradayım Öğretmenim kitabın adı.
08:13Orada özel gereksinimli çocuklarla olan deneyimleriniz var.
08:22Öğrenemez damgası yemiş çocuklar.
08:26Aslında bir anlamda ötekileştirilmiş olan çocuklar var.
08:30Ve siz onlarla bu engelleri aşmışsınız.
08:34Ve sırrı da vazgeçmemenizmiş.
08:37Biraz bize anlatır mısınız?
08:40Şimdi öncelikle benim kardeşim de özel bir çocuk.
08:43Doğum esnasında solumsuz, oksijensiz kaldığı için gelişimi akranlarla göre biraz daha geç oluyor.
08:51O yüzden özel eğitim çocuklara çok da uzak değilim.
08:55Ailemden birbire özel çocuk.
08:57Sınıfımda da bir özel öğrencimiz var.
08:59Çok tatlı bir çocuk.
09:01Ama sadece bu benim vazgeçmemem olmuyor.
09:04Dediğim gibi az önce bütün hazır parçalarının, sistemin çocuğu desteklemesi gerekiyor.
09:10Ben şimdi 22 öğrencinin öğretmeniyim ve sorumlu olduğum, öğrencimle de sorumluyum ama sınıfta diğer sorumlu olduğum öğrenciler de var.
09:20O öğrencimle her dakika özel ilgilenemem.
09:23Onun desteklenmesi gerekiyor.
09:25Biz de öğretmen arkadaşlarla beraber destek eğitim odası açtık.
09:28Bu Milliyetin Bakanlığımızın bize sağladığı bir uygulamaydı.
09:31Destek eğitim odasında bir meslektaşım öğrencimizle birebir okuldan sonra ilgilendi.
09:39Ben de meslektaşım ne yaptıysa derste onları tekrar ettirdim.
09:45Öğrencimizin üzerine gittik.
09:46Ama siz o arada başka okumalar da yapmışsınız.
09:49Neler yapabileceğinize dair araştırmalar yapmışsınız.
09:53Biraz onlardan da bahsedin.
09:55Ama şöyle hikayede anlattığım gibi onu yapan ben değilim.
10:02Ben sadece destekler kısımdayım.
10:04O araştırmaları yapan benim bir meslektaşım.
10:07Bir gün meslektaşımız okula, öğretmen orasına geldi.
10:12Bize şunu dedi.
10:14Ben destek eğitim odası açacağım.
10:16Bu çocukların eğitim almasını istiyorum özel öğrencilerimizin.
10:21Biz de çok mutlu olduk tabii ki.
10:22Müdürümüz de sağ olsun odayı hemen açtık.
10:25Kullanmaya başladı kendisi.
10:26Normal şekilde çocuklara harf öğretmeye çalışıyordu.
10:29Ama çocuklarda hiçbir şekilde bir değişim olmadığını gösterdi.
10:33Ve morali çok bozuldu.
10:35Dedi aylarca ben çalışıyorum.
10:37Hiçbir şey değişmedi.
10:38Ama gerçekten pes etmedi.
10:40Pes etmeyişi ben meslektaşımda gördüm.
10:43Bir gün böyle yine odaya geldi.
10:46Dedi ki ben karar verdim.
10:48Farklı bir yöntem uygulayacağım dedi.
10:50Dedik ne yapacaksın?
10:51İşte şu yönden uygulayacağım.
10:52Ya biz de tamam biliyoruz da o yöntemi.
10:54Tam hakim değil çünkü uzun yıllar kullanmadık.
10:57Ya da ihtiyaç duymadık.
10:59O da bilmiyordu aslında.
11:01Akşamları gitti.
11:03Saatlerce o yönteme çalıştı.
11:05Önce kendi öğrendi.
11:06Sonra çocuklara öğretti.
11:08Derken o yöntemle çocuklar okumaya başladılar.
11:10Ben de o meslektaşımın o destek eğitim odasında uyguladığı yöntemi aynısını tekrar mahiyetinde sınıfıma aktardım.
11:20Şu an meslektaşım tayin oldu gitti.
11:23Ama ben onu uygulamasana devam ediyorum ve çocuklarımız okuyorlar.
11:27Ona da selam söyleyelim.
11:28Çok önemli bir şey.
11:29Peki bir öğretmenin çocuktan vazgeçmemesi, ısrar etmesi, o çocuğun kaderini değiştirir mi?
11:38Ne dersiniz?
11:39Şunu diyebilirim.
11:41Bir hikaye vardır.
11:42Deniz yıldızı toplayıcısı.
11:45Sahilin kıyısına vuran deniz yıldızlarını bir adam gider, toplar, açığa götürür.
11:53Bir de deriyor ki neden mutlaka taşıyorsun?
11:57Konuşta bir yıldızı var.
12:01Adam da cevap veriyor.
12:02Bak bunun hayatını kurtardım diyor.
12:05Bunun hayatını değiştirdim diyor.
12:06Şimdi biz de o bir tane bile olsa o deniz yıldızı için öğretmen olarak çabalıyoruz.
12:13Belki olur belki olmaz ama en azından vicdanımız rahatlıyoruz ki biz elimizden geleni yaptık.
12:18Çocuğu çocuktan vazgeçmedik.
12:20Biz bu yüzden vazgeçmeyeceğiz, devam edeceğiz.
12:24Ay harikasınız.
