Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Gazeteci Fakir Yılmaz yazdı, yapay zeka yorumladı..
Ardahan Haber www.kuzeyanadolugazetesi.com

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü konumuz oldukça düşündürücü.
00:02Türkiye medyası özellikle de çatışma ve siyaset haberlerini nasıl ele alıyor?
00:07Bir yazarın kaleminden çıkan, medyanın rolünü ve sorumluluklarını masaya yatıran çok çarpıcı bir eleştiri inceleyeceğiz.
00:14Hadi bu bakış açısına hep birlikte yakından bakalım.
00:16Yazar analizine çok kişisel bir noktadan başlıyor aslında.
00:21Anka haber ajansı muhabirlerinin gözaltına alındığını görünce aklına hemen kendi yaşadığı benzer bir olay geliyor.
00:27İşte bu kişisel dokunuş konunun o kuru teorik halini bir kenara bırakıp bizi doğrudan işin insani boyutuna meselenin tam kalbine
00:36götürüyor.
00:37Peki yazarın ilk ve en temel iddiası ne?
00:40Gazetecilikte hem de çok bariz bir şekilde bir çifte standart uygulandığını söylüyor.
00:45İşte bu çifte standartı çok çarpıcı bir örnekle açıklıyor.
00:49Diyor ki bir yanda incirlik üstünü görüntülediği için gözaltına alınan cezalandırılan yerel gazeteciler var.
00:55Diğer yanda ise devletin kendi kanalı olan TRT başka ülkelerdeki yabancı askeri üstleri haber başlığı altında gayet rahat bir şekilde
01:05yayınlayabiliyor.
01:06Yazar için bu durum çifte standart dediği şeyin en somut en net kanıtı.
01:10Peki yazarın eleştireleri bununla sınırlı mı?
01:14Hayır.
01:14Şimdi bir sonraki konuya geçiyoruz.
01:16Medya savaş haberlerini ülke içindeki çok daha önemli başka konuları unutturmak için bir araç olarak mı kullanıyor?
01:23Yazarın iddiası tam olarak bu.
01:25Yazarın gözlemi gerçekten ilginç.
01:27Şöyle bir resim çiziyor.
01:28Gündüzleri televizyon kanallarını açtığınızda ne görüyorsunuz?
01:31Yemek programları, magazin, hayatın içinden konular.
01:34Ama ne zamanki akşam oluyor ve ana haber saati geliyor sanki bir düğmeye basılmış gibi hepsi birden tek bir konuya
01:40kilitleniyor.
01:41Savaş.
01:42Bir anda ekranlar haritalarla, sözde askeri uzmanlarla, çatışma görüntüleriyle dolup taşıyor.
01:47İşte tam bu noktada kilit bir soru soruyor yazar.
01:50Peki bütün ekranlar bu şekilde savaş haberleriyle kaplanmışken ülke içinde yaşanan, halkın bilmesi gereken o diğer önemli gelişmeler ne oluyor?
01:59Onlara yer kalıyor mu?
02:00Yazara göre cevap çok net ve biraz da acı.
02:03Mesela Bolu Belediye Başkanı'nın tutuklanması gibi gerçekten büyük ve önemli bir olay ana haber bültenlerinde kendine yer bulamıyor.
02:11Nerede görüyoruz bu haberi?
02:12Ekranın altından hızla akıp giden o küçücük altyazı şeridinde.
02:16İşte yazar bunun sıradan bir editöryel tercih değil, gündemi bilinçli bir şekilde saptırma çabası olduğunu söylüyor.
02:24Şimdi yazar bu eleştirdiği medya düzenini anlatmak için kendine özgü bazı terimler kullanıyor.
02:30Gene şimdi bu kavramlar ne anlama geliyormuş onlara bir bakalım.
02:33Bu terimlerden ilki havuz medyası.
02:36Ne demek bu?
02:37Yazar diyor ki çağıt üzerinde hepsi birbirinden farklı, rakip gibi görünen birçok medya kuruluşu var ya aslında hepsi aynı havuzun
02:45içinde.
02:45Ve özellikle de savaş gibi kritik konularda hepsi aynı yöne doğru kulaç atıyor, tek bir ağızdan aynı mesajları veriyor.
02:52Ve işte bu noktada çok ama çok sembolik bir eleştiri geliyor.
02:56Hatırlayanlar olacaktır, Türkiye'de büyük toplumsal olayların yaşandığı bir dönemde bir haber kanalı her şeyi bırakıp Penguin belgeseli yayınlamıştı.
