00:00Tartışmayı biraz hatırlayalım.
00:01Orada tabii Mahir Çayan ve arkadaşları öldürüldüler.
00:06Ve o tabii Türkiye Devrimci Hareketi'ne indirilmiş en büyük darbelerden biri olarak adlandırıldı.
00:14Oradaki insanlardan Ertuğrul Kürkçü.
00:18Hep tartışılır, hep konuşulur.
00:21Ertuğrul Kürkçü neresinde yer alıyordu?
00:25Ve orada bir ayrışma mı vardı?
00:27Orada bir farklı muamele mi vardı?
00:31Nedir Ertuğrul Kürkçü hadisesinin esası?
00:34Biraz uzun bir hikaye ama şunu söyleyeyim.
00:41Orada sağ yakalanıp diğer bütün evde bulunan herkesin öldürülmesinden sonra
00:48bir tek kendisinin sağ çıkıp gelmesinden sonra mahkemede karşılaştık.
00:56Mahkemedeki tutumu Yusuf Küpeler'le beraber tavır almak şeklinde oldu.
01:03Geçmişte yapılan bütün eylemlerin yanlışlığını,
01:09emperyalizme hizmet etmek anlamına geldiğini İstanbul'daki mahkemede savundular.
01:15Ben Ankara'daki davada, o zaman İstanbul'da görülüyordu.
01:22Ben Ankara Devgenç'te hem TKP'ci davasında ayrı ayrı yargılanıyordum.
01:27Onların getirtilip yargılanmasını da istedim.
01:33Ankara Mahkemesi'nde aynı şekilde bunlar ifade vererek,
01:39Mahir'i suçlayarak, onun yüzünden oldu diyerek kendilerini aklamaya çalıştırdı.
01:45Ertuğrul da bunların içindeydi.
01:48Oysa Yusuf Küpeler'den ayrılma olayıyla ilgili tartışıldığında
01:53bizimle beraber kalmıştı.
01:58Fakat yakalanıp yargılamaya başlayınca
02:01tutumu Yusuf Küpeler'le beraber oldu ve
02:04bana göre çok sağ, çok teslimiyetçi.
02:09Yani bu görüşleri, eylemleri yanlış buluyorduktan ibaret değil.
02:13Bütün devrimci hareketi suçlayarak,
02:15bütün devrimci eylemleri, devrimci düşünce tarzını suçlayarak,
02:22sağcılığı savunan,
02:24Abdülhamid'in yurtseverliğinden başlayarak,
02:28Türkiye'deki solun her şeyini suçlayarak bir çizgiye savruldular.
02:35Hatta devgenç davasına gelip sorgulanırken bunları ifade ettiler.
02:42Bunu siz yargılamalar sırasında ilk kez mi duydunuz kendisinden?
02:46E tabii ki şimdi gazetelerde yayınlanıyordu zaten.
02:53Duyuluyordu İstanbul'da bir grup insanlar işte kimisi soyunmuş,
02:58kimisi bir şey yapmış, görüşlerini inkar etmişler.
03:01Demirel yurtsever, Abdülhamid yurtsever diye kadar,
03:04işi oraya kadar vardır an, o zamandan bu yana solun tamamen şey olduğunu, yanlış olduğunu söylediklerine dair,
03:18artık bunların mahkeme önünde kendilerini kurtarmak için söylenen şeyler midir?
03:23İnandıkları şeyler midir?
03:25Onu bilemem ben.
03:26Devgenç davasında hatta çağırdığım zaman getirttiler,
03:31mahkemenin kararıyla Ankara davasına getirttiler, önümüzde konuştular bunları.
03:38Ben tepki gösterdim birçok devrenin, devgenç arkadaş gibi.
03:43Ben de söz isteyerek bunlara tepki gösterdim.
03:46Öyle mahkeme önünde bağırıp çağrışma söz konusu oldu.
03:53Sonradan bir değişik zamanlarda yargılama süreçleri içerisinde karşılaştığımızda,
04:00Erdoğrul işte ben aslında ilk başlarda mahillerden yana olmayacaktım,
04:05senin yüzünden oldu diyerek beni suçlayıp,
04:09biz aramızdaki o karar toplantısındaki şeye söz konusu etti.
04:15Sonraki olaylar sırasında Kızıldere'deki olayın nasıl olduğunu,
04:20kendisinin nasıl kurtardığına dair çok şeyler var, tevatürler var.
04:28Ajanlık suçlamasına kadar korkup saklandığını düşünüyorum.
04:34Ben öyle bir polis ya da ajan değil.
04:37O olaya katılmış olmasının öncesinde katılmak istememiş Mahir kendisini,
04:43bana söylediği söz, kendisini ne hakaret etmiş,
04:49Mahir'in tehditleri üzerine katılmak zorunda kalmış,
04:53Elrom'un şeyin kaçırılmasını, İngilizlerin kaçırılmasını, bunu söyledi.
04:58Ama sonraki anlatımları tutarsız, davranışları tamamen tutarsız ve
05:05bütünüyle devrimcileri suçlamaya yönelik bir tutum içerisine girmesi,
05:11bana göre ondan sonraki yaşamında da böyle sürekli şey yapan,
05:18farklı yerlere savrulan bir çizgi, bir kişilik bozukluğu gösterdi.