12:26Peki, 5 farklı köyde okumuş, sürekli okul değiştiren bir öğrencinizle karşılaşıyorsunuz kitapta da okudum.
12:34Göç eden ailelerin çocuklarının sorunları aslında burada dile getiriliyor.
12:39Onlar için eğitim sisteminde ne tür boşluklar içinde düşüyorlar?
12:45Neler yaşıyorlar?
12:46Kitapta bahsettiğim öğrenci bir önceki köy okulunda karşılaştığım bir öğrenciydi.
12:52O da çok çok tatlı bir çocuktu.
12:53Ama babası çoban olduğu için burada Kars'ta genelde ıydırdan gelenler burada çobanlık yaparlar.
13:02Burada da nahırcı derler onlara.
13:04Bilmem daha önce duydunuz mu?
13:05Duymamıştım.
13:07Ahırcı çocuğuydu o da.
13:09Bize dönem dönem bölüm hepsinin içi çocukları gelir.
13:12Ama onların da en büyük bir zamantajı maalesef sürekli her dönem babalarının çobanlık yaptığı köyler değiştiği için onlar da okullarını
13:22değiştirirler.
13:23Arkadaşlarını değiştirirler, öğretmenlerini değiştirirler.
13:26Ben çocukluğumda ilkokulda üç öğretmen değiştirmiş bir öğretmenim.
13:32O çocuğun ne yaşadığını çok iyi biliyorum aslında.
13:36Ve kendimi onun yerine koyabiliyorum.
13:39Çok zorlanıyordur büyük ihtimalle.
13:41Bana geldiğinde de çok zorlandığını hissettim.
13:44Düşünün üçüncü sınıftasınız, beş sınıf değiştirmişsiniz.
13:50Birçok arkadaşınız olmuş ve gittiğiniz her yerde tam adapte oluyorsunuz.
13:55Sonrasında ayrılıyorsunuz.
13:56Hiç arkadaşınız olmuyor.
13:58Sürekli yeni bir başlangıç derken.
13:59Öğrencim kendini çok yalnız hissediyordu.
14:02Ve ister istemez sürekli öğretmen değiştirdiği için, okul değiştirdiği için, yazısından tutun okumasına kadar çok zorlanıyordu öğrencimiz.
14:10Ama kısa sürede onunla da güzel bir iletişim kurmuştuk.
14:15Nasıl beceriyorsunuz o iletişim kurmayı?
14:18Ne yapıyorsunuz?
14:20Arkadaşımız bunu beceriyordur.
14:21Öğretmenler bunu pedagogik formasyonuna alırlar.
14:25Bizde de şeytan tüyü var mı diyelim, ne diyelim.
14:28Sonuçta öğretmeni bizim mesleğimiz bu.
14:30Çocukların dilinden az çok anlıyoruz.
14:34Aslında benim yaptığım şu, bir empati, iki çocuklarla öğreneceğimle arkadaş olabiliyorum.
14:42Onlarla her şeyi konuşabilirim, sohbet edebilirim, dertlerini paylaşabilirim.
14:48Böyle olunca da çocuklar kendilerini öğretmenlerine yakın hissediyorlar.
14:52Ben de elimden geldiğince onların bütün dertlerine koşmaya çalışıyorum.
14:55Peki ailelerin de yaşadıkları sorunları falan gelip size anlatıyorlar mı?
14:59Her şeyi yani.
15:01Nereye kadar destek olabiliyorsunuz?
15:04Şimdi şöyle mesela, bir öğrencim maalesef babasının annesine şiddet uyguladığını dahi bir kız öğrencim bana gelip söylemişti mesela zamanında.
15:15Bu tür durumlarda biz de devletin bize verdiği yetkililer nesninde idari kısımları uygulayabiliyoruz tabii ki.
15:23Yetkilileri bilgilendirebiliyoruz.
15:25Bu konuda ben yetkilileri bilgilendirmiştim.
15:28Sonrasında öyle bir konu bir daha geçmemiştim.
15:31Çok güzel.
15:32Önemli bir şey çünkü çocukların size gelip buna açılması bile büyük bir başarı sizin açınızdan.
15:39Kendini yakınsatması lazım.
15:41Ben hep şunu söylüyorum.
15:43Bir çocuk öğretmenini kendine yakın hissederse ona birçok şeyi anlatır ve aradaki korku perdeleri dağılır.
15:53Çocuk öğretmenden korkarsa, çekinirse birçok şeyi anlatamaz ama içinden konuşmaya devam eder.
15:58Çocuklar her zaman konuşurlar.
16:00Sadece bunu dile getirmezler.
16:03İşte çocuklara o samimiyeti verdikten sonra bütün dertlerini, sıkıntılarını, kalplerinden geçenleri size aktarıyorlar.
16:09O yüzden ben de diyorum ki çocuklar içerilerinden konuşacaklarına bunu dışa döksünler.
16:16Biz de duyalım, yardımcı olalım.
16:17Aslında işte burada kitapta da bahsettiğiniz gibi şehir okulları ile köy okulları arasındaki bu farkı da aslında görebiliyoruz.
16:28Burada sizin birebir onlarla 20 öğrenci, belki 10 öğrenci ile birebir ilginiz var.
16:33Maalesef şehir okullarında bu çok kalabalık.
16:36Öğretmenlerimiz yetişemiyorlar.
