00:00Arkadaşlar heyetle defalarca konuştuk. Ben bir küçük
00:05anekdota aktarayım. Aynı mahkemede kırkıncı ağır
00:09ceza mahkemesinde bundan birkaç ay evvel başka bir davada bir
00:14arkadaşımızın bir milletvekili arkadaşımızın yerinden bir söz
00:18söylemesi üzerine o milletvekilini çıkartmaya
00:21kalkıştı. Salonu boşaltmaya kalkıştı. Gittim yanına ben
00:25bizzat konuştum. Dedim ki bakın milletvekilinin dokunulmazlığı
00:29var. Kamu düzenini bozuyor falan da değil. Jandarma
00:33marifetiyle de tahliye edemezsiniz. Yapacağınız bir tek
00:36şey var. Yazıyı yazarsınız. O yazıyı Türkiye Büyük Millet
00:40Meclisi'ne yollarsınız. Cumhuriyet savcılığına
00:43yollarsınız. Eğer sizi haklı görürlerse hakkında fezleke
00:47düzenlenir. Başka bir şey yapamazsınız. Ve nitekim biz o
00:50duruşmayı böylece geçtik. Aynı hakim aynı heyet aradan birkaç
00:55geçmiş. Bu sefer yeniden milletvekillerini oradan oraya
00:59buradan buraya tahliye etmeye kalkışıyor. Öğrenen bir hakim
01:03bunu yapar mı? Bakın saygısızlık etmek için
01:05söylemiyorum. Öğrenen bir hakim lafını özellikle söylüyorum. Ya
01:10mevzuatı sen bilmiyorsan hatırlatıyoruz. Mevzuatın böyle
01:13olduğu yolunda bir karine var. Ortak kanaat var. Çıkar sorarsın,
01:18mevzuata bakarsın arada. Aynı yanlışı bir daha yapmanın
01:22anlamı var mı? Mahkeme başkanı heyet başkanı eliyle gerilen bir
01:27mahkeme gördünüz mü arkadaşlar? Tablo budur.
Yorumlar