05:23Arasında hiç yüzleştiniz mi Ertuğrul Bey'le?
05:26Zaman zaman karşılaştık, evet.
05:29Konular açılıyor mu yüzleştiğinizde?
05:31Yani yoksa unutmayı mı tercih ediyorsunuz?
05:34Ben çok fazlası karşılaştığımı söyleyemem.
05:40Çok uzun yıllar zaten ayrıldı, cezaevine gitti.
05:43Yargılama sürecinde, 12 Mart dönemindeki yargılamada da çok az karşılaştım.
05:49Anlattımları, anlatmak istedim, anlamak istedim.
05:53Kızılderideki olayın nasıl olduğunu, kendisinin nasıl kurtarıldığını.
05:59Ama bana anlattığı şeyler çok tutarlı görünmedi.
06:03Kuşkusuz kendisini yaşadığı psikolojik korku ve depresyon içerisinde
06:11değişik şeyler, tutarsız şeyler yapmış olabilir.
06:16Ama çok tutarlı bir anlatım olmadı bana.
06:20Sonraki tavırlarını da tasvip etmedim hiçbir zaman.
06:24Mahkemedeki tavırları da, mahkeme başındaki tavırları da böyle
06:28hatta utanç vericiydi dev genç davasında.
06:33Böyle kendilerini kurtarmak için Mahir Çayan'ı suçlayan,
06:38bütün suçu Mahir yaptı, işte biz buna karşıydık falan diye ifade etmeleri.
06:44Ben biraz hakimin bunu şey yaparak, niye şimdi şok akıllanmış görüyorum,
06:52niye daha önce yapmadınız dediğini dev genç davasında biraz utanarak şey yaptık, izledik.
06:59sonraki sürece de zaten tamamen farklı yollara gitti.
07:04Sonrasındaki sürece geçelim şimdi.
07:0770-71-72 yılları yaşandı.
07:11Yargılandınız, mahkum edildiniz.
07:14Ne kadar kaldınız hapiste?
07:163 yıldadır.
07:173 yıl kaldınız.
07:18Ondan sonra bu dev genç hareketinin devamı niteliğindeki,
07:23işte derginin çıkartılması, siyasi örgütlenmenin devam ettirilmesi.
07:30Sonra 1973 seçimi girdi.
07:32İşte Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümet, 74 harekatı.
07:37Ondan sonra dev genç hareketinin izlediği çizginin de yine hep önderlerinden biri olduğunu,
07:43o dönemi anlatır mısınız?
07:45Sonrasında neler yaşadınız?
07:47Ben 1974 yazında tahliye oldum.
07:533 ile yakın cezaevinde kaldım.
07:57Ankara, Mamak Cezaevinde ve İstanbul'daki Selimiye'de,
08:00TKPC dev genç davalarından yargılandım.
08:06Daha sonra 1974 yazında tahliye oldum.
08:12Dışarıda gençlik içerisinde gençlik hareketleri yeni yeni gelişmeye başlamıştı.
08:19Tabii o dönem, bir sağın aradaki geçen dönem, bütün bir 12 Mart dönemi,
08:30solun darbeye uğraması ve sağın önünün açılması dönemidir.
08:38Türkiye'de, belki Türkiye'nin sonraki yıllar sürekli sağa doğru Türkiye'nin kaymasının başlangıcı temelleri atılmıştır.
08:50solun bütünüyle önder kadrolarının Kızıldere'de katledildiği bir süreçti bu.
08:59İstanbul'daki insanların öldürüldüğü, ulaş bardakçının öldürdüğü, birçok devrimcinin öldürüldüğü,
09:09idamların gerçekleştiği ve Türkiye çapındaki ilerici güçlere karşı yaygın bir baskı sindirme dönemi yaşanmıştı.
09:20O dönem içerisinde hiçbir baskı görmeden adeta üniversiteler ve şehirler de onların önü açılmıştı.
09:32Sonraki dönem gençlik örgütlenmeleri vardı.
09:36Gençler mücadele ediyorlardı.
09:39TKPC'nin önder kadrosu yok edilmişti adeta.
09:46Ben ve bir küçük, 3-5 kişilik, 5-10 kişilik bir arkadaş grubumuz kalmıştı.
09:53Ve sonraki genç kuşaklar vardı.
09:55Üniversitelerde faşi saldırılar devam ediyordu.
09:58Yani 75-80 arası dönemden bahsediyorum.
10:0180 darbesini giden dönemden bahsediyorum.
10:06O yeniden üniversitelerde ve mahallelerde gençliğe karşı saldırılar başladı.
10:13Benim de içinde yer aldığım arkadaşlar, sonraki kuşaktan gelen devrimcilerle beraber
10:22hareketi dev genç döneminden başlayan, TKPC döneminde devam eden
10:29ve önderleri kaybedilmiş olan hareketi dönemin koşullarına göre revize ederek
10:37değişik koşulların gerektirdiği yeni şeyleri, politikaları geliştirmeye çalışarak
10:46mücadeleye devam edildi.
10:48Ben o mücadelenin içerisinde yer aldım.
Yorumlar