16:38Zaten hayat derci ve yaşam zorlukları var, büyük şehir zorlukları var.
16:45Bunu tabii köy okullarının da çok başka sorunları ve zorlukları var.
16:50Size onu soracağım.
16:52Ne fark var sizin gözlemlediğiniz kadarıyla?
16:57Fark şu, öncelikle köydeki çocuklar ister istemez velilerinden destek göremiyorlar.
17:05Velileri suçlamak için söylemiyorum çünkü velilerin de çok yoğun tempoları var.
17:09Babalar genelde evde değiller.
17:11Birçoğu gurbetteler.
17:13Çok çocuklu aileler mi genelde?
17:16Aileler genelde ama az çocuklu olan da var.
17:21Yani bir öğrencim var, dokuz kardeşi var, bir öğrencim var, iki kardeşi var.
17:25Değişiyor tabii ki aile yapısına göre.
17:28Ama burada temel problem, babalar inşaatçı olduğu için genelde Kars'ta kışın inşaatı olmuyor.
17:34İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde inşaat görevine gidiyorlar.
17:38Aylarca gelmiyorlar.
17:40Annenin birçok sorumluluğu var.
17:42Büyük anne, büyük baba aynı evde kalıyorlar.
17:45Onların bakımı, ahır işleri, ev işleri, yeri geldiği tarım işleri, bahçe işleri, kaz işleri derken
17:54aileler, anneler çok yoğun.
17:56Babalar evlerde değil.
17:58Çocuklar bebeğinden destek alamıyor.
18:01Yani yapamadığı bir durum olduğu zaman, zorlandığı bir an olduğu zaman
18:05annesinden, babasından destek alamadığı için tabii ki akranlarına göre, şehirdeki akranlarına göre zorlanması çok normal.
18:12Bunun yanında ama çocuklar burada çok sosyaller aslında.
18:19Köyünde bir avantajı var.
18:21Sokakta oynuyorlar, çimenlerde oynuyorlar.
18:24Bu harika bir avantajı onlar için ve onlara sürekli söylüyorum.
18:29Şehirlerde çocuklar beton harme binalarının arasında hayatlarını sürdürürken bizim çocuklarımız çimenlerin arasında koşarak top oynuyorlar,
18:37işte ip atlıyorlar, bisiklet sürüyorlar, köyde güvendeler.
18:41İstanbul'da şu anda hangi sokak güvende?
18:43Değil mi?
18:44Halbuki öyle olunca, ondan da onlar şanslı.
18:47Ama tabii ki her yerde bir zorluk, bir kolaylık var.
18:52Burada da çok soğuk bir hava var, çok soğuk bir iklim var.
18:55Mesela bir öğrencim okula gelirken baktım, karlı yollardan gelmiş, her tarafı simsiyah, sadece burada bir beyazlık var saç kakülünde.
19:07Saçı donmuş.
19:08Hakkı ya.
19:09Yani tuhaf oldum dedim, bekle seni çekmem lazım, öğretmenim ne oldu?
19:16Ne olur seni çekeceğim de sana göstermem lazım.
19:18Gösterdim, o da şaşırdı saçının donmasından.
19:21Ben de onu sosyal bölümde paylaştım, insanlar da çok destek açıklamasında bulunmuşlardı.
19:26Yani bu çocuklar zorlu şartlara rağmen burada hayata tutunmaya, eğitim almaya çalışıyorlar.
19:32Yürüyerek geliyorlar değil mi oku evlerine?
19:35Yürüyerek geliyorlar, evet.
19:3615-20 dakika dediniz.
19:38Tabii o karda çok zor bir şey, büyük bir mücadele aynı zamanda.
19:41Böyle tipi ya da yağmurlu havaları olduğu zaman bazı veliler traktörlerin arkasına çocuklarını doldurup,
19:48röbörklerini doldurup getiriyorlar falan böyle enstantaylar dolduruyor tabii ki.
19:53Doğal bir ortam, güzel bir ortam.
19:55Abi veliler belki Ebeveyn'in rolünü oynayamıyorlar işlerinden dolayı çok yoğun oldukları için ve yoruldukları için.
20:04Ama bir bakıma da öğretmenler bu konuda biraz şanslılar.
20:07En azından bizim de pek işimize karışmıyorlar.
20:10Biz de çocukları şekillendirebiliyoruz.
20:13Yani batıda, büyük şehirlerde veliler kapısını sınıf kapısına dayayıp kulağını zilin çalmasını beklerken biz de öyle bir durum yok.
20:25Yani velinin baskısını üzerinde çok hissetmiyoruz orası.
20:29Buradaki veli profili de bu şekilde.
20:31Dezavantajları var, avantajları var.
20:33Geçinlik biliyoruz.
20:34Tabii canım, herkesin var.
20:35Peki, onları doğum günleri için şehire götürüyormuşsunuz değil mi öyle?
20:42Nasıl oluyor bütün ailelerden izin alıp onları böyle her doğum günü 20 öğrencinin ona göre şehre gidip ne yapıyorsunuz?
20:51Kutlama mı yapıyorsunuz orada?
20:5220 öğrencimde, keşke 20 öğrenci olsa.
20:56Benim şimdi önceden okuttuğum öğrencilerim de var.
20:59Bugün şikayet değil tabii ki.
21:01Şaka olsun diye söylüyorum.