03:04Yazar tam da buna gönderme yaparak diyor ki bu medya eğer üzerinde bir baskı hissetmese gerçekleri haber yapmak yerine yine
03:10o Penguin belgeseline döner.
03:12Bu metaforla medyanın gerçeklerden nasıl kaçtığını çok sert bir dille eleştiriyor aslında.
03:16Yazarın kullandığı bir başka biraz da alaycı bir terim var, savaş uzmanı gazeteci.
03:21Şunu söylüyor, ne zaman bir çatışma çıksa, normalde ekonomi, spor, magazin haberi yapan ne kadar muhabir varsa hepsi bir gecede
03:28askeri stratejiste dönüşüyor.
03:30Ellerinde bir değnek, haritanın başında operasyon anlatmaya başlıyorlar.
03:34Yazara göre bu durum bağımsız bir gazetecilik faaliyeti değil, tam tersine savaşı destekleyen tek tip bir propagandanın parçası haline gelmek
03:41demek.
03:42Ve geldik yazarın belki de en iddialı, en kapsamlı eleştirisine.
03:47Diyor ki, Türkiye'deki medya ortamı aslında fiilen tek bir kanala dönüştü ve bu kanal tamamen devlet başkanına adanmış durumda.
03:56Bu iddiasını da yayın süreleriyle destekliyor, bakın onun gözlemine göre ekranlardaki zamanın ezici bir çoğunluğu neredeyse tamamı Cumhurbaşkanı ve iktidar
04:05partisine ayrılmış durumda,
04:06geriye kalan muhalefete ise adeta aralara sıkıştırılmış birkaç dakikalık minicik anlar düşüyor.
04:12Bu orantısızlık, yazarın eleştirisinin temelini oluşturuyor.
04:15Yazar diyor ki, son 20 yılda aslında hepimizin izlediği ama adını koymadığı yepyeni bir televizyon kanalı kuruldu.
04:22Peki nemiş bu kanalın adı?
04:24İşte o kanalın adı, yazara göre Cumhurbaşkanı TV.
04:28Tabii ki bu, kumandamızda bulabileceğimiz gerçek bir kanal değil.
04:32Bu, yazarın medyanın genel yayın politikasını özetlemek için kullandığı güçlü bir metafor.
04:37Peki bu metaforik Cumhurbaşkanı TV'de neler yayınlanıyor?
04:41Yazara göre yayın akışı çok belli.
04:44İktidar partisi mitingleri, bakanların açıklamaları, parti sözcülerinin konuşmaları ve tabii ki en önemlisi Cumhurbaşkanı'nın her bir adımı, her bir
04:53sözü.
04:53Bütün bunlar istisnasız tüm kanalların ortak ve birincil gündemi haline geliyor.
04:59Peki tüm bu eleştirilerden sonra yazar bir çözüm önerisi sunuyor mu?
05:04Evet, analizini sadece sorunları sıralayarak bitirmiyor, aynı zamanda idealdeki gazeteciliğin nasıl olması gerektiğine dair kendi vizyonunu da ortaya koyuyor.
05:13Ve bu vizyonunu çok insani, çok duygusal bir çağrıyla özetliyor.
05:19Diyor ki, gazetecilik kahramanlık destanları yazmak değil, savaş yüzünden aç kalan çocuklar için ağlayan annelerin sesini duyurmaktır.
05:27Yani çatışmayı değil, barışı, zaferi değil, savaşın insani maliyetini merkeze alan bir habercilik anlayışı çağrısı yapıyor.
05:35İşte bu çağrısını da dört temel ilkeye dayandırıyor.
05:391- Tarafsız ol, olayları olduğu gibi yorumunu katmadan ver.
05:432- Halkı doğru bilgilendir, özellikle de savaşın gerçek yüzü hakkında.
05:483- Önceliğin her zaman ülkenin iç barışı ve birliği olsun.
05:52Ve son olarak 4- Sadece barışı istemekle kalma, barış için aktif olarak sesini yükselt.
05:57Biz de yazarın bu analizini aslında hepimizin üzerinde düşünmesi gereken o can alıcı soruyla bitirelim.
06:04Eğer bütün bir medya tek bir ağızdan, tek bir sesle konuşuyorsa, o zaman o en kritik, en önemli soruları soracak
06:13olan kim kalır geriye?
06:14Bir sonraki analizimizde görüşmek dileğiyle.
Yorumlar

Önerilen