Çin, İran'daki okul katliamında ölen çocukların ailelerine yapacağı bu yardımı, insani duygularla yapacağını duyurdu...
"Hadi oradan, Doğu Türkistan'da yaşananlar ne kadar insani!" diyebiliriz ama bugün onu sormayacağız...
Ve hatta işin perde arkasında, ABD ile olan rekabetten dolayı güzel bir gol atıp psikolojik olarak Amerika'ya üstün gelmek istiyorsun" da diyebiliriz, lakin bugün onu da sorgulamayacağız...
Bugün kendi içimizdeki Müslüman, muvahhit ve aynı zamanda da tarikat ehli olduğunu öne süren kardeşlerimize bir soru soracağız:
"İran'da okul katliamında ölen kız çocuklarının ailelerine yardım edin" denilse ne derler ve ne yaparlar acaba?
Biz, içimizdeki tarikatlara böyle bir şey söylesek ya da tavsiye etsek, sanırım "Ama onlar Şii, biz Sünni'yiz" diye sert başlayan cümlelerle bizi bir dövmedikleri kalır. Belki onu da yaparlar...
O zaman biz de soralım:
Rahmetli Erbakan Hocamızın meclis kürsüsünden dile getirdiği gibi;
"Türkiye, İran, Irak, Suriye, mezhepsel farklılıklara bakmaksızın Müslüman devletler olarak bir ve beraber olmayı başarabilseydik, İsrail başta olmak üzere ABD buralarda barınabilir, Şii'lik ve Sünniliği bir fay hattı haline getirerek ortalığı karıştırabilir, savaşlar kurgulayarak milyonlarca insanı katledebilir miydi?"
Bugün bu soru, sadece geçmişe dönük bir muhasebe değil; aynı zamanda geleceğe dair bir uyarıdır. Mezhepler üzerinden ayrışmak yerine, zulme karşı ortak bir vicdan ve duruş sergilenebilseydi, belki de bu acıların birçoğu yaşanmayacaktı. Asıl mesele, kimin kim olduğundan önce, kimin mazlumun yanında durduğudur.
Yorumlar