21:03Önceden okuttuğum öğrencilerimi de ben hala götürmeye devam ediyorum.
21:07Ben yılda yaklaşık doğum günü kutluyorum ve işin aksi tarafı ben kendim doğum günü kutlanmasından hiç hoşlanmıyorum.
21:13Ama öğrencilerimi kutlamaktan çok büyük keyif alıyorum.
21:16Şimdi şöyle çocuklar doğum günü yaklaştığı zaman hemen beni ararlar ya da yanıma gelirler.
21:22Şunu derler bana.
21:23Öğretmenim doğum gününe bir hafta kaldı.
21:25Ertesi gün olur öğretmenim 6 gün kaldı.
21:27Bu 7'den geriye doğru saymayla son güne kadar gelir.
21:31Onlar da çok heveslenirler tabii ki öğretmenlerle karşıya merkezine gidip istedikleri gibi eğleneceklerini biliyorlar.
21:38Biz de velilerden izin alırız, çocukları ben alırım, Kars şehir merkezine götürürüm.
21:45Ne istekleri varsa yaparız.
21:47Yani kıyafet alışverişi yaparız, gideriz doğum günü oyuncağını alırız, bir kafeye gider pastasını alırız.
21:54Bunları kendi imkanlarınızdan mı karşılıyorsunuz?
21:56Böyle dönem dönem kendi cebimden karşıladığım zamanlar oluyor tabii ki.
22:01Bazen de sağ olsun Instagram'dan takip eden insanlar diyorlar ki hocam bir çocuğun doğum günü benden, ben de onları kırmıyorum.
22:10İletişimli bir şekilde çocukların doğum gününü kutluyoruz.
22:13Aslında Instagram hesabınızı görünce gerçekten çok hoş anılar orada paylaşıyorsunuz ve biz de onları görüyoruz.
22:22Tabii çok güzel şeylerin yanında olumsuz olaylar da mutlaka yaşıyorsunuzdur.
22:27Ailelerin zorlukları, hatta bir tane çocuk gelin olayından bahsetmişsiniz.
22:31Bu çok içimi ciz eden bir olaydı.
22:35Çocuk gelinle karşılaşmanızı ve sonraki yaptırımlarını biraz anlatır mısınız?
22:43Bir öğrencim yanıma geldi.
22:46Öncesinde okuma yazma bilmeyen bir öğrenciydi.
22:49Ben de o sınıfı biraz geç almıştım aslında.
22:53Öğrencim okuma yazma bilmiyordu. Ben de onu öğretmek için çok zorluyordum aslında onu.
22:58Ama onun tek bir isteği olduğunu göremedim ben.
23:02İşte hiç ücret almadan, devletten faydalanmadan dedim ki sen kızım okulda kal ben sana harf öğreteyim.
23:10Yani bir şekilde bunu hallederim.
23:12Kurs açma da kendi isteğimle ona ders demek istedim.
23:15Onu dahi kabul etmedi.
23:17Veli'yi aradım ya böyle böyle dedim ya çocuk okuma yazma bilmiyor, çocuk kazanmamız lazım, kursa gelsin.
23:26Valla dedi ki çocuk istemiyor vermek.
23:28Ben de tamam dedim zorlamadım.
23:30Sonra bir yıl sonra devlet bir kurs var bizim, İYEP kursu.
23:34Üçüncü sınıfta çocuklar eksiklerini tamamlasın diye biz onlara kurs açıyoruz.
23:40Sadece o öğrencimi almayacaktım, diğer öğrencilere dahil edecektim.
23:44Belki bu sefer ikna olur dedim.
23:45Onu da dahil ettim.
23:46Sırf o yani öğrensin diye okuma yazma ben kurs açtım gibi bir şey ama yine istekli değildi.
23:55En son Veli'yi çağırdım.
23:56Dedim böyle ve neden bu çocuk bu şekilde?
23:58Dedi hocam çocuğumuz okumak istemiyor dedi bana.
24:01Ben de üzüldüm yani neden böyle oluyor dedim.
24:05Dedim ben çocuklarla konuşacağım.
24:07Gittim sınıfa bir gün sonra.
24:09Dedim böyle böyle çocuklar siz okumak istemiyorsunuz ama ben sizin okumadıktan sonra ne olacağınızı az çok tahmin ediyorum.
24:17Köy ortamındasınız.
24:18Şimdi benim velilerim benden küçük yaşlılar.
24:24Çocukları 9 yaşındalar.
24:27Yani bu demek oluyor ki benim velilerim 16-17 yaşlarında evlendirilmişler.
24:30Belki daha önce evlendirdiler de bizim haberimiz yok.
24:33Halbuki öyle olunca çocuk yaşlı evlendikleri için bu çocukların da akıbeti az çok belli.
24:37Okumazlarsa bu köyden çıkıp özellikle kız öğrenciler yeni bir yerlere gelmezlerse küçük yaşlı evlendirilecekler.
24:44Ben de sınıfta dedim ki çocuklar ben sizin bir yerlerde olmanızı istiyorum.
24:49Küçük yaşta gelin olup bu köyde kalmanızı istemiyorum dedim.
24:53İşte o öğrencim içerlendi.
24:56Bir sinirlendi böyle.
24:57Telefiz oldu yanıma geldi.
25:00Bana direkt böyle çok sert bir şekilde ben gelin olmak istemiyorum dedi.
25:04Ben de bir kaldım.
25:05Ne olup dedim yani ben sana gelin oluyorsun demedim ki yani niye bu kadar sinirlendim.
25:09Dedi öğretmenim ailem beni okutmak istemiyor dedi.
25:12Yani ben ilkokuldan sonra beni okutmayacaklar.
25:16Ben o yüzden okuma yazma öğrenmek istemiyorum.
25:19Çünkü zaten ben okumayacağım ki niye öğreneyim dedi.
25:21Çok üzüldüm.
25:23Dedim ben seninle ailemle konuşmuştum.
25:24Bana seni okumak istemediğini söylediler dedi.
25:27O da böyle bir şey olmadığını, kendisini okumak istediğini ama orta okuldan sonra okutmayacaklarım söylediler.
25:33Ben de ondan sonra müdahale ettim tabii ki.
25:35Öğrencime şunu söyledim.
25:37Her ne olursa olsun ben buradayım.
25:39Burada olmasam bile gözümün üstünde.
25:41Sen okuyacaksın.
25:42Gerekirse burs bulurum, burs ayarlarım.
25:46Sen yeter ki oku ben senin yanındayım dedim.
25:48O gün mesela öğrencim ikna oldu.
25:50O günden sonra kursa geldi.
25:52Okuma yazmayı öğrendi.
25:54Ve şu anda belki de 3. sınıfta okuma yazma bilmemesine rağmen 4. sınıfta en gayetli öğrencilerimizden bir tanesi.
26:02Harika.
26:02Aile peki ne diyor bu duruma?
26:06Aile şöyle, kabul etmedi tabii ki aile böyle bir şey olduğunu.
26:10Yani biz okutmayacağız demez hiçbir aile.
26:13Onu süreç gösterecek ama süreçte ailenin üstünde gözüm yani.
26:19Merak etmeyin.
26:20O çok iyi okuyacak.
26:21Problem yok.
26:22Evet okumalı kız çocukları özellikle.
26:25Okulu bırakan çok çocuk oluyor mu aileler tarafından?
26:30Bıraktarıda.
26:30Yok.
26:31Hiç.
26:32Hiçbir öğrencim okulu bırakmadı.
26:34Harika.
26:35En büyük öğrencilerim lise 2'ye gidiyorlar şu an.
26:38Hala görüşüyorum.
26:40Hala görüşüyoruz.
26:41Ne şahane.
26:42Peki.
26:43Biraz kitapta sihirli sözcüklerden bahsediyorsunuz.
26:46Sihirli cümleler diye de bir bölümünüz var.
26:49O öğrencilerin kalbinin anahtarını açıp ya da zihnin anahtarını açıp girdiğiniz kelimeler.
26:55Biraz bize sihirli kelimelerinizden bahsedin.
27:00Tabii ki aslında bu sihirli kelimeleri kendi öğretmenlerime ve öğrenci arkadaşlarıma borçluyum.
27:07Ben şunu söylüyorum.
27:10Bir öğretmen kendi öğrencilik yıllarını eğer ki hatırlıyorsa öğrencilerin halinden de anlayabilir.
27:16Çünkü biz de bu yollardan geçtik.
27:18Bu sıralarda oturduk.
27:20O mavi önlüğü ben de giydim.
27:21Şimdi benim bir ilkokul çağından fotoğrafım var.
27:25Yakın zamanda öğretmenim attı bana.
27:27Sağolsun saklamış.
27:29Ben de onu çıkarttım.
27:31Masama koydum.
27:32Şundan dolayı ben de ilkokuldaydım demek istiyorum kendime.
27:38Ya da pes ettiğim zaman, üzüldüğüm zaman, çocuklara kızacağım zaman, beni kızdırdıkları zaman o fotoğrafa bakıyorum ve diyorum ki
27:49ya tamam İhsan biraz sakin ol, sen de bu yollardan geliştin, sen de hatalar yaptın.
27:53O yüzden çocuklara empatik bulmaya çalışıyorum.
27:56Şimdi benim dönemimde çok sihirli sözcük yoktu açıkçası.
28:02Öğretmenlerimiz bize biraz, hepsi değil ama mesela üç öğretmen değiştirdim demiştim ya size.
28:08Dil öğretmeni mesela aman Allah'ım yani gerçekten.
28:12Bütün hakaretleri bizim üzerimizde deniyordu.
28:14Mesela o hakaretleri ben duyduğum zaman tüylerim diken diken oluyordu ve sınıfın ortasında o manzarayla karşılaşmak istemiyordum.
28:24Şimdi kendi öğretmenimden böyle gördüğüm zaman aynısını bir öğrencime yapamam ki o da aynı şeyleri hissedecek.
28:30Çünkü o da benim gibi küçük insan, küçük bir öğrenci.
28:33Ya da büyüdüğü zaman kendine o söylediğim sözü, onu kıran sözü belki de ömür boyu kendine yük edinecek.
28:41Şimdi yazdığım kitapta birçok insan da anılarından bahsetti aslında.
28:45Sadece benim anılarım yok orada.
28:48Yani öyle travmalar var ki insanlarda.
28:517 yaşında, 8 yaşında öğretmenin ağzından çıkan bir kelimeyi unutmamış gelmiş 35-40 yaşına hala onu söylüyor.
28:59O yüzden ben de şunu söylüyorum.
29:00Bir çocuğun kalbine giden yol, kalbinin anahtarız, öğretmenin sihirli sözcüklerinden geçiyor.
29:10Biz gelecekte nasıl hatırlanacağımızı ağzımızdan çıkan o iyi sözlerle, sihirli sözcüklerle belirliyoruz.
29:16Çocuklar bizi iyi hatırlayacaklarsa kelimelerimizi doğru seçmemiz lazım.
29:22Kötü hatırlayacaklarsa da bu bizim sorunumuz.
29:24Çünkü yine ağzımızdan çıkan kelimeler bizi iyi ya da kötü hatırlatacak.
29:29O yüzden ben de sürekli kendi çocukluğumu düşündüğüm için öğrencilerime o kelimeleri, sihirli kelimeleri, güzel kelimeleri söylemeye gayret ediyorum.
29:40Peki çocuklar disiplini seviyor mu?
29:44Çocuklar şöyle.
29:45Siz nasıl uyguluyorsunuz yani disiplini?
29:49Otoriter misiniz?
29:51Otoriter miyim?
29:53Vakti zamana gelince elbette otoriter olurum.
29:55Ama bizim ülkemizde maalesef disiplin deyince insanlar korkudan besleniyorlar.
30:04Yani disiplin eşittir korku, çocuğun korkması, öğretmenden çekinmesi.
30:08Aslında bence disiplin bu değil.
30:10Disiplin korkudan değil, sevgiden geçiyor.
30:13Çünkü ben öğretmenini seven çocuğun öğretmeni için her şeyi yapabileceğini düşünüyorum.
30:20O yüzden önce kendimi sevdirmeye çalışıyorum.
30:23Bir önceki kitabımda her şeyi bir öpene sevmekle başlar zaten.
30:26Kitabın adı benim hayatım mutlum oldu zaten.
30:29Önce çocuklar beni sevecekler ki disiplin kurallarına uyusunlar.
30:33Çünkü bir çocuk öğretmenini severse, öğretmeni o ortamda bulunsun bulunmasın şunu düşünür.
30:41Ben bu hareketi yaparsam öğretmenim üzülür ya.
30:44Ben öğretmeni üzmeyeyim der ve öğretmen orada olsun olmazsa o hareketi yapmaz.
30:49Ama bir çocuk öğretmenden korkarsa, çekinirse öğretmen o ortamdayken o hareketi yapmaz.
30:55Öğretmen yokken o hareketi yapmaya devam eder.
30:57O umutsuz davranışı yapmaya devam eder.
30:59Ben de o yüzden korkudan ziyade sevgiyle disiplin etmeye çalışıyorum.
31:04Çocuklara her zaman söylerim.
31:05Çocuklar, tereffüz zili çaldığında karşınızda bir arkadaşınız var.
31:10Gideriz erkeklerle top oynarız, kızlarla voleybol oynarız, ip atlarız.
31:15Her türlü sorunlarını konuşuruz, şakalaşırız.
31:17Bugün mesela benim saçımla böyle espri yaptılar.
31:21Saçım bak şu anda kalkmış, sınıfta da kalkmış.
31:26Başta daha da gülmeye.
31:28Dedim ne olup ne biliyorsunuz ya öğretmenim ya kusura bakma saçınız kalkmış.
31:32Çok komik böyle başladılar, kalka atla başladı.
31:34Var düzeltti, saçımı düzeltti.
31:36Çocuklar çok rahatlar bana karşı.
31:38Ama ders başladığı an şunu biliyorlar.
31:42İnsan öğretmenin bir kırmızı çizgisi var.
31:44İşte dersi bölemezsin, arkadaşın rahatsız edemezsin.
31:49Ders esnasında ders, tereffüzde arkadaş.
31:51Bunu sağlıyorsunuz.
31:53Yani belli bir süre elbette geçiyor.
31:56Çocuklar ilk size alışmasın, zaman alabilir.
31:58Ama o kırmızı çizgiyi çocuklar da bildikten sonra çok keyifli oluyor.
32:03Hem arkadaş oluyorsunuz hem de öğretmen oluyorsunuz.
32:05Bu sayede disiplin etmişli oluyorsunuz.
32:07Vay çok güzel.
32:08Okulda öğretmen veli ilişkisine gelelim.
32:11Biraz önce bahsettiniz.
32:14Bana göre bu üç ayaklı bir sehpa.
32:17Üç ayaktan biri öğretmen, biri veli, biri de öğrenci.
32:21Üç ayaklı sehpanın bir ayağı tökezlediği zaman ister istemez masa sallanır.
32:27Eğitim de aynı şekilde sallanır.
32:29O yüzden velilerle ilişkileri çok sıkı kurmamız gerekiyor.
32:33Ama tabii ki belli bir mesafe de olması gerekiyor.
32:36Her şey dozunda güzel.
32:39Velilerimizle iyi bir ilişkimiz olduğunu düşünüyorum.
32:42Çünkü ne olursa olsun benimle birçok problemi konuşabiliyorlar.
32:46Ve saygı da duyduklarını hissediyorum.
32:50Köylerde veliler, öğretmenlere biraz daha tabii ki çok geneleme yapmak istemem.
32:55Tabii ki şehirde de çok saygıdeğer velilerimiz vardır, öğretmene saygıdeğer velilerimiz vardır.
33:00Ama yüzdeye vurduğumuz az şükürsiz de tahmin edersiniz.
33:03Burada velilerimiz öğretmene karşı biraz daha saygıda kusur etmiyorlar diyelim.
33:08Ama şimdi özellikle mesleğe yeni başlayacak öğretmen arkadaşlarıma yedi yıllık kısa tecrübemle şunu söyleyebilirim.
33:19Kimse biz öğretmen olduğumuz için bize saygı duymaz.
33:22Aslında biz saygımızı yaptığımız davranışlarla, velilerle olan iletişimimizle sağlarız.
33:31Veliler evlerine öğretmenleri davet ederler.
33:35Açlarını açarlar, kapılarını öğretmenlerine açarlar.
33:39Ama karşılarında aynı hissiyatta bir öğretmen görmediklerinde de aynı şekilde kapılarını kapatırlar.
33:45O yüzden biz köyde yaptığımız işlerle, velilere duyduğumuz saygıyla aslında saygıyı daha fazla kazanabiliriz.
33:53Ne kadar saygı duyarsan o kadar sana saygı duyulur.
33:56Şimdi biz köye geldik, velilerimiz zaten köyde yaşayan insanlar, hiçbir şey bilmiyorlar, affedersiniz tırnak içerisinde cahil insanlar dersek bir yalgıya
34:08düşeriz.
34:10Ben velilerime çok saygı duyuyorum, onların mücahidelerine çok saygı duyuyorum.
34:14Ve artık eskisi gibi bir köy ortamı yok.
34:18Artık evlerde, sosyal medya her evde var, telefon her evde var, velilerimiz her şeyden bilgi sahibiler, hakimler.
34:26Velilere değer veriyorum, onların da bana değer verdiğini düşünüyorum.
34:30Velileri bir şekilde eğitim işine katmalıyız.
34:34Destek olamıyorlarsa bile en azından şunu yapmalılar, ben öğretmenime güveniyorum ve bir sorun olduğu zaman öğretmenim üstesinden gelecektir hissiyatını.
34:43Öğretmenlere yansıtmalılar, biz de aynı şekilde çocuklara şunu söylemeliyiz.
34:49Evde anne babanız var, onlar sizin için çok değerli, çok kıymetli.
34:53Onların sözünden çıkmayın, onlar sizin için her zaman en iyisini düşünürler.
34:58Velilerime de şunu söylüyorum, ben sizi savunacağım, siz de evde beni savunacaksınız.
35:04Çünkü çocuklar çok tatlıdırlar ama bazen de bu durumu kullanırlar.
35:09Şimdi, öğretmen ödev verdi, anne evde öğretmeni eleştirirse, ya bu ödev de verilir mi çocuğa derse, çocuk gelir, annesinin dediğini
35:20öğretmene söyler.
35:23Öğretmende veliye karşı bir tutum olumsuz olarak oluşabilir.
35:27Ya da öğretmen aynı şekilde derse ki, ya senin nasıl bir anne baban var, sana hiçbir şey öğretmiyor, terbiye vermiyor
35:33derse, çocuk gider bunu anneye söyler.
35:36Bir süre sonra ne olur biliyor musunuz? Çocuk, annesini öğretmene şikayet eder, eve gider, öğretmene, anneye şikayet eder derken,
35:44iki kişiyi birbirine kırdırır, ne ödev yapar, ne ders çalışır, ne de derslerinde başarılı olur.
35:51O yüzden bizim velilerle sıkı tık olmamız lazım.
35:54Hem çocuklara sahip çıkmamız, hem de çocukların nerede durması gerektiğini öğretmemiz lazım.
36:00Kesinlikle. Peki, son sorularımı soracağım artık.
36:04Bir tane Afrika'ya Zanzibar maceranız var, oradaki okula gitmişsiniz.
36:09Oradaki sistem nasıl, buraya göre karşılaştırdığınızda ne sonuçlar elde ettiniz?
36:16Ben şimdi bir eğitimci olduğum için aslında ülkelerin eğitim sistemlerini çok merak ediyorum.
36:22Ve elimden geldiğince birçok ülkeye gidip birçok eğitim sistemini yerinde görmek istiyorum.
36:26O yüzden Afrika'da benim için çok güzel bir deneyim oldu.
36:30Bunları da bir sonraki kitaplarında belki yazabilirim, edindiğim tecrübeleri.
36:34Şimdi süreç şöyle gelişti.
36:37Afrika'da, Zanzibar'da, Tanzanya, Zanzibar Adası'nda bir Türk vakfımız var.
36:42Esselam Vakfı.
36:43Bu vakıf, orada köyde bildiğiniz bir ekosistem kurmuşlar.
36:49O ekosistemde köydeki ihtiyaç sahibi ve başarılı çocukları orada toplayıp eğitim veriyorlar.
36:57Mesela oradaki imkanlar belki de benim köyümdeki imkanlarla eşittir, öyle söyleyeyim.
37:04Çünkü vakıf orada çok güzel çalışmıştı.
37:06Ve çocuklara İngilizce eğitim veriyorlardı.
37:09Çocuklar doğuştan zaten orada İngilizce konuşuyorlardı, bir de yereldir konuşuyorlardı.
37:14Çocukları çok şanslı gördüm vakıf sayesinde.
37:16Orada güzel bir sistem kurmuşlardı ama tabii ki köyün işlerine girdiğimizde biraz da işin aslı ortaya çıktı.
37:24Orada tabii ki imkansızlıklar biraz daha fazla kötü bir haldeler, öyle söyleyeyim.
37:29Evlere girdik, baktık, oturacak bir kanepe yok, mutfak değil, zor şartlar ve orada maalesef çocuk toplumundur anlayışı var.
37:42Bilmem daha önce duydunuz mu, babalar demek istemiyorum.
37:49Çok baba figürleri yok çünkü orada.
37:51İnsanlar evlenmeden birlikte yaşamaya başlıyorlar.
37:56Bir erkeğin birden fazla eşi olabiliyor.
38:00Oradaki Müslüman kesime mi gittiniz?
38:03Müslüman kesime gittik, evet.
38:07Çocuk olabiliyor, çocuk olduktan sonra da topluma maal ediliyor.
38:11Yani anne baba değil de toplum çocuğa bakmalıdır anlayışı var.
38:15Hal böyle olunca çocuklar oluyor, ortada baba yok, hepsi anneye kalıyor.
38:19Bazen anne baba bile terk edebiliyor.
38:21Köyde bir tane karimama vardı galiba.
38:26Öksüzlerin annesi olarak geçiyordu.
38:2823 ocağa bakmış bir kadından bahsediyoruz.
38:30Bütün öksüzler o kadın bakıyormuş.
38:33Ben çok şaşırmıştım.
38:35Orada tabii ki şartlar biraz daha zor.
38:37Tabii ki bu tecrübeler de bana birçok şey kazandırdı.
38:41En azından Afrika'daki genel durumu görmüş oldum.
38:45Evet.
38:46Son olarak sormak istiyorum.
38:48Okulda ihtiyaçlarınız var mı?
38:51Bizlerden neler istiyorsunuz?
38:53Hadi bize şöyle bir el atın dediğiniz konular var mı?
38:57Biraz her şey mükemmel gibi gözüküyor ama mutlaka büyük zorluklar yaşadığınızı biliyorum orada.
39:05Şimdi şöyle, ben sosyal medyada aktif bir öğretmen olduğum için aslında okulumuzun birçok ihtiyacını yardımsever,
39:15destek veren insanlarla sosyal medyada üzerinden hallettik biz.
39:18Şu an bizim köy okulumuza gelseniz şunu diyebilirsiniz, bu imkanlar bir kolejde bile yok.
39:24Gerçekten bütün sınıflarımız baştan aşağıya yenilendi.
39:28Modern sınıflar halinde biz orada eğitim veriyoruz.
39:31Ama tabii ki bu belli bir süreç içerisinde oldu.
39:34İnsanların destekleriyle, işte müdürlerimizin de desteğiyle orada yeni sınıflar oluşturduk.
39:41Bizim açıkçası kendi köy okulumun ihtiyacı yok.
39:44Çünkü birçok şey yaptık, yapmaya devam ediyoruz.
39:49Destekçimiz de var sağ olsunlar.
39:51Ama tabii ki komşusu açken tok yatan bizden değildir.
39:57Yine de bana yazan, işte sizin gibi sağ olun, destek olmak isteyen insanlar.
40:02Ben şunu söylüyorum, siz ne yapmak istiyorsanız, sosyal medya olur, Gmail hesabı olur ya da bugün bir aradayız.
40:10Zaten telefonlarımız birbirimizde var, ben diğer insanlara söylüyorum.
40:13Ne zaman isterseniz, İhsan Öğretmen burada, her zaman sizin bir hayırda bulunacağınız, bir okul,
40:21sevindireceğiniz bir çocuk mutlaka ben size bulurum.
40:24Sadece Kars'ta değil, Türkiye'nin dört bir yandan meslektaşlarımla ben iletişim halindeyim.
40:28Ne ihtiyaçları varsa onlara iletmeye çalışıyorum elimden geldiğince.
40:33Siz de aynı şekilde derseniz ki, hocam biz şunu şunu yapmak isteriz.
40:37Bize bir öğretmen arkadaşımızı yönlendir, bir çocuğu mutlu edelim.
40:41Okula şu faydamız olsun, seve seve ben yönlendirmeyi yaparım.
40:44Sizinle tanışmak büyük bir zevkti benim için.
40:47Kitabınızı da herkesin okumasını ve o sevgi kıvılcımlarını görmesini gerektiğini düşünüyorum.
40:54Çok teşekkür ediyorum katıldığınız için.
40:57Sağ olun, var olun.
40:59Oradaki öğrencilere de çok sevgi ve selam gönderiyoruz.
41:03Ben de bu şansı bana verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum.
41:08Sizinle tanışmak, eğitim üzerine sohbet etmek gerçekten çok keyifliydi.
41:11Çok keyif aldı. Teşekkür ediyorum.
41:13Sağ olun.
41:13Eğitimciye değer verdiğiniz için minnettarım.
41:18Kendinize iyi bakın. Başarılar diliyorum.
41:20İyi yayınlar. Hoşçakalın.
41:22Sağ olun.
41:23Bugün İhsan Öğretmen'le beraberdik.
41:25Buradayım Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:28En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle.
41:31Hoşçakalın.
41:34İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:35İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:36İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:38İhsan Öğretmen'e böl İh titik.
41:39İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:39İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
41:39İhsan Öğretmen'in üzerinden konuştuk.
Yorumlar